İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/285 E. 2025/702 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/285
Karar No
2025/702
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/285 Esas KARAR NO : 2025/702 DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/03/2025 KARAR TARİHİ : 11/07/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/08/2025 Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin merkezinin ... Mh. .... Cd, No:122 KAT:10 Daire :44 ... Plaza Bağcılar / İstanbul adresinde olduğunu, davalı tarafın ise müvekkilinin bulunduğu plazanın yönetimi olduğunu, davalı tarafın müvekkilinin site aidatlarını ödemediğinden bahisle Bakırköy .... İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyasında takip yaptığını ve takibin kesinleştiğini, işbu takip dosyasında müvekkilinin hizmet vermiş olduğu .... evleri site yönetimine, ... Etap ... Kısım ... Site Yönetimi,... etap ... kısım .... Site Yönetimi'ne, yine Bakırköy .... İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyasında kesinleştirdiği takip üzerinden müvekkilinin hizmet vermiş olduğu; ... site yönetimi, ...Etap .... Kısım ... Site Yönetimi, ... etap ... kısım ... Site Yönetimi, ... etap ... Site Yönetimi, ... Site Yönetimi, ... Etap ...Kısım Toplu Konutları site yönetimi'ne İİK 89/1 Haciz ihbarnamesi göndererek müvekkilinin hak ve alacaklarının tarafına ödenmesini talep ettiğini, davalı tarafın yapmış olduğu iş ve işlem ilk bakışta yasaya ve usule uygun gibi gelse dahi aslında hukuka aykırı olduğunu, davalı tarafın müvekkilinin hizmet verdiği site yönetimlerinin Vergi Kimlik numaralarına kadar bilmesi ve müvekkilimizin buralarda hizmetinin bulunduğunu öğrenmesinin imkansız olduğunu, müvekkilinin her hizmet verdiği site ya da projede sözleşme imzalamakta ve bu projelerde gizlilik maddeleri bulunmakta olduğunu, bu maddelerde projeler ve bu kapsamda taraflara ait olan bilgi-belgelerin tarafların rızası olmadan 3.kişilere verilemeyeceği-bahsedilemeyeceği kuralı ve yasağı bulunduğunu, iş bu sebeple davalı tarafın burada 89/1 haciz ihbarnamesi gönderdiği projelere ilişkin bilgi ve belge sahibi olmasının imkansız olduğunu, davalı tarafın müvekkilinin hizmet verdiği projelere ilişkin bilgileri haksız olarak ele geçirdiğini, akabinde bu bilgileri kullanarak müvekkilinin var olan projelerinin hepsine haciz ihbarnamesi göndererek batıyor algısı oluşturduğunu, bu hususa ilişkin site yönetimlerinin müvekkil şirket yetkilisine yazmış oldukları ... kayıtları-yazışmaları bulunduğunu, buradaki yazışmalardan da görüleceği üzere davalının haksız fiili sebebiyle müvekkili hakkında batıyor-iflas ediyor algısı oluştuğunu, bu sebeple ticari itibar kaybına uğradığını, bu itibar zedelenmesi sonucu mevcut projeleri olan, ... Evleri Yönetimi, ... Site Yönetimi, ... Etap ... kısım Toplu Konutları (... Sitesi), ... Site Yönetimi, .... Apartman Yönetimi, .... Mahallesi .... Ada Yönetimi (atakent 3.etap) Davalı tarafın hukuka aykırı davranışı sebebiyle müvekkilinin uğramış olduğu ticari itibar kaybı sonucu hizmet verdiği projelerin sona ermesi, feshedilmesi, yenilenmemesi nedeniyle ticari itibar kaybı nedeniyle zarara uğradığını, açıklanan nedenlerle davalının hukuka aykırı davranışı sebebiyle müvekkilinin uğramış olduğu ticari itibar kaybı sonucu hizmet verdiği projelerin sona ermesi, feshedilmesi, yenilenmemesi nedeniyle ticari itibar kaybı nedeniyle oluşan zarara ilişkin tazminat alacağının tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmil edilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. YANIT: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın çalıştığı şirketlerin bilgisinin gizli olduğunu, müvekkilimin bunlara ulaşmasının imkansız olduğunu iddia ettiğini, davacının bu iddiasının sosyal medya hesapları arasında ciddi bir çelişki oluştuğunu, sosyal medyasından sayfa sayfa çalıştığı yerleri paylaştığını, ayrıca kendi web sayfasında referanslarımız başlığı altında bir çok paylaşım yapmakta olduğunu, ... durum paylaşımında da yine paylaşımlar yapan davacıların iddiasının ilginç olduğunu, bunun yanında bu iddiayı yapan davacının "..." grubu kurduğunu, bu grupta çalışılan tüm site, şirket vb kurumların yetkililerini aynı iftarda buluşturmak için organizasyon yaptığını, dolayısı ile kiminle çalıştığını herkese deklare ettiğini, müvekkilinin alacağını talep etmek için her türlü yasal hakkını kullanma özgürlüğüne sahip olduğunu, yasal hakkını kullandığı için bir yaptırıma tabi tutulmasının da imkansız olduğunu, davacıya ait bir araç haczedilmiş ve bağlanmış olsa idi, yada bir gayrimenkul ilana çıkarılıp satılsaydı davacı bunun itibarını zedelediğini söyleyip dava açması ne kadar komik ise ilgili şirketlerin de bu sebepten dolayı sözleşmeyi feshettiğini iddia etmesinin de o kadar komik olduğunu, oturduğu binanın aidatını ödemeyen ve bu sebeple hakkında icra takipleri yapılan davacının kapısında defalarca alacağını alamayan işçilerin olay çıkarması sonucu müvekkilinin şirket çalışanlarının müdahalesi ile olayların yatıştırıldığını, davacı şirkete Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile Bakırköy .... İcra Müdürlüğü .... Esas sayılı dosyalarından fiili haciz yapıldığını, davacı hakkında icra takipleri yapılmaya devam edildiğini, davacının liste halinde çalıştığı firmaları vererek haciz ihbarnamesi gönderildiği için sözleşmelerin yenilenmediğini, feshedildiğini iddia ettiğini, davacı tarafın bu firma yetkililerini de tanık yazarak dinletirse sözleşmelerin neden feshedildiğini yada uzatılmadığını anlamış olacaklarını, haciz ihbarnamesi gönderme sebebi ile feshedilse bile yasal hakkın kullanımı sebebi ile sorumluluk kabul etmemek ile beraber davacının aynı zamanda müşterisi olan müvekkili yetkililerini de şahit olarak sunacaklarını, açıklanan nedenlerle, haksız davanın reddi ile yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, davacı tarafın ticari bilgilerinin haksız olarak ele geçirildiği ve iş bu bilgiler ile icra takibinde yapılan işlemlerden kaynaklı davacı tarafın ticari itibar kaybına uğradığı iddiası ile tazminat istemine ilişkindir. -Bilindiği üzere; 6098 Sayılı TBK'nun 49. maddesi gereğince kasten başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 6098 Sayılı TBK 50/1 maddesine göre zarar gören zararını ve zarar görenin kusurunu ispat yükü altındadır. -Tüzel kişinin ekonomik faaliyetini yürütürken kazandığı saygınlık, onun kişisel değerleri içinde yer alır. Ticari şeref ve haysiyetin çiğnenmesi, onun ekonomik yaşam içindeki yerini ve durumunu sarsabilir. Ekonomik itibar da tüzel kişinin şeref ve haysiyetinin bir görüntüsüdür. Tüzel kişinin ekonomik faaliyetleri de toplum tarafından değerlendirilmektedir. Tüzel kişinin kişilik haklarından olan onur ve saygınlığı onun korunan değerlerinin başında gelir -Haksız icra takibi ve haksız haciz yapılması işlemleri sorumluluk hukuku ilke ve kuralları gereğince haksız eylem niteliğinde olup, maddi ve manevi tazminatı gerektirdiği kabul edilmektedir. Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre haciz kararı alan alacaklı, sonuçta haksız çıktığı takdirde borçlunun ve üçüncü kişinin bu yüzden uğradığı maddi zararları, kusursuz sorumluluk esaslarınca ödemekle yükümlüdür. Diğer bir ifade ile, haczin haksız olduğu anlaşılırsa, kusur şartına bakılmaksızın alacaklı maddi tazminattan sorumlu olacaktır. -Haciz isteminin dayanağının bir hak veya alacak olması ve haciz tarihinde mevcut bulunması gerekir. Aksi halde, haksız bir haciz ve buna bağlı olarak da sorumluluk söz konusudur. Eylem ile zararlı sonuç arasında uygun nedensellik bağının bulunması gerek ve yeterlidir. -Haciz isteyen alacaklı haksız çıktığı takdirde, borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan kusursuz olarak sorumludur. Ancak bu durumda dahi uğranılan maddi zararın ispatı zorunludur. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2016/14413 esas - 2019/483 karar sayılı ilamı). -Somut olayda davacı tarafın tazminat istemine, davalı tarafından kesinleşmiş icra takibi kapsamında İİK 89/1. Maddesi uyarınca gönderilen haciz ihbarnamelerine ve bu ihbarnameye dayanak olan 3. Kişilerin bilgilerinin hukuka aykırı olarak elde edildiği iddiasına dayanmaktadır. -Tarafların iddia ve savunmalar nazara alınarak Mahkememizce yapılan değerlendirmede; her ne kadar davalı tarafça davacı tarafın davranışları sebebiyle ticari itibarının zedelendiği, "iflas ediyor" "algısına sebebiyet verildiği iddia edilerek işbu dava ikame edilmiş ise de ilgili icra dosyalarının incelenmesinde icra dosyalarının usulüne uygun olarak kesinleştiği, kesinleşen icra dosyalarında haciz işlemlerinin davalı alacaklı tarafından yürütüldüğü, davacı tarafça bu alacaklara itiraz edilmediği ve işbu dava tarihi itibariyle alacakların ödendiği, alacağına sona erdiği ve/veya menfi tespit davası açıldığına ilişkin bir belgenin dosyaya ibraz edilmediği görülmektedir. Özetle işbu dava tarihi itibariyle davalı tarafın gerçek ve kesinlemiş bir alacağa dayanarak icra takibi yaptığı ve haciz işlemlerini yürüttüğü kuşkusuzdur. -Bu haliyle hayatın olağan akışında davalı takip alacaklısının piyasa araştırması yaparak ve daha önce beraber çalıştığı davacı şirketin kimlerle iş ilişkisi kurduğu hususunda bilgisinin bulunması, basit bir araştırmaya buna ilişkin tespit yapabileceği de kuşkusuzdur. Yine İİK 89. Maddesi kapsamında uygulamada takip alacaklıları tarafından somut bir alacak iddiası bulunmadan birden fazla kişiye haciz ihbarnameleri gönderildiği ve yine bu haciz ihbarnamelerine itiraz ve dava yolunun açık olduğu da sabittir. -Bu doğrultuda davalı takip alacaklısının kesinleşmiş bir icra takibine dayanarak haciz ihbarnameleri göndermesinin davacı borçlunun itibarını zedeleyeceğinden söz etmek mümkün değildir. Burada davacının ticari itibarını zedeleyebilecek husus haciz ihbarnameleri değil, davacının birden fazla takip ile takip borçlusu sıfatına olmasıdır. Bu nedenle davalının yasal yolları izleyerek yaptığı işlemler ile davacının ticari itibar kaybına uğradığının davacı tarafça ispat edilemediği Mahkememizce kabul edilmiştir. -Yine her ne kadar davalı tarafça 3. Kişiler ile aralarında imzalanan sözleşmelerde gizlilik kararı/anlaşması bulunduğu, davalının iş gizlilik anlaşmaların ihlaline sebebiyet vererek davacının ticari itibar kaybına sebep olduğu iddia edilmiş ise de davacı ile 3. Kişiler arasındaki gizlilik anlaşmalarının ihlalinin sözleşmeye taraf olmayan davalıyı bağlamayacağı, bu hususun sözleşme ilişkisi kapsamında davacı ile 3. Kişiler arasındaki bir ihtilaf olduğu anlaşılmakla, davacının bu yöndeki iddiaları yerinde görülmemiştir. -Yapılan açıklamalar doğrultusunda davalı tarafın haksız bir eylemle davacı yana zarar verdiği hususlarının ve bu nedenle davacının ticari itibar kaybına uğrayarak maddi zarara uğradığı iddialarının ispat edilemediği anlaşılmakla, davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİ ile; 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının peşin harç olarak yatırılan 2.561,63 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.946,23 TL harcın davacı yana iadesine, 3-Davacı sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun .... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/07/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/285, K. 2025/702, T. 11.07.2025, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-285-e-2025-702-k-5714293a968c