İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1105 E. 2024/165 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/1105
Karar No
2024/165
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/1105 Esas KARAR NO : 2024/165 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/11/2023 KARAR TARİHİ : 19/02/2024 K. YAZIM TARİHİ : 22/02/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; müvekkil şirketin, .... plakalı 2022 Model .... marka ... aracın maliki olduğunu, müvekkili şirketin arabayı ... bayisinden sıfır km olarak satın aldığını, hırsızlık olay gününe kadar da hiçbir hasar kaydı ve kazası bulunmadığını, iş bu aracın ... poliçe numarasıyla davalı .... Sigorta A.Ş.'de sigortalı olduğunu, 09.07.2023 tarihinde, müvekkili şirkete ait ... plakalı araç; davalı site yönetiminin Zeytinburnu ilçesi .... Mah. ... Cad. ....Sitesi otoparkında sabah erken saatlerde park halinde iken hırsızlanarak hasar oluştuğunu, yaşanan bu hırsızlık olayı sebebiyle müvekkili şirkete ait araçta oluşan hasar miktarı ... Ticaret A.Ş. tarafından 400.136,40 TL olarak tespit edildiğini, ... Ticaret A.Ş tarafından tespit edilmiş olan hasar tutarının sigorta şirketi tarafından karşılandığını, müvekkilinin yeni aldığı ve henüz 5-10 bin km arasında olan .... marka .... full donanımlı 2022 model aracında 400.136,40-TL hasar oluşması sebebi ile aracın hasarsız hali ile hasarlı hali arasında yüksek bir değer farkı çıktığını, davalı sigorta şirketinin araçta meydana gelmiş olan hasar bedelini karşılamakla birlikte araçta meydana gelmiş olan değer kaybını ve araç ikame bedelini karşılamadığını, müvekkili şirkete ait araç, yaşanan hırsızlık olayı sonucunda araçta oluşan hasar sebebiyle değer kaybetmiş ve müvekkil şirket aracın serviste kaldığı 09.07.2023-28.07.2023 tarihlerinde araçtan mahrum kalarak aracı kullanamadığını, davalı sigorta şirketine taraflarınca ihtarname gönderilerek araç değer kaybı ve ikame araç bedeli talep edildiğini fakat davalı sigorta şirketi usul ve yasaya aykırı olarak taleplerinin reddedildiğini, müvekkilinin sigorta poliçesinin "Genişletilmiş Kasko Poliçesi" olup, davalı sigorta şirketi tarafından hem hırsızlık olaylarına karşı hem de araç ikame bedeli güvence altına alındığını beyanla fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalması kaydı ile, alacaklarının bilirkişi marifeti ile tam ve kesin olarak belirlendikten sonra talep sonuçlarını arttırma hakları saklı tutarak bu aşamada şimdilik 50.000-TL araç değer kaybı ve 09.07.2023 tarihinden aracın onarılıp teslim edildiği 28.07.2023 tarihine kadar 10.000-TL ikame araç bedelinin hırsızlık olayının yaşandığı 09.07.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte her iki davalılardan müteselsilen tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı .... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu hasarın meydana geldiği ... plakalı araca ilişkin olarak, müvekkili şirket nezdinde 06.10.2022 - 06.10.2023 başlangıç ve bitiş tarihli .... no.lu genişletilmiş kasko poliçesi bulunduğunu, kasko poliçesi kapsamında değer kaybına ilişkin bir teminat bulunmadığına, değer kaybı talebinin kasko poliçe teminatı kapsamında olmadığını, davacı tarafça 50.000,00 tl üzerinden değer kaybı talebinde bulunulduğunu, ancak davacının kendi kasko poliçesinden değer kaybı talebinde bulunması hukuken mümkün olmadığını, somut olayda .... plakalı aracın içerisinde ön gövde kısmında hırsızlık sonucu zarar meydana geldiğini, aracın ekran bilgi sistemi, radyo bölümü vb. parçalar çalınmış yahut zarar gördüğünü, davacı tarafın aracına hırsızlar tarafından zarar verildiği malum olduğundan zarara sebebiyet veren başka bir araç bulunma- dığını, bu nedenle trafik sigortasının devreye girmesi mümkün olmadığını, değer kaybı talebinin hukuken talep edilebileceği yasal muhatap sadece hırsızlık fiilini gerçekleştiren kişi ya da kişiler olabileceğini, müvekkili şirketin hukuki bir sorumluluğu bulunmadığını, davacı taraf hırsızlık sonucu oluşan zarar neticesinde ikame araç hizmeti için başvuru yapmadığını, bu hususta ispat külfetinin davacı tarafta olduğunu, poliçede yer aldığı üzere ikame araç hizmeti 7 gün ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin eksper raporu gereği araçtaki hasara ilişkin olarak ödeme yaparak yükümlülüğünü yerine getirdiğini, davacı tarafın müvekkili şirkete başvurması üzerine .... no’lu hasar dosyası açılmıştır. açılan hasar dosyası kapsamında, maddi hasara yönelik eksper raporu temin edildiğini, bu rapor ve ibraname uyarınca, onarımı yapan yetkili servise, davadan önce 02.08.2023 tarihinde 353.453,41 TL ve 20.08.2023 tarihinde 46.682,58 TL olmak üzere toplam 400.135,99 TL ödeme yapıldığını beyanla değer kaybı talebi kasko poliçe teminatı dışında olduğundan müvekkili şirket yönünden doğrudan reddini, davacı tarafça ikame araç hizmetine hasar aşamasında başvuru yapılmadığı için bu yöndeki talebin doğrudan reddini, davacı tarafça müvekkili şirket kayıtsız şartsız ibra edildiği için yargıtay'ın yerleşik içtihatı gereği davanın reddini, halükarda fahiş olan talebin reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .... Sitesi vekili cevap dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; Davanın görevli mahkemede açılmadığını, görevli mahkemelerin Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğunu, site yönetiminin tüzel kişiliği ve taraf sıfatı olmadığını, zarara sebebiyet veren olay suç oluşturan bir haksız fiil sorumluluğu olduğunu, site yönetiminin ihmal ya da kusurundan kaynaklanan sorumluluğu yoluna gidilemeyeceğini, değer kaybı ve ikame zararından müvekkilinin sorumlu olmadığını, davacı aracı kaynınına ayrılan ve güvenliği sağlanan otoparka park etmediği için aracın soyulmasında sitenin güvenlik zaafiyetinin yol açtığı iddiasının doğru olmadığını, tazminat yükümlülüğünü kabul etmemekle birlikte; davacı kaynına güvenli bir park yeri tahsis edilmişken başka yere park ettiği için kusurlu olduğunu, tazminat talebinde bulunamayacağını beyanla davacının iddiaları gerçek olmadığı ve olayda tek kusurlunun davacı olması sebebiyle davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut olayda; davalı site yönetiminin tacir olmadığı, tüketici olduğu, diğer davalı sigorta şirketine karşı açılan davanın ise kasko sözleşmesine dayanması nedeniyle Tüketici Mahkemesinde görülmesinin gerektiğini, 6502 sayılı TKHK'nun 73.md gereğince tüketici işleminden kaynaklanan uyuşmazlığın çözümünde Tüketici Mahkemeleri'nin görevli olduğu, kamu düzeninden sayılan görevle ilgili düzenlemelerin taraflarca ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle, HMK 114/1-c ve 115/2 md gereğince davanın usulden reddine karar verilip aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle, HMK 114/1-c ve 115/2 md gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE, Bakırköy Tüketici Mahkemesi'nin görevli olduğuna, 2- Taraflardan birinin,6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince , -Bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden , -Görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, -Kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri gerektiği, aksi taktirde mahkememizce dosyanın re'sen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, 3-HMK'nun 20 md gereğince, kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Bakırköy Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin ihtarına, 5- Yargılama gideri, vekalet ücreti ve harçların nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine dair, 5235 sayılı Kanunun geçici 2'nci maddesine göre ,Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekili ve davalı site yönetimi vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda karar verildi. 19/02/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1105, K. 2024/165, T. 19.02.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-1105-e-2024-165-k-5efb9f92ada4