İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/725 E. 2026/332 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/725
- Karar No
- 2026/332
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/725 Esas KARAR NO : 2026/332
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/07/2025 KARAR TARİHİ : 07/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili .... Fermuar (Merter Vergi Dairesi:.....) isimli şahıs firmasının sahibi olup ticari ilişki içinde bulunduğu davalı-borçlu şirketle yapmış oldukları cari hesap çalışması sonucu davacı müvekkilinin davalı-borçlu şirkete; ..... nolu 14.03.2024 tarihli e-fatura ile 6.014,25 TL'lik, ..... nolu 19.03.2024 tarihli e-fatura ile 35.989,91 TL'lik, .... nolu 15.04.2024 tarihli e-fatura ile 5.224,45 TL'lik, ...... nolu 30.04.2024 tarihli e-fatura ile 1.025,50 TL'lik, ..... nolu 24.05.2024 tarihli e-fatura ile 28.424,00 TL'lik, ..... nolu 29.05.2024 tarihli e-fatura ile 108.900,00 TL'lik, ..... nolu 10.06.2024 tarihli e-fatura ile 70.537,50 TL'lik, ..... nolu 12.06.2024 tarihli e-fatura ile 53.460,00 TL'lik, .... nolu 28.06.2024 tarihli e-fatura ile 54.725,00TL'lik, ..... nolu 12.07.2024 tarihli e-faturaile 5.400,00 TL'lik, .... nolu 18.07.2024 tarihli e-fatura ile 15.681,60 TL'lik, ..... nolu 01.08.2024 tarihli e-fatura ile 2.708,75 TL'lik, ..... nolu 26.08.2024 tarihli e-fatura ile 216.713,09 TL'lik, ..... nolu 27.08.2024 tarihli e-fatura ile 31.300,50 TL'lik, .... nolu 29.08.2024 tarihli e-fatura ile 32.571,00 TL'lik, ..... nolu 03.09.2024 tarihli e-fatura ile 141.991,40 TL'lik, ..... nolu 16.09.2024 tarihli e-fatura ile 323.105,90 TL'lik, ..... nolu 18.09.2024 tarihli e-fatura ile 246.840,00 TL'lik, ..... nolu 25.09.2024 tarihli e-fatura ile 300.131,70 TL'lik, .... nolu 15.10.2024 tarihli e-fatura ile 353.464 ,50 TL'lik, .... nolu 17.10.2024 tarihli e-fatura ile 265.980,00 TL'lik, toplam yirmibir (21) adet irsaliyeli fatura ile 2.300.189,05 TL'lik ürün satmış müvekkilinin tüm bu alacağına karşılık borçlu şirketin müvekkilinin ..... Bankası A.Ş. TR.... iban nolu hesabına 09.08.2024 tarihinde ".... Tekstil cari hesabına mahsuben ödeme" açıklaması ile yüzbin (100.000,00) TL ödeme yapılmış müvekkilinin cari hesap alacağının böylece 2.200.189,05 TL olduğunu, davacı müvekkilinin, borcun ödenmesi için borçlu şirket yetkilileri ile defalarca görüşmesine rağmen bir yıl gibi uzun bir süre içinde 2.300,189,05 TL borçtan yalnızca yüzbin (100.000,00) TL gibi düşük bir miktar ödenmiş olması ve başka bir ödeme yapılmamış ve yapılmayacak olduğunun anlaşılması üzerine Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatmış davalı-borçlunun takibe miktar, faiz miktarı ve oranına ile zamanaşımı yönünden itiraz etmiş olduğunu, icra takip dosyası incelendiğinde, davalı-borçlunun itirazlarının tam aksine, takip dayanağının 21 adet irsaliyeli fatura olduğu, takip öncesi bu faturaların bedel veya muhteviyatına itiraz edilmeyen faturalar olduğu ve alacağın likit olduğu, davalı borçlu tarafından takip öncesi ödenen yüzbin (100.000,00) Türk Lirasının takip ile istenmediği, bu bedelin alacaktan düşüldüğü, borçlu şirketin bu ödemeden başka hiç bir ödemesi bulunmadığı, borcun tamamını veya kabul ettikleri yüzbin Türk Lirası dışında bir ödeme yaptıklarına dair her hangi bir belge ve kayıt sunmadıkları, takip tarihine kadar işlemiş faiz de talep edilmediği, takip sonrası için işleyecek yasal faiz talep edildiği, hiç bir fatura alacağı için zamanaşımı bulunmadığı bu tür alacaklarda genel zamanaşımı süresinin on (10) yıl olduğu dolayısıyla davalı-borçlunun, alacak likit olmasına rağmen takibi oyalamak, sürüncemede bırakmak, bir alacağın ve hakkın doğumunu engellemek, geciktirmek amacıyla kötüniyetli olarak takibe, borca alacak miktarına, faiz miktarı ve oranı ile takibe zamanaşımı yönünden haksız ve mesnetsiz olarak itiraz ettiğinin görülecek olduğunu, davalı-borçlunun takibe haksız mesnetsiz ve kötüniyetli olarak itiraz etmesi üzerine itirazın iptali davası açabilmek için dava şartı olan arabuluculuk yoluna müracaat edilmiş, arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınmadığından işbu davayı açma zarureti doğmuş olduğunu beyanla; davanın kabulü ile, davalı-borçlunun her türlü hukuki dayanaktan yoksun haksız ve mesnetsiz kötüniyetli olarak yapılmış itirazının iptaline, takibin devamına, alacak likit, borçlunun itirazı kötüniyetli olduğu için borçlunun takip miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatı ödemesine, dava masraf ve vekalet ücretinin de davalı-borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde bahsetmiş olduğu aleyhe hususların tamamını reddediyor olduklarını, davacının davasını yasal süresi içerisinde açmamış olduğunu, bu yönüyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, alacak iddialarını reddetmekle birlikte mahkememizde açılan işbu davanın zamanaşımına uğramış olduğunu, bu nedenle işbu davanın öncelikle zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafça işbu davaya dayanak Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatılmış, söz konusu icra takibine taraflarınca itiraz edilmiş, dolayısıyla işbu davaya dayanak icra takibine taraflarınca yapılan itiraz yerinde olup davacı tarafından açılmış huzurdaki davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının davasına dayanak olarak sunmuş olduğu deliller incelendiğinde alacak ilişkisini ortaya koyar nitelikte somut belge ibrazı söz konusu olmadığını, takibe dayanak olarak sunmuş olduğu ve işbu dosya kapsamında sunmuş olduğu fatura dökümlerinin yargıtay kararları kapsamında tek başına alacak ilişkisini ortaya koymamakta, ayrıca davacının delil olarak dosyaya sunmuş olduğu diğer bilgi ve belgelerin de davacının taleplerinde haklı olduğunu ortaya koyar nitelikte olmadığını, hal böyle iken davacının müvekkili şirketten alacaklı olduğundan bahsetmenin mümkün olmadığını, davalı tarafın alacak taleplerini kabul etmemekle birlikte ticari ilişki kapsamında davacının, müvekkili şirkete karşı yükümlülüklerini yerine getirmemiş, talep edilen hususlarda sürekli olarak davacı kaynaklı aksaklıklar yaşanmış ve ihmali nitelikte hareket edilmiş olduğunu, müvekkili şirketin bahsetmiş oldukları hususlar ve davacı şirket tarafından yapılan anlaşmalara uygun hareket edilmemesi, verilen taahhütlerin gerçekleştirilmemesi sebebiyle mağduriyet yaşamış, ticari itibar ve ciro kayıpları yaşamış olduğunu beyanla; davacının tüm talepleri ile işbu haksız ve mesnetsiz davanın reddine, haksız ve kötüniyetli bir şekilde icra takibi açtığından ötürü %20 kötüniyet tazminatının davacı tarafa yükletilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık; taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise davacının, davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, varsa yapılan ödemeler, ödeme konusundaki tarafların beyan ve itirazları nazara alındığında davacının alacağının kalıp kalmadığı hususlarındadır. Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmiş olup, davacı takip alacaklısı tarafından davalı şirket aleyhine 2.200.189,05 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı şirket tarafından takibe itiraz edildiği ve takibin durmuş olduğu görülmüştür. Dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise davacının, davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, varsa yapılan ödemeler, ödeme konusundaki tarafların beyan ve itirazları nazara alındığında davacının alacağının kalıp kalmadığı hususlarının tespiti için tarafların Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde 08/12/2025 günü saat 14:00'da Mahkememiz duruşma salonunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, SMMM bilirkişi ...... 07/02/2026 tarihli raporunda özetle; davacının 2024-2025 yıllarına ait ticari defterlerinin incelenmiş olduğunu, davacının ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarını zamanında yaptırdığının, defter kayıtlarının birbirilerini doğrular nitelikte olduğunun ve dolayısıyla, T.T.K.'nun amir hükümlerine göre, davacı şirketin ticari defterlerinin lehine delil teşkil ettiğinin kanaatine varılmış olduğunu, davalı tarafın incelemeye gelmemiş, defter belge sunmamış yerinde inceleme talebinde de bulunmamış olduğunu, davacının ticari defter kayıtlarında, davalının davacıya takip tarihi itibariyle 2.200.189,05 TL borçlu olduğunun, başka bir deyişle davacının davalıdan 2.200.189,05 TL tutarında alacaklı olduğu şeklinde kayıtlı olduğunun tespit edilmiş olduğunu, davacının 2024 yılında davalıya 21 Belge ile KDV Hariç 2.089.235,50 TL tutarında satış yaptığı hususunda BS bildiriminde bulunduğunun, davalının da aynı şekilde 2024 yılında 21 belge ile KDV hariç 2.089.235,50 TL tutarında davacıdan alım yaptığı hususunda BA bildiriminde bulunduğunun tespit edilmiş olduğunu, tarafların BA-BS bildirimlerinin birbirleri ile mutabık olduklarının tespit edilmiş olduğunu bildirmiştir. Ticari defterlerin ibrazı ve delil niteliği, HMK’nın 222. maddesinde düzenlenmiş olup maddenin 1. fıkrasında mahkemenin, ticari davalarda tarafların ticarî defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği ve aynı maddenin 2. fıkrasında ise ticarî defterlerin, ticarî davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerektiği düzenlenmiştir. Ticarî defter kayıtları ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan tarafın, ticarî defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir (HMK m. 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olurlar. (HMK m. 222/4). Öte yandan taraflardan birinin diğer deliller yanında karşı tarafın ticari defterlerine dayanmasıyla karşı taraftan ticari defterlerin ibrazının istenilmesi, ancak ticari defterlerin ibrazından kaçınılması durumunda, HMK’nın belgelerin ibraz mecburiyetini içeren 219 ve devamındaki hükümler uygulama alanı bulacaktır. Bu çerçevede HMK’nın 220/3. maddesinde düzenlenen belgenin ibraz yükümlülüğüne aykırı davranışın sonucunda, HMK’nın 222/5. maddesindeki düzenlemeden farklı olarak hâkime takdir hakkı tanınmış olup hâkim, ibraz edilmeyen belgenin/ticari defterin içeriği hakkında, somut durumun niteliğine uygun düştüğü ölçüde yapacağı değerlendirme sonrasında ibrazı isteyen diğer tarafın beyanının kabul edilip edilemeyeceğine karar verecektir (Pekcanıtez, Özekes, Akkan, Korkmaz, s. 1834).(Yargıtay HGK'nın 27.01.2022 tarihi ve 2019/11-172 E. - 2022/69 K. sayılı kararı ) Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/11/2015 tarih 2015/3302 Esas 2015/12272 Karar sayılı ilamı). Davacı tarafın delillerinde tarafların ticari defter ve kayıtlarına delil olarak dayandığı anlaşılmıştır. Mahkememizce usulüne uygun ihtara rağmen davalı taraf ticari defterlerini incelemeye sunmamış, delil olma niteliğine sahip olduğu belirlenen davacı ticari defterlerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde davacının 2024-2025 yıllarına ait ticari defterlerinin incelendiği, davacının ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarını zamanında yaptırdığı, defter kayıtlarının birbirilerini doğrular nitelikte olduğu ve dolayısıyla, T.T.K.'nun amir hükümlerine göre, davacı şirketin ticari defterlerinin lehine delil teşkil ettiği, davacının ticari defter kayıtlarında, davalının davacıya takip tarihi itibariyle 2.200.189,05 TL borçlu olduğunun, başka bir deyişle davacının davalıdan 2.200.189,05 TL tutarında alacaklı olduğu şeklinde kayıtlı olduğunun tespit edilmiş olduğu, davacının 2024 yılında davalıya 21 Belge ile KDV Hariç 2.089.235,50 TL tutarında satış yaptığı hususunda BS bildiriminde bulunduğunun, davalının da aynı şekilde 2024 yılında 21 belge ile KDV hariç 2.089.235,50 TL tutarında davacıdan alım yaptığı hususunda BA bildiriminde bulunduğunun tespit edilmiş olduğunu, tarafların BA-BS bildirimlerinin birbirleri ile mutabık oldukları tespit edilmiştir. Davacı taraf ticari defterlere diğer deliller ile birlikte dayanmış olup mahkemece de davalının ticari defterlerini ibrazı HMK 222/3 ihtarı ile birlikte davalıya duruşma zabtıyla gönderilmiş olmasına rağmen ticari defterler incelemeye sunulmamıştır. Bu durumda HMK’nın belgelerin ibraz mecburiyetini içeren 219 ve devamındaki hükümler uyarınca; davalının HMK’nın 220/3. maddesinde düzenlenen belgenin ibraz yükümlülüğüne aykırı davranışın sonucunda, ibraz edilmeyen belgenin/ticari defterin içeriği hakkında, ibrazı isteyen diğer tarafın beyanının kabul edilerek ticari defterlerde kayıtlı fatura konusu malların teslim edildiği ve bedelinin ödenmediği hususunun kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Her ne kadar davalı vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesinde davacı tarafın ticari ilişkide yükümlülüklerini yerine getirmediği savunmasında bulunmuş ise de, davacı tarafın lehine delil niteliği taşıyan ticari defter kayıtları ve tarafların BA-BS kayıtları uyarınca davacının takipte belirtilen asıl alacak tutarınca davalıdan alacaklı olduğu, ne var ki davalı tarafın aynı mahiyette delili dosyaya sunamadığı veya borcun ödendiğinin ispatlanamamış olduğu anlaşılmakla davacının alacak iddiasının kabulü gerekmiştir. İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takibe konu alacağın likit olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut olduğunda ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Eldeki davada, satın alınan ve faturası belirli alacak likit (belirlenebilir) olup, hüküm altına alınan miktar üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinin şartları oluşmuş bulunmaktadır. Açıklanan bu nedenlerle açılan davanın kabulü ile davalı tarafın Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20 sine tekabül eden 440.037,81 TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine karar vermek gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE; 1-Davalı tarafın Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ İLE takibin DEVAMINA, 2-İcra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20 sine tekabül eden 440.037,81 TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE, 3-Alınması gereken 150.294,91 TL haçtan peşin alınan 26.572,78 TL harcın mahsubu ile bakiye 123.722,13 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 5-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 27.188,18-TL ile bilirkişi, tebligat ve posta masrafı 8.125,00-TL olmak üzere toplam 35.313,18-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 326.026,47-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.07/04/2026
Katip ..... Hakim ......