İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/19 E. 2023/898 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/19
Karar No
2023/898
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/19 KARAR NO : 2023/898 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/01/2022 KARAR TARİHİ : 11/10/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 10/11/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile Müvekkilinin kendi bünyelerinde yer alan .... isimli oteli işletmekte olup turizm alanında faaliyet gösterdiğini, davalının ise ...com adlı oluşumu işleten bir seyahat acentesi olduğunu, tarafların karşılıklı olarak ticaret yaptığını, davalıya dava dilekçesinde yazılı faturaların kesildiğini, davalı tarafından faturalara itiraz edilmediğini, davalının mail ile ödemelerin yıl sonunda yapılacağı bildirdiğini, gerek söz konusu faturalar gerekse cari hesap ekstresi ile davalının borçlu olduğunu ikrar ettiğini, alacağın tahsili için Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün .. Esas sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığını, davalının takibe haksız itiraz ettiğini, davanın kabulü ile davalının itirazının iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile Davacının, dava dilekçesinde yer vermiş olduğu faturaların toplamı 28.391,00 TL iken dava değerinin 35.116,66 TL olarak gösterilmesinin hatalı olduğunu, müvekkiline tebliğ edilen evraklarda, iddia edilen alacak ile ilgili icra takibinden önce müvekkilini temerrüte düşüren herhangi bir belge bulunmadığını, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, dava konusu faturalardan hiçbirinin müvekkiline tebliğ edilmediğini, ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, fatura konusu hizmetin verildiğinin davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır. Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı dosyası, Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğü, Kemer Vergi Dairesi Müdürlüğü, Esenler Vergi Dairesi Müdürlüğü, Marmara Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmıştır. 10/10/2022 tarihli ... tarafından hazırlanan ... Talimat sayılı raporda Davacı tarafın inceleme konusu olan 2021 yılı ticari defterlerinin, TTK’nın 64. maddesi gereğince zamanında açılış/kapanış tasdiklerinin yapıldığı ve sahibinin lehine delil olduğu, Dava konusu faturaların, davacı tarafın ticari defter kayıtlarında olduğu ve cari hesap şeklinde kaydedildiği, ilgili faturaların BS formlarında da bildiriminin yapıldığı, Taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin olmadığı fakat davalıya ait internet sitesi aracılığı ile otel tarafından müşteri kabul edildiği, düzenlenen faturaların tahsilatının yapılamaması nedeniyle firma personelleri arasındaki mail yazışmalarının yapıldığı, cari ekstrenin gönderildiği ve ödemenin yıl sonu yapılacağının belirtildiği, bu sebeple yazılı bir sözleşme olmasa dahi ticari bir ilişkinin bulunduğu, Davacı tarafından düzenlenen faturaların, davalı tarafa tebliğ edildiğine dair tevsik edici bir belgenin sunulmadığı fakat mail yoluyla gönderilen ve dava dosyasında delil olarak sunulan cari hesap ekstresinin davalı tarafından kabul edilerek ödemenin yıl sonu yapılacağının belirtildiği, Davacıya ait faturalara, davalı tarafında yasal süresi içinde itiraz edilmediği, Davacının 15 adet toplam 28.391,00 TL tutarında fatura alacağına istinaden, fatura tarihi ile takip talep tarihi arasına yasal faiz işletilerek 28.919,14 TL üzerinde icra takibi başlattığı ve davalı tarafından borcunun olmadığı iddiasıyla itiraz edilerek durdurulduğu, Davacının, davalıyı temerrüte düşürecek tevsik edici bir belge sunmadığı, bu sebeple takibe kadar olan süre için faiz işletilemeyeceği ve bu nedenle 14.10.2021 tarihli ödeme emrinin toplam fatura alacağı olan 28.391,00 TL üzerinden düzenlenmesi gerektiği, Temerrüt faiz oranının taraflar arasında belirlenmemiş olması nedeniyle %9 yasal faiz oranının işletilmesi gerektiği, Sonuç olarak, davacı firmanın yasal defter ve kayıtları baz alındığında, 14.10.2021 takip tarihinden 07.01.2022 dava açılış tarihine kadar 28.391,00 TL asıl alacağa 595,04 TL faiz işleyeceği ve toplam dava değerinin 28.986,04 TL olacağı tespit edilmiştir. Bilirkişi ... tarafından dosyaya sunulan 14/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda taraflar arasında davacıya ait otel odalarının davalı tarafından nihai müşterilere satılması şeklinde ticari ilişki kurulduğu, Davacı ticari defterlerinde icra takip tarihinde 15 adet faturadan kaynaklı olarak, davacının davalıdan 28.391,00 TL alacaklı olduğu, Davalı incelemelere ticari defter ibraz etmemekle birlikte, davalıya ait 2021 yılı Ba formlarında, davalının davacıdan alım olarak 12 adet fatura ile 22.713,00 TL bildirim yaptığı, bir diğer ifade ile davalının davacı dan 12 adet 22.940,00 TL (KDV dahil olarak) fatura aldığını bildirim yaptığı, Davacı ticari defterleri ile davalı Ba formları arasında 3 adet fatura ile 5.451,00 TL ihtilaf olduğu, davalı ticari defter ibraz etmediğinden gerçekten davacının 3 adet faturasını kayıtlarına alıp almadığı veya kayıtlarına aldı ise sehven mi Ba formunda bildirim yapılmadığının tespit edilemediği, Hal böyle olmakla birlikte davacının 25.07.2021 tarih ... nolu 2.250,00 TL bedelli faturasının mükerrer düzenlenmiş olduğu, yine 27.07.2021 tarih ... nolu 1.530,00 TL ’lik faturanın içeriğine ilişkin müşteri folyolarının dosya içerisinde olmadığı, Neticede davacının davalıdan alacaklı olduğu bedel 28.391,00 TL 2. 250,00 TL mükerrer düzenlenen fatura = 26.141,00 TL davacının takip tarihinde davalıdan alacaklı olduğu, Mahkemece 27.07.2021 tarih 1.530,00 TL lik faturaya ilişkin herhangi bir dayanak sunulmadığından davacı alacağı olarak kabul edilmemesi halinde hesaplanan 26.141,00 TL den düşülmesi gerekeceği, Davacı takip talebinde, takip öncesi işlemiş faiz talep etmekle birlikte, icra takibinden önce davacının davalıyı usulüne uygun bir şekilde temerrüde düşür düğüne ilişkin bir delil vasıtası ibraz edilmediği, takip sonrası talep edilen %9 faiz oranın yasal faiz olduğu ve uygun olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. Dava İtirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır. Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67.maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir. Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının takip ve dava tarihi itibariyle takip konusu fatura alacağı nedeni ile davalıdan alacaklı olup olmadığı,(alacağın var olup olmadığı), tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin , uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplanmakta olup tespit edilen uyuşmazlık konusu çerçevesinde ispat yükü davacı üzerindedir. Bu kapsamda taraflar arasındaki davacıya ait otel odalarının davalı tarafından nihai müşterilere satılması şeklinde tiari ilişkinin kurulduğu, davacının 15 adet faturaya istinaden alacak talebinde bulunduğu anlaşılmakla bu kapsamda tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş olup 10.10.2022 tarihli talimat raporu ile 14.06.2023 tarihli rapor bir arada incelendiğinde mükerrer düzenlenen faturanın cari hesaptan indirilmesi ile 26.141,00-TL alacaklı olduğunun tespiti, davalının verilen kesin süreye rağmen defter ve kayıtlarını sunmadığı, davalının süresinde defterlerini ibraz etmeyerek HMK’nun 220/3 ve 222/3. Maddeleri gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerdeki) kayıtların davacı kayıtlarına uygun olduğunun kabulü karşısında davacının davasını ispat ettiği anlaşılmakla bu miktar üzerinden davanın kabulü ile alacağın likit olması nedeni ile davalının %20 icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜNE, 1-Davalının Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı takip dosyasında davalının yapmış olduğu itirazın 26.141,00-TL alacak bakımından İPTALİNE, takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2.maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA, 2-Alacağın likit olması nedeni ile alacağın %20 si oranında (5.228,20-TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ve tahsili gereken 1.785,69- TL karar ve ilam harcın peşin alınan 455,11 TL nispi harçtan mahsubu ile bakiye 1.330,58-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 80,70- TL başvuru harcı, 455,11 TL peşin nispi harç, 11,50 TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 547,31-TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, 5-Davacı tarafından yatırılan tebligat müzekkere gideri, bilirkişi ücretleri toplamı 2.349,10-TL'nin kabul ve red oranı göz önüne alındığında 1.738,33-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye 610,77-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, 6- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanunu gereği hükmedilen vekalet ücreti kabul edilen miktarı geçemeyeceğinden 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7- Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre reddedilen miktar üzerinden hesap edilen 8.975,66 TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, 8-6235 sayılı Hukuk uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13 maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri olarak) kabul-red oranına göre 976,80-TL'nin davalıdan, 343,20-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 9-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya iadesine, 10-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/10/2023 Katip ... ¸ Hakim ... ¸ "iş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."

Atıf: Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/19, K. 2023/898, T. 11.10.2023, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-19-e-2023-898-k-85a9753fa61b