İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/641 E. 2025/568 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/641
Karar No
2025/568
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/641 Esas KARAR NO : 2025/568 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 10/07/2024 KARAR TARİHİ : 20/06/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/07/2025 Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından sigortalı olan ........ adına kayıtlı ........ plakalı araç ile ...... plakalı araç arasında 30/12/2018 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, ........'e ait poliçe başlangıç ve bitiş tarihlerinin 18/08/2018 - 18/08/2019 tarihleri arasında olduğunu, meydana gelen kaza neticesinde ..... plakalı araç sürücüsü ......'e iş göremezlik tazminatı kapsamında 05.04.2021 tarihinde 30.000,00-TL, 23.877,12-TL, 958,00-TL, 290.000,00-TL ve 16.610,17-TL olmak üzere toplam 361.445,29-TL tazminat ödendiğini, dava masrafları ile dava ve icra vekalet ücreti yönünden ise müvekkil şirketçe 30.04.2021 tarihinde 4.872,88-TL ve 3.389,83-TL olmak üzere toplam 8.262,71-TL stopaj ödemesi yapıldığını, Büyükçekmece ...... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ..... karar sayılı ilamında ...... plakalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu tespit edildiğini, kusura denk gelen tutar yönünden ...... plakalı aracın da sorumluluğunun bulunduğunu, müvekkil şirket tarafından ........ plakalı aracın sigorta poliçesi kapsamında ceza mahkemesinde belirlenen kusura denk gelen tutar yönünden ...... 'e 258.795,60-TL fazla ödeme yapıldığını, fazla ödenen bedelin iadesi hususunda Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ...... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, bu sebeplerle icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. YANIT: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının açmış olduğu davanın zamanaşımı süresi geçtiğinden reddi gerektiğini, irade fesadı hallerinde hak düşürücü süre 1 yıl olup hak düşürücü sürenin geçtiğini, işbu nedenle davanın reddi gerektiğini, davacının yaptığı ödeme, ödemenin tarihi, ceza davasındaki rapor ve karar tarihi dikkate alındığında davanın zamanaşımına uğradığının açık olduğunu, davacı yan tarafından sunulan belgeler ve yapılan beyan dikkate alındığında; davacı yanı aldatıcı herhangi bir harekette bulunulmadığı, karşı yanın istediği tüm evrakların sunulduğunun sabit olduğunu, bu evraklar üzerinde yapılan incelemede ise müvekkili ile alakasız olarak tamamen davacının kendi yetkilendirdiği kişilerce yapıldığı, kusur ve maluliyet oranının tamamen karşı yanın kendi yöntemince alındığı ve ödeme miktarının davacı yan tarafından belirlenerek bildirildiği ve taraflarınca da kabul edilmesi üzerine ödemenin yapıldığının açıkça görüldüğünü, işbu durumda ödemenin yapılmasında tarafımıza atfı kabil bir kusur olmadığının açık olduğunu, atılı ibranamenin borç sonlandırıcı belge olup, sonlanan borç sonrasında fazla ödendiği iddiasının dinlenemeyeceğinin açık olduğunu, kaldı ki taraflarınca az ödeme alındığının iddiası halinde karşı yanın bu iddiayı dinlemeyeceğinin de açık olduğunu, kaldı ki; davadışı ...... 'ın Büyükçekmece ....... Asliye Ceza Mahkemesince ...... Esas sayılı dosyasıyla ceza almış olması ve tazminatın da alınmış olması nedeniyle olayın üstüne de taraflarınca gidilmediğini, müvekkilinin alacağı ödemeyi aldıktan sonra olayın üzerine daha fazla gitmesinin ve kişilerle husumetli hale gelmesinin beklenemeyeceğini, bu şekilde ibranın bozulmasının hakkaniyetsiz kararlara ve insanlar arasında husumete neden olacağını, müvekkiline arkadan çarpan ....... 'ın aşırı alkollü oluşu ve hızı gözetildiğinde ve üstüne yağmurlu hava değerlendirildiğinde müvekkilin asli kusurlu olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, hiçbir kamera kaydının da aksini ispatlayamayacağını, açıklanan nedenlerle davanın öncelikle usulden reddini, davacının davasının ibraname nedeniyle esastan reddini, tazminat hesabının davacı tarafından yapılması ve güncel hesap yapıldığında müvekkilin daha fazla alacağı olması nedeniyle esastan reddini, haksız ve mesnetsiz olması nedeniyle davanın esastan reddini, haksız ve kötüniyetli olan davacı aleyhine %20den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ...... esas sayılı takip dosyası ile ZMMS sigortası kapsamında 30/12/2018 tarihli kaza nedeniyle davalı yana ödenen bedelin kusur oranlarına göre fazladan yapıldığı iddiası ile alacak istemine dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. -Mahkememizce hasar dosyası, Büyükçekmece ...... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ..... esas sayılı dosyası, Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... esas sayılı dosyası, icra dosyası ve kazaya ilişkin tutanaklar , kaza görüntüleri, celp edilerek dosya arasına alınmış, taraf delilleri toplanmıştır. -2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. -İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). -Somut olayda davacı tarafın iddiası; ........ plakalı araç ile ...... plakalı araç arasında 30/12/2018 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasında davalının kusur oranının yanlış değerlendirildiği ve bu doğrultuda fazladan ödeme yapıldığı hususuna dayanmaktadır. Mahkememizce dava konusu kazadaki kusur durumunun mevcut raporlar, kaza görüntüleri ve dosya içerisinde mevcut diğer bilgi ve belgelerle bağlı kalınarak tespit edilmesi amacıyla dosyanın karayolları trafik alanında uzman üç kişilik bilirkişi heyetine tevdi edilerek rapor alınmasına karar verilmiş, düzenlenen 15/01/2025 tarihli raporda özetle; ..... Plakalı Otomobil Sürücüsü ...... ın %100 (YÜZDE YÜZ) TAM KUSURLU olduğu; ....... Plakalı Otomobil Sürücüsü .....’ in KUSURSUZ olduğu, ..... Plakalı Otomobil Sürücüsü ......’ ün KUSURSUZ olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. Mahkememiz dosyası, dava konusu kazadaki kusur durumunun ceza dosyasında yer alan alkol oranına ilişkin Adli Tıp .... İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen rapor, yine ceza dosyasında yer alan kusura ilişkin 24/02/2020 tarihli rapor, Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde düzenlenen 18/11/2024 tarihli rapor ile iş bu dosyada mevcut raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla daha önce rapor veren 3 kişilik bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 14/05/2025 tarihli raporda özetle; ..... Plakalı Otomobil Sürücüsü ...... ın %100 (YÜZDE YÜZ) TAM KUSURLU olduğu; ...... Plakalı Otomobil Sürücüsü ......’ in KUSURSUZ olduğu, ...... Plakalı Otomobil Sürücüsü ...... ’ ün KUSURSUZ olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Bu kapsamda alınan raporlar, dosyada mevcut kaza görüntüleri kapsamında Mahkememizce yapılan değerlendirmede; dava konusu kazada ........ Plakalı Otomobil Sürücüsü Alkollü Sürücü ...... 'ın 2,13 promil alkollü olduğu ve kaza mahallinde alkollü bir şekilde araç kullanarak, emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyeceği, görme ve dikkat reflekslerini kaybettiği, bu şekilde trafik kurallarına aykırı olarak (bölgede hız tahdidi; 80 km/s) yüksek hızla seyrettiği ve dava konusu zincirleme trafik kazasının meydana gelişinde ilk ve temel etken olduğu, davalının ise alkollü bir şekilde araç kullanarak, görme ve dikkat reflekslerini kaybettiği, bu şekilde trafik kurallarına aykırı olarak (bölgede hız tahdidi; 80 km/s) yüksek hızla seyrettiği ancak dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere göre mezkur zincirleme trafik kazasının meydana gelişinin başlangıcında doğrudan etkileyen trafik kanun ve yönetmeliği esaslarına göre bir kusur ihlali tespit edilemediği, davalının alkollü olmasının kazanın gerçekleşmesine sebebiyet vermediği, bu haliyle kazanın gerçekleşmesinde davalının alkollü olması yönünden illiyet bağının dava dışı ...... 'ın kusuru nedeniyle kaza öncesinde kesildiği görülmektedir. -Bu haliyle davacı tarafından davalıya yapılan ödeme yönünden kusura dayanan fazladan bir ödemenin bulunmadığı, davalının fazladan ödeme iddiasının kusur oranlarına dayandığı, Mahkememizce alınan raporlar ile önceki dosyalarda belirlenen hususlara ilişkin çelişkilerin giderildiği, bunun dışında zarar miktarı ve içeriği yönünden davacının bir talebinin bulunmadığı, davalıya ait araç sürücüsünün iş bu kazada kusurlu olduğuna ya da kazaya sebebiyet verdiğine ilişkin bir bilgi ya da belgenin dosyaya ibraz edilmediği sabit olmakla davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİ ile; 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin olarak yatırılan 4.725,53 TL harçtan mahsubu ile bakiye 4.110,13 TL harcın davacıya iadesine, 3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir edilen 62.602,66-TL tek vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun ...... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin e-duruşma ortamında yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/06/2025 Katip ...... e-imzalıdır Hakim ..... e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/641, K. 2025/568, T. 20.06.2025, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-641-e-2025-568-k-188080c3335a