İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/383 E. 2024/180 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/383
Karar No
2024/180
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/383 Esas KARAR NO : 2024/180 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/04/2021 KARAR TARİHİ : 20/02/2024 K.YAZIM TARİHİ :26/02/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalıların, Bakırköy ... İcra Dairesi'nin .... E. sayılı dosyası ile aleyhlerine yürütülen ilamsız icra takibinde borca itiraz ederek takibin durdurulmasını istediklerini, borçluların itirazlarının haksız ve kötü niyetli olduğu, itirazın iptalinin gerektiğini, Müvekkil ile davalılar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, cari hesap çalışıldığı, davalı firmalar ve davalı ...in adi ortaklık olarak çalışarak müvekkil ile iş yaptıklarını, Müvekkilin davalılara son olarak 01.03.2017 tarihli .... sıra numaralı 90.312.01 TL bedelli irsaliyeli fatura ile iş yaptığını, davalılar tarafından müvekkil şirkete işbu faturaya ilişkin olarak 29.312.01 TL ödeme yapıldığı, borcun geri kalanını bu zamana kadar ödemediklerini, isbu sebeple kalan 61.000 TL için Bakırköy .... İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, Davalıların takibe 08/12/2019 tarihinde haksız yere itiraz ettiklerini, borçlu olmadıklarını iddia ettiklerine rağmen, borcun sadece 29,312.01 TL'lik kısmını ödediklerini, borcun geri kalanın ödendiğine dair herhangi bir dekont. makbuz vb, yazılı belge ibraz etmedikleri, davalıların, dilekçe ekinde sunulan faturalardan dolayı borçlu bulundukları, Ayrıca borçlu olduklarını bilmelerine rağmen kötü niyetli oldukları, bu sebeple borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği, Ticari defterler incelendiğinde davalıların müvekkil şirkete borçlu olduğunun görüleceğini, Alacağın ticari nitelikte olduğundan dolayı anlaşmazlıkla alakalı olarak ticari arabuluculuk kurumuna başvurulduğu, 23/07/2020 tarihinde ... sayılı arabuluculuk dosyası ile anlaşmama tutanağının imzalandığı, bu nedenlerle borçlunun borca ve icra takibine yaptığı itirazının iptaline, Takibin Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... E. dosyası üzerinden devamına, Borçlunun takip konusu borcu işlemiş ticari faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine ve Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini dava ve talep etmişlerdir. CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle: davacının gerek sözleşmeye aykırı davranışları vegerekse de kusuru ile müvekkillerin ortağı olduğu adi ortaklığı büyük zararlara uğrattığı halde bir de alacağı olduğu iddiası ie haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını, haksız itiraz ile durdurulmasına rağmen bu kez de kötü niyetli olarak huzurdaki davayı açtığını, davacının takipte haksız ve kötü niyetli olduğunun açık olduğunu, yine talep edilen alacağın likit olup haksız takip tazminatı şartlarının tamam olduğunu, Bu nedenle de müvekkiller aleyhinde haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi yapan davacının, takip tutarının % 20 sinden az olmamak üzere haksız takip tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Dosyamız arasına celp edilen Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Davacı alacaklının 61.000,00 TL asıl alacak, 23.756,96 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 84.756,96 TL üzerinden borçlu aleyhine fatura dayanak gösterilmek suretiyle ilamsız icra takibi başlattığı, ödeme emrinin borçluya 07/12/2019 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından süresi içerisinde 03/12/2019 tarihinde borca ve ferilerine itiraz ettiği ve icra müdürlüğü tarafından takibin durdurulduğu görüldü. Dosyaya sunulan 08/03/2023 tarihli bilirkişiler ... ve... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; Davacı tarafın incelenen ticari defterlerine göre; 31.12.2017 tarihli - (y.Mad.1993) kapanış maddesinde davacı tarafın davalı taraftan: 259.299,81 TI alacaklı bulunduğu Ancak, İcra takip tarihi itibarıyla ( İlk İcra 31.10.2019) ve 31.12.2019 tarihi itib: borç/alacak tespit edilemediği, zira 2019 yılında davacı tarafın şirketinin kapandığının ifade edilerek, defter ve belge sunulmadığı, davacı tarafın Ba- Bs formlarını vergi dairesine ibraz ettiği, takip ve dava konusu faturanın Bs formlarında mevcut olduğu, tarafların Ba/Bs formlarının örtüştüğünün tespit edilmesine karşılık, davacı tarafın defterlerine işledikleri kayıtların eksik tutulduğu, (Bkz:Bölüm VII-Değerlendirme) Bu nedenle; Davacı tarafın, davalıdan aldıkları banka havalesi ödemeler, sözleşme gereği 65 teminat kesintisi, SGK primleri vb. kayıtları defterlerine işlemediğinden KAYITLARININ İZAHA MUHTAÇ OLUP, TAKİPTE TALEP EDİLEN 61.000,00 TL nin nasıl hesap edildiğinin izaha muhtaç olduğundan, incelenen defter, kayıt ve belgelere göre davacı alacağının hesap edilemeyeceği, Davalı tarafın kayıtlarında bulunan ( Banka havalesi ile davacı tarafa ödenen tutarların, SGK ödemelerinin, vb karşısında) 29.762 TL İADE FATURASI * nın davacı tarafa tebliğ edilip edilmediğinin tespit edilmediği, İzaha muhtaç olduğu, bu konunun davalı tarafın açıklamasına ihtiyacı olduğu, davalı tarafın İADE FATURASININ davacı tarafa tebliğ edilmediği, kabul edilmediği benimsendiğinde ANCAK, davacı tarafın 29.762-665= 29.097,00 TL alacaklı olabileceği, Taraflar arasında 22.11.2016 tarihli Taşeron sözleşme sinin mevcut olduğu, tarafları bağlayıcı olduğu, sözleşme hususlarında uyuşmazlıklarının bulunmadığı, davacı tarafından davalı tarafa gönderilmiş - borç ihbarnamesinin mevcut olmadığı, davacının takip talebinde İşlemiş faiz talebinin bulunmasına karşılık ALACAĞININ Gerek incelemeye sunulan EVRAKLAR, GEREKSE DE DOSYA KAPSAMINDAN HESAP EDİLEMEYECEĞİ, (Davacı tarafın kayıtlarını düzeltmesi, davalı tarafın iade faturasının çözüme kavuşmasının gerektiği)Temerrüdün, tarihinin, alacağın ve alacağa işleyecek faizi ile oranının yukarıdaki hususların sübut bulduğunda hesaplanabileceği, Davalı işveren tarafından : Taşeron Sözleşmesinin; *İşveren Tarafından Verilecek Olan Malzeme, Ekipman ve Hizmetler” başlıklı 10. maddesinde (sözleşmede hata ile 9 yazılmış); belirtilen, davacı tarafa teslimi yapılan malzemelere ait tüm zimmet tutanaklarının dava dosyasına sunulması gerekeceği, davanın her iki tarafınca : 3. nolu hakediş belgesinin belgesinin *Kesilecek İmalatlar” başlıklı bölümündeki Doka Malzemesi Kayıpları” başlıklı maddenin yanında davacıya ait düşülen şerhteki/nottaki okunamayan tutarın ne olduğu ile ilgili konu olan belgenin net okunur kopyasının/gerekirse aslının dava dosyasına sunulması gerekeceği, Davalı işveren tarafından : taraflar arasında düzenlenen 3 nolu hakedişte davacı alacağından “Doka Malzemesi Kayıpları” adı altında yaptıkları kesinti 20.000 TL * KDV iken, ne sebeple davacı taşerona kestikleri 30.11.2017 tarih ve .... sıra nolu faturada; “Doka iskele, ahşap kiriş kayıp malzeme yansıtma bedeli” açıklaması ile 25.222,03 TL * KDV tutar yazıldığı ile ilgili detaylı açıklama sunmaları ve ayrıca konu olan yansıtma faturasında belirtilen 25.222,03 TL tutarın ne şekilde hesaplandığı ile ilgili (Doka Kalıp İskele şirketi tarafından kendilerine kesilen faturalardaki kayıp ve hasarlı tüm malzemelerle ilgili düzenlenen kayıp-hasarlı tutanaklarının de sunularak) Doka Kalıp İskele şirketi tarafından kesilen faturalardaki tutarlar ile 25.222,03 TL ye ait hesaplama arasındaki bağlantılar da gösterilmek şartıyla detaylı hesaplamaların dava dosyasına sunulması gerekeceği hususları tespit edilmiştir. Huzurda görülen dava itirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde vereceği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır. Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir. Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile davalılar arasında taşeron sözleşmesi imzalandığı; sözleşme kapsamında davacı tarafından sözleşme konusu işlerin yapıldığı; yapılan iş karşılığı davacı tarafından davalılar adına bir kısım faturaların düzenlendiği; davacının söz konusu bakiye fatura alacağından kaynaklı davalılar aleyhine başlattığı icra takibine davalıların itirazı sonucunda işbu davayı açtığı görülmüştür. Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup yapılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda davacı tarafça davalılar adına düzenlenen 3 adet faturanın davalı ticari defter ve kayıtlarına işlendiği; bu faturalara karşılık olarak 2016 yılında 90.000,00 TL ödeme ile 7.160,50 TL hakediş kesintisinin yapıldığı; 2017 yılında 106.200,00 TL ödeme ile 3.826,78 TL hakediş kesintisinin yapıldığı tespit edilmiştir. Davalıların ticari defter ve kayıtlarına göre bir kısım SGK borçlarının ödendiği; ödenen paraların davacı alacağından mahsup edildiği tespit edilmiştir. SGK tarafından mahkememize gönderilen cevabi yazıda 07/03/2017 tarihinde 15.846,33 TL, 04/05/2017 tarihinde 14.923,08 TL ve 30/03/2018 tarihinde 665,30 TL olmak üzere toplam 31.434,71 TL SGK ödemesinin davacı adına yapıldığı anlaşılmıştır. Söz konusu tarih ve miktarların davalıların ticari defter ve kayıtları ile uyumlu olması ve taraflar arasında imzalanan taşeron sözleşmesinin 14.1. Maddesi uyarınca tüm işçilerin vergi ve sigorta primlerinin taşeron tarafından ödenecek olmasının düzenlenmesi karşısında söz konusu tutar davalı alacağı olarak mahkememizce kabul edilmiştir. Her ne kadar davalı ticari defter ve kayıtlarında 04/05/2017 tarih ve 724,50 TL'lik SGK ödemesi de davacı borcu olarak kayıtlanmış ise de söz konusu ödemeye ilişkin dekont sunulmadığından bu tutar davacı alacağından mahsup edilmemiştir. Davalılar tarafından davacı adına sözleşme gereği teslim edilen bir kısım inşaat malzemesinin zayi olduğu iddiası ile 30/11/2017 tarih ve 29.762,00 TL bedelli yansıtma faturası düzenlenmiş ise de söz konusu faturanın davacı kayıtlarına alınmadığı bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olup davalılar tarafından inşaat malzemelerinin davacıya teslim edildiğine ve teslim edilen malzemelerin zayi olduğuna yönelik iddiası dosya kapsamında ispatlanamamıştır. Bu nedenle söz konusu fatura bedeli davacı alacağından mahsup edilmemiştir. Davalı ticari defter ve kayıtlarında sözleşme gereği 7.160,50 TL ve 3.826,78 TL tutarında iki adet hakediş kesintisi yapıldığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında sözleşme gereği işin tamamlanarak davalılara teslim edildiği ve davalılar tarafından hakediş kesintisinin uhdelerinde kalmasını gerektirecek dosya kapsamında ispatlanmış bir zarar kalemi olmadığından söz konusu hakediş kesintilerinin davacıya ödenmesi gerekeceğinden söz konusu hakediş kesintileri davacı alacağı olarak mahkememizce kabul edilmiştir. Yine davalı ticari defter ve kayıtlarında yer alan 16/03/2017 tarihli 9.143,18 TL'lik SGK ödemesi davacı alacağı olarak kayıtlandığından söz konusu tutar davacı alacağı kabul edilmiştir. Her ne kadar davacı tarafından takip öncesi faiz talebinde de bulunulmuş ise de davalıların icra takibinden önce temerrüde düşürüldüğü ispatlanamadığından davacının takip öncesi faiz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Tekniğine uygun ve denetime elverişli olarak düzenlendiği kabul edilen bilirkişi kök ve ek raporu doğrultusunda açılan davanın 40.808,28 TL üzerinden kabulü ile davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, alacağın likit olması nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile kabul edilen asıl alacak tutarının takdiren %20'si oranında hesaplanan 8.161,65 TL icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, reddedilen kısım bakımından icra takibi açmakta davalıların kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davalıların şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜ ile davalıların Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın 40.808,28 TL üzerinden İPTALİ ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2. maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA, 2-Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE, 3-Alacağın likit olması nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin KABULÜ ile kabul edilen asıl alacak tutarının takdiren %20'si oranında hesaplanan 8.161,65 TL icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalıların şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 5-Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ve tahsili gereken 2.787,61 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 1.447,44 TL nispi harçtan mahsubu ile bakiye 1.340,17 TL harcın davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, 6-Davacı tarafından sarf olunan 3.000,00 TL bilirkişi masrafı + 533,00 TL posta ücreti tebligat, müzekkere ve talimat masrafından ibaret toplam 3.533,00 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre (%48,15 kabul oranı) hesaplanan 1.701,14 TL'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine; bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı tarafından yatırılan 8,50 TL vekalet harcı, 59,30 TL başvurma harcı ve 1.447,44 TL peşin harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 8-Sarf olunmayan delil/gider avanslarının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, 9-Kendisini vekil ile temsil ettiren davacı taraf lehine yürürlükte bulunan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/1. maddesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 10-Kendisini vekil ile temsil ettiren davalılar lehine yürürlükte bulunan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/1. maddesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 11-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 12-235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk ücreti olan 1.360,00 TL'nin kabul ve red oranına göre hesaplanan 705,16 TL'sinin davacıdan; 654,84 TL'sinin ise davalıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA, Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalılar vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/02/2024 Katip ... e-imzalı Hakim .... e-imzalı

Atıf: Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/383, K. 2024/180, T. 20.02.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-383-e-2024-180-k-3c6db05ae761