İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/241 E. 2023/1017 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/241
- Karar No
- 2023/1017
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO : 2023/241 Esas KARAR NO : 2023/1017 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/06/2021 KARAR TARİHİ : 28/12/2023 YAZIM TARİHİ : 08/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin alacağını tahsili için Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından 132.988,60-TL'lik faturaya dayalı olarak icra takibi başlattığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın iptaline, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini istemiş ve dava etmiştir. Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı şirket arasında herhangi bir hukuki ilişkinin bulunmadığını, müvekkili şirket ile sadece ... Şirketi arasında bir ilişkinin bulunduğunu, davacı ile ... Şirketi arasındaki ilişkinin müvekkili şirkete yöneltilemeyeceğini, müvekkili şirketin iş bu dava dosyasında taraf sıfatının bulunmadığını bu nedenle davanın reddinin gerektiğini savunmuştur. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda Mahkememizin 07/10/2021 tarih, .. Esas esas ve ... karar sayılı ilamı ile davanın pasif husumet nedeniyle usulden reddine, karar verilmiş, Mahkememiz ilamının İstinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin 12/12/2022 tarih, ... esas ve ... karar sayılı ilamı ile; ".... Dosya içinde davacı ...'den tarafından ... hukuk temsilcisine gönderildiği anlaşılan 9 haziran 2021 tarihli e-mail çıktısının incelenmesinde sipariş formunun ekte olduğu, formun ulaştığına dair geri bildirimin beklendiğinin bildirildiği, Yine davacı ...'den tarafından hukuk temsilcisi ...'ya gönderildiği anlaşılan 8 Ocak 2020 tarihli email çıktısında 2019 yılı içerisinde İstanbul bölgesinde yürütülecek agent çalışmasının ... üzerinden brandmed gerçekleştirileceği, tüm fatura kesim taleplerinin ...'ya iletilebileceği, e-mail çıktısında gönderenin ... isimli kişi olduğu belirtilmektedir. Davalı şirket çalışanından davacıya gönderildiği anlaşılan 04.07.2018 tarihli e mail çıktısında tarafların gerçekleştirdiği toplantı doğrultusunda alınan karalar ve talimat bilgilerinin yer aldığı görülmektedir. Davacı ...'den tarafından dava dışı .... Şirketine gönderilen 8.08.2019 tarihli email çıktısının incelenmesinde, taraflar arasında imzalanacak alt bayilik sözleşmesinin revize edilmesi hususuna dair olduğu ,5.08.2019 tarihli cevaben gönderilen e-mail içeriğinde ise; sözleşmenin zorunlu olarak imzalanacak kısımlarındaki imza eksikliklerinin tamamlanmasının istendiği anlaşılmaktadır. ...'nin ... Firmasına 1.04.2021 tarihinde göndermiş olduğu,ödenmemiş Mayıs,Ekim 2019 Komisyon bedellleri açıklamalı e-mail çıktısında ise;ana firma ... and ... ile yapılan hizmet anlaşmasından bahsedilerek bu kapsamda belirlenen ... ünvanlı bayi üzerinden hizmet faturası keşide edip faturaya ilişkin ödemenin alındığını,ancak ... ile çalışılan döneme ilişkin fatura ödemelerinin yapılmadığını, taraflarınca ana firma ... and ... adına keşide edilen faturanın bu firma tarafından ödenmediğini,komisyon tutarına ilişkin toplam hak ediş bedelinin kdv dahil 132.000 Tl olduğu belirtilmektedir. Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç Ve Tıbbi Cihaz Kurumundan gelen 02.07 2021 tarihli müzekkere cevabında; ürün takip sistemi üzerinden yapılan incelemelerde ... vergi kimlik numaralı ... Ltd.Şti isimli firmaya ait bayilik bilgilerinin sunulduğu ancak ... adına herhangi bir kayda rastlanmadığı bildirilmiştir. İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Sarıyer Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen 23.06.2021 tarihli cevabı yazıda ise ...Ltd.Şti . isimli firmaya ait 2020 yılı şubat ayına ilişkin BA- BS formlarının gönderildiği anlaşılmıştır. Dava dilekçesine ekli çok sayıda muhtelif tarihli irsaliyeli fatura suretinde keşidecinin davalı .... Ltd.Şti olduğu görülmektedir. Dosyada mübrez e -fatura ve fatura, farklı tarihlerde davalı ... Ltd.Şti . tarafından dava dışı hastaneler adına keşide edilmiştir. '' Tutanaktır'' isimli belgede ... firmasından gönderilen cihazın arızalı çıktığı belirtilmekle, tutanakta teslim alan isim ve imzası altında ..'nin ve ...'nın adı yer almaktadır. Yine dosya içerisindeki .. ve ... numaralı irsaliyeli faturaların ... tıbbi malzemele dosyada mübrez 18 04.2018 tarihli tıbbi cihaz durumu sorgulama evrakında davacı yanın davalının bayisi olarak görüldüğünü anlaşılmıştır. Somut olayda; ispat yükü davacı üzerindedir. Davacı vekili müvekkili ile davalı arasında bir bayilik ilişkisi olmadığı gibi dava dışı ... şirketi ve davalı arasında da bayilik ilişkisi bulunmadığını, esasen hem müvekkilinin hem de dava dışı ... firmasının davalının talimatları ile hareket eden ticari temsilci sıfatlarının bulunduğunu öne sürmektedir. Bu ilişki kapsamında davalı şirketin ...'a fatura kestiği, ...'ın komisyon bedeli tutarında davalı şirkete fatura kestiği, ...'ın komisyon bedelllerini tahsil ettikten sonra % 20'sini müvekkiline verdiğini öne sürmektedir. Az yukarıda bahsi geçen e-mail çıktıları, irsaliyeli fatura gözönüne alındığında davacı ile davalı arasında ticari bir ilişki olduğu,bu ilişki kapsamında davacının dava dışı ... firmasına davalının bilgisi dahilinde emtia teslimi yaptığı anlaşılmaktadır. Davacı, ... Firmasına davalıdan aldığı talimat doğrultusunda yapmış olduğu satım ve teslim kapsamında ... Firmasının davacı ile olan ticari ilişkisi kapsamında tahakkuk eden komisyon bedelinin bir kısımını talep etmektedir. Davacı öncesinde sözkonusu komisyon tutarını faturaya konu ederek ...' dan istemiş sonrasında eldeki istinafa konu icra takip dosyasına dayanak faturayı keşide etmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK)’nun 547/1 maddesinde, ticari temsilci, işletme sahibinin, ticari işletmeyi yönetmek ve işletmeye ilişkin işlemlerde ticaret unvanı altında, ticari temsil yetkisi ile kendisini temsil etmek üzere, açıkça ya da örtülü olarak yetki verdiği kişidir.” şeklinde tanımlanmıştır. Bunun yanında ticari vekilin tanımı, ticari vekil, bir ticari işletme sahibinin, kendisine ticari temsilcilik yetkisi verilmeksizin, işletmesini yönetmek veya işletmesinin bazı işlerini yürütmek için yetkilendirdiği kişidir, şeklinde tanımlanmıştır Davacı dava dilekçesinde açıkça davalı şirket ticari defter ve kayıtlarına dayanmıştır. İlk derece mahkemesince taraf ticari defterlerinin incelenmesi yönünde bir ara karar kurulmadan sonuca ulaşılmıştır. İlk derece mahkemesince dava dışı ... firmasının da ticari defterleri de incelenmek suretiyle; takibe dayanak fatura açısından davacı, davalı ve ... Firması arasındaki hukuki ilişkinin niteliği, bu hukuki ilişki kapsamında davacının dava dışı ... firmasına satıp teslim ettiği emtia bedellerine ilişkin olarak davalıdan herhangi bir komisyon alacağı bulunup bulunmadığı, bu kapsamda ... Firmasının davalıdan önceye dayalı komisyon bedeli alıp almadığı almış ise ; dahi somut uyuşmazlıkta davacının dava dışı ...'a yaptığı satış ve mal teslimi hususunda davalı şirketi bağlayıcı nitelikte bir iznin veya sonradan icazetin bulunup bulunmadığı, hususları da değerlendirilmek suretiyle davacının davalıdan komisyon bedeli altında takibe konu fatura tutarında bir alacağının olup olmadığı değerlendirilmelidir. Açıklanan nedenlerle, HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile , ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine iadesine kaldırma sebebine göre bu aşamada davalı vekilinin katılma yoluyla istinaf başvurusunun değerlendirilmesine yer olmadığına karar verilmiştir..." gerekçesi ile kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkememizce, kaldırma ilamından sonra yargılamaya devam olunmuştur. Mahkememizce yapılan yargılama süreci ve değerlendirmede; dava, davacının davalıya fatura etmiş olduğu bedelin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının itirazı üzerine, davalının itirazının iptali ile davacının icra inkar tazminatı, davalının kötü niyet tazminatı istemlerine ilişkindir. Davacı tarafça 28/12/2023 tarihli dilekçesinde, dava konusu iddia ve istemlerinden feragat ettiğini, feragat beyanları doğrultusunda karar verilmesini istediğini beyan ettiği, akabinde davalı vekilinin 28/12/2023 tarihli dilekçesinde davacının feragati kapsamında dava sonunda müvekkili lehine vekalet ücreti istemediğini beyan ettiği görülmüştür. Davacı vekilinin vekaletnamesinde yapılan incelemede davadan feragate yetkisinin olduğu anlaşılmıştır. Bilindiği üzere, HMK'nin 307. maddesine göre davadan feragat "Davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir." Yine aynı Yasa'nın 311. maddesine göre, feragat, kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Bu hükümler gözetildiğinde davadan feragat davaya kendiliğinden son veren bir taraf işlemi olduğunda kuşku bulunmadığı, davadan feragatin yöntemine uygun, süresinde ve üzerinde serbestçe tasarruf edilebilecek hususta olduğu anlaşılmış olup, bu doğrultuda istemin reddine ilişkin aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Davadan feragatin gerçekleştiği aşamaya göre alınması gereken 2/3 oranındaki 179,9-TL harcın peşin alınan 1.577,35-TL peşin harçtan indirilmesi ile geriye kalan 1.397,45-TL fazla harcın davacıya geri verilmesine, 3-Arabuluculuk masrafı olan 1.320,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Tarafların yaptıkları yargılama giderlerinin her biri yönünden kendi üzerilerinde bırakılmasına, 5-Taraflar adına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kullanılmayan avansın karar kesinleştikten sonra yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda karar verildi.28/12/2023 Katip ... ☪ e-imzalıdır. ☪ Hakim ... ☪ e-imzalıdır. ☪