İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/149 E. 2025/69 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/149
- Karar No
- 2025/69
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/149 Esas KARAR NO : 2025/69 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/02/2024 KARAR TARİHİ : 28/01/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ..... Halk Ekmek Un ve Unlu Maddeler Gıda San. ve Tic. A.Ş. adına Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... E. sayılı dosyası ile başlatmış oldukları takibe, davalı yanca haksız şekilde itirazda bulunulmuş olduğunu, davalı borçlunun borca itiraz dilekçesinin, icra müdürlüğünce taraflarına tebliğ edilmemiş olduğunu, huzurdaki dava açılmadan önce, taraflarınca zorunlu ticari dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulmuş ancak 25.01.2024 tarihli arabuluculuk son tutanağından da anlaşıldığı üzere karşı tarafla anlaşmaya varılamamış olduğunu, karekodlu e-imzalı "Arabuluculuk Son Tutanağı"nı işbu dilekçemiz ekinde sunuyor olduklarını, yapılan itirazın, hukuki dayanaktan yoksun, yasaya ve iyiniyet kurallarına aykırı olarak ileri sürülmüş, takibin durmasına yol açmış; müvekkili şirketin alacağının tahsili geciktirilmiş olduğunu, müvekkili şirketin ortaklık yapısı itibariyle % 50’nin üzerinde kamu ortaklığı olan şirketlerden olup, takibin haklı bir alacağın tahsiline yönelik olduğunu, davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirket ile davalı ..... Yol Yapı Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi (eski unvanı Vizi İnşaat Bilişim Nakliyat Yemek, Üretim Ve Temizlik Hizmetleri Taah. San. Ve Tic. Ltd. Şti. ) arasında 29.12.2014 tarihinde "HACCP UYARINCA HİZMET ALIMINA AİT SÖZLEŞME TASARISI" başlığıyla sözleşme akdedilmiş ve "Ekmek Üretimine İlişkin Üretim Ve İstif Alanlarının Haccp Uyarınca Hijyen Hizmeti Teknik Şartnamesi" imzalanmış olduğunu, işbu sözleşmede, yüklenici olarak yer almakta olan davalı şirket tarafından müvekkili şirketin Edirnekapı, Cebeci ve Cevizli işletmelerinde 3 sorumlu, 64 temizlik personeli ile 24 ay süresince üretim ve istif alanlarında hijyen işi yapılması hakkında anlaşma sağlanmış olduğunu, yine davalı şirket ile imzalanan "Ekmek Üretimine İlişkin Üretim Ve İstif Alanlarının Haccp Uyarınca Hijyen Hizmeti Teknik Şartnamesi" nin 4.9. maddesi uyarınca: " Temizlik hizmetlerinin yürütülmesi için Yüklenicinin bu işte çalıştıracağı tüm personelin ücret, SGK primi, vergi, fon ve diğer ödentiler ile; İş Kanunu, Vergi Kanunu, SGK ile ilgili yasa, tüzük, yönetmelik vs hükümlerinin uygulanmasından doğacak her türlü sorumluluk doğrudan Yükleniciye aittir. Yüklenici, herhangi bir kanundan veya hukuksal bir nedenden doğan bir yükümlülük nedeniyle İdarece karşılanan/ karşılanmak zorunda bırakılan (rızai ve kazai) tazminat ve/ veya mali bir sorumluluk yüklenici tarafından herhangi bir itiraza mahal vermeksizin, istem üzerine 7 gün içerisinde karşılanacaktır. Belirlenen sürede ödemede bulunulması halinde varsa istihkakından kesilir, istihkakında yoksa teminatı nakde nakde çevrilir, eksik kalır veya teminat yoksa yasal yollarla tahsil edileceğini şimdiden beyan kabul ve taahhüt eder." hükmüne haiz olduğunu, davalı şirket bünyesinde çalışan ....... isimli işçinin hak edişlerini ödememiş ve işçinin İstanbul ....... İş Mahkemesi'nin ...... E. sayılı dosyası ile müvekkili şirkete ve ...... İnşaat Taşımacılık Sosyal Hizmet ve Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti. şirketine karşı işçi işveren ilişkisinden kaynaklanan alacak davası ikame etmiş olduğunu, İstanbul ...... İş Mahkemesi'nin ....... E. ve ..... K. sayılı kararıyla davacı işçinin münhasıran müvekkili şirkete ait iş yerinde temizlik işlerini yapmayı üstlenen alt işverenlerin işçisi olarak çalıştığının ve davacı .......'ın iş sözleşmesinin sona erdiği tarihte son alt işveren olarak davalı şirket (eski unvanı ..... İnşaat Bilişim Nakliyat Yemek, Üretim Ve Temizlik Hizmetleri Taah. San. Ve Tic. Ltd. Şti. ) olduğunun sübut bulmuş olduğunu, işbu karara davacı ..... tarafından istinaf kanun yoluna başvurmuş olduğunu, İstinaf başvurusuna ilişkin olarak İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesi'nin ...... E., ...... K. Ve 20.10.2021 T. sayılı ilamında (EK-3), davalı şirket ...... Yol Yapı Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin eski unvanı ile ihbar olunan sıfatı ile yer almış olduğunu, İstanbul ...... İş Mahkemesi'nin ...... E. ve ...... K. sayılı kararı doğrultusunda davacı işçi ..... tarafından müvekkili şirkete karşı İstanbul ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... E. sayılı dosyası ile ilamlı icra takibi başlatmış ve dosya borcu olan 59.534,24 TL'nin müvekkili şirket tarafından 01.04.2022 tarihinde icra müdürlüğü hesabına ödenmiş olduğunu, davalı şirket ile müvekkili şirket arasında imzalanan sözleşme hükümleri gereğince müvekkili şirketçe yapılan bu ödemenin sorumluluğunun davalı şirkete ait olduğunun açıkça anlaşılmakta olduğunu, bu sebeple taraflarınca Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ....... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatılarak davalı yana rücu edilmiş olduğunu, davalı yanın haksız ve mesnetsiz iddiaların yer aldığı borca itiraz talebi dilekçesi ile taraflarınca başlatılan icra takibine itirazda bulunmuş olduğunu, davalı yanın usul ve yasaya aykırı itirazının kaldırılması ve takibin devam etmesi gerektiğini, dayanak belgeler, sözleşme, uzman bilirkişilerce yapılacak inceleme neticesinde itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunun tespit edilecek olduğunu, yapılacak yargılama sonucunda, haklılıkları sabit olacağını beyanla; davanın kabulüne, Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas sayılı dsoyasına yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın likit olması ve kötü niyetli itiraz sebebi ile alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere hesaplanacak icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirkete usulüne uygun tebligat yapıldığı, ancak davaya cevap verilmediği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık; davacı ve davalı arasında yer alan, davalı tarafın yüklenici olarak yer aldığı teknik şartname uyarınca çalıştırılan dava dışı işçi ......'a ödenen işçilik alacaklarından davalı tarafın sorumlu olup olmadığı, sorumlu olması halinde miktarı hususlarındadır. Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... E. sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmiş olup, davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine 59.534,24 TL rücu alacağı, 9.495,71 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 69.029,95 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı şirketin vekili aracılığıyla takibe itiraz ettiği anlaşıldı. Dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek, dosyada mevcut SGK ve iş yeri dosyaları, rucüen tazminata dayanak olan 3. kişiye yapılan ödemeler dikkate alınarak işçinin davalı yüklenici bünyesinde çalıştığı dönemlerin belirlenmesi, işçinin çalışmış olduğu, davalı alt işverenin kendi dönemleri ile sınırlı olmak üzere sorumluluğunun belirlenmesi, davalı alt işverenin toplam ana para tutarı içerisinde sorumlu olduğu tutarın belirlenmesi ve bu doğrultuda rücuen tazminat hesabının yapılması için dosya üzerinden GÜNSÜZ bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, İş Hukuku Uzmanı bilirkişi ...... 04/10/2024 tarihli raporunda özetle; dosya kapsamında, İstanbul ....... İş Mahkemesi'nin ...... E. ..... K. sayılı dosyası, Bakırköy ...... İcra Dairesi'nin .... E. sayılı dosyası, ..... Bankası T.A.O 04.01.2022 tarihli ödeme dekontu ile bir kısım sözleşme örneği mevcut olduğunu, İstanbul ..... İş Mahkemesi'nin ..... E. ..... K. sayılı dosyasının incelenmesinde, davacının ....., davalıların ..... Halk Ekmek Fabrikaları A.Ş. ile ..... İnşaat Taşımacılık Sosyal Hizm. ve Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti. olduğu, huzurdaki davanın davalısı olan ..... Yol Yapı Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin, eski unvanı ile ....... İnşaat Bilişim Nakliyat Yemek Ürt. ve Tem. Hiz. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ise iş mahkemesi dosyasında ihbar olunan konumunda olup, davanın kendisine 14.05.2014 tarihli dilekçe ile ihbarının talep edildiği, yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulü yönünde karar verilerek ...... Halk Ekmek A.Ş.'nin dava dışı işçi .....'a, Kıdem tazminatı talebinin kabulü ile net 18.132,16-TL'nin iş akdinin fesih tarihi olan 16.09.2013 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte, yıllık izin ücret alacağının kabulü ile net 6.233,32-TL'nin 300-TL'sine dava tarihi olan 30.12.2013, bakiye miktarına ıslah tarihi olan 13.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte, genel tatil alacağının kısmen kabulü ile net 353,44-TL'nin 200-TL'sine dava tarihi olan 30.12.2013, bakiye miktarına ıslah tarihi olan 13.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte, 2.966,27-TL vekalet ücreti ile 910,38-TL harç ve yargılama giderinin ödenmesine karar verildiği, hükme yönelik taraflarca yapılan istinaf başvurularının ise İstanbul BAM ...... Hukuk Dairesi'nin ..... E. ...... K. ilamı ile esastan reddine karar verildiği, böylece yargı denetiminden geçen hükmün 20.10.2021 tarihinde kesinleştiğinin görülmüş olduğunu, ...... Bankası yazı cevabının incelenmesinde, 04.01.2022 tarihli ödeme dekontu ile davacı kurum hesabından İstanbul ..... İcra Müdürlüğü'nün hesabına “..... E. sayılı dosyaya istinaden (.....) kapak hesabı bakiye ödemesi” açıklaması ile toplam 59.534,24-TL ödeme yapıldığının görülmekte olduğunu, huzurdaki davada uyuşmazlığın, dava dışı işçiye ödenen işçilik haklarının, asıl işveren tarafından alt işverene rücu hakkı olup olmadığı, rücu hakkının olduğunun değerlendirilmesi durumunda ise kimin ne oranda sorumlu olduğu noktasından ileri gelmekte olduğunu, uyuşmazlık konusuna ilişkin, Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin yerleşik hale gelmiş içtihatları yol gösterici nitelikte olup, uyuşmazlığın çözümünde öncelikle taraflar arasındaki sözleşme hükümleri, aynı sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıkla ilgili verilmiş mahkeme kararları ve genel hukuk prensipleri dikkate alınarak bir sonuca gidilmesi gerektiğinin ifade edilmekte olduğunu, bu halde eğer sözleşme hükümlerinde, işçilerin iş sözleşmelerinden doğan alacaklarına ilişkin kimin ne oranda sorumlu olacağına dair düzenleme var ise, anılan hükmün uygulanması gerektiği; eğer bu yönde bir düzenleme yok ise de “tacir olan davalının çalıştırdıkları işçilerin fiili işçilik dışında sair tazminat haklarından sorumlu olacaklarını bilebilecek durumda oldukları ancak, davacı Bakanlığın da asıl işveren durumunu muhafaza etmesi nazara alındığında doğan zararlardan tarafların yarı yarıya sorumlu olduğunun kabulü gerekeceği” 'nden hareketle sonuca gidilmesi gerektiğinin belirtilmekte olduğunu, dava dilekçesine ekli sözleşme ile davacı kurum tarafından sunulan teknik şartnamenin incelenmesinde, ilgili sözleşmenin 29.12.2014 tarihli olduğu görülmekte olup, teknik şartnamenin ise bu sözleşmenin eki niteliğinde olduğunu, 29.12.2014 tarihli sözleşme ve eki şartnamenin konu ile ilgili düzenlemelerinin; “Temizlik hizmetlerinin yürütülmesi için Yüklenicinin bu işte çalıştıracağı tüm personelin ücret, SGK primi, vergi, fon ve diğer ödentiler ile; İş Kanunu, Vergi Kanunu, SGK ile ilgili yasa, tüzük, yönetmelik vs hükümlerinin uygulanmasından doğacak her türlü sorumluluk doğrudan yükleniciye aittir. Yüklenici, herhangi bir kanundan veya hukuksal bir nedenden doğan bir yükümlülük nedeniyle İdarece karşılanan/karşılanmak zorunda bırakılan (rızai veya kazai) tazminat ve/veya mali bir sorumluluk yüklenici tarafından herhangi bir itiraza mahal vermeksizin, istem üzerine 7 gün içerisinde karşılanacaktır. Belirlenen sürede ödemede bulunulmaması halinde varsa istihkakından kesilir; istihkakında yoksa teminatı nakde çevrilir; eksik kalır veya teminat yoksa yasal yollarla tahsil edileceğini şimdiden beyan kabul ve taahhüt eder." şeklinde olduğunu, ilgili düzenlemenin, davacı tarafça sunulan 29.12.2014 tarihli sözleşmeye ek olan şartnameden alıntılanmış olup, dava dışı işçinin toplam çalışma dönemi 01.04.2003-16.09.2013 tarihleri arasında olup, davalı yüklenici bünyesindeki çalışmasının ise 23.01.2008-16.09.2013 tarihleri arasında olduğunu, işçinin çalışma dönemini kapsayan sözleşme örneklerinin ise dosyada bulunmadığını, somut olayda, dava dışı işçinin çalışmış olduğu işin, hizmet alımı yolu ile temin edildiğinin dosya kapsamından anlaşılmakla beraber, dosya içerisinde işçinin çalışma dönemine ait hizmet alım sözleşmelerine rastlanmamış olduğunu, celp edilen icra dosyasının incelenmesinde, davacı kurumun ödediği tutarın tamamını davalı yükleniciden talep ettiğinin görülmekte olduğunu, ancak yukarıda detaylarına yer verildiği üzere, işçinin hüküm altına alınan 10 yıl 5 ay 16 günlük çalışmasının bulunduğunun, bu sürede dava dışı işçinin, davalı yüklenici dışında başka yükleniciler nezdinde de çalışmasının bulunduğunun gerek iş mahkemesi dosyasından gerekse işçiye ait SGK Hizmet Döküm Cetvelinden anlaşılmakta olduğunu, mahkememizce bilindiği üzere, her bir yüklenicinin, işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak işverene karşı sorumlu olduğunu, bu doğrultuda işçinin davalı yüklenici nezdindeki çalıştığı süre dikkate alınarak hesaplama yapılacak olduğunu, her ne kadar ilgili döneme ait sözleşme örnekleri dosyada yer almadığından incelenmesi mümkün olmamışsa da; yapılacak hesaplamaya elverişli bilgi ve belgeler dosya kapsamında bulunduğundan, usul ekonomisi ilkesi doğrultusunda tarafınca hesaplama yapılacak olduğunu, mahkememizce ilgili sözleşmelerin celbi sonrasında kanaatinin ne olacağı bilinmediğinden; davalının, dava dışı işçinin tazminat ve alacaklarından, işçiyi çalıştırdığı döneme isabet eden miktarın tamamından sorumlu olduğunun kabulü halinde tamamından, aksi durumun kabulü halinde asıl işverenle birlikte yarı yarıya sorumlu olması şeklinde, alternatifli olarak hesaplama yapılarak takdirin mahkememize bırakılacak olduğunu, dosya içeriğindeki belgelerden, dava dışı işçinin çalışmalarının toplam 3752 günlük çalışma süresi içerisinde davalı nezdindeki çalışma süresinin 2058 gün olmakla, toplam çalışma süresinin %54,85'ine tekabül ettiğinin anlaşılmış olduğunu, buna göre, davacı tarafça ödenen toplam 59.534,24 TL 'nin %54,85'i 32.654,53 TL olarak hesaplanmış olup, yarı yarıya sorumluluk ilkesi uyarınca ise bu tutarın yarısının, 16.327,27 TL olarak hesaplanmış olduğunu, Yargıtay'a göre işçilik alacağı davasının alt işverene ihbar edilmiş olması halinde alt işverenin ayrıca temerrüde düşürülmüş olmasına gerek olmadığını, işçilik alacağı davasının, yüklenici olan davalıya ihbar edilmiş olup, davalı bakımından temerrüt unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediğine yönelik takdirin mahkememize ait olmakla tarafınca görevlendirme kapsamında hesaplama yapmakla yetinilecek ve taleple bağlı kalınarak yasal faiz oranları dikkate alınacak olduğunu SONUÇ OLARAK: hukuki durumun ve delillerin takdiri mahkememize ait olmak üzere davacının taleplerinde haklı görülmesi halinde, mahkememizce davalının, davacı tarafça ödenen tutarın, dava dışı işçiyi çalıştırdığı döneme isabet eden miktarın tamamından sorumlu olduğuna kanaat getirilmesi halinde, takip tarihi itibariyle sorumlu olabileceği tutarın 32.654,53 TL asıl alacak ve 5.636,26 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 38.290,79 TL, mahkememizce davalının, davacı tarafça ödenen tutarın, dava dışı işçiyi çalıştırdığı döneme isabet eden miktarın yarısından sorumlu olduğuna kanaat getirilmesi halinde, takip tarihi itibariyle sorumlu olabileceği tutarın, 16.327,27 TL asıl alacak ve 2.818,13 TL işlemiş faiz olmak üzere 19.145,40 TL olabileceği sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır. Dava konusu olayda da, anılan madde hükmü uyarınca davacı ile davalı arasında alt işveren-asıl işveren ilişkisi mevcut olup, işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu'ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle müteselsilen sorumludurlar. Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müteselsilen sorumludurlar. İç ilişkide (alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki ilişkide) ise, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda taraflar kendi aralarında sözleşme yapabilirler. Nitekim, TBK'nın 167. maddesinde “Aksi karşılaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır. Bu durumda borçlu, her bir borçluya ancak payı oranında rücu edebilir.” hükmüne yer verilmiştir. Yani, müteselsil sorumlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir. Müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği kabul edilmelidir. Yargıtay ...... HD'nin 28.01.2014 tarih ve .....E., ..... K; 25.02.2014 tarih ve ...... E., ..... K., sayılı ilamları ile Dairemizin 23.06.2014 tarih ve ..... E., ..... K.; 13.11.2014 tarih ve ..... E., ..... K; 30.10.2014 tarih ve ..... E., ...... K; 26.10.2015 tarih ve ...... E., ..... K. sayılı ilamları da bu yöndedir. Taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi ile sözleşmenin eki niteliğinde bulunan idari ve teknik şartnamede, çalışan işçilerin hak ve alacaklarından hangi tarafın sorumlu olacağının açıkça düzenlenmiş olması halinde tarafların serbest iradeleri ile imzalamış oldukları sözleşme ve şartname hükümleri, tacir sıfatına haiz her iki tarafı da bağlayacaktır. Hizmet sözleşmelerinde, ihale evraklarında teknik ve idari şartnamelerde ve taraflar arasında karşılıklı düzenlenen diğer belgelerde yüklenici şirketin sorumluluğuna ilişkin açık hüküm olan hallerde, her bir alt işveren kendi dönemi ile sınırlı olacak şekilde hesaplanacak olan bedelden tam olarak sorumludur. Eğer sözleşmede ve şartnamelerde bir hüküm yer almıyorsa bu durumda her bir alt işverenin sorumlu olduğu hesaplanan bedelden, davacı alt işverenlerle birlikte yarı oranında sorumludur. 29.12.2014 tarihli sözleşme ve eki şartnamenin incelenmesinde “Temizlik hizmetlerinin yürütülmesi için Yüklenicinin bu işte çalıştıracağı tüm personelin ücret, SGK primi, vergi, fon ve diğer ödentiler ile; İş Kanunu, Vergi Kanunu, SGK ile ilgili yasa, tüzük, yönetmelik vs hükümlerinin uygulanmasından doğacak her türlü sorumluluk doğrudan yükleniciye aittir. Yüklenici, herhangi bir kanundan veya hukuksal bir nedenden doğan bir yükümlülük nedeniyle İdarece karşılanan/karşılanmak zorunda bırakılan (rızai veya kazai) tazminat ve/veya mali bir sorumluluk yüklenici tarafından herhangi bir itiraza mahal vermeksizin, istem üzerine 7 gün içerisinde karşılanacaktır. Belirlenen sürede ödemede bulunulmaması halinde varsa istihkakından kesilir; istihkakında yoksa teminatı nakde çevrilir; eksik kalır veya teminat yoksa yasal yollarla tahsil edileceğini şimdiden beyan kabul ve taahhüt eder." hükmününü yer aldığı görülmüştür. Dava dışı işçinin davalı yüklenici bünyesindeki çalışma dönemini kapsayan sözleşme örnekleri dosyaya sunulmamış ise de da bulunmakta ise de bilirkişi raporunda yapılan hesap dosya kapsamına uygun ve gerekçeli bulunmuştur. Yapılan bu açıklamalar, yasal mevzuat ve istikrar kazanmış yargı kararları bir arada değerlendirildiğinde dosya kapsamına uygun ve gerekçeli bilirkişi raporu uyarınca dava dışı işçinin farklı alt işverenler bünyesinde çalışmasının bulunduğu, davalı alt işveren bünyesinde çalışmış olduğu dönemin toplam çalışmasının % 54,85'ine tekabül ettiği ve toplam ödemenin 59.534,24 TL olduğu nazara alındığında davalı tarafın yapılan ödemenin 32.654,53 TL'sinden sorumlu olduğu, ödemenin hüküm altına alındığı İstanbul ...... İş Mahkemesinin ..... E.-...... K. Sayılı dosyasında davalıya yapılan ihbar ile temerrüt koşulunun gerçekleştiği, buna göre takip öncesi dönem için 5.636,26 TL faiz talep edebileceği anlaşılmakla davanın bu doğrultuda kısmen kabulüne, alacağüın varlığı ve miktarı yapılan yargılama ile tespit ediliğinden likit olmayan alacak yönünden icra inkar tazminatı talebinin alacağın varlığı ve miktarı yapılan yargılama ile tespit edildiğinden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: AÇILAN DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE; 1-Davalı tarafın Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN KISMEN İPTALİ İLE takibin 32.654,53 TL asıl alacak, 5.636,26 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 38.290,79 TL üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-İcra inkar tazminatı talebinin alacağın varlığı ve miktarı yapılan yargılama ile tespit edildiğinden REDDİNE, 3-Alınması gereken 2.615,64 TL harçtan peşin alınan 1.178,86 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.436,78 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin arabuluculuk görüşmesine katılmayan davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 5-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 1.606,46 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafça sarf edilen bilirkişi, tebligat ve posta masrafı 5.207,00 TL yargılama giderinden kabul oranı (%55,47) ret oranı (%44,53) dikkate alınarak hesaplanan 2.888,32 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 30.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 8-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 9-Karar kesinleştiğinde İstanbul ..... İş Mahkemesinin ...... E.-...... K. Sayılı dosyasının Mahkemesine İADESİNE, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 28/01/2025 Katip ..... ¸ Hakim ..... ¸