İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/383 E. 2025/812 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/383
Karar No
2025/812
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/383 Esas KARAR NO : 2025/812 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/04/2025 KARAR TARİHİ : 14/07/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/08/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firma ile davalı firma arasında 19.01.2024 tarihli ... sıra nolu "Denetim ve Tasdik Sözleşmesi" akdedildiğini, müvekkilinin sözleşme gereği yükümlülüğünü yerine getirmiş ve davalıya sunduğu hizmet karşılığında fatura kesmiş ve tebliğ etmiş olduğunu, müvekkilinin kestiği faturaların ödenmemesi sebebiyle alacağın tahsili için Bakırköy ... . İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı takibi başlatılmıştır ancak davalı firma borçlu olunmadığından bahisle takibe ve ferilerine itiraz ettiğini, taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden verilen hizmet için kesilen faturalar tarafların ticari defter ve kayıtlarında da işli olduğunu, davalı tarafın faturalara herhangi bir itirazı veya fatura iadesi olmadığını, müvekkili firmanın taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında Denetim ve Tasdik hizmetine ilişkin yükümlülüklerini eksiksiz bir şekilde yerine getirmiş ve buna istinaden ise karşı tarafın edimini yerine getirmesi için hizmet bedelini faturalandırarak haklı bir şekilde talepte bulunduğunu, bu hususun davalı tarafa ait ticari defter ve kayıtları ile bağlı bulunduğu vergi dairesi nezdinde ki tüm kayıtların bilirkişi marifeti ile incelenmesi neticesinde anlaşılacak olup, müvekkilinin davalı firmadan bahse konu sözleşmeden kaynaklı olarak alacaklı olduğu da şüpheye mahal vermeyecek derecede anlaşılacağını, kaldı ki tüm bunların yanında alacak likit olup davalının itirazı da kötüniyetli olduğunu, netice olarak, taraflar arasında akdedilen 19.01.2024 tarihli ... sıra nolu "Denetim ve Tasdik Sözleşmesi" kapsamında tüm yükümlülüklerini eksiksiz bir şekilde yerine getirmesine karşın davalı taraf hizmet bedelini ödemeyerek yükümlülüklerini yerine getirmemiş, buna ek olarak ise aleyhine başlatılan icra takibine ise haksız ve kötüniyetli bir şekilde itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet vermiş olduğunu belirterek; yapılacak olan yargılama neticesinde iş bu haklı DAVAMIZIN KABULÜNE, Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibe yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, haksız ve kötüniyetli bir şekilde borca itiraz eden davalı aleyhine takip miktarının %20 sinden aşağı olmayacak şekilde icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yapılacak olan yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ... her ne kadar kendisinin müvekkiline vermiş olduğu denetim ve tasdik hizmetinin karşılığı olarak fatura düzenlendiğini iddia etse de; ilgili faturaların düzenlendiği tarihte müvekkili firmaya, davacı tarafından herhangi bir tam tasdik raporu sunulmamakla beraber yükümlülüklerini yerine getirmemiş olduğunu, işin yapılmaması nedeniyle salt fatura kesilmesinden kaynaklanan bir alacağın varlığından bahsetmek mümkün olmadığını, kaldı ki bu hususlar ve sözleşme içeriği ve uygulaması ile ilgili işlerin yapılıp yapılmadığı verilen hizmet gereğinin yerine getirilip getirilmemesi taraflar arasında yapılan sözleşme tahkim şartı gereği hakem yargılamasında ortaya konularak çözümlenmesi ve karara bağlanılması gerekeceğinden mahkemenizce esasa girilerek alacak iddiasına dair inceleme ve değerlendirme yapılamayacağını, zira 19.01.2024 tarihli Denetim ve Tasdik Sözleşmesi'nin "Sözleşmenin Amacı ve Kapsamı" Başlıklı 2.1. Maddesinde " sözleşmenin amacı, yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannameleri ve bunlara ekli mali tablolar ve bunlara ekli mali tablolar ve bildirimlerin denetim ve tasdik işleri ile ve/veya diğer işlerin 3568 sayılı Kanun ve ilgili diğer kanunlara ve mevzuata göre yapılmasıdır" hükme bağlandığını, davacı tarafından düzenlenen fatura, tam tasdik hizmetine ilişkin bir bedel içerdiğini, ancak bu raporun müvekkili şirkete sunulmamış, düzenlenip tebliğ edilmemiş olduğunu, sözleşmenin de amacı doğrultusunda tam tasdik raporları ilgili mali yılın sonunda düzenlenip ve teslim edileceğini, ancak müvekkili şirkete rapor sunulmamış olup, söz konusu hizmet hiç ifa edilmemiş olduğunu, oluşan ihtilafın çözüme kavuşturulması ile ilgili davacı firma ile görüşmeler yapıldığını, davacı firma tarafından verilen telafi sözüne mukabil bir gelişme söz konusu olmadığından ihtilaf sürüncemede kalmış ve söz konusu hizmet yerine getirilmemiş olduğunu, bu sebeple hakediş de bulunmadığını, hal böyle iken davacı tarafça Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibi başlatılması nedeniyle haklı olarak takibe itiraz edildiğini, davacı kötüniyetli olarak müvekkili firmanın sehven kayıt nedeniyle itiraza ilişkin süre kaybından kaynaklanan, dava konusu faturalardan istifade ile alacak iddiasının kabulüne olanak olmadığını belirterek; Tahkim itirazımızın kabulü ile davanın usulden REDDİNE, mahkememiz aksi ise esasa yönelik itirazlarımızın kabulü ile davanın REDDİNE, davacı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin karşı ... tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki imzalanan 19/01/2024 tarihli Denetim ve Tasdik Sözleşmesi kapsamında fatura alacağının tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki tarihli sözleşme suretlerini dosyaya ibraz edilmiştir. Davalı taraf yasal cevap süresi içerisinde tahkim ilk itirazında bulunmuştur. Sözleşmenin 7.maddesinde Uyuşmazlıklar başlığı altında "Taraflar arasında bu sözleşmeden doğan uyuşmazlıklar Hakem Kurulu'nca karara bağlanır. Hakem Kurulu İstanbul Yeminli Mali Müşavirler Odası'nca seçilecek bir Oda üyesinin başkanlığında, taraflarca seçilecek birer üye olmak üzere üç kişiden oluşur. Hakem Kurulu kararlarının tasdik mercii İstanbul Mahkemeleridir. İcra mercii İstanbul icra daireleridir" şeklinde yer alan düzenleme uyarınca sözleşmede tahkim şartının bulunduğu hususunda uyuşmazlık yoktur. 6100 sayılı HMK.'nın 116. maddesinde; "(1) İlk itirazlar aşağıdakilerden ibarettir: a) Kesin yetki kuralının bulunmadığı hâllerde yetki itirazı. b) Uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiği itirazı. c) İş bölümü itirazı. 117. maddesinde; "(1) İlk itirazların hepsi cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi hâlde dinlenemez. (2) İlk itirazlar, dava şartlarından sonra incelenir. (3) İlk itirazlar, ön sorunlar gibi incelenir ve karara bağlanır." hükümleri yer almaktadır. Tarafların sözleşme veya sözleşme dışı bir hukuki ilişkiden doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıkların tamamının veya birkısmının çözümünü hakem veya hakem kuruluna bırakılması hususunda yaptıkları anlaşmalar tahkim sözleşmesi olarak adlandırılmakta olup yalnızca iki tarafın iradeleriyle tasarrufta bulunabilecekleri konularda tahkim sözleşmesi yapılabilir. İster bağımsız bir tahkim sözleşmesi şeklinde isterse bir tahkim şartı şaklinde yapılsın tahkim sözleşmesinin geçerliliği için aranan temel unsurlar geçerli bir tahkim iradesinin varlığı ve yazılı şekil şartıdır. Kural olarak tahkim yargısı istisnai nitelikte olup, tarafların bu husustaki iradelerini açık ve kesin bir şekilde bildirmiş olmaları gerekir. Başka bir ifadeyle, tahkim sözleşmesi veya şartının, uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi yolundaki taraf iradesini tereddüte yol açmayacak şekilde içermesi gerekmektedir. Nitekim bu husus Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2016/4735 Esas 2017/259 Karar sayılı ilamında "...Tahkim şartı veya anlaşmasının geçerli olabilmesi için yanların tahkim iradesini açıkladıkları tahkim şartı ya da sözleşmede tartışma ve karışıklığa neden olmayacak biçimde açık ve kesin olarak belirtmiş olmaları zorunludur. Dairemiz ve yerleşik Yargıtay içtihatlarında geçerli bir tahkim şartı varlığı veya tahkim anlaşmasının geçerli sayılabilmesi için uyuşmazlığın kesin olarak hakemde çözüleceğinin kararlaştırmış olması gerektiği kesin iradeyi ortadan kaldıran ya da zayıflatan kayıtların tahkim sözleşmesi veya şartını geçersiz-hükümsüz kılacağı kabul edilmektedir." şeklinde ifade edilmektedir. Taraflar arasındaki sözleşmelerde taraflar tahkim şartını öngörmüşlerdir. HMK.nun 412. maddesinde tahkim koşulları düzenlenmiştir. Buna göre; tahkime elverişli bir konu olması, yazılı şekilde yapılmış olması, uyuşmazlığın açıkça belirtilmesi, mahkemelere başvuru yolunun kapatılması ve tahkim itirazının karşı tarafça ilk itiraz olarak ileri sürülmesi gerekmektedir. Bu kapsamda yapılan değerlendirmede taraflar arasında akdedilen sözleşmelerden kaynaklanan ihtilafların tahkimde çözümleneceğine ilişkin geçerli bir tahkim sözleşmesinin bulunduğu, tacir olan tarafların uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi yolundaki iradelerini tereddüte yol açmayacak şekilde göstermeleri nedeniyle tahkim şartının geçerli olduğu, davalının yasal süresi içinde uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiğine dair ilk itirazda bulunduğu anlaşılmakla; davanın HMK'nun 116/1-b ve 413/1.maddeleri gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın HMK'nun 116/1-b ve 413/1.maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, 2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL harcın davacı tarafça peşin yatırılan 1.011,28-TL harçtan mahsubu ile bakiye 395,88‬-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, 5-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının HMK m.333 hükmü gereği ilgilisine İADESİNE, 8-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/07/2025 Katip ... ¸¸ Hakim ... ¸¸

Atıf: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/383, K. 2025/812, T. 14.07.2025, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-383-e-2025-812-k-ade801d297e8