İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/158 E. 2023/858 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/158
- Karar No
- 2023/858
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/158 Esas KARAR NO : 2023/858 DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli) DAVA TARİHİ : 17/02/2023 KARAR TARİHİ : 25/10/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/10/2023 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin büyük hissedarı olup, 200.000 TL'lik sermayenin 199.500 TL'sini haiz olduğu, bununla birlikte müvekkilinin aslında ev hanımı olup, eski eşi olan ... ile yaşadığı bir takım sıkıntılardan dolayı kendi adına firmayı açmadığı, pay edinmediği ve 21/02/2012 tarihinde müvekkilinin şirket hisselerinin büyük çoğunluğunu devraldığı, eski eşiyle gerek ticari işlerden gerekse kişisel sebeplerden dolayı boşandığı, şirketin uzunca süre gayrifaal durumda kaldığı, ev hanımı olması hasebiyle söz konusu şirketin büyük hissedarı olarak kanundan kaynaklanan sorumluluklarını ve tacir sıfatının kendisine yüklediği yükümlülükleri yerine getiremeyeceği endişesiyle şirketin kapanması için gerekli işlemlere başladığı, ilgili vergi dairesi'ne başvurduğunda şirketin vergi müdürlüğünce faaliyet yokluğundan dolayı 31/12/2016 itibariyle resen terkin yapıldığını öğrendiği ve şirketin borcunu yapılandırdığı ve 24/09/2021 tarihinde tüm borcu tek seferde ödediği, kapanışı yapılan şirketin bu defa da İstanbul Ticaret Odası nezdinde tamamen kapanışının yapılması için 01/10/2021 tarihinde ...'ya başvurduğu ancak ...'nun şirketin karar defterinde mevcut kapama kararı olmaksızın hiçbir şekilde şirketin tasfiye edilemeyeceğini belirttiği, ticari defterler ve karar defterlerinin tutulması ve muhafazasından Limited Şirketler'de müdürler sorumlu olduğundan dolayı müvekkilinin şirketin eski müdürüne ve ayrıca eski eşine karar defterinin nerede olduğunu sorduğu, defterlerin şirketin kayıtlarını tutan ve muhasebeci olan, ... TC Kimlik numaralı ...'da bulunduğu ancak bu şahsın da vefat ettiği, defterlerin kayıp olduğu bilgisine ulaştığı, karar defterinin zayi olması sebebiyle Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. sayılı dosyasında görülen zayi belgesi verilmesi konulu davayı açtığı, ancak mahkemece deprem, sel vb. mücbir sebep bulunmadığından dolayı açılan davanın reddine karar verdiği, netice itibariyle karar defterinin kayıp olduğu üstelik müvekkilinin ticaret sicil gazetesi ve ... kayıtlarını incelediğinde Şirket'in küçük hissedarı ...'ın 19/01/2011 tarihinde 10 yıl süreyle şirket yetkilisi ve müdür olarak görevlendirildiğini ve bu görevin 19/01/2021 tarihinde sona erdiğini, şirketin müdürsüz (zorunlu organsız) kaldığını anladığı, dava tarihi itibariyle 2 yılı aşkın süredir şirketin zorunlu yasal organının olmadığı müvekkilinin eski eşi ...'in ticari sıkıntı ve borçlarından dolayı 21/02/2012'de müvekkilinin eşi yerine kendisinin payları devraldığı, üstelik yıllardır hiçbir kazanç elde etmediği Büyükçekmece Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılarak, şirket kurulduğundan bu yana tutulan vergi kayıtlarının celbini talep ettikleri, şirketin küçük ortağı ... ın 19/01/2021 itibariyle yetki ve müdürlük sıfatının sona erdiği, şirketin zorunlu organı olan yönetim/müdür organının dava tarihi itibariyle yaklaşık 2 senedir bulunmadığı, şirketin olağan genel kurul toplantılarının yapılamaması ve TTK'nun limited şirketlerin feshini düzenleyen 636/2 maddesi uyarınca şirketin tasfiye işlemlerinin yapılabilmesi için davalı şirketin feshine karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 6102 sayılı TTK 636/3. maddesine dayalı açılmış şirketin feshi istemine ilişkindir. Davalı şirketin ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde; şirketin kuruluşunun 19/01/2011 tarihinde tescil edildiği, ortaklarının ... ve ... oldukları, ... ın münferiden yetkili olduğu, davalı şirketin merkez adresine göre mahkememizin yetkili ve davanın konusuna göre de görevli olduğu saptanmıştır. Büyükçekmece İlçe Emniyet Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta; davalı şirketin ... Mah. ... Cad. No:... ../İSTANBUL adreside ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adında bir işyerinin olmadığı, çevre işyerlerine sorulduğunda bu adreste bahse konu işyerinin olmadığı daha önce de böyle bir işyerinin bu adreste faaliyette bulunduğunu da duymadıklarını ancak adrese şirket hakkında birçok tebligat evrakının geldiği adını duydukları bilgileri ile tutanak tutulduğu bildirilmiştir. Gelir İdaresi Başkanlığı Büyükçekmece Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta; davalı şirketin mükellefiyet kaydının 31.12.2016 tarihi itibariyle resen kapatıldığı bildirilmiştir. 04.09.2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda; şirketin haklı sebeple şirketin feshi şartlarının oluştuğu, şirketin borca batık ve uzun zamandan beri gayri faal olması nedeniyle şirketin tasfiye edilebilineceği belirtilmiştir. Limited şirketlerde feshi ve tasfiyeyi düzenleyen TTK'nun 636/3. maddesinde haklı sebeplerin varlığı halinde her ortağın mahkemeden şirketin feshini talep edebileceği, mahkemece fesih yerine davacı ortağın payının gerçek değerinin hesaplanarak şirketten çıkarılmasına ya da duruma uygun olabilecek bir çözüme hükmedebileceğinin belirtildiği ve yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre, şirketin feshini isteyen ortağın fesih koşullarının oluşmasında kusursuz ya da daha az kusurlu olması gerektiği belirtilmiştir. Limited şirket ve anonim şirketlerde; şirketin haklı sebeplerle feshi ve şirket ortaklığından çıkma için haklı sebep teşkil edecek nedenlerin hangi haller olduğu hususu Türk Ticaret Kanununda sayılmamış olup, doktrinde ve Yargıtay ... Hukuk Dairesinin emsal içtihatlarında "şirketin kötü yönetilmesi ve ortaklar arasında ciddi anlaşmazlıklar bulunması," "şirketin kuruluş gayesini gerçekleştirmesinin imkansız olması," "şirket varlıklarının yanlış kullanılması veya israf edilmesi," "azınlığa karşı fiili veya manevi güç baskı uygulanması," "azınlığın meşru taleplerinin devamlı olarak reddedilmesi" ve pay sahiplerinin şirketteki hareket kabiliyetinin ortadan kalkması şirketin feshi açısından haklı sebep olarak örnek olarak sayılmıştır. Mahkeme, sebepleri haklı bulsa bile fesih kararı vermek zorunda değildir. Mahkemenin feshe karar verebilmesi için, ileri sürülen sebeplerin şirketin feshini gerektirecek nitelikte olması da gerekir. Gerçekten de haklı sebeplerin varlığını tespitte dar bir yorumun yapılması ve bu yolun ancak son çare olarak başvurulacak bir yol olduğunun dikkate alınması zorunludur. Görüldüğü üzere, şirketin feshini haklı kılan sebeplerin varlığına rağmen, yaşatılmasının ekonomik ve rasyonel açıdan daha doğru olacağına kanaat getiren mahkeme, şirketi feshetmek yerine, duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir. Bu sebeple bu dava alternatif çözümlüdür. Kaldı ki sebebin mahkemece haklı görülmesi halinde, şirketin feshine hükmedilmesinden önce mahkemece alternatif çözümlerin araştırılıp incelenmesi gerekir. Zira fesih çok ağır bir sonuçtur. Somut olayda davalı şirketin fiilen faal olmadığı, Büyükçekmece Vergi Dairesi Müdürlüğü yazı cevabı ile davalı şirketin mükellefiyet kaydının 31.12.2016 tarihi itibariyle resen kapatıldığı, şirkete defter ve kayıtlarına ulaşılamadığı, ortaklar arasında anlaşmazlık olduğu ve şirketin bu haliyle kuruluş amacını gerçekleştirmesinin mümkün olmadığı, şirketin devamında hukuki yarar bulunmadığı , davacı ortağın şirketin devamında kusurlu olduğuna dair dosyada bir iddia ve delil de bulunmadığı, şirketin fesih ve tasfiyesi için haklı sebeplerin mevcut olduğu, fesih ve tasfiye dışında alternatif bir çözümün mesela davacının şirketteki payının gerçek değeri ödenerek şirketten çıkarılmasının somut uyuşmazlık bakımından uygun olmayacağı sonuç ve kanaatine varılmıştır, Davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesinin duruma uygun düşen ve kabul edilebilir en iyi çözüm olacağı anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; İstanbul Ticaret sicilinin ... sicil numarasına kayıtlı ... SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin TTK 636/3. maddesi gereğince haklı nedenle fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru olarak SMMM ... 'in atanmasına, tasfiye memuruna 5.000,00 TL ücret takdiri ile kararın tefhimi ile bir haftalık kesin süre içerisinde daha sonra davalı şirketten alınmak üzere davacı tarafça mahkeme veznesine yatırılmasına, yatırıldıktan sonra mahkemece tasfiye memuruna ödeme yapılarak görevin tevdiine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 269,85-TL maktu karar harcından peşin alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile 89,95-TL bakiye harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 3.707,25 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Kullanılmayan yargılama gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesine müteakiben yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen açıkça okunup usulen anlatıldı.25/10/2023 Başkan ... e-imzalıdır. Üye ... e-imzalıdır. Üye ... e-imzalıdır. Katip ... e-imzalıdır.