İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/788 E. 2024/879 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/788
- Karar No
- 2024/879
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/788 Esas KARAR NO : 2024/879 DAVA : Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı), Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 10/08/2023 DAVA : Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 20/09/2023 KARAR TARİHİ : 11/09/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/09/2024 DAVA: Davacı vekilinin asıl dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin nakliye işiyle iştigal ettiğini, davalı şirket ile yapılan taşıma anlaşması kapsamında bir kısım malların Portekiz - Türkiye taşımasının ..... plaka sayılı araç ile gerçekleştirildiğini, taşıma tamamlanmasına rağmen, davalının cari hesap bakiyesini ödemediğini, davalıya ait Euro ve TL. Cari hesap ekstrelerini sunduklarını, müvekkili ticari defter ve belgeleri kapsamında davalıdan alacaklı olup, ödeme yapılmaması üzerine zorunlu arabuluculuk görüşmesi yapıldığını, ancak anlaşma sağlanamadığını, neticede; fazlaya ilişkin talep ve ıslah hakları saklı kalmak üzere, davalının 34.420 Euro ve 6.147 TL. Toplam Borcunun, Euro için fatura tarihinden itibaren 3094 sayılı yasanın 4a hükmüne göre en yüksek Euro faizi ile ve 6.147 TL. İçin ise fatura tarihinden itibaren en yüksek ticari avans faizi üzerinden tahsilini, vekalet ücreti ve yargılama giderinin davalıya yüklenmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. Birleşen dosya davacı vekilinin birleşen dosya dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında gerçekleşen satış sonrasında malların kara yolu ile nakliyesinin sağlanması için davalı şirket ile anlaştıklarını, davalı şirketin yaptığı yanlışlık sebebiyle 8.900 kg gelen malı gelen belgeye 7.200 kg yazdıklarını, nakliye işlemine cuma günü mesai bitimine yakın başlayacağı için doğru şekilde işlemlerin yeniden hazırlanmasının pazartesiye kalacağı ve bu sebeple de davalı şirket kendi hataları yüzünden zarar etmemek için resmi belgede geçerli olmayan bir oynama yapmak suretiyle nakliye işlemine başladıklarını, yaşanan bu durumdan müvekkili şirketin haberi olmadığını, yapılan araştırma sonucunda malların taşıma sırasında hasar gördüğü ve zayi olduğunu belirterek öncelikle mahkememiz dosyasının Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, davanın kabulü ile bilirkişi raporuna göre hesap edilecek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00EURO maddi tazminat ve 150.000,00TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. CEVAP: Davalı vekilinin asıl dosya cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı şirket arasında dosyada mübrez ..... numaralı faturada yer alan ürünlerin kara yolu ile İstanbul'dan Porto'ya taşınması konusunda anlaşmaya varıldığını, davacı şirket tarafından gümrük işlemleri için gerekli belgelerin hazırlanması sırasında malın ağırlığının yanlış yazılması sebebi ile 8.900 kg gelen malların 7.200 kg yazıldığını, Resmi belge üzerinde düzeltme yapılmaması gerektiğini bilen davacı tarafın elle düzeltme yaparak 7.200 kg ibaresini 8.900 kg olarak düzelttiğini ve ürünlerin sevkiyatına bu şekilde başladığını, düzeltme yapılan belge Transit Refakat Belgesi olup diğer belgelerdeki kilogram hatalarının da resmi şekilde düzeltilmediğini, davacı tarafça düzenlenen belgelerde gönderilen malın ağırlığı konusunda bir karmaşa olup bu şekilde nakliye işlemine başlandığını, davacı tarafa ait kamyon Almanya gümrüğüne (Suben) geldiğinde gümrükleme işlemi için durduğunu, Almanya gümrüğünde, evraklardaki verilerin birbirini tutmaması ve ürünlerin taşıma sırasında zayi olması sebebi ile ürünler üzerinde inceleme başlatıldığını, Ancak müvekkili şirkete bu konu ile ilgili davacı şirket tarafından herhangi bir bilgi ya da bildirimde bulunulmadığını, ürünlerin süresi içinde Porto'ya ulaşmadığı öğrenildiğinde nakliye şirketine ulaşan müvekkili şirketin, ürünlerin Almanya Gümrüğü'nde indirildiğini ve nakliye aracının şoförünün Türkiye'ye geri döndüğünü öğrendiğini, davacı tarafça müvekkile geç haber verilmesi sebebi ile mallar Alman gümrüğünde kalmış, gerekli itiraz prosedürü süresinde işletilememiş ve süresi içinde Porto'daki müşteriye malların teslim edilemediğini, geç de olsa müvekkili şirketçe yapılan başvurular ile malın bir kısmı gümrükten çıkartılmış ve başka bir nakliye şirketi aracılığı ile geç de olsa Porto'ya ulaştırıldığını, Gümrükten çıkartılabilen malların değerinin 107.000,00 Euro olduğunu, kalan 100.700,00 Euro'luk malın ise Almanya Gümrük Birimlerince imha kararı verildiğini ve bu imha kararına dair hukuki sürecin Almanya'da devam ettiğini, davacı tarafın nakliye işinin tarafların anlaşmasına uygun şekilde yerine getirilmediğini, ürünlerin hedef müşteriye teslim edildiğine ilişkin teslim CMR'si veya buna benzer teslimi ispat eder bir evrak da sunmadıklarını, sözleşmesel yükümlülüğünü yerine getirmeyen davacının ücret talep etme hakkı da doğmadığını, neticeten davanın reddini, avukatlık ücreti ve yargılama giderlerinin davacı yana yüklenmesine karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür. Birleşen dosya davalı vekilinin birleşen dosya cevap dilekçesinde özetle; alacağın bir kısmının belirli olduğu durumlarda, belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacı tarafın iddialarının aksine taşıma tamamlanmasına rağmen, davalı cari hesap bakiyesi ödemelerini yapmadıklarını, bu hususta yapılan yazışmalar birleştirme talep edilen dosyada mevcut olduğunu, yani esasında taşıma sorunsuz bir şekilde gerçekleştirilmiş ve fakat davacı şirket tarafından müvekkil şirkete ödeme yapılmadığını, davacı tarafın iddiaları yersiz olduğunu, asıl alacaklı taraf müvekkil davalı olduğunu, davacı taraf, maddi zararını somutlaştıramadığı gibi bu zararın oluştuğunu da ispat edemediğini belirterek öncelikle dosyanın Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... E. Numaralı dosyası ile birleştirilmesine, davanın usulden reddini, sayın Mahkeme aksi kanaatteyse esastan reddine karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; -Dava asıl ve birleşen dava yönünden taşıma sözleşmesi kapsamında alacak ve zararın tazmini istemine ilişkindir. -Mahkememizce taşıma belgeleri, gümrük kayıtları celp edilerek dosya arasına alınmış, bilirkişi incelemesi yapılmış, tarafların ticari defter ve belgeleri incelenmiş, taraf deliller toplanmıştır. -Tarafların iddia ve beyanları nazara alındığında; taraflar arasında taşıma işine dair anlaşma yapıldığı hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, asıl davanın konusunun taşıma bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın taşıma işleminin usulüne uygun olarak eksiksiz ifa edilip edilmediği, davacının taşıma bedeline hak kazanıp kazanmadığı, davacının taşıma bedeli nedeniyle alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının belirlenmesine ilişkin olduğu görülmektedir. -Birleşen davanın ise birleşen dosya davalısı-asıl dosya davacısı tarafından gerçekleştirilen taşıma işinin tam ve gereği ifa edilmemesi nedeniyle birleşen dosya davacısının uğradığı maddi ve manevi zararların tazmini istemiyle davanın açıldığı, uyuşmazlığın taşımanın gereği gibi ifa edilip edilmediği, gereği gibi ifa edilmemesi nedeniyle tarafların ve taşıma işini gerçekleştiren asıl dosya davacısı-birleşen dosya davalısının kusurunun olup olmadığı, davacının maddi ve manevi zararı var ise miktarı ve davalıdan tahsil edilip edilemeyeceği hususlarında toplandığı anlaşılmıştır. -Taraflar arasında uluslararası karayolu taşımasına ilişkin anlaşma bulunduğu, yükü, taşımayı fiili taşıyıcı taraf sıfatıyla gerçekleştirenin ..... Uluslararası Nakliyat Ve Ticaret Limited Şirketi olduğu hususlarında bir tereddüt bulunmamaktadır. CMR Konvansiyonu'nun 2. maddesi uyarınca kural olarak mal yüklü taşıtın, Konvansiyonun 14. maddesi hükmünün uygulandığı haller dışında yolun bir kısmında deniz, demiryolu, nehir, kanal veya havayoluyla yük boşaltılmadan taşındığı hallerde CMR Konvansiyonu hükümleri taşımanın tümü için uygulanacaktır. (Yargıtay 11. HD.'nin 24/12/2015 tarih ve 2014/18962 Esas-2015/13905 Karar sayılı ilamı) -CMR Konvansiyonunun 17. maddesi uyarınca taşıyıcı, yükü teslim aldığı andan teslim ettiği ana kadar yükte meydana gelecek hasardan sorumludur. Sözleşmenin 17/4-c maddesi uyarınca taşıyıcı hasarın, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınmasından, yüklenmesinden, istif edilmesinden veya boşaltılmasından kaynaklandığını ispat etmesi halinde sorumluluktan kurtulabilecektir. Bununla birlikte yükleme gönderene veya başkasına ait olsa bile taşıyıcının, malın sağlam ve tam olarak teslimi sorumluluğu çerçevesinde gerek istiflenmesi gerekse ambalajlanması itibariyle taşımaya uygunluğu noktasında nezaret görevi mevcuttur. Buna göre, taşıyıcının göndereni uyarması gerekmekte olup, bu uyarının yapılmadığı hallerde, zararın gönderen ile taşıyıcı arasında paylaştırılması gerekmektedir. -CMR Konvansiyonun 17/2 maddesi uyarınca taşıyıcı zayi ve hasarın kendisine isnat edilmeyecek bir sebepten ileri geldiğini kanıtlaması halinde sorumluluktan kurtulabilir. Yani taşıyıcının sorumluluktan kurtulabilmesi için olayda kendisinin herhangi bir kusurunun olmadığını kanıtlaması gerekir.(Yargıtay 11. HD.'nin 16/09/2013 tarih ve 2012/15448 Esas-2013/15829 Karar sayılı ilamı ) -Mahkememiz dosyası yukarıda yer verilen hususlarda inceleme yapılması amacıyla 1 SMMM, 1 taşıma bilirkişisi ve 1 gümrük hesaplamaları alanında uzman hesap bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilmiş, düzenlenen 09/06/2024 tarihli raporda özetle; asıl davada; davacı ve davalı yan ticari defterlerine göre alacak miktarı yönünden davacının alacak tutarı olan 34.420 EURO ve 6.147 TL alacağı kendi ticari defterlerinde kayıtlı, davalı ticari defterlerinde ise her iki tutar için iade fatura tanzim edilerek hesabın kapatıldığı, EURO taşıma bedeli ve TL masraf olmak üzere iki ayrı kalem alacak için yapılmayan taşıma işi iddiası ile iade faturası ile hesaplaşma olduğu belirlenmekle, davacının kendi risk alanında olmayan aksaklığa karşın ticari defterlerinde yer alan 34.420 EURO ve 6.147 TL alacağı talep ve dava edebileceğinin değerlendirildiği, davalı yanın tek yanlı iade faturası ile hesaplaşmasının somut olaya uymadığı, birleşen davada, ihracatrçı-gönderenin risk alanıdna olan belge bilgi uyumsuzluğu iddiaları ile oluşan taşıma engeli ve uğrandığı ileri sürülen zararların kendi sorumluluğunda olduğu, CMR taşıma sürecinde evrakı kullanan taşıyıcının evrak düzenleme veya evrak uyumundan sorumlu olmadığı, aksi yönde bir sözleşme veya taahhüdünün dosyada sabit olmadığı görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Tarafların kök rapora ilişkin beyan ve itirazlarının değerlendirilmesi amacıyla dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 22/08/2024 tarihli ek raporda özetle; 05.06.2024 tarihli esas bilirkişi raporumuzun sonuç bölümünde aynen, asıl davada; davacı ve davalı yan ticari defterlerine göre alacak miktarı: davacının alacak tutarı olan 34.420 EURO ve 6.147 TL alacağı kendi ticari defterlerinde kayıtlı, davalı ticari defterlerinde ise her iki tutar için iade fatura tanzim edilerek hesabın kapatıldığı, EURO taşıma bedeli ve TL masraf olmak üzere iki ayrı kalem alacak için yapılmayan taşıma işi iddiası ile iade faturası ile hesaplaşma olduğu belirlenmekle, davacının kendi risk alanında olmayan aksaklığa karşın ticari defterlerinde yer alan 34.420 EURO ve 6.147 TL alacağı talep ve dava edebileceğinin değerlendirildiği, davalı yanın tek yanlı iade faturası ile hesaplaşmasının somut olaya uymadığı, birleşen davada, ihracatçı-gönderenin risk alanında olan belge bilgi uyumsuzluğu iddiaları ile oluşan taşıma engeli ve uğrandığı ileri sürülen zararların kendi sorumluluğunda olduğu, CMR taşıma sürecinde evrakı kullanan taşıyıcının evrak düzenleme veya evrak uyumundan sorumlu olmadığı, aksi yönde bir sözleşme veya taahhüdünün dosyada sabit olmadığı, denilmiş ise de, Mahkemenin 02.07.2024 tarih ..... esas sayılı ara karardaki,1-Taraf itirazları irdelenerek ek rapor tanzim edilmesi talebinin Gümrük ve Dış Ticaret Yönünden yeniden incelenmesinde, ...... Uluslararası Nakliyat ve Tic. Ltd. Şti ...... Transit Refakat Belgesinde eki belgelerle çelişkili düzeltme yapması nedeniyle varış gümrük idaresinde tüm eşyaların fiziki kontrolü yapılmasına sebep olunduğu, ..... Uluslararası Nakliyat ve Tic. Ltd. Şti 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 869/1 madde, eşyanın teslim edileceği yerde teslim engelleri çıkarsa, taşıyıcı, 868 inci madde uyarınca tasarruf hakkına sahip olan kişiden talimat almak zorundadır hükmüne uygun hareket edilmediği, ..... Nakliyat ve Tic. Ltd. Şti taşıma sözleşmesi konusu eşyaların alıcısına teslim edilmediği, taşıma işleminin usulüne uygun olarak eksiksiz ifa edilmediği, Lojistik ve Mali yönden sonuç; asıl davada; davacı ve davalı yan ticari defterlerine göre alacak miktarı: davacının alacak tutarı olan 34.420 EURO ve 6.147 TL alacağı kendi ticari defterlerinde kayıtlı, davalı ticari defterlerinde ise her iki tutar için iade fatura tanzim edilerek hesabın kapatıldığı, EURO taşıma bedeli ve TL masraf olmak üzere iki ayrı kalem alacak için yapılmayan taşıma işi iddiası ile iade faturası ile hesaplaşma olduğu belirlenmekle, davacının kendi risk alanında olmayan aksaklığa karşın ticari defterlerinde yer alan 34.420 EURO ve 6.147 TL alacağı talep ve dava edebileceğinin değerlendirildiği, davacının yürüttüğü taşıma sürecinde Alman-Suben Gümrük idaresince yürütülen sürecin taşıma engeli teşkil ettiği değerlendirmesinde, Alman Gümrük idaresinin aldığı karar ve yaptığı uygulamanın hukuka aykırı olduğunun söylenemeyeceği, ancak bu süreçte davacının davalı ile gerekli iletişimi kurarak emir, talimat veya katkı vermesini talep etmediği için davacının masraf ve maliyet kabilinden oluşan alacak tutarından sayın mahkemece takdiren %50-%50 hakkaniyete uygun indirim hususunda takdirin yüce mahkemeye ait olduğu, buna göre 34.420 EUROx%50= 17.210 EURO ve 6.147 TLx%50= 3.073,50 TL davacı alacağı hususlarında takdirin yüce mahkemeye ait olduğu, davalı yanın tek yanlı iade faturası ile hesaplaşmasının somut olaya uymadığı, birleşen davada, davacı ihracatçı-gönderenin risk alanında olan belge bilgi uyumsuzluğu iddiaları ile oluşan taşıma engeli ve uğrandığı ileri sürülen zararların kendi sormluluğunda olduğu, CMR taşıma sürecinde evrakı kullanan taşıyıcının evrak düzenleme veya evrak uyumundan sorumlu olmadığı, aksi yönde bir sözleşme veya taahhüdünün dosyada sabit olmadığı, eğer Alman kamu otoritesi yanlış karar vermiş ise zararın Alman otoritesince tazmini, eğer haklı karar vermiş ise de zararın davacı risk alanında olduğu gözetilerek, meydana gelen zarardan davalı-taşıyıcının sorumlu tutulamayacağı KÖK rapor değerlendirmelerinin devam ettiği, Mahkemenizce asıl dava davacısının Alman gümrük idaresi sürecini TAŞIMA ENGELİ olarak değerlendirmesi halinde, birleşen dava davacısının yeni araçla taşıma masrafı olarak 3.950,00 EURO + imha edilen malların bedeli olarak 84.263,00 EURO olmak üzere zararının toplam 88.213,00 EURO olduğu, davacının zararının dava tarihindeki (20.09.2023) TL karşılığının 88.213,00 EURO x 28,9594 = 2.554.595,55 TL hesaplandığı, taşıyıcının müdahale edemeyeceği Alman Gümrük İdaresi faaliyetleri kapsamında oluşan bu maliyetler bakımından sorumluluğunun davacıya yüklenemeyeceği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Bilirkişi raporları taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, tarafların bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını ibraz ettikleri görülmüştür. -Mahkememizce alınan raporlar dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuş, teknik yönlerden incelenerek hükme esas alınmıştır. -Dosyadaki bilgi, belge ve raporların incelenmesinde; .... Motorlu Araçlar Ltd. Şti. ile ..... Uluslararası Nakliyat ve Tic. Ltd. Şti taşıma sözleşmesi yapıldığı, ödeme şeklinin uluslararası ticaret odası (ICC) Dış Ticarette Ödemelerin Sistemleri 23.06.2015 mal mukabili, teslim şeklinin ise uluslararası ticaret odası (ICC) Dış Ticarette Teslim Şekilleri (INCOTERM) 01.01.2020 CFR olduğu görülmektedir. -Yine mevcut bilgi ve belge ve sözleşmelere göre ..... Uluslararası Nakliyat ve Tic. Ltd. Şti'nin fiili taşıyıcı olduğu, dava konusu Transit Refakat Belgesini brüt ağırlık 7.200 kg olarak düzenlendiği, daha sonra, sözleşmenin 34 ve tebliğin 21 maddesine göre ..... Transit Refakat Belgesindeki brüt 7.210 kg elle brüt 8.900 kg olarak düzeltildiği görülmektedir. -Dosyada mevcut Almanya Gümrüğünün 05.04.2023 tarihli kararında; 4.550 adet volvo markalı yakıt filtresi , 420 adet motorlu araç hava filtresi, 99 adet filtre seti, 120 adet filtre elemanının, “hukuki talimatları ihlal edici nitelikte olduğu” gerekçesiyle imha kararı alındığı, davacının kesmiş olduğu faturadan imha edilen toplam 5.189 adet malın bedelinin 84.263,00 EURO olduğu görülmektedir. -Tarafların iddia ve beyanları nazara alındığında uyuşmazlığın iki yönden irdelenmesi gerekmektedir. -Bu kapsamda öncelikle Transit Refakat Belgesindeki brüt 7210kg elle brüt 8900kg olarak düzeltilmesinde tarafların kusur ve sorumluluklarının belirlenmesi gerekmektedir. -Yapılan incelemede ..... plaka sayılı araç ilişkin düzenlenen CMR belgesinin 04.01.1995 resmi gazete Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı için Mukavele Sözleşmesi (CMR) 6/1 maddesine uygun düzenlenmediği ( h) Yükün brüt ağırlığı veya başka bir şekilde ifade edilmiş ise miktarı, belirtilmediği görülmektedir. -Bu doğrultuda her ne kadar davalı tarafça CMR belgesinin usulüne uygun düzenlenmemesi, ATR-fatura-gümrük çıkış beyannamesi gibi sevk evrakında uyumsuzluklar olduğu belirtilerek davacının taşıma işini usulüne uygun olarak yerine getirmediği iddia edilmiş ise de CMR 11. Maddesi uyarınca; malların tesliminden önce tamamlanması gereken gümrük ve diğer formalitelerin yerine getirilmesi için, gönderici, lüzumlu belgeleri sevk mektubuna iliştirecek yahut da taşımacıya verecek ve talep ettiği diğer bilgileri kendisine sağlamak zorundadır. Taşımacının bu belgelerle verilen bilgilerin doğruluğunu ve yeterliliğini incelemek zorunluluğu da bulunmaktadır. Yine dosyada mevcut tercüme evraklarına göre Alman makamları tarafından yapılan incelemenin ve imha kararının dayanağının iş bu maddi hata olmadığı görülmektedir. -Bu nedenle davalı -birleşen dosya davacısının taşıyıcının ATR-fatura-gümrük çıkış beyannamelerinde uyumsuzluk olması nedeniyle davacı taşıyıcının sorumlu olduğu iddiaları yerinde olmadığı Mahkememizce kabul edilmiş, bu yöndeki aksi beyanlara itibar edilmemiştir. -Taraflar arasındaki uyuşmazlığın bir diğer nedeni ise; CMR m.14 ve TTK md 869/1'de kapsamında taşıyıcının gümrük sürecinde yapılan denetim ve uygulamanın taşıma engeli teşkil edip etmediği, bu denetim ve uygulama sonucu imha kararı verildiğinde yasal süreçlerin gereği gibi işletilmesi için ihracatçıdan emir talimat veya katkı için destek istenmemesinin zarara yol açıp açmadığı noktasındadır. -Dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre taşımaya konu olan ürünlerin henüz alıcıya teslim edilmeden Suben-Alman gümrük sürecinde incelemeye tabi tutulduğu ve ilgili ürünlerin el koyma ve imha sürecine gittiği, Almanya Gümrüğü'nün 05.04.2023 tarihli kararında; 4.550 adet ..... markalı yakıt filtresi , 420 adet motorlu araç hava filtresi, 99 adet filtre seti, 120 adet filtre elemanının, “hukuki talimatları ihlal edici nitelikte olduğu” gerekçesiyle imha kararı aldığı görülmektedir. -Somut olaya uygulanması gereken CMR madde 14; “Yük teslim yerine varmadan önce mukaveleleri sevk mektubunda öngörülen koşullara göre uygulamak herhangi bir neden ile imkansız hale gelirse, taşımacı 12.madde gereğince yüke tasarruf etme hakkına, sahip olan kişiden talimat isteyecektir.” hükmüne havidir. -CMR 12.1 maddesinde ise, “Gönderici, özellik ile taşımayı durdurmasını, teslimin yapılacağı yer değiştirmesini veya sevk mektubunda gösterilen alıcıdan başkasına teslim etmesini istemek sureti ile yüke tasarruf etme hakkına sahiptir.” düzenlemesine yer verilmiştir. -Taşıyıcı teslim engeli veya taşıma engelinde, gerekli talimatı alamadığında malı depoya koyabilir, sattırabilir veya gerekli önlemleri sair şekilde alabilir. Ancak bunun için önce emir ve talimat alma süreci işletmelidir. -Dosyada mevcut mail dökümleri ile diğer belgeler nazara alındığında davacı-birleşen davalı taşıcı şirket tarafından göndericiye Alman Gümrük İdaresi tarafından "ürün numaraları ve markaların da yazılması" yönünde talepte bulunulduğunun bildirildiği, yine taşıyıcı tarafından yüke el konulduğunun ve aracın hangara alındığına dair bilgi verildiği, yine 12/06/2023 tarihli mailde imha kararı yönünden itiraz süresinin devam ettiğinin bildirildiği görülmüştür. Yine mevcut kayıtlara göre Alman makamları tarafından verilen imha kararının sahtelik ve marka ihlali iddiaları nedeniyle el konulduğu ve imha kararının verildiği görülmektedir. -Bu kapsamda Mahkememizce yapılan değerlendirmede; her ne kadar taşıyıcı ve gönderici tarafından yürütülen süreçlerde sorumlulukların yerine getirilmediği iddia edilerek alacak ve zararın tazmini talebinde bulunuluş ise de davacı taşıyıcının taşınan malların bir kısmına el konulması ve geçişine izin verilmemesine ilişkin süreçte bilgilendirmeleri eksik olarak yerine getirdiği, gümrükte ortaya çıkan sorunların rutin kontroller sırasında ortaya çıksa da taşıma engeli olarak değerlendirilmesi gerektiği, yine yazışmalarda davacı taşıyıcı tarafından imha sürecine ilişkin 3 haftalık itiraz süresinin olduğu bildirilmiş ise de el koyma ve ürünlerin bekletilmesine ilişkin itiraz ve beyan sürecinin gönderici tarafından eksiksiz olarak işletilmesine imkan sağlanmadığı bu nedenle taşıyıcının kusurlu olduğu, ve fakat davalı göndericinin imha kararı hakkında bilgi sahibi olmasına ve bu hususta Alman makamları nezdinde yasal itiraz süreçlerini işletme hakkı bulunmakta iken bu yola başvurmadığı, bu haliyle imha işleminin gerçekleştiği, bu nedenle her iki tarafın da taşıma işinin eksik olarak yerine getirilmesinde kusurlu oldukları Mahkememizce kabul edilmiştir. -Yapılan açıklamalar doğrultusunda tarafların taşıma sürecinin sekteye uğramasında ve malların imhasında eşit kusurlu oldukları, bu nedenle alacak ve zarar taleplerinin yerinde olmadığı anlaşılmakla asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-AÇILAN DAVANIN VE BİRLEŞEN BAKIRKÖY ..... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN .... ESAS SAYILI DAVASININ REDDİNE, 2-Asıl Dava Dosyasında; a)Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin olarak yatırılan 17.621,65-TL harçtan mahsubu ile bakiye 17.194,05-TL harcın davacı tarafa iadesine, b)Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, c)Davalı tarafça sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, d)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir edilen 143.504,93-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, e)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun ..... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, f)Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine, 4-Birleşen Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... Esas ..... Karar dava dosyasında; a)Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin olarak yatırılan 3.054,66-TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.627,06-TL harcın davacı tarafa iadesine, b)Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, c)Davalı tarafça sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, d)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir edilen 28.619,20-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, e)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Büyükçekmece Arabuluculuk bürosunun ..... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, f)Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.11/09/2024 Başkan ..... ¸e-imzalıdır Üye ..... ¸e-imzalıdır Üye ...... ¸e-imzalıdır Katip ..... ¸e-imzalıdır