İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/616 E. 2024/708 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/616
Karar No
2024/708
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/616 Esas KARAR NO : 2024/708 DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/08/2019 KARAR TARİHİ : 30/09/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı şirketin, denizcilik sektörü başta olmak üzere bir çok alanda fuar ve organizasyonlar düzenlediğini ve fuarcılık sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalı da aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, bu kapsamda olmak üzere 5-13 Ekim 2019 tarihlerinde "......" fuarın ....., Tuzla, İstanbul'da düzenlendiğini, fuar organizsoynu belirli tarihleri kapsadığı için katılımcılara bu tarihler arasında tam ve doğru hizmet verebilmek, katılımcı adayları sözleşme görüşmesi gerçekleştirmek ve katılımı sağlamak organizasyon açısında büyük önem arz ettiğini, davacı şirket "......" fuar organizasyonunu 5-13 Ekim at 2019 tarihlerinde gerçekleştirebilmek için bir çok 3. Kişi firmalardan hizmet ve taahhüt satın almakta organizasyonun başaralı geçirilebilmesi bu hizmet ve taahhütlerin zamanında ve eksiksiz olarak sağlanması ile doğrudan bağlantılı olduğunu, bu doğrultuda davacı şirket yönetim kurulu kararı almış, TOBB gerekli müracaatları yaparak fuar takvimine kaydolduğunu, davalı şirket sektör temsilcilerine ve katılımcılara gönderdiği e-mail ile 16-20 Ekim tarihlerinde Ataköy Marinada denizde ...... isminde fuar düzenleneceği ilan ve afişe ettiğini, davalı şirketin belirtilen tarihlerde faur düzenlemesinin hukuken mümkün olmadığını, TOBB fuar takviminde de yer almadığını, davalı şirketin davacı şirket tarafından düzenlenecek fuar katılımcı sayısını düşürmeyi bu suretle davacı şirketin ticari faaliyetine zarar vermeyi hedeflediğini ve haksız rekabet yoluna başvurduğunu belirterek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunarak, davanın kabulü ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını istemiştir. CEVAP;Davalı ..... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde; Davalı ..... Holding Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde; Davaya konu etkinliğin fuar olmadığını, deniz severlerin buluştuğu hobi ve eğlenceye yönelik bir festival olduğunu, ticari ilişki kurulması gibi bir amaç taşımadığını, mülki amirlikten festivale yönelik gerekli izinlarin alındığını, haksız rekabet iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafın uğradığı somut bir zarar bulunmadığından maddi ve manevi tazminat isteminin yerinde olmadığını belirterek davalı vekili davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava haksız rekabet iddiasına dayalı haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, davalının yanıltıcı beyanlarının basın ilan yolu ile düzeltilmesi ve haksız rekabetten kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı tarafça, 5-13 ekim 2019 tarihlerinde düzenlenecek olan ..... fuar organizasyonu için usulüne uygun ve hukuki yapılan hazırlıklık ve alınan izinler kapsamında gerçekleştirilecek olan fuar organizasyonu ile benzer tarihlerde olacak şekilde davalı tarafça 16-20 ekim 2019 tarihinde...... isminde fuar düzenlendiğini, bunun mümkün olmadığını, kendilerince düzenlenen fuara katılımcı sayısının düşmesine neden olundğunu ve haksız rekabet teşkil ettiğini, bu eylemler sebebiyle maddi ve manevi tazminat taleplerinin bulunduğunu belirttiği, davalı tarafın ise düzenlenen etkinliğin fuar değil festival kapsamında gerekli mülki amirlik izinleri alınarak düzenlendiğini belirterek davanın reddini talep etmişlerdir. Konusunda uzman bilirkişilerce aldırılan bilirkişi raporuna göre davalının davacı ile yakın tarihlerde düzenlediği anlaşılan ekinliğin aynı içerikte olduğu ve sektörel olarak fuar niteliğini haiz bulunduğunun değerlendirildiği ve bu fuar etkinliğinin de aynı anlarda yapıldığı anlaşılan iki fuara gelen ziyaretçi sayılarının bölünmesine neden olacağı ve bu durumun haksız rekabet teşkil edeceğinin belirtildiği anlaşıldığından, denetime açık dosya kapsamına uygun açıklamalı bilirkişi raporuna itibar edilerek davalının eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiği anlaşıldığından haksız rekabetin tespitine dair hüküm kurulmuştur. Davacı tarafça ayrıca haksız rekabetin önlenmesi ve davalının yanıltıcı beyanlarının basın ilan yolu ile düzeltilmesi talep olunmuşsa da fuarın artık gerçekleştirilmiş olması ve aradan geçen zamanda bu talebin artık bir faydasının kalmadığı anlaşıldığından davacının bu yöndeki taleplerinin reddine karar verilmiştir. Davacı tarafça haksız rekabet sebebiyle kar kaybına uğranıldığı belirtilerek maddi tazminat da istenmiş olup, bu yönünden davacının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi yoluna gidilmiş, düzenlenen rapor içeriği dikkate alındığında davacının dava konusu haksız rekabet sebebiyle yaşadığı kar kaybının mali kayıtlarından net olarak tespitinin mümkün olmadığı, davacının rezervasyon iptallerinin ve tutarlarının net olarak belgelenmesinin gerektiği gibi davacının bir önceki yıla göre azalan brüt satışlarının aynı tarihli fuar sebebi ile azaldığının da tespitinin mümkün olmadığının belirtildiği, TBK'nun 50/2. Maddesi gereği brüt satışlardaki azalma miktarı olan 127.245,34 tl'nin kabul edilebileceğinin belirtildiği anlaşılmış olup, bu kapsamda yapılan değerlendirmede davacının, davalının haksız rekabet teşkil eden eylemleri sebebiyle zarara uğradığının anlaşıldığı, bunun dosya kapsamına göre kabulünün gerektiği ancak bu zararın miktarının tam ve kesin olarak belirlenemediği/ispat edilemediği, bu halde TBK'nun 50. Maddesi uyarınca hakimin takdir hakkı çerçevesinde hakkaniyete uygun bir zarar miktarının belirlenmesi gerektiği kanaatine varıldığından davacının maddi tazminat yönünden arttırmadığı 1.000 TL maddi tazminat bedelinin tam kabulüne dair karar verilmiştir. Davalı tarafça ayrıca manevi tazminat talebinde de bulunulmuşsa da,, TBK'nun 58.maddesi uyarınca manevi tazminata karar verilebilmesi için Türk Medeni Kanunu'nun 24.maddesi hükmünde genel olarak açıklanan kişilik haklarına bir saldırı bulunması, hukuka aykırı fiil sonucunda kişilik haklarının zarar görmüş olması zorunludur. Bu durumda davacının iddia ettiği olayların kişilik hakları, örneğin; hayatını, sağlığını, vücut bütünlüğünü, şeref ve haysiyetini ya da somut olayda iddia edildiği üzere ticari itibarını naslı ihlal ettiğini somut olarak açıklaması ve bu iddialarını ispat etmesi gerekir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2014/6575-2014/12690E.K., İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesi'nin 2018/1594-2019/1420 E.K.) Somut olayda bu olguların varlığı ispat edilemediğinden koşulları oluşmayan manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, - Davalı firmanın davacı ile aynı tarihlerde düzenlediği anlaşılan 16/10/2019 - 20/10/2019 tarihleri arasındaki fuar etkinliğinin haksız rekabete yola açtığının tespitine, - Dava konusu haksız rekabete konu fuar etkinliğinin tarihinin geçmiş olması sebebiyle haksız rekabetin önlenmesine dair talebin ve davalının beyanlarının basın ilan yolu ile düzeltilmesine dair talebin reddine, - Maddi tazminat talebinin kabulü ile takdiren 1.000,00-TL tazminatın davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, - Manevi tazminat talebinin reddine, 2-Maddi tazminat yönünden harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL'nin, peşin alınan 1.724,83-TL harçtan mahsubu ile fazla kalan 1.297,23‬-TL harcın davacıya iadesine, 3-Davacı tarafça yatırılan 1.724,83-TL peşin harç ve 44,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.769,23‬-TL'nin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafça sarf edilen 2.222,00-TL masrafın kabul red oranına göre hesaplanan 22,00-TL'sinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, geriye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Maddi tazminat istemine göre davacı kendisini davada vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 1.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 6-Manevi tazminat istemine göre davalı kendisini davada vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınması ile davalıya verilmesine, 7-Kullanılmayan yargılama gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesine müteakiben yatırana iadesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) asıl ve birleşen davacı vekili ve asıl ve birleşen davalı vekilinin e-duruşma ile yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/10/2024 Katip ..... e-imzalıdır Hakim.... e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/616, K. 2024/708, T. 30.09.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-616-e-2024-708-k-2d97061fcff4