İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/162 E. 2023/179 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/162
Karar No
2023/179
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/162 KARAR NO : 2023/179 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/07/2020 KARAR TARİHİ : 22/02/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 22/03/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP:Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin davalı taraf ile yapmış olduğu sözleşme ve taahhütler gereğince icra takibi başlatmadan önce 19.09.2019 tarihinde davalı tarafa borç ihbarnamesi yolladığını, ihbarnameye cevap verilmediğini bu sebeple icra takibinin açılması zorunluluğu odluğunu, Aldığı hizmetin bedelini ödemeyen ve sonunda sözleşmesi feshedilen davalının söz konusu fatura borçları nedeniyle temerrüde düşmesini müteakip 163,65 TL değerindeki asıl alacak ve 26,38 TL değerindeki geçmiş gün faiziyle toplam 190,03 TL üzerinden Merkezi Takip SİSTEMİ ARACILIĞIYLA ... Esas sayılı dosyası aracılığıyla icra takibi başlatıldığını, Ancak davalı/borçlu aldığı hizmetler ve imzalamış olduğu taahhütnamelerin aksine haksız ve hukuki dayanaktan yoksun bir dilekçe ile takibe itiraz ettiğini, Süresi içinde yapılan itiraz sonucunda takip durmuştur. Takip konusu alacak likit bir alacaktır. Davalı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak yapılan itirazın iptalini, vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLER VE GEREKÇE: Çatalca ... Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararı ile dosya mahkememize tevzi edilmiştir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzeninden olup, bu husus dava şartıdır ve taraflarca ileri sürülüp sürülmediğine bakılmaksızın yargılamanın her aşamasında hakim tarafından re'sen gözetilir (HMK. md.114/1-c, 115/1) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5. maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3'ncü maddesinin (l) bendinde "Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi," ifade edeceği belirtilmiş, yine anılan kanunun 83'ncü maddesinin ikinci fıkrasında "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." denilmek suretiyle tüketici işlemi ile ilgili her türlü olayda Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un uygulanacağı, aynı kanunun 73'ncü maddesinin birinci fıkrasında ise "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir." denilerek tüketici işlemlerinde tüketici mahkemelerinin görevli olacağı hüküm altına alınmıştır. Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; davacı dava dilekçesinde de açıkça Çatalca Asliye Hukuk Mahkemesine Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılması talebini yazmış ise de mahkemece Bakırköy Tüketici Mahkemelerine gönderilmesine ilişkin görevsizlik kararı verilmesi gerekir iken dosyanın mahkememize görevsizlik kararı verilerek gönderildiği anlaşılmakla, mutlak/nispi ticari dava niteliğinde olmayan iş bu davada mahkememizin görevsizliğine, görevli Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİ'NE, dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle REDDİNE, 2-Görevsizlik kararı verilen dava yönünden tarafların kararın kesinleşmesinden itibaren HMK 20 gereğince 2 hafta içerisinde dosyanın görevli ve yetkili mahkeme olan BAKIRKÖY TÜKETİCİ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-Yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2-1.cümlesi uyarınca görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmesine, 4-Yargılama harç ve giderlerinin görevli mahkemece verilecek nihai kararı ile birlikte değerlendirilmesine, Dair taraf vekillerinin yokluğunda HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 22/02/2023 Katip ... ☪e-imzalıdır.☪ Hakim ... ☪e-imzalıdır.☪ "iş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."

Atıf: Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/162, K. 2023/179, T. 22.02.2023, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-162-e-2023-179-k-121895801d76