İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/867 E. 2024/689 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/867
- Karar No
- 2024/689
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/867 Esas KARAR NO : 2024/689 DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin), Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 06/10/2022 BİRLEŞEN DAVA (BAKIRKÖY .... ATM ... ESAS .... KARAR) DAVA : Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 06/02/2023 KARAR TARİHİ : 25/09/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin), Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacılar ve davalı murisi ...'ın 12.02.2022 tarihinde vefat ettiğini, muris vefat etmeden önce, vefatının ardından çocukları arasında miras kavgası olmaması için birtakım düzenlemeler yapmak istediği ve çocuklarını anlaştırdığını, yapılan anlaşmaya göre ...'ya Çanakkale ili .... ilçesi .... Mah. .... ada .... parsel 7 numaralı dairenin, ...'a Çanakkale ili .... ilçesi ... köyü ... ada 1 parsel 3 numaralı bağımsız bölüm ile .... ada 6 ve 7 parselde kain tarlaları bıraktığı, yine kardeşler ve muris arasındaki anlaşmaya istinaden davalı şirketteki davacıların hisselerinin devir sözleşmesi ile devredildiği, davalı şirketin başından itibaren şirketi kuran ve hisselerini çocuklarına bila bedel vermesine rağmen şirket hisselerinin devrinde ve yönetiminde muris babanın söz hakkı sahibi olduğunu, davalı ...'ın şirketi devralınca şirket adına kayıtlı birtakım taşınmazları satmak sureti ile satış bedelini kendi uhdesine geçirdiği, muris, davalı gerçek kişiye diğer kardeşlere göre fazla mal verdiğini düşündüğünden dolayı aralarındaki anlaşma ile davacı ...'ın hesabına 200.000,00-USD havale edip bu bedelin 100.000,00-USD'sini hiç onay almayan dava dışı ....a verilmesini, 50.000,00-USD'sinin de davacılara kalmasını sözlü olarak vasiyet ettiğini, muris hayatta iken hiçbir sorun olmamasına karşın murisin vefatının ardından davalının, davacı ...'a Gelibolu Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .... E; davacı ... Batıyalı'ya ise Gelibolu Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasında muris muvazaası nedeni ile tapu iptal ve tescil davası açtığını, keşide ettiği ihtarname ile ise davacı ...'a havale edilen 200.000,00- USD'nin kendi miras payına düşen 50.000,00-USD'lik kısmının iadesini talep ettiğini, davalının, murisin paylaşım yaptığı anlaşmasını vefatının ardından bozduğunu ve şirketin malvarlığını satarak uhdesine geçirdikten sonra davacılara davalar açtığını, açılan davalar ile davacıların davalı tarafından hileye uğratıldığının öğrenildiğini, davacıların, davalı tarafından hile yapılarak hisse devir sözleşmesini kendilerine imzalattırıldığını haklarında dava açılınca öğrenmiş oldukları ve kanında belirlenen süre geçmeden hisse devir sözleşmelerinin iptali için huzurdaki davayı açtıkları, davalının, hile ile ele geçirdiği hisseler sonucunda tek taraflı olarak şirketin değerli malvarlıklarını sattığı için ve sözleşmenin geçmişe yönelik feshi gerektiğinden uhdesine geçirdiği değerleri davacılara ödemek zorunda olduğunu iddia ederek hile sebebi ile davalı şirkete ait hisse devrini içeren sözleşmelerin iptali ile hisselerin davacılar adına tesciline ve davalının tek başına yapmış olduğu işlemlerden ve satışlardan uhdesine geçirdiği bedellerin belirlenerek davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava dilekçesinin konu kısmında, hile nedeniyle hem hisse devrinin iptali hem de hisse bedellerinin ödenmesini talep ettiği, ancak Sayın Mahkemece hisse devrinin iptali kararı verilmesi halinde aynı zamanda işbu hisselerin bedelinin hangi gerekçe ile talep edildiğinin anlaşılamadığı, konu kısmında hisse devrinin iptali talep edilmiş ise de hangi hisse devir sözleşmelerine konu hisse devirlerinin iptalinin talep edildiğinin belirtilmediği, davalı gerçek kişinin bedelini nakden ödeyerek davalılardan bir çok hisse devraldığı ve taraflar arasında birçok hisse devir sözleşmesinin akdedildiği, bu sözleşmelerden hangisi için işbu davanın açıldığının da belirtilmediği, TBK m. 39 gereği sözleşme yapan taraf, yanılma veya aldatmayı öğrendiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmez veya verdiği şeyi geri istemezse, sözleşmeyi onamış sayılacağı, davacılar her ne kadar kendilerine açılan tapu iptal tescil davası ile uhdelerinde tuttukları murise ait 200.000,00 USD'den kendi payına düşen miktarın ödenmesi için davalı tarafından dava açıldığında irade sakatlığını öğrendiklerini ifade etmişlerse de işbu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğu, taraflarca yapılan hisse devri sözleşmelerinin sonuncusunun 2015 yılında yapılmış olup son devir sözleşmesinin üzerinden 7 yılı aşkın süre geçtiği, bu suretle davacıların taleplerinin zamanaşımına uğramış olduğu, davalının, davaya konu şirket hisselerini 1995 yılından 2015 yılına kadarki muhtelif tarihlerde babası müteveffa ..., davacılar ve dava dışı üçüncü kişilerden bedelleri karşılığında satın almış olduğunu, satış sözleşmeleri usulüne uygun bir şekilde düzenlenerek taraflar arasında imzalandığını, muris vefat ettikten sonraki süreçte davalının, babasına ait olan malvarlığının kontrolünü yaptığında babasına ait birtakım taşınmazların davacılara devredildiğini öğrendiği, davalının muvazaalı satış nedeniyle davacılara karşı muris muvazaasına dayalı tapu iptal ve tescil davaları açtığı, davacı ...'ın, kendisine havale edilen 200.000,00-USD'yi müteveffanın ölümünden sonra mülkiyetine geçirmiş, diğer mirasçıların hakkı olan hisseleri iade etmediği, bu sebeple kendisine ihtarname keşide edildiği, davalının davaya konu şirket hisselerini bila bedel değil hem muristen hem davacılardan hem de dava dışı üçüncü kişilerden bedel karşılığında satın aldığı, şirket hisse devri sözleşmelerinde muristen satın aldığı hisselerin bedelleri ve bedellerinin ödendiğine dair murise ait ıslak imzalar olduğu gibi davacılardan da alınan hisselerin bedellerinin ödendiğine dair davacıların ıslak imzalarını içeren devir sözleşmelerinin mevcut olduğu, bedellerin davalı tarafından davalılara ve murise ödendiğinin yazılı sözleşme ile ispat edilebilir nitelikte olduğunu savunarak davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. Birleşen davada; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ve davalıların murisi ...'ın 12/02/2022 tarihinde vefat ettiğini, murisin vefat etmeden önce kendisi vefat ettikten sonra çocukları arasında miras kavgası olmasın diye bir takım düzenlemeler yapmak istediğini ve çocuklarını anlaştırdığını, yaptıkları anlaşma ile ...' ya Çanakale ili ... İlçesi ... Mah. ... ada ... parsel 7 numaralı dairenin bırakıldığını, ...'a Çanakkale ili ... ilçesi ... Köyü ... ada 1 parsel 3 numaralı bağımsız bölüm, ... ada ... parsel sayılı tarla, ... ada 7 parsel sayılı tarlanın bırakıldığını, yine kardeşler ve muris arasındaki anlaşmaya istinaden ... Sanayi ve Ticaret AŞ' deki müvekkillerin hisseleri A.Ş hisse devir sözleşmesi ile devredildiğini, bu şirketi başından itibaren şirketi kuran ve hisselerini çocuklarına bila bedel vermesine rağmen şirkette muris hisselerin devrinde ve yönetiminde muris babanın söz sahibi olup şirketi koruma hakkını kurduğunu, davalı şirketi devralınca şirketin İstanbul ili .... ... parsel zemin kat 1 numaralı bağımsız bölüm, 3. Kat 6 numaralı bağımsız bölüm, 2. Kat 5 numaralı bağımsız bölüm 1. Kat 4 numaralı bağımısz bölüm 1. Kat 1 numaralı bağımsız bölüm gibi şirket varlıklarını satıp ederlerini uhdesine geçirdiğini, murisin davalıya diğer kardeşlere göre fazla mal verdiğini düşündüğünden dolayı aralarındaki anlaşma ile ...'ın hesabına havale ettiği 200.000 $ bedelinde 100.000 $ hiç pay almayan dava dışı ....'a verilmesini, 50.000 $' da müvekkillere verilmesini sözlü olarak vasiyet ettiğini, murisin yaşarken hiçbir sorun olmamasına ve bu işlemlerden dolayı davalının yaptığı işlemler için babasına hiçbir şekilde itiraz etmemesine rağmen ...'ın 12.02.2022 tarihinde vefat etmesi ile davalı müvekkil ...'a Gelibolu Asliye Hukuk Mahkemesinin .... Es. Sayılı dosyasına diğer müvekkil ...'ya Gelibolu Asliye Hukuk Mahkemesinin .... Esas Sayılı dosyasında muris muvazası nedeni ile tapu iptali davası açtığını ve 27.06.2022 tarihli Bakırköy .... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 200.000 $' dan 50.000 $ istediğini, davalının, murisin paylaşım yaptığı anlaşmasını ölümünden sonra bozduğunu ve şirketin mal varlığını satarak uhdesine geçirdikten sonra müvekkillere iş bu davaları açtığını, davalının açmış olduğu iş bu davalar ile müvekkilinin kendilerinin öz kardeşleri tarafından kandırıldığını acı bir şekilde öğrendiklerini, davalının gerçek niyetini gizleyerek hile ile çok yüklü mal varlığı olan şirketin hisselerini ele geçirdiğini, müvekkillerinin davalı tarafından hile yapılarak hisse devir sözleşmesi kendilerine imzalattırıldığını haklarında dava açılınca öğrendiğini ve kanunun belirlediği süre geçmeden sözleşmenin iptali için huzurunuzdaki davayı açtıklarını, davalı hile ile ele geçirdiği hisselerin sonucunda tek taraflı olarak şirketin değerli mal varlıklarını sattığı için ve sözleşmenin geçmişe yönelik feshi gerektiğinden uhdesine geçirdiği değerleri de müvekkillerine ödemek zorunda olduğunu, Bakırköy ... Asliye Ticaret Mah. ... Esas 25.01.2023 tarihli ara kararı gereği tarafına verilen sürede davalı hakkında Ticari işletme hisse devrinin hile nedeni ile iptali ile işletmenin taşınmazlarının satılması sonucu müvekkillerinin hisselerine düşen alacak miktarı belirlendikten sonra arttırılmak üzere hisse bedellerinin ödenmesi talebi ile ilgili dosya ile Bakırköy .... Asliye Ticaret Mah. .... Esas sayılı dosyasının birleşmesini talep etmiştir. Birleşen davada; davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; asıl davadaki cevap dilekçelerini aynen tekrarla birleşen dava yönünden de davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Asıl ve birleşen dava; ticari işletme hisse devrinin hile nedeni ile iptali istemine ilişkindir. Davacıların, hem kendilerinin hem davalıların murisi olan ...'ın 2022 tarihinde vefat ettiğini, öncesinde murisin çocuklar arasında miras kavgası olmaması için bir takım düzenlemeler yaptığını, bu kapsamda davacı ...'ya Çanakkale .... ilçesinde daire, davacı ....'a Çanakkale .... ilçesi .... köyünde taşınmaz ve tarla bırakıldığını, yine anlaşma uyarınca davacıların dava dışı şirket hisselerini davalı ...'a devrettiklerini, bu işlemlerin murisin sözlü vasiyeti üzerine yapıldığını davalı ...'ın murisin vefatından sonra bu anlaşmayı bozarak davacılara muris muvazaasına dayalı tapu iptal ve tescil davaları açtığını, buna göre davalı ...'ın şirket hisselerine hile ile ele geçirdiğini beyanla hisse devir sözleşmelerinin iptalini ve kendi adlarına tescilini, ayrıca davalı ...'ın şirkette tek başına yaptığı işlemler nedeni ile uhdesine geçirdiği bedellerin (şimdilik her bir davacı yönünden 2.500,00-TL olmak üzere) tahsilini talep ettikleri görülmüştür. Davalı ... davacıların taleplerinin belirsiz olduğunu, hangi hisse devir sözleşmesine konu devirlerin iptalinin istendiğinin açıkça belirtilmediğini, ayrıca tazminat istemlerinin de anlaşılmadığını, devir sözleşmesinin üzerinden 7 yılı aşkın süre geçmesi nedeni ile TBK 39. maddesindeki sürelerin geçmiş olduğunu, hisselerin bedelleri ödenmek sureti ile satın alındığını, kesinlikle Gelibolu'daki taşınmazlar karşılığında hisse devrinin gerçekleştirilmediğini, murisin sözlü olarak vasiyette bulunduğu iddialarının gerçeği yansıtmadığını, kaldı ki TMK 541. maddesi gereğince bir ay geçince sözlü vasiyetin hükümden düşeceğini beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davacıların hileyi öğrendikleri tarih olarak kendi aleyhlerine açılan Gelibolu Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... ve ... Esas sayılı dosyalarını göstermeleri nedeniyle TBK 39. maddedeki hak düşürücü sürenin geçmemiş olduğu anlaşılmıştır. Tarafların bildirmiş oldukları delil ve belgeler toplandıktan sonra mali müşavir ile şirketler hukuku uzmanı bilirkişilerden oluşan heyetten rapor aldırılmıştır. Mahkemeye ibraz olunan 21/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacıların, bahse konu hisselerini, davalı gerçek kişiye nakden karşılıklarını almak sureti ile devrettiklerini beyan ettikleri ve bu hususta iradelerini ortaya koyduklarının anlaşıldığı, davacıların hile hukuki sebebine dayandıkları nedenin, pay devrine ilişkin değil, ilerleyen süreçte davalı gerçek kişinin muris tarafından kendilerine devredilen taşınmazlara yönelik dava açılmasına dayalı olduğunun anlaşıldığı, zira somut ihtilafa konu iddia hisse devrine dayalı olarak hileye dayanmadığı, bu yönü ile bedelleri tahsil edilmek sureti ile gerçekleştirilen işlemler neticesinde hisse devrinin iptalinin mümkün olmadığının düşünüldüğü, mahkeme aksi kanaatte ise hisse devrinin iptalinin mümkün olduğunun ifade edilebileceği sonuç ve kanaati bildirilmiştir. Davacıların aile şirketi niteliğindeki davalı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin eski hissedarı oldukları, davacıların süreç içinde değişik tarihlerde (sonuncusu 2015 yılı) yaptıkları hisse devir sözleşmeleri ile hisselerine davalı ...'a devrettikleri, noterden yapılan bu devir sözleşmeleri uyarınca hisselerin bedelleri peşin olarak ödenmek suretiyle gerçekleştirildiğinin anlaşıldığı, bu nedenle davacıların "hisselerin miras bırakan babaları ...'ın sözlü vasiyeti ve sağlığında mal paylaştırması nedeniyle kendilerine bırakılan Gelibolu'daki taşınmazlara karşılık bedelsiz olarak verdikleri" yönündeki iddialarının ispatlanamadığı, işbu dava ile davacıların "hisse devir sözleşmelerinin hile ile yapıldığını" iddia etmeyip, davalının kendi aleyhlerine tapu iptal ve tescil davası açması üzerine aldatıldıkları kanaatine dayalı olduğu, somut durumda sonuncusu 2015 yılında yapılmış olan şirket hissesi devir sözleşmelerinin yapıldığı anda herhangi bir hilenin bulunmadığı, yukarıda açıklandığı üzere hisse bedellerinin peşin olarak ödendiği kaydını içeren noter sözleşmelerinin aksinin davacılarca ispat edilemediği, taraflar arasında olduğu anlaşılan Gelibolu Asliye Hukuk Mahkemesi dosyalarının muris muvazaası sebebine dayalı olup işbu dava ile bağlantılı olmaması nedeniyle davaların bekletici mesele yapılmasının da gerekmediği anlaşılmakla, ispatlanamayan asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere; ASIL DAVA YÖNÜNDEN; 1-Mahkememizin ... Esas sayılı dosyası ile açılan davanın REDDİNE, -Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 346,90-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, -Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN; 2-Birleşen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas .... karar sayılı dosyası ile açılan davanın REDDİNE, -Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 247,70-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, -Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, 3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile karar verildi.25/09/2024 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır