İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/522 E. 2024/249 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/522
Karar No
2024/249
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/522 Esas KARAR NO : 2024/249 DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/06/2022 KARAR TARİHİ : 18/03/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/03/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı şirket, 28/11/2018 tarihinde, şahsi kullanım amacıyla davalı .... Mutfak ve Temizlik Ürünleri İç Ve Dış Tic. Ltd. Şti. Adına kayıtlı olan 2012 model, .... Marka, ... plakalı aracı 48.000,00 TL bedel ödeyerek satın aldığını, satın alma işleminden iki gün önce 26.11.2018 tarihinde satıcı şirket yetkilisi ve davacı aracı Davalı ... Oto San. Ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin İstoç şubesine götürerek ekspertiz raporunda satışa konu aracın herhangi bir sorunu olmadığı, satışa uygun olduğuna ilişkin rapor düzenlemiş ve davacı da bu rapora ve satıcının beyanlarına güvenerek yukarıda bilgileri verilen aracı satın aldığını, davacı araç satım işleminden sonra aracı normal bir sürücünün kullandığı gibi mümkün olduğunca yıpratmadan kullanmış ve bakımlarını aksatmadan gerçekleştiğini ancak, devir tarihinden yaklaşık 5 ay sonra araçta davacının kullanımından kaynaklı olmayan arızalar ortaya çıkmış ve ortaya çıkan arızaların aracın kullanımını imkansız hale getirmesinden dolayı 26/06/2019 tarihinde davacı, aracı yetkili servise kontrole götürmüş ve aracın vites kutusu beyninde ve turbosunda 5-6 aylık kullanmada meydana gelmesi mümkün olmayan hasarlar meydana geldiğini öğrenmiş ve aracı kullanmaya devam etmek için zorunlu olan parçaları 6.950,00 TL ödeyerek değiştirmek zorunda kaldığını, davacının 48.000,00 TL'ye satın aldığı araca 6.950,00 TL'lik masraf yapmasının üzerinden 5 ay geçmeden uyuşmazlığa konu araç tekrar arıza verdiğini, yetkili serviste yapılan incelemeler neticesinde bu sefer de aracın debriyaj ve bilyasında sorunların mevcut olduğunun ortaya çıktığını davacı tarafından 07/11/2019 tarihinde 8.100,00 TL'lik masraf yapma zorunluluğu hasıl olduğunu, yapılan ilgili masraflar satıcıya bildirilmiş ancak, satıcı yapılan masrafların kendisi ile alakalı olmadığını ve arızaların kendisi tarafından bilinmediğini iddia ederek davacıyı ekonomik olarak zor durumda bıraktığını belirterek davacı vekili müvekkili tarafından araç satış sözleşmesinde ödemiş olduğu miktar ile aracın Mahkeme tarafından tespit edilecek gerçek değeri arasındaki farkın ve servis bakım onarım masraflarının toplamı olan şimdilik kendileri tarafından tespit edilmiş, ancak tespit edilecek gerçek değer neticesinde değişiklik gösterecek olan 15.050,00 TL'nin yasal faizi ile ödenmesini ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını arz ve talep etmiştir. Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Davacı yan, davalı firmadan 28/11/2018 tarihinde 48.000,00 TL bedelinde ikinci el .... plakalı aracı satın almış ve de ayıplı olduğu iddiası ile bedelden indirim ve onarım masrafları tazmini talepli iş bu alacak davasını açmıştır. Dava konusu uyuşmazlık, dava konusu aracın ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın niteliğinin ( gizli- açık- kullanmakla ortala çıkan) ne olduğu, süresinde yapılmış ve usulüne uygun ayıp ihbarının bulunup bulunmadığı ayıbın garanti kapsamında olup olmadığı davalının sorumlu olup olmadığı davacının tazminat taleplerinin yerinde olup olmadığı tespiti yargılama konusu uyuşmazlık olup, Davacı taraf devir tarihinden yaklaşık 5 ay sonra satın aldığı aracın üst üste arızalanması sebebi ile servise götürdüğü,ekspertiz raporu alınarak satın aldığı araçta hasar onarım bedeli ödediğini belirtmiştir. Dava, aracın ayıplı çıkması nedeniyle onarım bedeli ve bedelde indirim tutarının tazmini talebine yöneliktir.Tarafların tacir olduğu, 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümlerinin uygulama olanağının bulunmadığı anlaşılmaktadır. 6098 sayılı TBK.'nun 219-(1) maddesinde; "satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğe aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerinin ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur" aynı maddenin ikinci fıkrasında; "satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur" düzenlemesi yer almaktadır. 6098 sayılı TBK.'nun 223. maddesinde; "alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkan bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır". 6098 sayılı TBK.'nun 231. maddesinde; "satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def'i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz". Ayıplı satış durumunda alıcının haklarını düzenleyen 6098 sayılı TBK. m. 227 hükmüne göre: “Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1.Satılanı seri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. 2.Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. 3.Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme. 4.İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme. Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir”. Satışa konu malın garanti süresi yasada öngörülen zamanaşımı süresinden daha uzun bir süre ise, o taktirde garanti süresinin sonuna kadar ayıba karşı tekeffül hükümlerine dayanılarak dava açılabilir. Bu arada belirtmek gerekir ki, satıcının alıcıya garanti vermiş olması hali hiçbir surette 6098 sayılı TBK. 223. maddesinde yer alan ayıp ihbar sürelerini asla ortadan kaldırmaz. TBK. 223. maddede belirtilen ihbar süreleri hak düşürücü süre niteliğindedir. İğfal (ağır kusur) halinde ise zamanaşımından söz edilemeyeceği 6098 sayılı TBK. 231-son maddesinde hükme bağlanmıştır. TBK. 231-son madde hükmüne dayanılabilmesi için alıcının, satıcının hilesi veya kandırması nedeniyle zamanında dava açmasının önlenmesi gerekir. Başka bir anlatımla malın sonradan ayıplı olduğunun saptanması ve bunun gizli ayıp niteliğinde olduğunun belirlenmesi tek başına iğfal olarak değerlendirilemez. Durumun gerekli kıldığı muayene ile anlaşılamayan ayıplar, gizli ayıptır. Alıcı gizli ayıpları araştırmakla yükümlü değildir. Fakat, onları meydana çıkar çıkmaz hemen ihbar etmelidir. Bile bile aldatma yani hile varsa satıcı ne tam zamanında ayıpların ihbar edilmediğine ne de kısa zamanaşımı süresine dayanabilir. Bu durumda, 6098 sayılı TBK.'nun 146. ve 147. maddeleri uygulanır. Taraflar tacir olduğundan ayıp ihbarı TTK’nın 18/3. maddesinde hükme bağlanan usullerle ve TTK’nın 23/3. maddesinde öngörülen süreler içinde ve gizli ayıp olması halinde BK’nın 223. maddesinin 2. ve 3. fıkralarındaki belirtildiği üzere ihbar yapılması gerekmektedir. Anılan düzenlenme karşısında; davacı yanın hasar iddialarının onarımına konu servis kayıtları dosyaya celp edilmiş, Tarafların iddia ve savunmaları, dava dosyasına ibraz edilen belgeler ve araç üzerinde yapılan incelemeler ışığında davaya konu aracın ayıp yönünden değerlendirilerek rapor hazırlanması için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, 07/12/2023 Tarihli Bilirkişi Raporunda; Dava konusu araçta, satış öncesinde var olan debriyaj setindeki ve turbodaki arızalar hakkında, eksper raporu ile davacının bilgi sahibi olduğu, arızaları bilerek aracı satın almış olduğu, Kasko değerinin çok altında bir bedelle aracı satın almış olmasının da arızalar hakkında bilgi sahibi olduğunun göstergesi olduğu, davacının araçtaki kusurları bilerek satın almış olmasından dolayı davalının sorumlu tutulamayacağı, vites kutusu elektronik kontrol ünitesinin arızalı olması durumunda araç çalışmaz duruma geleceği, davacının aracı çalışır durumda satın almış olduğu, davacının aracı çalışır durumda satın almış olmasından, satış öncesinde aracın vites kutusu kontrol ünitesinin arızalı olmadığı, çalışır durumda olduğu, davacının kullanımındaki 7 aylık süre içerisinde vites kutusu kontrol ünitesinin arızalanmış olduğunun anlaşılmış olmasından dolayı davalının sonradan ortaya çıkan vites kutusu kontrol ünitesi arızasından sorumlu tutulamayacağı kanaati ile rapor düzenlendiği görülmüş anılan rapor denetime elverişli olup hükme esas alınmakla;davacının araçtaki açık ayıp niteliğindeki arızaları bildiği ve bu hali ile aracı kabul ettiği kanaatine varılmakla ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürülükte bulunan haçlar tarifesi gereğince alınması gereken 427,60- TL harcın 257,02-TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan ‬‬170,58-TL bakiye harcın arabuluculuk görüşmesine katılmayan davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafça sarf edilen 257,02-TL peşin harç, 80,70-TL başvurma harcı ve 3.335,00-TL yargılama gideri olmak üzere toplam 3.672,72-TL'nin arabuluculuk görüşmesine katılmayan davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca arabulucuk ücreti olan 1.360,00 TL' nin arabuluculuk görüşmesine katılmayan davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekilinin e-duruşma ile yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/03/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/522, K. 2024/249, T. 18.03.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-522-e-2024-249-k-ead37d29776e