İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/964 E. 2023/588 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/964
- Karar No
- 2023/588
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/964 KARAR NO : 2023/588 DAVA : Tazminat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) DAVA TARİHİ : 23/12/2020 KARAR TARİHİ : 14/06/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile 12.03.2020 tarihinde ticari amaçla davalı şirketten .... plakalı aracın sıfır ve garantili olarak alındığını, tesliminin ise bir ay sonra yapıldığını, sıfır olarak alınan aracın kısa bir süre sonra motor yağı eksiltme ve egzoz emisyon arızası vermeye başladığını, her 500 km sonra aynı arızayı veren aracın tamir için yetkili servise götürüldüğünde sorunun onarımla çözülebilecek bir sorun olduğunun bildirildiğini, tamir sonrasında müvekkiline iade edildiğini, ancak bu tamir süreçlerinde müvekkiline usulüne uygun araç tahsisi sağlanmadığını, aracın gizli ayıplı olduğunun müvekkili tarafından bilinmekte olsa da arabaya sürekli yazılım güncellemesi ile kısa süreli çözüm sağlandığını, ikiden fazla tekrarlayan arızalara kasıtlı olarak kısa süreli çözümleri bulunduğunu, arızaların tekrarlaması üzerine 07.08.2020 tarihli İstanbul .... Noterliğinden ... yevmiye numarası ile 06.08.2020 tarihli arıza ile ayıbın üretimden kaynaklanan gizli bir ayıp olduğundan yenisi ile değiştirilmesinin süresinde talep edildiğini, ancak davalının bu ihtarnameye cevap vermediğini, aracın sorununun giderildiği ve aynı sorunun tekrarlanmayacağı bahisle müvekkilinin aracının tekrar teslim aldığını, ancak daha sonra aynı nedenle tekrar arızalandığını, tamir süresinde araç tahsisi talebinin reddedildiğini, 21. Arıza ile müvekkilinin muadil araç kiralama ve nakliye harcamalarının 15.000 TL'nin üzerine çıktığını, bu sebeple alacak için arabuluculuğa bu alacak tutarı ve aracın ayıpsız bir benzeri veya bedel iadesi için görüşüldüğü ancak anlaşma sağlanamadığını, bu dönemde 21. Araç arızası akabinde davacıya tahsis edilen aracın Renault Symbol olup ticari yük taşınmasının imkansız olduğunu, dava konusu aracın hala serviste olduğunu ve misliyle araç tahsis edilmediğini, müvekkili yönünden artan maddi zararlarının ticari hayatına etkisi gözetilerek öncelikle misli ile araç ruhsatındaki kullanıma uygun ticari araç tahsisine karar verilmesini, gizli ayıplı araçla ilgili öncelikle aracın misliyle değiştirilmesi taleplerinin kabulünü yahut bedelinin iadesini, dava konusu aracın serviste kaldığı dönemlerde meydana gelen fazlası saklı kalmak kaydıyla 40.000 TL'lik nakliye ve kiralama masrafı ile oluşan maddi zararın ticari faiziyle davalıdan alınmasına hükmedilmesi, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile müvekkil şirketin .... A.Ş'nin yetkili satış ve servis bayisi olduğunu, üretimden kaynaklandığı iddia olunan bir ayıba karşı sorumlu olmasının söz konusu olmadığını, bu nedenle husumet yönünden itirazlarının bulunduğu, davalının .... A.Ş'ye ihbar edilmesini talep ettiklerini, davacının dava konusu aracı 12.03.2020 tarihinde satın aldığını, aracın davacıya tam ve eksiksiz teslim edildiğini, dava dilekçesinde yazılı olan birtakım servis girişlerinin aracın garanti kapsamında olan rutin bakımları ile ilgili olduğunu, bir kısım servis girişlerinin ise aracın kullanımından kaynaklanan arızalar olduğunu, bu kayıtların dosyaya sunulmuş olan servis iş emirleri ve faturalarda görüleceğini, aracın gizli ayıplı olduğunu gösteren herhangi bir arızanın söz konusu olmadığını, aracın üretim aşamasında gizli ayıplı olduğu yönündeki iddiaların asılsız olduğunu, davacıya ikame araç tesis edilmiş olduğundan davacının nakliye bedeli ve kiralama masrafı taleplerine itiraz ettikleriıs, davacının dava dilekçesinde 40.000,00 TL'lik nakliye bedeli ve kiralama masrafı talep ettiğiıs, dava dilekçe ekinde sunulan nakliye faturasının 4.000,00 TL + KDV tutarında olduğunu, bu aşamadan sonra sunulacak faturaları kabul etmediklerini, davacının kötü niyetli olduğunu, davacının haksız olan isnat ve taleplerini kabul etmediklerini, davanın müvekkili yönünden husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise neticede haksız davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesi talep etmiştir. DELİLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır. İstanbul Emniyet Müdürlüğü, .... Üniversitesi Rektörlüğü müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmıştır. 27/06/2021 tarihli Bilirkişi .... tarafından sunulan raporda .... plakalı araçta aşırı derecede üfleme olduğu ve bunun motorun yağ yakmasına neden olabileceği, üflemenin motor kompresyon testi yapılarak silindir basınçları arasında bir farklılık olup olmadığının ve motordaki yağ yakma seviyesinin normal standartlarda olup olmadığının tespit edilmesi için gerekli testlerin yapılarak dosya muhteviyatına sunulması durumunda yeniden değerlendirme yapılacağı anlaşılmıştır. 29/04/2022 tarihli ... Makina Fakültesi Otomotiv Laboratuvarı Dr. Öğr. Üyesi .... tarafından hazırlanan raporda aracın motorunda kompresyon kaybı (eksikliği) olarak nitelendirilebilecek bir aşınma tespit edilemediği motorun kompresyon ölçüm değerlerinin normal sınırlar içinde olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. 04/08/2022 tarihli ek raporda 1. Silindir : 21,0 bar, 2. Silindir: 21,0 bar, 3. Silindir: 20,0 bar, 4. Silindir: 20,0 bar olarak ölçüldüğünü, silindirlerde ölçülen basınç değerleri incelendiğinde, silindirler arasındaki basınç farklılığının teknik olarak normal sınırlar olan ± (1-2) bar içerisinde olduğu tespiti yapıldığını, yapılan ölçüm sonuçları incelendiğinde, aracın motorunda bir sorun olmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın çözümü için ispatın hukukî niteliği üzerinde de durmakta fayda bulunmaktadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. İspat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir” şeklindedir. Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; taraflara arasındaki uyuşmazlık davacının almış olduğu .... plakalı aracın ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın gizli/açık ayıp niteliğinde olup olmadığı, davacının aracının misliyle değiştirilmesi koşullarının oluşup oluşmadığı, aracın serviste kaldığı süre nedeni ile nakliye kiralama masrafları yönündeki taleplerinin haklı olup olmadığı, davalının iş bu davada husumetinin bulunup bulunmadığı hususunda toplanmış olup bu kapsamda ispat yükü davacı üzerindedir. Dosyada alınan raporlardan aracın motorunda sorun olmadığı tespit edilmiş olup davacı iddiasını ispatlayamamış olması nedeni ile davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; AÇILAN DAVANIN REDDİNE, 1-Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 179,90 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 683,10 TL harçtan mahsubu ile Hazine'ye irat kaydına, bakiye 503,20 TL harcın istek halinde davacıya iadesine, 2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 4-Davalı tarafça sarf olunan 46 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Sarf edilmeyen gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/06/2023 Katip ... ¸ Hakim ... ¸ "iş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."