İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/151 E. 2023/1073 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/151
- Karar No
- 2023/1073
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/151 KARAR NO : 2023/1073 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/02/2022 KARAR TARİHİ : 29/11/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 26/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında sebze - meyve alım satımına dayalı bir ticari iş ilişkisi olduğu; Müvekkili şirketin, taraflar arasındaki alım satım ilişkisinin bütün yükümlülüklerini eksiksiz bir şekilde yerine getirdiği; ancak ekte yer alan cari hesap dökümündeki muaccel borç miktarı olan 36.765,56 TL tahsil edilemeyince taraflarınca müvekkili şirket adına, Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla davalı/borçlu şirket aleyhine cari hesap alacağına dayalı ilamsız icra takibi başlatıldığı; Ancak davalının, takip konusu alacak ve ferilerine 10.01.2022 tarihinde itiraz ettiği ve ilgili icra takibi itiraz nedeniyle durduğunu, davalı tarafından yapılan işbu itirazın kötü niyetli, hukuki mesnetten yoksun ve müvekkilinin alacağına kavuşmasını engelleme amacı içerdiği için söz konusu itirazın iptali ile takibin devamının gerektiği; ayrıca, müvekkil şirketin, bu haksız ve dayanaksız itiraz neticesinde zarara uğramış olup, mağduriyetinin giderilmesi amacı ile davalı/ borçlu şirket tarafından müvekkili şirkete, takip bedelinin %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile Müvekkilinin, davacı şirketle 2018 yılından beri çalışmakta olduğu; bu süreç içerisinde başta iyi giden ticari ilişkide 2021 yılı Ağustos Eylül Ekim Kasım aylarına ait ekte bulunan hesap bilançoları incelendiğinde davacı firmadan alınan ürünlerin satım fiyatlarında fahiş farklar tespit edildiği; Bu hususta ilk olarak sözlü olarak davacı şirket ile görüşüldüğü ancak bir sonuç alınamadığı; bunun üzerine davacı şirkete bu hususta mail atıldığı ancak olumlu bir cevap alınamadığı; Ayrıca ürün niteliklere bakıldığında bunların da aslında taraflarına fatura edilen ürünlerle aynı kalitede olmadığının da görüleceği, bu durumun aslında zaten ayıplı ifayı da oluşturduğunu, müvekkili firmada gerek şube artışı olmaması gerekse günlük cirolarının aynı oranda gitmesi ile sebebi ile davacı firmadan ürün alımı oranında bir artış olmamasına karşılık bedellerin özellikle yaz aylarında bedeli daha da düşük olması gerekirken sebzelerin fahiş fiyatlara fatura edildiğinin çok açık olduğunu, davacının cari hesap öncesinde taraflarına herhangi bir ihtarname çekmemesi sebebi ile temerrüdün kabul edilmediği, bu hususta talep etmiş olduğu faiz oranına da itiraz edildiğini, açılan davanın reddine, davacı aleyhine takip konusu alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır. Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... Esas Sayılı dosyası, Atışalanı Vergi Dairesi Müdürlüğü, Davutpaşa Vergi Dairesi Müdürlüğü, Avrupa Yakası Hal Şube Müdürlüğü müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmıştır. Dosyada mevcut 18/12/2022 tarihli Bilirkişi .... tarafından sunulan raporda Dava konusu uyuşmazlık kapsamında gerek davacı şirket ve gerekse davalı şirket tarafından incelemeye ibraz olunan 2021-2022 yılı ticari defterlerinin TTK ve HMK 222/2 hükümlerine uygun tutuldukları anlaşılmakla anılan ticari defterlerin taraflar lehine delil kabiliyetlerinin Sayın Mahkemeniz takdirinde bulunduğu; Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen satış faturaları ve yapılan tahsilatların zamanında ve usulüne uygun davalı hesabına kaydedilmesi ardından davacı şirket tarafından incelemeye ibraz olunan ticari defter ve belgeler kapsamında 28.12.2021 icra takip ve 11.02.2022 dava tarihi itibarıyla davalı borç tutarının huzurdaki davaya konu edilen 36.765,56 TL olduğu; Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen alış faturaları ve yapılan ödemelerin zamanında ve usulüne uygun davacı hesabına kaydedilmesi ardından davalı şirket tarafından incelemeye ibraz olunan ticari defter ve belgeler kapsamında 28.12.2021 icra takip ve 11.02.2022 dava tarihi itibarıyla davacı alacak tutarının 37.109,00 TL olduğu; Tarafların bağlı bulunduğu vergi dairelerinden celbi sağlanan 2021 yılı BA-BS Formlarının tetkikinde tarafların 665 adet fatura karşılığı alım satım yaptıklarının beyan edildiği; fatura adedi bakımından ihtilaf bulunmadığı; tutar bakımından ise 67,00 TL lik fark olmakla, bu tutarın nazara alınmadığı; nitekim yukarıda arz edildiği üzere davalı ticari defterlerine göre davacı alacak tutarının, davacı ticari defterlerinde yer alan davalı borç tutarından 343,54 TL fazla tutarda yer alması sebebiyle davacının davasının kabulü halinde davalı defterlerinde yer alan 37.109,00 TL alacak tutarını değil kendi kayıtlarında yer alan 36.765,56 TL davalı borç tutarını talep edebileceği göz önüne alındığında aradaki müspet farkın davalı lehine değerlendirilmesi gerektiği; Sonuç itibarıyla, davacı tarafından davalı adına 2021 yılı içerisinde düzenlenen faturaların davalı tarafından BA Formu ile beyan edildiği, bu bağlamda huzurdaki davaya konu cari hesap ekstresinde yer alan faturalar ve içeriği ürünlerin davalı yana teslim ve tebliğ edildiği; Nitekim davaya cevap dilekçesinde davalı tarafından faturalar ve içeriği mal hizmetin teslim edilmediğine ilişkin bir iddiası bulunmayıp, 2021 yılı Ağustos Eylül Ekim Kasım aylarında davacı firmadan alınan ürünlerin satım fiyatında fahiş farklar tespit edildiği; yanı sıra ürün niteliklerine bakıldığında bunların da aslında taraflarına fatura edilen ürünlerle aynı kalitede olmadığının da görüleceği yönünde tespit talebinin bulunduğu; Öncelikle, taraflar arası alım satıma konu ürünlerin yaş meyve sebze olduğu düşünüldüğünde söz konusu ürünlerin davalı yanca ürün tesliminde kontrol edilmesi ve fatura içeriği ile kendilerine teslim edilen ürün niteliklerinde farklılık olduğunun tespiti halinde söz konusu ürünlerin teslim alınmaması gerektiği; dolayısıyla işbu talepleri bakımından üzerinden zaman geçtikten sonra fatura edilen ürünlerle gelen ürünlerinin aynı kalitede olup olmadığının tespitinin yapılmasının mümkün bulunmadığı; Davalı tarafın bir diğer talebi olan “çalışılan tüm cari hesap dönemi boyunca bilirkişilerce hal giriş çıkış fiyatlarının incelenmesini ve şirketlerine kesilen fatura bedellerinin karşılaştırılması“ hususunda sektör bilgim ve uzmanlığım bulunmadığından ve yanı sıra sadece 2021 yılı içerisinde dahi taraflar arasında BA-BS Formları ile sabit 665 adet fatura giriş-çıkışının olduğu düşünüldüğünde 2018 yılından 2021 yıl sonuna kadar binlerce faturanın tetkiki ile maliyet ve kar marjı tespitinin yapılmasının da mümkün bulunmadığı; Neticeten davacının davasının kabulü halinde takip ve dava konusu edilen 36.765,56 TL tutarı davalıdan talep edebileceği; ihtarla temerrüde düşürülmeyen asıl alacak tutarına takip tarihine kadar faiz işletilemeyeceğinin tespit edildiği anlaşılmıştır. Dosyada mevcut 02/10/2023 tarihli ek raporda Davalı tarafından dava dosyasına sunulan ve örnekleme yöntemiyle tedarik edilen 01.06.2020 ile 01.12.2021 tarihleri arasını kapsayan 363 adet faturada yer alan ürünler için 714 adet künye numarası olduğu, künye numaraları Hal Kayıt Sisteminden kontrol edildiğinde 53 adet künye numarasının hatalı olarak kaydedildiği, Künye numarası doğru olduğu tespit edilen ürünlerin faturalarda belirtilen satış fiyatı ile Hal Kayıt Sisteminde davalı firmanın alış fiyatının (davacının satış fiyatı) birbirleriyle uyumlu oldukları, Davalı firmanın ürünleri alış fiyatlarının https://... adresinde yer alan Avrupa Yakası Hal Müdürlüğü internet sitesinde belirtilen En Düşük Fiyat (TL) ve En Yüksek Fiyat (TL) değerleri arasında yer aldığı, Davalının davacıdan Kasım 2021 tarihinde temin ettiği göbek ve limonun satış fiyatları ile Aralık 2021’de dava dışı başka tedarikçiden temin ettiği domates, göbek ve limonun satış fiyatlarının farklı olduğu, davalının aynı ürünleri davacıdan daha yüksek fiyatla satın aldığı, Yukarıda yer alan 4. Madde doğrultusunda, aynı tarihlerde başka tedarikçiden tedarik edilen aynı cins ürünlerin fiyatları ile davacı tarafından davalı tarafa tedarik edilen fiyatların birbirlerinden farklı olduğu, davalının aynı ürünleri daha yüksek fiyatla satın aldığı bağlamında basit ortalama hesaplama yöntemi ile dava dışı firma alış fiyatları arasında %57 fiyat farkı bulunduğu; Kök raporda yapılan tespitler doğrultusunda; Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalar ve faturalar karşılığı yapılan tahsilat/tediyelerin her iki şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğu; gerek davacı ve gerekse davalı tarafından incelemeye ibraz olunan ticari defter kayıtlarına göre 28.12.2021 icra takip ve 11.02.2022 dava tarihi itibarıyla davacı alacak/davalı borç tutarının 37.109,00 TL olduğu; bu hususta ihtilaf bulunmadığı göz önüne alındığında davacının davasının kabulü halinde icra takibine konu 36.765,56 TL tutarı talep edebileceği; Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise davalı şirketin beyan ve itirazları çerçevesinde heyetimiz teknik üyesi tarafından yapılan çalışmalar ile birlikte muhasebesel hesaplamalar neticesinde davalının davacıdan satın aldığı ürünleri %57 fiyat farkı ödemek suretiyle aldığının kabulü halinde ise takip ve dava konusu edilen 36.765,56 TL bedelden %57 oranına isabet eden 20.956,37 TL tutarın mahsubu neticesi 15.809,19 TL tutarı talep edebileceğinin tespit edildiği anlaşılmıştır. Dava İtirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır. Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67.maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir. Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlık mahkememizce davacının takip ve dava tarihi itibariyle cari hesap alcağına konu alcaklı olup olmadığı, davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı,(alacağın var olup olmadığı), tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin , uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı, hususunda toplandığı tespit edilmiş olup bu kapsamda tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş olup düzenlenen rapor ve ek rapor ile tarafların itirazları birlikte değerlendirildiğinde, her ne kadar gıda mühendisi bilirkişisinin ürünlerin daha yüksek fiyat ile satıldığını dava dışı firma alışları ile %57 fiyat farkı olduğu tespit edilmiş ise de davalı bu farkı ihtirazı kayıt ileri sürmeksizin defterlerine kaydetmiş süresinde de faturaya itiraz etmemiştir. Aynı zamanda BA kayıtlarına da işlemiş olup tüm bunlar faturanın kabul edildiği anlamına gelememekte olup düzenlenen rapor ile de alacak miktarını ispat etmiş olduğu anlaşılmakla açılan davanın kabulüne, davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı takip dosyasında davalının yapmış olduğu itirazın iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı kanunun 2/2.maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, alacağın likit olması nedeni ile alacağın %20 si oranında (7.353,1TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; AÇILAN DAVANIN KABULÜNE, 1-Davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı takip dosyasında davalının yapmış olduğu itirazın İPTALİNE, takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2.maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA, 2-Alacağın likit olması nedeni ile alacağın %20 si oranında (7.353,1TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-Alınması gerekli 2.511,45 TL harçtan peşin alınan 444,04 TL peşin harcın mahsubu ile 2.067,41 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 80,70- TL başvuru harcı, 444,04 TL peşin nispi harç, 11,50-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 536,24- TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan tebligat müzekkere gideri, Bilirkişi ücreti toplamı 1.803 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun ... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 8-Taraflarca yatırılıp harcanmayan masrafın karar kesinleştiğinde iadesine, 9-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 29/11/2023 Katip ... ¸ Hakim ... ¸ "iş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."