İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/578 E. 2023/1296 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/578
- Karar No
- 2023/1296
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/578 Esas KARAR NO : 2023/1296 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 21/10/2022 KARAR TARİHİ : 19/12/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; ... Mahallesi ... Sokak ... Blokları No:... ... Blok ... İstanbul adresinde kurulu bulunan ... hizmet numaralı tüketim noktasına ait tesisat mahallinde müvekkili şirketin saha ekipleri tarafından 29.06.2022 tarihinde yapılan kontrollerde sayaca müdahale edilerek sayacın daha az okuma yapmasına ve okuma yapmasını engellemeye sebep olarak kaçak elektrik kullanıldığının tespit edilmiş olduğunu, söz konusu tüketim noktasında, sayacın gövde kapağı arka kısımdan delinerek "S" fazı ölçü devresinde yer alan bobinler ile "T" fazına ait ölçü bağlantıları kopartılarak bu fazlarda kayıt yapamaz hale getirilmiş, "R" fazı ölçü devresinde müdahale izleri görülmüş olup kullanılan enerji tespitini engelleyerek kaçak enerji kullanımında bulunulduğunun tespiti ile müvekkili şirketin saha ekiplerince borçlu şirket adına 29.06.2022 tarih ve ... seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı tanzim edilmiş olduğunu, söz konusu tutanağa istinaden Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri doğrultusunda, 13.07.2022 son ödeme tarihli, 173.219,73 TL ve 13.07.2022 son ödeme tarihli 56.038,74 tutarında kaçak elektrik kullanım faturası düzenlenmiş olduğunu, borçlu şirket tarafından kaçak elektrik kullanım faturası ödenmemesi üzerine Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatılmış olduğunu, davalı borçlunun icra takibine karşı borcunu ödemediği gibi dosyaya haksız ve hukuki mesnetten yoksun olarak itiraz etmiş olduğunu, davalı borçlunun kötü niyetli olarak açılmış olan icra takibine itiraz ederek müvekkilinin alacağına ulaşmasını engellemiş olduğunu, dava sürecinde üzerindeki malları başkalarının üzerine geçirilmek suretiyle telafisi mümkün olmayacak şekilde müvekkilinin zararına yol açabileceğinden ve yargılama sonucu beklenildiği takdirde, alacağın tahsili tehlikeye girecek olmasından dolayı davalının taşınır, taşınmaz mallarına, üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ediyor olduklarını beyanla; davanın kabulü ile, müvekkilinin alacaklarını karşılayabilmesi ve telafisi mümkün olmayan zararlara yol açılmaması adına teminatsız olarak davalının taşınır, taşınmaz mallarına, üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan haksız ve hukuki mesnetten yoksun itirazın iptaline, alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirkete usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap verilmediği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, kaçak elektrik kullanımından kaynaklı kesilen kaçak elektrik kullanım fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosyanın mahkememize Bakırköy .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 28/03/2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kesinleşmiş görevsizlik kararı ile tevzi edildiği anlaşıldı. Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı kurum tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 229.258,47 TL kaçak elektrik bedeli, 5.441,07 TL gecikmiş gün faizi ve 979,39 TL faizin KDVsi olmak üzere toplam 235.678,93 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı anlaşıldı. Davalı tarafından kaçak elektrik kullanımı söz konusu olup olmadığının belirlenmesi, kaçak elektrik kullanımı söz konusu ise davaya konu faturalarda belirlenen miktarın dönem piyasa rayiçlerine uygun olarak hesaplanıp hesaplanmadığının, doğru hesaplanmadığının kabulü halinde kaçak elektriğe dayalı olarak talep edilebilecek fatura bedelinin miktarının belirlenmesi amacıyla, dosyanın kaçak elektrik alanında uzman bir hesap bilirkişiye tevdi edilerek rapor alınmasına karar verilmiş olup, Elektrik Elektronik Mühendisi bilirkişi ... 27/09/2023 tarihli raporunda özetle; davalı ... ve Org.Tic.Ltd.Şti. tarafından ticari faaliyet yürütülen, tutanağa konu ... Mah. ... Sk. ... Blokları No:... ... Blok Dük... ... adresinde kullanılan “.... marka ... seri nolu elektrik sayacının gövde kapağı arka kısımdan delinerek, S fazı ölçü devresinde yer alan bobinler ile T fazına ait ölçü bağlantıları kopartılmak, R fazı ölçü devresine müdahale edilmek suretiyle” elektrik kullanıldığının davacı kurum görevlilerince tespit edilerek 21.06.2022 (sayaç değiştirme tutanağı) 29.06.2022 tarihli tutanak ile kayıt altına alınmış olduğunu, akabinde, 56.038,74 TL kaçak tahakkuku + 173.219,73 TL kaçak ek tahakkuku olmak üzere toplam 229.258,47 TL kaçak elektrik tüketim tahakkuku düzenlenmiş olduğunu, tutanak içeriğinde; ... marka ... seri nolu sayacın 107047kwh endeks değerinde olduğunun, mahalde 13 amper – 33 amper - 43 amper akım çekildiğinin tespit edilmiş olduğunu, tutanak öncesi (44,49 kwh/gün) ve sonrası (149,58 kwh/gün) dönem tüketim ortalamaları arasında BARİZ FARK bulunduğunu, tutanağa konu dönemde davalı sayacının kayıt ettiği günlük tüketim ortalamasının 44,49 kwh/gün olarak tespit edilmiş olduğunu, bu değerin tutanak tarihi itibariyle mahalde tespit edilen 36700 watt güce göre mahalde tüketilebilecek elektrik miktarına göre oldukça düşük olduğunu, sayaç test/ muayene sonuç formunda yer alan güç değerlerinden; davalı şirket sayacının dava konusu tutanak tarihinden 1 yıl önceki tüketimlerinin dahi düşük olduğunun tespit edilmiş olduğunu, bu tespitin davacı kurumun dava konusu tutanaktan 12 ay geriye giderek kaçak / eksik tüketim hesaplaması yapabileceği kanaatini doğurmuş olduğunu, açıklanan nedenlerle tutanak tarihi itibariyle sayaca müdahale edilerek kaçak elektrik kullanıldığı kanaatine varılmış olduğunu, tutanak ek listesinde davalı işletmede detaylı güç tespiti yapılmış, davalı şirket işletmesinde 36700 watt güç tespit edilmiş olduğunu, tespit edilen 36700 Watt x 0,6 (kullanma faktörü) = 22020 watt güç değerinin hesaplamalarda dikkate alınabileceği kanaatine varılmış olduğunu, davalı tarafın güç içi saat 17:00 sonrasındaki güç değerleri daha yüksek olduğundan davacı kurumun günlük 14 saatlik 2 vardiya hesap yönteminin kabul edilebileceğinin değerlendirilmiş olduğunu, davalının 8323 kwh. Lik tüketime tekabül eden 56.038,75 TL küçük tahakkukundan sorumlu tutulabileceği görüş ve kanaatine varılmış olduğunu, sayaca müdahale emarelerinin davacı kurumca talep edilen tutanak tarihinden 12 ay öncesi dönem ile örtüşmüş olduğunu, mevzuatta tutanak tarihinden 12 ay geriye gidilerek hesaplama yapılabileceğine dair hüküm bulunduğunu, 365 gün - 27 gün = 338 günlük dönem için davalı adına kaçak ek tahakkuku düzenlenebilecek olduğunu, çünkü bu dönemde sayacın eksik tüketim kayıt etmiş olduğunu, davalı şirketin, 88.531,00 kwh. Lik tüketime tekabül 173.219,73 TL kaçak EK tahakkukundan sorumlu tutulabileceği görüş ve kanaatine varılmış olduğunu, sunulan kaçak tahakkuk hesap bülten kayıtlarından, davalı adına dava konusu tutanak tarihinden önce de kaçak elektrik tüketim tutanağı düzenlenmiş olduğunun (...) anlaşılmakta olduğunu, bu nedenle mevzuat madde 46 – 3 hükmü gereği kaçak tahakkuk hesaplamasında ulusal tarifedeki birim fiyatın 2 katı kadar bedel ceza enerji bedeli olarak davalı adına tahakkuk ettirilebileceğini, 01/06/2022 tarihinden itibaren EPDK onaylı ... ulusal tarife yüksek kademe birim fiyatı düşük kademe 1,746438 TL/kwh x 2 = 3,4928 TL/kwh 01/04/2020 tarihinden itibaren EPDK onaylı TEDAŞ ulusal tarife dağıtım bedeli birim fiyatı yüksek kademe 2,437383 TL/kwh x 2 = 4,874766 TL/kwh Dağıtım bedeli birim fiyatı 0,342716 TL/kwh x 2 = 0,685432 TL/kwh şeklinde detaylı birim fiyat analizi yapılmış olup, mevzuat madde 46 (3) hükmü gereği kaçak tahakkuk hesaplamasına normal tarifenin 2 kat ceza bedeli yansıtılmış olduğunu, takip tarihi itibariyle davacının sorumlu tutulabileceği tutarın asıl alacak; kaçak + kaçak ek tahakkuk toplamı: 56.038,74 TL + 173.219,73 TL = 229.258,47 TL olduğunu, fatura son ödeme tarihi ile takip tarihi arasındaki sürede değişen oranlardaki gecikme faiz oranı dahilinde 229.258,47 TL tutarındaki kaçak tahakkuku için 5.554,96 TL gecikmiş gün faizi hesap edilmiş olup, nihai karar mahkememize ait olmak üzere davacı tarafın 5.441,07 TL talebine bağlı kalınabilecek olduğunu SONUÇ OLARAK; tutanak öncesi (44,49 kwh/gün) ve sonrası (149,58 kwh/gün) dönem tüketim ortalamaları arasında BARİZ FARK bulunduğunu, tutanağa konu dönemde davalı sayacının kayıt ettiği günlük tüketim ortalamasının 44,49 kwh/gün olarak tespit edilmiş olduğunu, bu değerin tutanak tarihi itibariyle mahalde tespit edilen 36700 watt güce göre mahalde tüketilebilecek elektrik miktarına göre oldukça düşük olduğunu, sayaç test/ muayene sonuç formunda yer alan güç değerlerinden; davalı şirket sayacının dava konusu tutanak tarihinden 1 yıl önceki tüketimlerinin dahi düşük olduğunun tespit edilmiş olduğunu, davalı tarafça tutanak tarihi itibariyle tüketilen elektriğin ilgili mevzuat madde 42 – c hükmü gereği kaçak elektrik tüketimi olduğunu, mevzuat hükümlerinin dava konusu kaçak tahakkukuna tek tek uyarlanarak değerlendirme yapılmış, davacı kurum uygulamasının mevzuata uygun olduğunun değerlendirilmiş olduğunu, açıklanan gerekçelerle, takibin 229.258,47 TL (asıl alacak) + 5.441,07 TL (gecikmiş gün faizi) + 979,39 TL (faiz KDV si) olmak üzere toplam 235.678,93 TL üzerinden davalı ... Turizm ve Org. Tic. Ltd. Şti. adına devam edebileceğini bildirmiştir. Dava, davalı tarafın kaçak elektrik kullandığı ve bu hususun tutanak alındığı, buna rağmen davalı tarafça düzenlenen kaçak elektrik fatura bedelinin ödenmediği iddiasına dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir. Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'inin "Kaçak elektrik enerjisi tüketimi" başlıklı 26. Maddesinde; "(1) Gerçek veya tüzel kişinin; a) Kullanım yerine ilişkin olarak; perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi, b) Dağıtım sistemine veya sayaçlara veya ölçü sistemine ya da yapı bina giriş noktasından sayaca kadar olan tesisata müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi, c) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında; yükümlülüklerini yerine getirmeden dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin izni dışında açması,kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir. (2) Yapılan kontrollerde, kaçak elektrik enerjisi tüketildiğine dair bir şüpheye sebep olacak bir bulguya rastlanılması halinde bu Bölüm uyarınca belirlenen yöntemler çerçevesinde kaçak tespit süreci başlatılır. (3) Kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesi esastır. Kaçak işleminin başlatılması için bu sürecin sonunda kaçak elektrik enerjisi kullanımının tespiti gereklidir. (4) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişi, kaçak tespit süreci sonucunda kaçak elektrik enerjisi tüketimi tespit edilen gerçek veya tüzel kişilerin elektrik enerjisini keserek sayacı mühürler ve Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunur. "Kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanması" başlıklı 28/1. maddesinde; (1) 26. maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bendi kapsamındaki kaçak olarak tüketilen elektrik enerjisi miktarı, tüm tüketiciler için, a) Öncelikle tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan sayaç değerine göre, b) Tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan sayaç değerinin bulunmaması durumunda, ihtilafsız aynı dönemki tüketim miktarına göre hesaplanır. (b) bendi kapsamında, kaçak kullanım tespitinin yapıldığı tarihten geriye dönük olarak yapılan incelemeler sonucunda, tüketim değerlerinin düşmeye başladığı tarih tespit edilebiliyorsa, bu tarihten önceki aynı dönem, ihtilafsız dönem olarak kabul edilir." "Kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanmasında ve faturalamada esas alınacak süre" başlıklı 29. maddesinde; "(1) Kaçak elektrik enerjisi kullandığı tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalandırmada, aşağıda yer alan süreler esas alınır. a) 26. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada esas alınacak süre; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla kaçak elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup bu süre 12 ayı geçemez. Doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün olarak alınır. b) 26. maddenin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde, 1) Kullanım yerine ilişkin olarak; perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma yapılmış olan yerler için, kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada esas alınacak süre; son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez. Ancak, sayaçtan geçirilmeden ayrı bir hatla kaçak elektrik enerjisi kullanımının tespiti halinde, kullanım süresi esas alınır. Ancak bu süre 180 günü geçemez. 2) (...) numaralı alt bentte belirtilen sürenin dışında, tüketicinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak (...) numaralı alt bent çerçevesinde belirlenen başlangıç tarihinden itibaren, doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır. 3) Kaçak tüketimi ile kaçağa ilişkin normal tüketim hesabında esas alınacak sürelerin toplamı, 12 ayı geçemez. Yapılacak hesaplamada tüketimin yapıldığı kabul edilen dönemlerdeki birim fiyatlar dikkate alınır ve gecikme zammı alınmaz. c) 26. maddenin birinci fıkrasının (c) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada esas alınacak süre, tüketicinin tespite konu elektrik enerjisinin kesildiği tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süredir." şeklinde düzenlemeler mevcuttur. Davalı tarafın kaçak elektrik kullandığı mevcut tutanaklar, resim, kayıtlar ve alınan bilirkişi raporu ile sabit olup, davacı şirket tarafından davalı aleyhine ... seri nolu tutanak doğrultusunda düzenlenen fatura bedellerinin mevzuata ve somut olaya uygun olduğu, gelen yazı cevapları, davalı tarafından işletmesi yapılan yerin ticarethane vasfında olması nazara alındığında davacı tarafın talep edebileceği kaçak elektrik tutarı bedelinin KDV bedeli dahil 229.258,47 TL olduğu anlaşıldığından, davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar Mahkememiz kısa kararında takibin davalı yönünden devamına karar verildiği görülmüş ise de, gerekçeli karar yazımı aşamasında ise dava değerinin takipteki asıl alacak miktarı olan 229.258,47 TL olarak belirtildiğinin görülmesi üzerine, hatanın maddi hata niteliğinde olması nedeni ile HMK m. 304 hükmün tashihi yoluna gidilmiş ve hükmün üçüncü satırına "takibin davalı yönünde" ibaresinden sonra gelmek üzere "ASIL ALACAK ÜZERİNDEN" ibaresi eklenmiştir. İİK 67/2 maddesinde " Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak olması ve davalının itirazında haksız olması gerekmektedir. "Likid alacak" kavramına gelince ;eğer borçlu, ödeme emri ile kendisinden istenilen alacak bakımından borçlu olduğunu bilmekte veya bilmek durumunda ise ve buna rağmen itiraz eder- se, itirazında haksızdır. O halde, borçlunun haksız olup olmadığının saptanabilmesi için, “alacağın bilinmekte veya bilinmek durumunda olması”nın ne anlama geldiği önem arz etmektedir. Öğretide genel olarak kabul edildiği üzere, borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç yoksa, alacak likidedir. Yargıtay’ın çeşitli kararlar vesilesiyle genel olarak yaptığı tanım da buna paraleldir: Örneğin, Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararlarında belirtildiği ve benimsendiği üzere , “alacağın gerçek miktarı belli ve sabit ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilin- mekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacak likiddir." Yargıtay'ın burada ifade ettiği, “borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise” ölçütü çok önemlidir. Burada dile getirilen borçlunun “yalnız başına” tespiti hususu, alacağın ve miktarının borçlu tarafından bütün unsurları ile bilinebilir (hesap edilebilir) olması ve bu konuda alacağın tespiti için ayrıca yargılama yapılmasına gerek olmaması anlamındadır. ( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2022/1637 Esas 2023/686 Karar sayılı ilamı) Somut olayda alacak, haksız fiil niteliği arz eden kaçak elektrik bedeline ilişkin olup, alacağın varlığı ve miktarı yargılamaya muhtaçtır. Talep edilecek alacak miktarı teknik bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporuyla tespit edilmiş olduğundan, icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığı kanaatine varılarak davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE; 1-Davalı tarafın Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİNE, takibin davalı yönünden "ASIL ALACAK ÜZERİNDEN" DEVAMINA, 2-İcra inkar tazminatı talebinin alacağın varlığı ve miktarı yapılan yargılama ile tespit edildiğinden REDDİNE, 3-Alınması gereken 15.660,65-TL harçtan peşin alınan 2.736,78-TL harcın mahsubu ile bakiye 12.923,87-TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 5-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 2.817,48-TL ile bilirkişi, tebligat ve posta masrafı 3.456,00 TL olmak üzere toplam 6.273,48-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 36.388,77-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı (e-duruşma ortamında), davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.19/12/2023 Katip ... ¸ Hakim ... ¸ TASHİH ŞERHİ Mahkememizin 19/12/2023 tarihli kısa kararının 3. Satırında sehven "ASIL ALACAK ÜZERİNDEN" ibaresinin eklenmesi gerekirken eklenmediği, hatanın maddi hata niteliğinde olduğu görülmekle hükmün 3. Satırının "ASIL ALACAK ÜZERİNDEN" ibaresinin eklenmesi şeklinde tahsisine, hükmün bu şekilde düzeltilmesine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi. Katip ... Hakim ... e-imzalıdır. e-imzalıdır.