İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/13 E. 2025/86 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/13
- Karar No
- 2025/86
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/13 Esas KARAR NO : 2025/86 DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/12/2023 KARAR TARİHİ : 22/01/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/03/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında gerçekleşmiş olan ticari iş ilişkisine istinaden müvekkilinin 18.05.2023 tarihli faturayı kestiğini, davalının itirazında bu ticareti inkar etmediğini, ancak davalı şirketin eksik ödenmiş olan işbu dava konusu tutara itirazlarının mesnetsiz olmakla birlikte iptali gerektiğini, davalı borçlunun taahhütlerini yerine getirmemesinden dolayı müvekkilinin defalarca davalı şirket ile görüştüğünü, borcun ödenmesini aksi halde işleyecek faiz ve masraflarda dahil olmak üzere yasal yollara başvurulacağının bildirildiğini, ancak her görüşmede çeşitli bahaneler sunularak ödemeden imtina edildiğini, borçlunun bu bildirimlere karşı herhangi bir itirazda da bulunmadığını, akabinde 7.080,00 -TL meblağlı müvekkilinin alacağının tahsili için Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak 02.09.2023 tarihinde borçlu tarafından icra takibine, borca, faize ve tüm ferilerine itirazda bulunulmak suretiyle takibin durdurulmasının talep edildiğini, davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali için 16.10.2023 tarihinde Zorunlu Arabuluculuk başvurusu yapıldığını, 06.11.2023 tarihinde yapılan görüşmede tarafların anlaşamaması sebebi ile anlaşmama tutanağı düzenlenerek arabuluculuk faaliyetine son verildiğini, takibe konu alacağın müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişkiye dayalı olup davalı borçlunun itirazının tamamen haksız, kötü niyetli ve alacağın tahsilini uzatmaya yönelik olduğunu, davalı tarafça usulüne uygun itiraz bulunmadığını, davalının takibe itiraz ederken takibe konu faturadan doğan borcu olmadığı, ticari ilişki bulunmadığı ya da böyle bir borcun doğmadığını iddia etmediğini iddia ederek; davanın kabulü ile borçlunun haksız ve kötüniyetli itirazının iptaline, Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün .... e. sayılı takibinin devamına, borçlunun takibe haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle en az %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ait makine tamiri işi için davacı ile görüşüldüğünü ve davacı taraftan fiyat bilgisi talep edildiğini, davacı tarafın müvekkili şirkete makinenin tamiri için ödenecek miktarı bildirir 16.05.2023 tarihli bir teklif formu gönderdiğini, davacı tarafından müvekkiline gönderilen teklif formundan görüleceği üzere davacının 61.000,-TL karşılığında söz konusu işi yapmayı taahhüt ettiğini, müvekkili şirketin davacının talep etmiş olduğu 61.000-TL + KDV ödemeyi 16.05.2023 tarihinde bir kısmını banka havalesi, bir kısmını ise çek ile yaptığını, müvekkili şirketin davacıya 20.000,-TL banka havalesi yoluyla, 51.390,-TL çek olarak toplamda 71.390,-TL ödeme yaptığını, davacı tarafın 16.05.2023 tarihli teklif formu ile talep etmiş olduğu 61.000TL+KDV bedeli müvekkilinden tahsil etmiş olmasına rağmen tamamen kötü niyetli şekilde 18.05.2023 tarihinde 78.470,-TL bedelli bir fatura düzenlediğini, müvekkili şirketin davacıya talep etmiş olduğu tüm ödemeyi yapmış olmasına rağmen davacı tarafın kötü niyetli şekilde fazladan ödeme talep ettiğini, müvekkili şirketin de davacı tarafından kesilen faturaya karşılık 07.06.2023 tarihinde 6.000 TL+KDV olmak üzere toplam 7.080,- TL bedelli, fiyat farkına istinaden fatura düzenlediğini, davacı tarafın tamamen haksız ve kötüniyetli bir şekilde icra takibi açtığını, müvekkili şirketin davacı tarafa bir borcu bulunmadığını savunarak; davacı tarafın hukuka aykırı olarak açmış olduğu davanın itirazları doğrultusunda reddine, haksız ve kötü niyetli olarak açılan takip nedeniyle davacının % 20 den az olmamak üzere kötüniyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafça bakiye fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. Uyuşmazlığın, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafça bakiye fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı; davalının kötü niyet tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün . Esas sayılı t...akip dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş olmakla incelenmesinde; alacaklısının ..., borçlusunun ... Yapı Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olduğu, faturadan kaynaklı alacak borç sebebi gösterilerek toplam 7.270,00-TL'nin tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin; davalı borçluya 28/08/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 02/09/2023 tarihli dilekçesi icra takibine, yetkiye, borca, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiği, işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden; davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. İkitelli ve Küçükçekmece Vergi Dairesi Müdürlüklerinden; tarafların 2023 yılına ait BA/BS formları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne ve İkitelli Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak; davacının gerçek kişi ya da şahıs firması olarak tacir kaydının bulunup bulunmadığı, vergi mükellefi olup olmadığı, hangi defterleri tuttuğu, işletme hesabına göre mi bilanço usulüne göre mi defter tuttuğu, Vergi Usul Kanunu'nun 176-177.maddeleri kapsamında esnaf mı yoksa tacir mi olduğu hususlarının araştırılarak mahkememize bu hususla ilgili bilgi verilmesi istenmiş, cevabi yazılar ve ekleri dosyaya kazandırılmıştır. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta; davacının, .... ünvanlı gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunduğu hususunun bildirildiği görülmüştür. İkitelli Vergi Dairesine yazılan müzekkereye verilen cevapta; davacının işletme esasına göre defter tuttuğu hususunun bildirildiği görülmüştür. Mahkememiz dosyası, davacının iddiaları, savunma, sunulan ve toplanan deliller, BA/BS formları, dosya kapsamındaki belgeler ve Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına göre TARAFLARIN TİCARİ DEFTERLERİ İNCELENEREK; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, lehlerine delil niteliğinde olup olmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, tarafların ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, defterler arasında fark bulunması halinde farkın sebebi hususları ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağın miktarı hususlarında rapor düzenlenmek üzere SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen rapor mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş; 26/08/2024 havale tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; "... Davacının takip dayanağı yapmış olduğu 18/05/2023 tarihli .... nolu 78.470,00-TL tutarlı faturanın işletme defterinde kayıtlı olduğu ancak davalı yanın düzenlemiş olduğu 07/06/2023 tarihli ... nolu 7.080,00-TL tutarlı iade faturasının da kayıtlı olduğu, davalının 2023 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davalının ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davalının davacıya borcunun bulunmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın davacının düzenlemiş olduğu faturadaki ENJ AYARI açıklamalı 6.000,00-TL + KDV=7.080,00-TL tutarındaki kalemden kaynaklandığı, davacının teklif formunda "Sökme Takma İşçiliği" açıklamalı işçilik bedeli kaleminin bulunduğu ancak ayrıca "Enjeksiyon Ayarı İşçiliği"ne ilişkin teklif formunda herhangi bir açıklamanın bulunmadığı, iade faturasının davalı ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu, neticeten davacı yanın takip tarihi itibariyle davalıdan alacaklı olduğu hususunun davacının ispatına muhtaç olduğu" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davalı vekilinin bilirkişi raporuna karşı beyanlarını içerir dilekçe sunmuş olduğu, davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazda bulunmadığı görülmüştür. İİK'nun 67. maddesinde "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmüne yer verilmiştir. İcra ve İflas Kanunu'un 67/2.maddesinde "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmüne yer verilmiştir. 6102 sayılı TTK'nin 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır. "Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin 10/02/2016 tarihli ...... E. ..... K. sayılı, Yargıtay ...... Hukuk Dairesi'nin 08/02/2016 tarihli ..... E. ..... K. sayılı, Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin 09/12/2015 tarihli ..... E. ...... K. sayılı, Yargıtay ...... Hukuk Dairesi'nin 11/01/2016 tarihli ..... E. ..... K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir. Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası, 26/08/2024 havale tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından faturadan kaynaklı alacaklı olduğu iddia edilerek davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda; davacının takip dayanağı yapmış olduğu 18/05/2023 tarihli .... nolu 78.470,00-TL tutarlı faturanın işletme defterinde kayıtlı olduğu ancak davalı yanın düzenlemiş olduğu 07/06/2023 tarihli .... nolu 7.080,00-TL tutarlı iade faturasının da kayıtlı olduğu, taraflar arasındaki ihtilafın davacının düzenlemiş olduğu faturadaki ENJ AYARI açıklamalı 6.000,00-TL + KDV=7.080,00-TL tutarındaki kalemden kaynaklandığı, davacının teklif formunda "Sökme Takma İşçiliği" açıklamalı işçilik bedeli kaleminin bulunduğu ancak ayrıca "Enjeksiyon Ayarı İşçiliği"ne ilişkin teklif formunda herhangi bir açıklamanın bulunmadığı hususlarının tespit edildiği anlaşılmakla; kural olarak; fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtlarının tek başına alacağın varlığını kanıtlamayacağı, dolayısıyla davacının fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini kanıtlamak zorunda olduğu, dosya kapsamı itibariyle davacının ispat külfetini yerine getirmediği gibi, iade faturasını da ticari defterlerine kaydetmiş olduğu dikkate alınarak takibe ve davaya konu bakiye fatura alacağından kaynaklı davalının davacıya borcu bulunmadığı sonuç ve vicdani kanaatine varılarak ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; Davanın REDDİNE, Davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile noksan kalan 345,55 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Arabuluculuk aşamasında devlet hazinesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 7.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine, HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; miktar itibariyle KESİN olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/01/2025 Katip ... ¸ Hakim .... ¸