İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1082 E. 2024/221 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1082
- Karar No
- 2024/221
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/1082 KARAR NO : 2024/221 DAVA : Öz Sermaye Tespiti DAVA TARİHİ : 17/11/2023 KARAR TARİHİ : 01/03/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/04/2024 Mahkememizde görülmekte olan Öz Sermaye Tespiti davasının dosya üzerinde yapılan incelemesi sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekilinin Bakırköy nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine vermiş olduğu 17/11/2023 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde ; ........ Döküm Anonim Şirketi, ....... Mühendislik Turizm ve İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi ve ...... Yapı Gayrimenkul Yatırım Anonim Şirketi'nin birlikte ........ Döküm ...... Yapı Adi Ortaklığı'nın ortakları olduğunu, Müvekkillerinin işbu adi ortaklık üzerindeki ortaklık oranları aşağıdaki gibi olduğunu; -...... Mühendislik Turizm ve İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi %66, -..... Gayrimenkul Yatırım Anonim Şirketi %33, -........ Döküm Anonim Şirketi %1, Müvekkillerinin işbu Adi Ortaklığı, bir bütün olarak, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü nezdinde ....... sicil numarası ile kayıtlı bulunan ...... Mahallesi ...... Caddesi ...... Sitesi No: 4K Başakşehir İstanbul adresinde mukim ....... Danışmanlığı Anonim Şirketi'ne ayni sermaye olarak koymak istediklerini, Hal böyle olunca, işbu davaya konu değer tespiti işlemi için sayın mahkemenizin görevli ve yetkili olduğunu, İşbu Adi Ortaklığın değeri ve Müvekkiller'in paylarına düşen miktarlar belirlenmek suretiyle ...... Danışmanlığı Anonim Şirketi'ne ayni sermaye olarak konulacak toplam değer ile Müvekkillerinin işbu değer üzerinde ne kadar bir paya sahip olacaklarının ortaya çıkacağını, Türk Borçlar Kanunu'nun başta 632. maddesi ve diğer ilgili maddeleri uyarınca Adi Ortaklığın paylarının devredilebiliyor olması ve nakden değerlendirilebilen bir değer olması sebebiyle bir bütün olarak bir sermaye şirketine ayni sermaye olarak konabileceğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 342. maddesi; MADDE 342- (1) Üzerlerinde sınırlı ayni bir hak, haciz ve tedbir bulunmayan, nakden değerlendirilebilen ve devrolunabilen, fikri mülkiyet hakları ile sanal ortamlar da dâhil, malvarlığı unsurları ayni sermaye olarak konulabilir. Hizmet edimleri, kişisel emek, ticari itibar ve vadesi gelmemiş alacaklar sermaye olamaz. 128 inci madde hükmü saklıdır. Hükmünü amir olduğunu, İşbu hüküm uyarınca Müvekkillerinin sahibi bulunduğu Adi Ortaklığın bir sermaye şirketine ayni sermaye olarak konulmasında herhangi bir engel bulunmadığını, Türk Ticaret Kanunu'nun 343. Maddesinde; MADDE 343- (1) Konulan ayni sermaye ile kuruluş sırasında devralınacak işletmelere ve ayınlara, şirket merkezinin bulunacağı yerdeki asliye ticaret mahkemesince atanan bilirkişilerce değer biçilir. Değerleme raporunda, uygulanan değerleme yönteminin somut olayın özellikleri bakımından herkes için en adil ve uygun seçim olduğu; sermaye olarak konulan alacakların” gerçekliğinin, geçerliğinin ve 342 nci maddeye uygunluğunun belirlendiği, tahsil edilebilirlikleri ile tam değerleri; ayni olarak konulan her varlık karşılığında tahsis edilmesi gereken pay miktarı ile Türk Lirası karşılığı, tatmin edici N0) ve menfaat sahipleri itiraz edebilir. Mahkemenin onayladığı bilirkişi kararı kesindir. (1) gerekçelerle ve hesap verme ilkesinin icaplarına göre açıklanır. Bu rapora kurucular Denildiğinden, bu husus ilgili sermaye şirketine ayni sermaye olarak konulmak istenen Adi Ortaklığın değerinin mahkeme vasıtası ile tespitini gerekli kıldığını, neticede; Müvekkillerine ait bulunan Adi Ortaklığın Sayın Mahkemenizce belirlenecek bilirkişi marifetiyle değer tespitinin yaptırılması suretiyle Adi Ortaklığın toplam değerinin tespitini ve Müvekkilleri adına ayrı ayrı olacak şekilde Müvekkillerinin işbu değer üzerinde ne kadar bir paya sahip olduklarının tespitini talep ve dava etmiştir. DELİLLER ve GEREKÇE: Dava, davacı şirketlerin öz sermayesinin tespiti istemine ilişkindir. Bilirkişiler Prof. Dr. ...... ve ..... tarafından sunulan 02/01/2024 havale tarihli bilirkişi raporunda ; Davacıların adi ortaklıktaki paylarının anonim şirkete sermaye - olarak getirilebilmesi için söz konusu payların gerçek değerinin tespiti gerektiği, kaydi değerler üzerinden yapılan değerlendirmenin sermayenin gerçek tutarının belirlenmesi bakımından yeterli olmadığı, her bir ortağın paylarına isabet eden menkul ve gayrimenkullerin rayiç değerinin tespit edilmesi ve diğer şartlar sağlanmadan kaydi değerlere istinaden bu payların dava dışı şirkete ayni sermaye olarak getirilemeyeceği yönünde görüş ve beyan bildirmişlerdir. Anonim şirketlere gerçek ve tüzel kişiler ortak olabilir. Hukuk düzenimiz gerçek veya tüzel kişi olmayan adi ortaklık gibi hukuki birliklerin anonim şirkete ortak olmasına izin vermemektedir. Bununla birlikte adi şirket ortaklarının buradaki ortaklık paylarını anonim şirkete sermaye olarak koymalarının önünde bir yasal engel yoktur. Bunun için ortakların malvarlığı üzerinde elbirliği mülkiyetinden müşterek mülkiyete geçmiş olmaları gerekir. Somut olayda pay sahiplerinin ortaklıktaki paylarının belirli olduğu ve müşterek mülkiyete geçildiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere TTK md. 342'ye göre üzerlerinde sınırlı ayni bir hak, haciz ve tedbir bulunmayan, nakden değerlendirilebilen ve devrolunabilen, fikri mülkiyet hakları ile sanal ortamlar ayni sermaye olarak konulabilir. Bu açıklamalar doğrultusunda davacıların talebine konu adi ortaklık paylarının sermaye olarak getirilebilmesi için bu malvarlığının gerçek değerinin tespiti gerekmektedir. Zira anonim şirketin sermayesinin belirli ve gerçek olması bir zorunluluktur. Anılan paylar ayni sermaye olarak getirilebilmeye ilişkin yukarıdaki özelliklerini taşımakla birlikte bilirkişi tarafından TTK md. 343'e istinaden gerçek değerinin tespit edilerek şirkete sermaye olarak konulabilir. Zira anonim şirketin malvarlığını oluşturan sermaye değerinin doğru belirlenmesi,hem ortakların pay değerlerinin belirlenmesinde hem de alacaklıların alacaklarının güvence altına alınmasında önemli bir rol oynamaktadır. Bu noktada Değerleme raporunda, uygulanan değerleme yönteminin somut olayın özellikleri bakımından herkes için en adil ve uygun seçim olduğu, sermaye olarak konulan alacakların gerçekliğinin, geçerliğinin ve TTK'nın 342. maddesine uygunluğunun belirlendiği, tahsil edilebilirlikleri ile tam değerleri, ayni olarak konulan her varlık karşılığında tahsis edilmesi gereken pay miktarı ile Türk Lirası karşılığı, tatmin edici gerekçelerle ve hesap verme ilkesine uygun biçimde açıklanır. Bu çapta bir çalışma yapılmadan bir başka ifade ile davacılara ait şirket payları bakımından bu paylara konu menkul ve gayrimenkuller gerçek değeri üzerinden değerlendirmeye tabi tutulmadan kaydi değerler üzerinden anonim sirkete sermave olarak getirilemeyeceğinden davanı reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Talep edenlerin talebinin REDDİNE, 2-Alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcın peşin alınan 269,85 TL harçtan mahsubu ile bakiye 157,75 harcın davacılardan alınarak hazineye İRAD KAYDINA, 3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.990,00-TL yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda TTK'nun 343.maddesi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 01/03/2024 Başkan ...... ☪e-imzalıdır.☪ Üye ...... ☪e-imzalıdır.☪ Üye ..... ☪e-imzalıdır.☪ Katip ..... ☪e-imzalıdır.☪ "İŞ BU EVRAK 5070 SAYILI ELEKTRONİK İMZA KANUNUNUN 5. MADDE UYARINCA GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, 22. MADDE UYARINCA DA ISLAK İMZA İLE İMZALANMAYACAKTIR."