İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/423 E. 2023/987 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/423
- Karar No
- 2023/987
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/423 KARAR NO : 2023/987 DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) DAVA TARİHİ : 01/05/2023 KARAR TARİHİ : 02/11/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/11/2023 Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili tarafından Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne hitaben sunduğu 01/05/2023 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde özetle ; Borçlu müflis sirket ... San.A.Ş 'nin Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/11/2021 tarih ... Esas sayılı dosyasından borçlunun iflasına karar verildiğini, bu kararın kesinleştiğini, İflas tasfiye islemleri adi tasfiye ile Bakırköy ... Icra-Iflas Müdürlügü'nün ... Iflas sayılı dosyasından yürütüldüğünü, İlgili dosyada iflas idaresi tarafından devam edildiğini, Müvekkilinin müflisten olan alacagının tahsilini teminen 02/03/2022 tarihinde iflas dosyasına alacak kaydı basvurusunda bulunulduğunu, alacaklarının 777 kayıt no ile kayıt altına alındığını, İflas Masası hazırladığı Bakırköy .... Icra-Iflas Müdürlügü'nce yayınlamış olan Sıra Cetveli'nde ise müvekkilinin alacağı yönünden "Alacak kayıt talebinde bulunan vekilin, alacak kayıt dilekçesi ve ekleri ile müflis şirket yetkilisinin beyanlarının incelenmesi neticesinde; talebe konu olan taşınmazın tapusunun müflis şirket tarafından talep edene verildiği ve ancak üzerinde mevcut olan ipoteğin kaldırılması ile ilgili taahhüdün yerine getirilmediği anlaşıldığından mevcut durum itibari ile muacceliyet kesbetmiş bir borç olmadığı ileride doğması muhtemel borçla ilgili ihtilafın hallinin giderilmesi ile ilgili gerektirmesi nedeniyle reddine karar verildiğini, müvekkilin alacağının 167.201,00 USD (2.106.732,7TL) reddedildiğini, Sıra Cetvelinin 17/04/2023 tarihinde İcra Müdürlüğünce muvafakat tensip kararı verildiğinin görüldüğünü, Davanın kabulü ile, Bakırköy ... Icra - Iflas Müdürlügü'nün ... Iflas sayılı dosyasındaki Sıra Cetveline itirazın kabulü ile, müvekkilinin sıra cetvelinde reddedilen 167.201,00 USD (2.106.732,7TL) alacagının iflas masasına kayıt ve kabulüne; müvekkilinin alacağının tamamının sıra cetveline kaydına karar verilmesini, IIK 235. Maddesi hükmüne göre müvekkilinin ikinci alacaklılar toplantısına is bu dava ile iflas masasına kaydını ve kabulünü 167.201,00 USD (2.106.732,7TL) bakımından karar verilmesini, Müvekkilinin sonradan mağdur olmasının önlenmesi amacıyla söz konusu taşınmazın tapu kaydına üçüncü şahıslara devrinin önlenmesi ve İcra işlemlerin önüne geçilmesi bakımından İhtiyati Haciz mahiyetinde tedbir uygulanarak satılamaz şerhi konulmasına. yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE Dava, İİK'nun 235'nci maddesine istinaden açılmış olup, iflas idaresince kabul edilmeyen alacağın müflisin iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesi istemine ilişkindir. Bir ticari ilişki ve bu ilişkiden kaynaklı alacağının olduğunu iddia eden taraf bunu usulü dairesinde ispat etmesi gerekir. İspatın konusu , ispat yükünün kimde olduğu ve ispat vasıtalarının neler olduğu 6100 sayılı HMK.nun 187 ,190 ve 200'ncü maddelerinde açıkça belirtilmiştir. İspatın konusu HMK.nun 187'nci maddede “İspatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilir. Herkesçe bilinen vakıalarla, ikrar edilmiş vakıalar çekişmeli sayılmaz.” Şeklinde belirtilirken, ispat yükünün kimde olduğu ise HMK.nun 190'ncı maddesinde “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.”düzenlemesi ortaya konmuştur. İspat vasıtaları ise HMK.nun 200'ncü maddesinde “Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir.Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz. Bu madde uyarınca senetle ispatı gereken hususlarda birinci fıkradaki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati hâlinde tanık dinlenebilir.”düzenlemesi ile ispatın nasıl yapılacağı gösterilmiştir. Davacının alacağının bulunup bulunmadığının var ise miktarının tespiti amacıyla müflis şirketin ticari defter ve belgeleri üzerinde re'sen bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş ve davacı vekiline kesin süreli ihtarat yapılmasına rağmen davacı vekili tarafından bilirkişi ücreti yatırılmadığından bilirkişi incelemesi yapılamamış davacı bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmıştır. Tüm bu belirlemeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde;davacı vekili,müvekkilinin alacağının iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesi istemi ile huzurdaki davayı açmış ise de,, kendisine bilirkişilerin harcayacağı emek ve mesaileri göz önünde bulundurularak bilirkişi ücretinin 2 haftalık kesin süre içerisinde,mahkememiz veznesine depo edilmesine,aksi taktirde 6100 sayılı HMK’nun 324. maddesi gereğince bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı hususunun davacı vekiline ihtar edilmesine rağmen bilirkişi ücretinin mahkeme veznesine depo etmediği,buna göre bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçtiği,davacı vekili tarafından dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin alacağın varlığını ispat etmeye yararlı olmadığı anlaşıldığından ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM/Yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gerekli 269,85 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 179,90 TL harçtan mahsubu ile bakiye 89,95 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE, 5-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan 710,00 TL yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, 5235 sayılı Kanunun geçici 2'nci maddesine göre ,Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla;2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu'nun 164/2 nci madde hükmü uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile 10 gün içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı,davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup,usulen anlatıldı.02/11/2023 Başkan ... ☪e-imzalıdır.☪ Üye ... ☪e-imzalıdır.☪ Üye ... ☪e-imzalıdır.☪ Katip ... ☪e-imzalıdır.☪ "İŞ BU EVRAK 5070 SAYILI ELEKTRONİK İMZA KANUNUNUN 5. MADDE UYARINCA GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, 22. MADDE UYARINCA DA ISLAK İMZA İLE İMZALANMAYACAKTIR."