İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/140 E. 2023/900 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/140
Karar No
2023/900
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/140 Esas KARAR NO : 2023/900 DAVA : Ticari Şirket (Yöneticinin Azline İlişkin) DAVA TARİHİ : 13/02/2020 KARAR TARİHİ : 15/11/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. şirketinin, ... tarihinde müvekkilinin eşi ... ve ... tarafından eşit payla kurulduğunu,... tarihinde ...'ın şirket hisselerini diğer iki ortağa eşit olarak devrederek ortaklıktan ayrıldığını, şirketin iki ortaklı olarak faaliyete devam ettiğini, 01/04/2002 tarihinde ...'in şirket müdürü olarak seçildiğini, sonraki yıllarda müvekkilinin eşine ait hissenin müvekkiline devredildiğini ve müvekkili ...'nın, davalı ... ile birlikte şirketin eşit paylı ortağı olduğunu, müvekkilinin eşi ...'nın vefat ettiği 2014 yılına kadar şirkette fiilen çalıştığını, yönetim ve tasarruflara iştirak ettiğini, iş bölümünde üretim ve iç işleyişe ... bakarken, ...'in dış işlerle ilgilendiğini, ... vefat ettikten sonra şirket ortağı ve aynı zamanda şirket müdürü olan ...'in müvekkilini şirket yönetiminde uzak tuttuğunu, faaliyetlerden bilgi vermediği gibi, herhangi bir kar payı da vermediğini, müvekkilinin eşi hayattayken ... ile araları çok iyi olduğunu, işi de ...'e öğretenin ... olduğunu, ticari ortak olmaları bir tarafa adeta kardeş gibi olduklarını ve ailece de görüştüklerini, eşi vefat edince müvekkilinin bu yaşanmışlıklar nedeniyle uzun süre davalı ...'e güvendiğini, ...'in ise ortağı ve arkadaşı ölünce işletmeye tek başına sahip olma güdüsüyle hareket ettiğini, müvekkiline sürekli işlerin az olduğunu, kar edilmediğini söylediğini, zamanla müvekkili davalının kötü niyetli hareket ettiğini, haksızlık yaptığını, hakkını gasp ettiğini anladığını, şirketin, ayakkabı sektöründe kullanılan kesim bıçakları ile saraciye sektörüne çanta, cüzdan ve kemer bıçakları, tekstil sektörüne gömlek üreticilerinin kullandığı yaka ve manşet bıçakları, eldiven imalatçılarının kullandığı deri kesim bıçaklarını üretmekte, ayrıca bilgisayar destekli deri kesim makineleriyle ayakkabı, saraciye ve deri aksesuar sektörüne fason kesim yaptığını, iştigal alanına lazer kesimin de eklendiğini, günlük kesim kapasitesinin ayakkabıda günlük 750 – 900 çift arasında olduğunu, şirketin kapasitesi böyle olmakla beraber müvekkilinin yönetim ve tasarruf işlerinden uzak tutulmakta, şirketin faaliyetleriyle ilgili hiçbir bilgi verilmemekte, eşinin vefat ettiği 2014 yılından sonra da hiç para verilmediğini, müvekkilinin eşinin vefatından sonra şirket kaynaklı gelir kesildiği için fakru zaruret haline düştüğünü, ...'in ise yüksek standartlı yaşamını sürdürdüğünü, şirketin müdür olarak görev yapan ...’in görevi Ocak 2019 itibariyle dolmasına rağmen ortaklar kurulu toplantısı yapılmadığını, yeni müdür seçilmediğini, müvekkiline genel kurul davetiyesi de yapılmadığını ancak davalı ...'in sahte evrak tanzim ederek müvekkilinin katılmadığı ve imza atmadığı halde karar tanzim ettiğini, karar defterinde ... nolu karar olarak 25.09.2019 tarihinde şirket merkezinde "Müdür Tayini" konulu ... ve ...'nın sözde olduğunu iddia ettiği katıldığı toplantıda ...'in süresiz olarak şirket müdürü atandığı bir karar bulunduğunu, müvekkilinin imzasını taklit ederek veya ettirmek suretiyle toplantı çağrısı yapılmadan sahtecilik yapılmak suretiyle alınan müdür tayini kararı yoklukla malul geçersiz bir karar olduğunu, davalı ...'in suç teşkil eden bu eylemi ile şirketi fiilen uhdesine geçirip müvekkilini tamamen saf dışı bırakmayı amaçladığını, müvekkilinin şirket ortağı olarak ticari mevzuat kapsamında sorumluluk altında olup, işleyişten herhangi bir bilgisi de olmadığını, mevcut durumun bu şekilde devamının mümkün olmadığını, müvekkilinin eşinin vefat ettiği 2014 yılı Haziran ayından sonraki tüm kararlarda müvekkili adına sahte imza atıldığını veya attırıldığını, müvekkilinin hiçbir toplantıya davet edilmediğini, hiçbir karara imza atmadığını, ...'in müvekkilinin ticari işlerdeki yetersizliğinden istifade ederek şirketi tek başına yönettiğini, kazancın tamamına sahip olduğunu, davalı ... hakkında zincirleme şekilde işlediği sahtecilik eylemleri nedeniyle Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, dilekçelerinde bahsedilen kararların tamamında müvekkili adına sahte imza atıldığını veya attırıldığını, kararların ticaret sicilinde tescil ve ilan edilerek yürürlüğe girdiğini, Beykoz ... Noterliğinin 08/10/2019 tarih, ... yevmiye sayılı ihtarnamesiyle TTK 614 maddesi uyarınca bilgi alma ve inceleme hakkı talepli bir ihtarnamenin şirkete ve ...'e gönderildiğini, şirkete 10.10.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, ihtarnamenin tebliğinden itibaren 15 günü geçmemek üzere belirleyecekleri bir tarihte ve uygun bir mekanda ticari defterleri hazır etmelerinin istenildiğini, şirket ve şahıs adına vekilleri aracılığıyla gönderilen cevapta 29/11/2019 ya da 06/12/2019 tarihlerinden birinde inceleme yapılabileceği bildirildiğini, kendileriyle şifahen yaptıkları görüşme neticesi 06/12/2019 günü şirket merkezinde buluşulduğunu, talep etmelerine rağmen sadece ofis kısmında tarafları ağırlanmış, atölye ve kesimhane kısmında inceleme yapmalarına müsaade edilmemiş, ayrıca noterden çekilen ihtar ile şirkete ait hesapların incelenmesi talep edildiği halde belgelerin taraflarına gönderilmediğini, karşı tarafın ticari defterleri hazır etmediğini, sadece karar defterini inceleme için bulundurduğunu, karar defteri incelendiğinde de müvekkili katılmadığı halde katılmış gibi gösterilerek adına imza atılan kararlara rastlanıldığını, müvekkilinin ortağı olduğu şirkette şirketin yıllardır yıl sonunda yapması gereken ortaklar kurulu toplantısının yapılmaması, şirket kâr payının dağıtılmaması, bir kısım işlerin kayıt dışı yapılıyor olması, davalı şirket müdürünün TTK 617, 625, 616 maddelerine aykırı davranışları, 2014 yılından sonraki sözde yapılmış gözüken toplantıların hiçbirine müvekkilinin çağrılmamış ve dolayısıyla katılmamış olması buna karşın adına sahte imza atılması veya attırılması, en son 2019 yılı Eylül ayında davalı ...'in yine müvekkili adına sahte imza atılarak kendisini süresiz şirket müdürü olarak tayin etmesi, davalı şahsın iyi niyetle bağdaşmayan tavır ve davranışları esasen yoklukla malul geçersiz bir karar neticesi halen müdür gözüken ...'in yönetim hakkı ve temsil yetkisinin kaldırılması ve azli ve tensiple beraber şirketi yönetmek üzere uygun nitelikleri haiz bir Kayyım tayinini, fazlaya ilişkin her türlü talep, dava ve şikayet hakları saklı olmak üzere, arz ve izah olunan nedenler ve resen gözetilecek başkaca sebepler çerçevesinde, iki ortaklı şirkette şirket müdürü gözüken davalı ...'in yönetim hakkı ve temsil yetkisinin devamı sakıncalı olduğundan şartları oluşmakla tensiple beraber şirketi yönetmek üzere uygun nitelikleri haiz bir Kayyım görevlendirilmesine, davalı ...'in yönetim hakkı ve temsil yetkisinin kaldırılmasına, yargılama harç ve giderleriyle ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; ... Ayakkabı San. Tic. Ltd. Şti.yi kurduğunu, o zamandan beri şirketin faaliyetlerini sürdürdüğünü, kurulduğu tarihten bu güne kadar şirket ortaklıkları yapısında çeşitli değişiklikler olduğunu, 01.04.2022 tarihinden itibaren ...'in şirkete müdür olarak atandığını, şirket ortakları arasında işlerin aksamadan yürütülebilmesi için iş bölümü yapıldığını, şirket ortaklarından ...'nın ölümünden sonra tüm işler üretim, iç ve dış işlerin şirket ortağı ve şirket müdürü ... tarafından yürütülmeye çalışıldığını, davacı ...'nın uzak tutulma iddiası bir tarafa şirkete ve ortağına hiçbir desteği olmadığını, şirketin mali durumu gelir-gider tablosu ve bilançolardan anlaşılacağı üzere kar etmediği için diğer ortağa herhangi bir kar dağıtım payı yapılmadığını, müvekkilinin şirkete tek başına sahip olma veya diğer ortağın haklarını gasp etme gibi bir durumunun söz konusu olmadığını aksine şirket ortağı ...'nın vefatından önce şahsı adına çekmiş olduğu kredileri de hastalığı döneminde ve vefatından sonra da kızı ... 'nın eğitim kredisini de şirket müdürü olan müvekkili ...'in ödediğini, şirket faaliyetlerinde ve kapasitesinde artmanın söz konusu olmadığını, müvekkilinin hiçbir şekilde faaliyetlerden ve işleyişten bilgi vermeme durumunun da söz konusu olmadığını, davacının iddialarının asılsız olduğunu, şirket ortağı ...'nın yetersizliği değil ilgisizliğinin söz konusu olduğunu, 06.12.2019 günü şirket merkezinde buluşulduğunu iddia edildiği gibi atölye, kesimhane bölümlerinin incelenmesi ve görülmesinin de engellenmediğini, şirket muhasebecisinin resmi belgelerle toplantıda hazır bulunduğunu, istenilen tüm belgelerine vekillerine ve muhasebecisine verildiğini, şirket ortağı ...'nın tüm kararlardan haberi ve bilgisi olduğunu, şirkete çağrılmasına rağmen sürekli mazeret ileri sürerek gelmediğini, davacı ve daha önceleri eşinin de şirketin toplantılarına da katılmadıklarını, şirketin sorunları ile ilgilenmemiş ve çözümü için de bir çalışmaları olmadığını, müvekkili tarafından sıkıntıların aşılmaya çalışıldığını, noter aracılığı ile gönderilen ihtarnameye cevap verdiklerini ve randevu günü yeri ve saati verildiğini, randevu günü şirket bünyesinde davacı vekilinin, muhasebecisinin davalı ve şirket müdürü ve ortağı ...'in vekili olarak kendisinin ve şirketin muhasebecisi toplanmak sureti ile görüşme yapıldığını, görüşmede iki muhasebecinin defterleri kontrol ettiklerini ve davacı tarafın defter kayıtlarından suret dahi aldıklarını, 2009 yılında davacı ...'ın eşi rahatsızlandığında uzun süre 3,5 yıl çalışmadan ve şirketin işlerine bakmadan SGK primini ödeyerek emekli olmasını da müvekkili davalının sağladığını, müvekkilinin 5 yıl gibi bir sürede aldığı evin borçlarını ... Bankasına ödediğini, vefatından sonra da kızının eğitimi için ... Bankasından çektiği krediyi de ödediğini, bu ödemelere ilişkin ekstraları mahkemeye bir süre sonra da ibraz edeceklerini, müvekkili dava ..., şirket müdürlüğüne devam ettiğini ve şirketin çalışmaları gerekli olduğundan yönetim hakkı ve temsil yetkisinin kaldırılması talebinin reddine, davacı tarafın sunacağı kayıt belge ve her türlü delilleri kendilerine tebliğ edildiğinden belge delil ve beyan sunma haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, Limited Şirket müdürünün azli ve şirkete kayyım atanması talebine ilişkindir. Mahkemenin 03/02/2021 tarihli duruşmasında davacı tarafın tedbir talebinin kabulü ile; davalı ...'in müdürü olduğu diğer davalı ... San. Tic. Ltd. Şti’ndeki temsil ve yönetim yetkisinin ihtiyati tedbir yolu ile kaldırılmasına ve Mali Müşavir ... ‘in bu şirkete yönetim kayyımı olarak atanmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Küçükçekmece .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile davacının şikayeti ve katılan sıfatı ile katıldığı davada davalı ... hakkında özel belgede sahtecilik suçundan TCK'nun 207/1 maddesi gereğince cezalandırılmasına ve sonuç ceza olarak Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. ...'ten alınan 25/10/2021 havale tarihli kayyım raporunda, şirketin 31.12.2020 tarihi itibariyle öz varlıklarının -100.602,78 TL olması sebebiyle öz varlıklarını kaybetmiş olduğu görüldüğünden TTK 376/3.maddesi uyarınca borca batık olma durumu ile ilgili Asliye Ticaret Mahkemesine bildirildiğini, Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyada şirketin borca batık olması nedeniyle 23.09.2021 tarihli karar ile aynı tarih itibariyle iflasın karar verildiğini bildirmiştir. Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında ... Sanayi Sit.. ... Blok No:... .../İstanbul adresi ile kayıtlı ... SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin TTK'nun 376/3 Maddesi uyarınca borca batıklık nedeniyle iflasına karar verildiği kararın 02.12.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Davalı şirket hakkında verilen iflas kararı kesinleşmiş olmakla dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Davanın konusuz kalması halinde davanın esası hakkında yargılama yapılmasına gerek yoktur. Bu durumda davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderleri ve vekalet ücreti hüküm altına alınması gerekir. Tarafların yargılama masraflarından sorumluluğunun tespiti için davanın konusuz kalmasına neden olan işlemindeki haklılık durumunun belirlenmesi gerekir. Kayyım raporu, asliye ceza mahkemesi dosya içeriği ile davacının bu davayı açmakta haklı olduğu bu sebeple yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına 2-Karar tarihinde yürülükte bulunan haçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 269,85-TL maktu karar ve ilam harcının daha önce peşin alınan 54,40 TL harçtan mahsubu ile ‭215,45‬ TL bakiye karar harcının davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı kendisini yargılama sırasında vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 345,00-TL yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL başvurma harcı, 54,40-TL peşin harç ve 7,80TL vekalet harcı toplamı olan ‭116,6‬0 TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Kullanılmayan yargılama gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesine müteakiben yatırana iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.15/11/2023 Başkan ... e-imzalıdır. Üye ... e-imzalıdır. Üye ... e-imzalıdır. Katip ... e-imzalıdır.

Atıf: Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/140, K. 2023/900, T. 15.11.2023, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-140-e-2023-900-k-9da367a694c5