İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/553 E. 2024/1032 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/553
Karar No
2024/1032
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/553 KARAR NO : 2024/1032 DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/07/2019 DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/08/2019 KARAR TARİHİ : 16/10/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/10/2024 ASIL DAVA: Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalının şubesi olarak lanse edilen dava dışı şirket ile irtibata geçtiğini, ........ sözleşmesinin 45 A maddesi ile taahhüt edilen malı 112.000 USD’nin amir banka ..... bank AŞ ile teyit bankası ..... aracı olduğu ........ yoluyla ödenmesi hususunda anlaşıldığını, ..... bank .... Şubesi üzerinden lehdarı davalı firmaya 112.000 Dolar ertelemeli ........ açıldığını, ödeme tarihinin yükleme tarihinden itibaren 180 gün olarak anlaşıldığını, son ödeme tarihinin 15/07/2019 olduğunu, en geç gönderim tarihi 31/01/2019 olarak kararlaştırılmasına rağmen dava tarihine kadar malların teslim edilmediğini, amir banka ...... bank AŞ’nin belgelerin bankaya teslim edilmiş olup 180 günlük ödeme süresinin işlemeye başladığı şeklindeki ihbarı üzerine ilgili bankadan teslim edildiği ileri sürülen belgelerin içeriği hakkında bilgi istendiğini, ........ bedelinin tahsil edilebilmesi için sorunu olarak düzenlenmesi gereken CMR belgesi ve eki olarak ..... no’lu fatura, lehdar beyannamesi ile .... sigorta poliçesinin ibraz edildiğini, amir ve muhbir bankaya ibraz edilen belgelerin sırf ........ bedelinin tahsih edilmesi amacıyla düzenlenen belgelerin sahte olduğunu, akreditife konu malların teslim edilmediğini, sahte belgeler ile ........ bedelinin tahsil edilmeye çalışıldığını, taşıyıcı firmaya ulaştıklarını, böyle bir taşıma yapmadıklarını söylediklerini, CMR üzerindeki imzanın sahte olduğunu, Muratbey Gümrüğünden alınan yazıda malların teslim edilmediğinin belirtildiğini, taşıma CMR belgesindeki şekli anlamdaki eksikliklerin böyle bir taşımanın gerçekleşmediğini ortaya koyduğunu belirterek USD tutarında akreditifin iptaline, borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ..... adına yapılan usulüne uygun yurtdışı tebliğine rağmen cevap dilekçesi ibraz edilmemiştir. BİRLEŞEN DAVA: Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 24/05/1999 tarihinden bu yana dokumacılık sanayinde yün, pamuk, polyester, kıl, keten kenevir ve sair suni ve tabii elyaflarla bunlardan mamul iplikler sentetik veya tabii liflerin, dokumacılık sanayinde kullanılan pamuk ipliği sentetik elyaf sanayisinde üretilen halı, kilim, kumaş, kadife tül, dantela dikme ve örme eşyalar her nevi konfeksiyon işleri ithalatı, ihracatı ve dahili ticaret faaliyet bir firma olduğunu, müvekkili firmanın davalı banka ile teyit bankası ..... aracı olduğu .... yoluyla ödenmesi hususunda anlaşıldığını, davalı amir ve davalı muhbir bankaya ibraz edilen belgelerin sırf ........ bedelinin tahsil edilmesi amacıyla düzenlenen belgelerin sahte olduğunu, akreditife konu malların teslim edilmediğini, sahte belgeler ile ........ bedelinin tahsil edilmek istendiğini, taşıma-CMR belgesinin şekli anlamdaki eksikliklerin böyle bir taşınmanın hiç bir zaman gerçekleşmediğini ortaya koyduğunu, Bakırköy ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... Esas davalısı davalı ..... ile davalılardan ..... hakkında ........ mevzuatından yararlanarak Türkiye'deki davalı müvekkili firma gibi başkaca firmalar üzerinden de haksız kazanç yoluna başvurmuş olduğunu, aleyhine açılan davaların mevcut olduğunu ileri sürerek, Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... Esas sayılı dosya davalısı ..... S.A arasındaki ..... ilişkisine konu ticari ilişkide ..... SA'nın ibraz ettiği belgelerin gerçekliliği incelenmesinde gereken özeni göstermediğini, sahte olduğunu ve bu belgeler üzerinden alacağın tahsili istemine giden davalı bankalara davacı şirketin borçlu olmadığının tespiti ile akreditifin iptaline, ve dosyanın Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar aleyhine hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Birleşen dosya davalısı ..... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ........ şartları çerçevesinde rezerv konulmasını gerektirir bir husus olmadığının tespit ettiğini, 17/01/2019 tarihinde ........ bedelini teyit bankası sıfatı ile vade tarihinden önce ........ hesabına ödeme yapıldığını, işbu bakımından Türkiye mahkemelerinin yargılama yetkisinin olmadığını, müvekkilinin borç ilişkisinin tarafı olmadığını, davanın husumet nedeniyle reddinin gerektiğini .....’nin teyit bankası olarak vadeli ödemeli ....... vadesinden önce iştira etme yetkisine sahip olduğunu, ödeme işleminin hukuka uygun olduğunu, .....’nin teyit bankası sıfatıyla gerçekleştirilen iştira işlemi neticesinde müvekkilinin ......bank’dan alacaklı hale geldiğini, teyit bankasının belgeleri dış görünümleri itibariyle incelediğini, sahtelik incelemesi yapma zorunluluğunun bulunmadığını, sahtelik iddiasına karşılık olarak .....’nin sorumluluğunun bulunmadığını, geri dönülemez akreditifin asıl borç ilişkisinden bağımsız olduğunu, tarafların onayı olmadan değiştirilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Birleşen dosya davalısı ..... bank A.Ş. vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili İstanbul Mahkemelerine gönderilmesine, müvekkili banka yönünden pasif husumet yokluğundan, dava şartı yokluğundan, mahkeme aksi kanaatte olursa davanın esastan reddine, müvekkili banka aleyhine yargılama gideri, vekalet ücreti ve/veya harç ödenmesine hükmedilmemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili tarafından cevaba cevap dilekçesi ve davalı ..... vekili tarafından ikinci cevap dilekçesi ibraz edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dosyanın 1 taşıma ve 1 bankacı bilirkişiye tevdii ile malların davacıya teslim edilmek üzere gönderilip gönderilmediği, bankaya ibraz edilen teslim belgelerinin usulüne uygun olup olmadığı konşimento belgesinin teslim olgusunu ispatlayıp ispatlamadığı hususlarında bilirkişi raporu tanziminin istenmesine karar verilmiş olup, Bilirkişi Lojistik, Taşıma ve Sigorta Uzmanı .... ve Bankacı ...... 'in 21/02/2024 tarihli kök raporunda özetle; davacının ithalat için toplam 112.000,00 USD bedelli, yüklemeden itibaren 180 ertelemeli, lehtarı satıcı ...... SA olan ....... amir banka ..... bank A.Ş. vasıtası ile açtığını, akreditifin ödenmesinin vade tarihinden önce ihtiyati tedbir talebi üzerine Mahkeme tarafından tedbiren durdurulduğunu, söz konusu ....... ödeme için şart koşulan (46A) emtianın satış faturası ve navlun faturasının dava dosyasında bulunmadığını, bu bakımından davalı ...... 'nin ........ anlaşmasına göre gerekli evrakların tür ve adet olarak tam olduğunu ispat etmesi gerektiğini; taşımanın Taşkent-Özbekistan, Muratbey Gümrük-İstanbul karayolu şeklinde davalı ..... SA tarafından organize edilmesi gerektiğini, davacının gerek ..... S.A., gerekse amir banka ..... bank A.Ş. karşı söz konusu ........ sebebi ile sorumlu tutulamayacağını, davalı ...... S.A. firmasının esasen Özbekistan'dan tedarik edilerek davacıya sattığını, dosyaya sunulan taşıma ve sevk evrakına konu malın gerçekte tedarik edilerek taşıma sürecine girdiğinin sabit olmadığını, taşıma senetlerinde taşıma sözleşmesi bakımından yeterli içerik olmasına karşın; ........ serbest bırakma bakımından yükün taşıma sözleşmesinin rızai olarak akdedilmesi değil, yüklemenin yapılması ve emtianın fiilen sevk edilmesi olduğu ve ödenmesi ve navlun faturasının teyit bankasına sunulması gerekirken sunulmadığı veya davalı ..... tarafından sunulduğundan ispat edilemediğini, ödeme yapan ..... bankasının vadeli ...... ödenmesi başvurusunda, emtianın ticari faturasını ve navlun faturasını görmeden ve sahte CMR'ye göre yükleme tarihinden itibaren ikinci gün ....... kırmasının ve iştira etmesinin kendisini davalı ..... SA halefi yapabileceğini, ancak davacının bu ........ nedeni ile sorumluluğuna yol açmayacağını, menfi tespit talebinin dosya kapsamına uygun olduğunu, nihai takdirin yüce mahkeme değerlendirmesini gerektirdiğini, öte yanda teyit bankası ..... 'nin amir bankası ..... bank A.Ş.den vadesinden önce ödeme için teyit aldığı veya bilgi ve belgeleri akreditifin 47A maddesine göre paylaştığı yönünde bir savunmasının bulunmadığını, bu iki banka arasında hukuki ilişki değerlendirmesinin işbu dava konusu da olmadığını bildirmişlerdir. Dosyanın bilirkişi heyetine tevdi ile itiraza konu hususlarda ek rapor tanzimine karar verilmiş olup, Bilirkişi Lojistik Taşıma ve Sigorta Uzmanı ...... ve Bankacı ...... 'in 07/08/2024 tarihli ek raporunda özetle; kök rapor sonuç ve kanaatlerini değiştirecek yeni bir sonuç ve kanaat hasıl olmadığını, yapılan itirazlar üzerinden dosya içeriği incelemesinde kök rapor değerlendirme ve kanaatlerinin devam ettiğini bildirmişlerdir. Asıl ve birleşen dosya menfi tespit istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın taraflar arasında malların teslimine ilişkin sözleşme bulunup bulunmadığı, malların davacıya teslim edilip edilmediği, ........ bedelinin davalı tarafa ödenmesi koşullarının oluşup oluşmadığı, davacının davalıya borçlu olup olmadığı hususlarında toplandığı anlaşılmıştır. ..... milletlerarası ticari ilişkilerde ve özellikle mal satışına konu olan sözleşmelerde, alıcı ile satıcının borcunu gereği gibi ifa etmesine, her iki tarafın da alacağını güvence altına almasına hizmet eden bir hukukî ilişki olup, ........ ilişkisi milli hukuklarda düzenlenmemiş, Milletlerarası Ticaret Odası tarafından ortaya çıkması muhtemel farklıkların ortadan kaldırılması için .... Kuralları (UCP 600) oluşturularak, uygulamada birlik sağlanmaya çalışılmıştır. ..... bir temel ilişki (satış sözleşmesi), bir de bu ilişkiden doğan borcu ifa etmeyi amaçlayan ..... ilişkisi bulunmaktadır. Bu iki ilişki aralarındaki ekonomik bağlılığa rağmen hukuken birbirinden bağımsızdır. Bundan dolayı temel ilişkinin veya ..... ilişkisinin geçersiz olması diğerinin geçerliliğini etkilemediği gibi, temel ilişkiden doğan borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi de kural olarak bankanın ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmamaktadır. Diğer bir ifadeyle bir bankanın ........ bedelini ödeme yükümlülüğü, alıcının (amirin) ........ bankasıyla veya satıcıyla (lehtarla) olan ilişkilerinden kaynaklanan hak taleplerine veya savunmalarına tâbi değildir. Gerek yargı uygulaması gerekse öğretide her ne kadar temel ilişki ile ........ ilişkisi birbirinden bağımsız olsa da temel ilişkiden doğan borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi hallerinde ...... ödemesinin durdurulabileceği kabul edilmektedir. ....... açan banka ile ........ lehtarı arasındaki ilişki, doğrudan, muhabir banka veya teyit bankası aracılığıyla ....... açtığını lehtara bildirmesi ile kurulur. Alıcının, ........ açılmasına yönelik olarak banka ile sözleşme imzalaması, bankaya ........ açma talimatı vermesi veya bankanın ..... açmayı kabul etmesi, banka ile lehtar arasında herhangi bir ilişki kurulmasına yol açmaz. Bankanın ........ açılmasına ilişkin bildirimi tek taraflı varması gerekli bir irade açıklamasıdır. Bildirim ile bankanın lehtara karşı ödeme yükümlülüğü doğmakta olup, banka ile lehtar arasında ayrıca sözleşme yapılmasına gerek yoktur. Ancak bankanın tek taraflı bildirimi ödeme yükümlülüğünün doğması için yeterli olmayıp, lehtarın da bunu kabul etmesi gerekir. ...... bankası ile lehtar arasındaki ilişkiden bir kısım def’iler doğabilir ve bu durum ...... bankasına ödeme yapmaktan kaçınma hakkı verir. Takas, belgelerin süresi içinde ibraz edilmemesi, yenileme bu niteliktedir. Alıcı ile banka arasındaki sözleşme geçerli olsa bile, bankanın lehtara ödeme yapma yükümlülüğünün söz konusu olabilmesi için aralarında geçerli bir hukukî ilişkinin bulunması gerekir. ..... bankası ile lehtar arasındaki ilişkinin geçerli bir şekilde kurulmadığı hallerde, ........ bankası, bu ilişkiden doğan itiraz ve def’ileri ileri sürerek ibrazı karşılamaktan kaçınabilecektir. Çünkü ........ bankası ile lehtar arasındaki ilişkinin geçerliliği genel hükümlere bağlıdır. ...... ilişkilerinde en çok karşılaşılan sorunlardan biri satıcının kararlaştırılandan başka bir şey teslim etmesi (aliud ifa) veya gönderilen şeylerin ayıplı olmasıdır. Borçlunun borçlanılan edimden başka bir şey teslim etmesi, öğretide aliud ifa (yanlış edim) olarak adlandırılmaktadır. aliud ifa, taraflarca kararlaştırılan edimin yerine başka çeşit ve nitelikte bir şeyin verilmesidir. Diğer bir ifadeyle aliud ifada, borçlanılmış olan şeyden başka bir şeyin teslimi söz konusudur. Ayıp ise satılanın satıcının bildirdiği nitelikleri taşımaması veya satılanın nitelik veya niteliğini etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukukî ya da ekonomik eksikliklerin bulunmasıdır (TBK m. 219)41. Uygulamada aliud ifa ile ayıplı ifa ile sıklıkla karıştırılmaktadır. aliud ifada borçlu sözleşmede kararlaştırılandan başka bir şey verdiğinden bu halde ifa hiç gerçekleşmemekte, borçlu ifa etmemenin sonuçlarından sorumlu olmaktadır. Oysa ayıplı ifada satıcı, sözleşmede kararlaştırılan şeyi teslim etmekte, ancak teslim edilen şey satıcı tarafından bildirilen veya satılanın objektif olarak taşıması gereken nitelikleri taşımamaktadır. ...... borcun hiç ifa edilmemiş olduğu kabul edildiğinden, borçlu TBK m. 112 vd. hükümlerince alacaklıya karşı sorumlu olmaktadır. Ancak ........ ilişkisinde borcun hiç ifa edilmemesiyle ...... ifası arasında fark bulunmaktadır. Şöyle ki, hiç ifa etmemede, satıcı ifayı gerçekleştirdiğine ilişkin belgelere sahip olamadığından bankaya başvurup ........ bedelini alamayacaktır. Oysa ...... ifada, teslim edilen şey, kararlaştırılandan farklı olsa bile, şeklen ifa gerçekleştiğinden, satıcı (lehtar) ifanın gerçekleştiğine ilişkin belgeleri ibraz ederek ........ bedelini talep edebilecek, bankalar da bu belgeleri şeklen inceleyip, belgelerin ........ sözleşmesindeki koşulların taşınması halinde ödemeyi yapabilecektir. Bununla birlikte, ..... ilişkisinin temel ilişkiden bağımsız olması ilkesi gereği satıcının ..... veya ayıplı ifası kural olarak bankanın ödeme yükümlülüğünü etkilemez. Lehtarın öngörülen belgeleri şeklen ibraz etmesi, bankanın ödeme yükümlülüğünün doğması için yeterlidir. Alıcı, ...... veya ayıplı ifa sebebiyle bankaya başvurarak ödemeye engel olamaz. ..... sözleşmesinde temel ilişkiye değinilmiş olup olmaması .... sözleşmesini etkilememekte, ..... sözleşmesinin tarafı olan bankalar sadece ..... sözleşmesiyle bağlı olarak hareket etmektedir. Banka .....sözleşmesinden doğan borcunu ifa ederken temel ilişkiyi değil, ...... koşullarını esas almakla yükümlüdür. Bu durum UCP 600’ün “Sözleşmeler Karşısında .....” başlığı altındaki 4/a maddesinde “Doğası itibariyle bir ........, dayandırılabileceği satış sözleşmesinden veya diğer bir sözleşmeden ayrı bir işlemdir. ...... her ne şekilde olursa olsun bir sözleşmeye değinilmiş olsa bile bankalar böyle bir sözleşmeyle ilgilenmezler ve onunla bağlı değillerdir. Bu nedenle bir bankanın ........ altındaki ibrazı karşılama, iştira etme veya diğer herhangi bir yükümlülüğünü yerine getirmesine ilişkin taahhüdü, amirin amir bankayla veya lehtarla olan ilişkilerinden kaynaklanan hak taleplerine veya savunmalarına tabi değildir.” şeklinde ifade edilmiştir. Buna göre, temel ilişkinin bankanın ........ bedelini ödeme yükümlülüğünün hukukî temelini oluşturmaması, temel ilişkiden doğan borcun ayıplı ifası, başka bir mal teslimi (aliud), malın hiç teslim edilmemiş olması, temel ilişkiye ilişkin irade bozukluğuna veya aşırı yararlanmaya dayanarak sözleşmenin iptal edilmiş olması kural olarak ibrazı karşılamaktan kaçınmak için haklı sebep oluşturmaz. Bankaların ........ bedelini ödeme konusunda itibar edecekleri kıstas, münhasıran ........ işlemine konu belgelerdir. Belgeler ........ şartlarına uygun olarak ibraz edilmiş ise banka ibrazı karşılamakla yükümlüdür. Banka ödeme yükümlülüğünü ancak “temel ilişkiden bağımsız gerekçelerle” yani bizzat kendisine ait def’i ve itirazlar ile ifa etmeyebilir. Belgeler dışındaki hiçbir husus, alıcı ile satıcı arasındaki sözleşme şartları, taraflar arasındaki uyuşmazlıklar, malın ........ şartlarına uygun olmaması, ayıplı olması, malın cinsi, miktarı, kalitesi ve hatta mevcut olup olmadığı gibi sebepler bankaların ödeme yapmasına engel olmaz. Lehtar borcunu gereği gibi ifa etmiş olsa bile ........ şartlarına uygun belgeler ibraz edilmezse yine bankanın ödeme yükümlülüğü yoktur. Görüldüğü üzere borcun gereği gibi ifa edilip edilmemesi bankaya bağlamamakta, banka ibraz edilen belgelere göre ödeme yapmakta veya yapmamaktadır. Amir, kural olarak, borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmediği gerekçesiyle bankaya başvurarak ya da dava açarak ödemeyi engelleyemez veya ihtiyati tedbir kararı alamaz. ........, avantajlarına rağmen alıcı bakımından bünyesinde önemli bir risk de barındırmaktadır. Bu risk ise “gönderilen malların ........ belgeleri ile uyumlu olmaması” ihtimalidir. ....... banka, ibraz edilen belgelerin ilgili olduğu “malları” değil, “belgeleri” göz önünde bulundurarak işlem yapar. Bankanın lehtara ........ bedelini ödemesi için tek şart, satıcı tarafından ibraz edilen belgelerin banka tarafından ........ koşullarına uygun bulunmuş olmasıdır. Bundan dolayı sözleşmeye konu malların belgelerde belirtilen özelliklerde olmaması (aliud veya ayıplı ifa) riskini ........ amiri olan alıcı taşımaktadır. Lehtarın dürüstlük kuralına aykırı hareket ettiği ve ........ bankası tarafından bu durumun tespiti halinde banka ........ bedelini ödemekten kaçınabilir. Dürüstlük kuralına aykırılığın tespit edildiği hallerde bankanın ibrazı karşılamaktan kaçınması için bu yönde alınmış bir mahkeme kararının (ihtiyati tedbir) bulunması zorunlu olmamakla birlikte, uygulamada çoğu durumda ihtiyati tedbir yoluna başvurularak bankanın ödeme yapması engellenmektedir. ........ ilişkisinin temel ilişkiden bağımsız olması ilkesini katı bir şekilde uygulamak bazı hallerde adaletsiz sonuçların doğmasına sebep olabilir. Banka yargı merci olmadığından, kendisine ibraz edilen belgelerden hareketle ödeme talebinin haksızlığını ve dürüstlük kuralına aykırılığını açıkça ve tereddüte yer vermeyecek tarzda kanıtlayabilmelidir. Öğretide bunun için likit kanıt deyimi kullanılmaktadır. Likit kanıt ile kastedilen, bankanın, kendi yorumunu, kanaatini, değerlendirmesini eklemeden, lehtarın ödeme talebinin dürüstlük kuralına aykırılığını açıkça ortaya koyan kanıttır. Likit kanıta dayanarak ödemenin engellenebilmesi için temel ilişkiden doğan eksikliğin önemli, belli bir ağırlıkta olması gerektiği kabul edilmektedir. Öğretide bankanın doğrudan ödemeden kaçınabilmesi için likit kanıt kapsamında değerlendirilmesi gereken delillerin belgelerle ispat edilebilir nitelikte olması gerektiği belirtilmektedir. Bankanın ibraz edilen kanıtı likit kabul etmemesi, başka kanıtlar veya ihtiyati tedbir kararı istemesi mümkündür. Ancak bu talebin haksız ve gereksiz olduğunun ispatlanması halinde banka ....... açtırana karşı sorumlu olur. Öğretide, resmi dairelerin yazılarının, polis veya gümrük evrakının, malların eksik ve ayıplı olduğunu gösteren bilirkişi veya diğer uzman raporlarının, satıcının veya istihdam ettiği kişilerden bazılarının tutuklanmış olmasının banka tarafından göz önüne alınacak önemli olgular olduğu kabul edilmektedir.Ödeme talebinin hakkın kötüye kullanılması sayılan hallere banka doğrudan ödeme yapmaktan kaçınabileceği gibi, amir (alıcı) ihtiyati tedbir yoluna başvurarak ödemenin durdurulmasını da isteyebilir. Öğretide, hakkın kötüye kullanılmasının unsurlarını belirlemenin ........ hukuku açısından hem güç hem de sınırlama tehlikesi doğuracağı için gereksiz olduğu ileri sürülmüştür. Öğreti ve yargı kararlarında hakkın kötüye kullanılmasına, satıcının süprüntü mallarla borcunu ifa etmesi, teslim edilen malların kalitesinin çok düşüp olduğunun belirlenmesi, malların ayıplı olduğunun tespiti, kararlaştırılandan başka bir mal teslim edilmesi, temel ilişkinin kanuna ve ahlâka aykırı veya suç oluşturan bir nitelik taşıması, temel ilişkinin kesin hükümsüz olması veya iptal edilmesi ya da dönmek suretiyle ortadan kalkmış olması ile UCP 600 m. 15 anlamında uygun olmayan ibraz halleri örnek verilmektedir. (Emsal;İzmir BAM 17.HD 2022/347/, 2022/1145E E/K sayılı ilamı) Verilen bilgiler ışığında somut olayda; davacının ithalatcısı olduğu emtia için davalı ........ S.A lehine ........ açılması için amir ...... bank AŞ nezdinde 112.000 USD bedelli ertelemeli ........ açtırdığı, davalı ithalatçı ........ S.A firmasının gerçekte ihraç etmediği, sadece evrak tanzim suretiyle akreditifleri vadelerinden önce teyit bankası ...... bankasından erken ödeme ile iskonto yoluyla tahsil ettiğinin iddia edildiği anlaşılmaktadır. Davacının davalı ........ S.A firmasından satın aldığı emtia bedeli için 112.000 USD tutarında 180 gün ertelemeli ........ ile ödeme taahhüt ettiği hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki CMR belgesi incelendiğinde, gönderenin davalı ........ SA, gönderilenin ...... bank AŞ ...... Şubesi, taşıyıcının ..... Lojistik firması, malların yükleme yerinin Taşkent Özbekistan, taşıma sonunda teslim yerinin Muratbey-İstanbul gümrüğü, yükün 402 koli, 22.894 kg brüt ve yükleme tarihinin 15/01/2019 tarihi olduğu, CMR'nin teslimat CMR'si değil yükleme CMR'si olup sigorta poliçesi ve çeki listesi bilgilerine uygun olduğu anlaşılmaktadır. Emtianın Muratbey Gümrük Müdürlüğü'nde navlun bedeli ödenmiş olarak teslim edileceği görülmektedir. Bu durumda satıcı davalı ........ SA firmasının, emtiayı bir taşıyıcı bularak CMR belgesi karşılığında teslim etmesi gerekmektedir. Muratbey Gümrük Müdürlüğü tarafından mahkememize gönderilen yazı cevabında, konuyla ilgili olarak 01/01/2019-21/06/2019 tarihleri arasında yapılan sorgulamada gönderici ........ SA ve alıcı firma arasında bir işlem olmadığı bildirilmiştir. Taşıyıcı ..... Lojistik firması yetkilisi Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı'na verdiği ifadede 21/01/2019 tarihinde kendilerinin ..... Tekstil firmasından arandığını, taşımanın durumunu sorduklarını, böyle bir taşıma yapılmadığı, sadece fiyat teklifi aldıklarını belirtmişlerdir. Dosya kapsamı, toplanan delil ve belgeler ile bilirkişi incelemesi ile davalı ........ SA firmasının davacıya mal teslim etmediği, gerçekte malı taşıma sürecine dahi sokmadıkları, malı teslim etmediği halde vadeli ........ bedelini iskonto ettirerek erken tahsil ettiği anlaşılmaktadır. ........ sözleşmesinin 46A maddesinde özetle teyit bankasının satıcıdan isteyeceği belgeler, 47A maddesinde düzenlenen ek şartlarda ise teyit bankasının amir bankaya ibraz etmesi gereken belgeler yer almaktadır. ....... asıl olan, davacının ........ bedelinin ödenmesinde gerekli gördüğü belgelerin tam ve eksiksiz olarak bankaya sunulmasıdır. Ancak belgelerin tam ve eksiksiz olması halinde ........ serbest bırakılır. ...... serbest bırakılması için yüklemenin yapılması, emtianın fiilen teslim edilmesi, taşıyıcıyla navlun sözleşmesi yapılması, ...... göre bedelinin ödenmesi ve navlun faturasının teyit bankasına sunulması gerekmekte iken bu hususun ispatlanamadığı, yine teyit bankasının emtianın ticari faturasını ve navlun faturasını görmeden vadeli ........ bedelini iskontolu olarak vadesinden önce ödediği, bu haliyle davanın sübut bulduğu, malın teslim edilmediği ve davacının borçlu olmadığı anlaşılmakla açılan davanın ve Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... esas sayılı dosyasının kabulü ile ..... bank A.Ş. ..... Şubesi nezdindeki 112.000-USD tutarlı, L/C no: ...... referans numaralı ..... iptaline, davacının davalı ........ S.A.'ya işbu ........ ilişkisinden dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: AÇILAN DAVANIN VE BİRLEŞEN BAKIRÖY ..... ATM'NİN ..... ESAS SAYILI DOSYASININ KABULÜNE, 1-..... bank A.Ş. ...... Şubesi nezdindeki 112.000-USD tutarlı, L/C no: .... referans numaralı ..... iptaline, davacının davalı ........ S.A.'ya işbu ........ ilişkisinden dolayı borçlu olmadığının tespitine, ASIL DAVA YÖNÜNDEN; 2-Alınması gereken 43.445,16 TL harçtan peşin alınan 10.861,29 TL harcın mahsubu ile bakiye 32.583,87 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 3-Davacı taraflarca sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 10.905,69 TL ile bilirkişi, tebligat ve posta masrafı 20.700,00 TL olmak üzere toplam 31.605,69 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 99.400,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafında yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN; 7-Alınması gereken 44.628,18 TL harçtan peşin alınan 11.157,05 TL harcın mahsubu ile bakiye 33.471,13 TL eksik harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir KAYDINA, 8-Davacı tarafından yatırılan dava ilk açılış harç gideri olan 11.201,45-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, 9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 101.997,76 TL ücreti vekaletin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, 10-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine İADESİNE, 11-Davalı ..... tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 12-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir KAYDINA, Dair, asıl dosya davalının yokluğunda diğer taraf vekillerinin yüzüne karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, anlatıldı. 16/10/2024 Başkan ...... ¸e-imzalıdır Üye ...... ¸e-imzalıdır Üye ....... ¸e-imzalıdır Katip ..... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/553, K. 2024/1032, T. 16.10.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-553-e-2024-1032-k-a3fb2d91f661