İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/104 E. 2024/102 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/104
Karar No
2024/102
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/104 Esas KARAR NO : 2024/102 Karar DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 01/04/2022 KARAR TARİHİ : 02/02/2024 GER. KARAR TARİHİ : 06/02/2024 Davacı tarafından mahkememizde açılan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Sigorta A.Ş., ... Sigorta A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş. ile birleşerek ünvan değişikliği ile ... Sigorta A.Ş. Adı altında faaliyet gösterdiğini, davacı şirket ile dava dışı sigortalısı ... arasında ... Mah. ... Cad. ... Blok No:... D:... ..../İstanbul adresli konut için 25.03.2020 - 25.03.2021 tarihlerini kapsayan ... no'lu poliçe numarası ile ... Özel Konut Sigorta Poliçesi akdedildiğini, davacı sigorta şirketine ... Özel Konut Sigortası ile sigortalı ... Mah. ... Cad. No:... Blok D:... .../İstanbul adresli konutun iki üst katında bulunan davalı ...'in maliki olduğu ... numaralı dairede 03.08.2020 tarihinde meydana gelen tesisat patlaması sonucu; sigortalı konut hasarlandığını, sigortalı konutta oluşan hasar neticesinde konu hasarın karşılanması için davacı şirkete yapılan başvuru üzerine ... (Eski Hasar No: ...) numaralı hasar dosyası açıldığını, yapılan ekspertiz çalışmaları sonucu; davalının maliki olduğu ... numaralı dairede meydana tesisat patlaması neticesinde suların sigortalı konuta sirayet etmesiyle antre, salon ve banyonun tavan boyalarının, bunun yanında 2 adet yatak odası, çocuk odası ve antrenin duvar kağıtlarının, son olarak ise zemin lamine parke süpürgeliklerinin ıslanarak zarar gördüğünün tespit edildiğini, davalı tarafından sigortalı konutta, boya ustası temin edilerek tavan boyalarında oluşan hasarın onarımı sağlanmış olup; bu durum davalı tarafın sigortalı konutta oluşan hasarın kendi kusuru ile meydana geldiğini kabul ettiğini gösterdiğini, talep edilen hasar onarım bedeline davalı tarafça karşılanan tavan boyaları dahil edilmemiş olup, ekspertiz raporu sonucu 264.00 m2 duvar kağıdı değişimi için 6.400,00- TL, bozulmuş duvar kağıdının sökülmesi, alçı sıva onarımı için 2.098,00- TL ve son olarak tesisat işçiliği için 600,00- TL olmak üzere toplamda 9.098,00- TL hasar onarım bedelinin tespit edildiğini ve davacı şirketçe tespit edilen hasar onarım bedeli 10.11.2020 tarihinde ödendiğini, davacı şirketin haklı alacağının tahsilini, dava süresi sonunda mümkün kılmak adına ve borçlu davalının mal kaçırmasını önlemek amacı ile borçlu adına menkul ve gayrimenkul malların araştırılarak alacağa yeter miktar üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... Sayılı dosyası kapsamında tarafımızca yapılan icra takibine yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, haksız itiraz sebebi ile %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Bakırköy .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından davalıya tebligat çıkarıldığı, tebligatın usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ancak davalı tarafından davaya süresi içerisinde cevap verilmediği görüldü. Bakırköy .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar, 13/10/2023 karar tarihli görevsizlik kararı üzerine dosya mahkememize tevzi edilmiş olduğu anlaşıldı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; Haksız fiilden dolayı meydana gelen zararın sigorta şirketi tarafından karşılanması sonucu zarara sebebiyet veren taşınmaz maliki davalıya karşı açılan rücuen tazminat davasına ilişkindir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Somut olayda; Davalının, dava dışı sigortalı ile aynı binada farklı bağımsız bölümlerde yaşadığı; davacı sigorta şirketi, sigorta poliçesi ile sigortalı olan dava dışı ...'e ait taşınmazda meydana gelen hasarın kendisi tarafından karşılanması sonucunda, bu hasar bedelinin davalıdan tazminini talep ettiği; bu haliyle davacı tarafın davalıya rücu hakkının doğduğu ve zarar görenin haklarına halef olduğu, halefiyet ilkesi gereği halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise o hakka sahip olacağı, velhasıl dava dışı şahsın ne hakkı varsa bunların davacı şirkete geçmesiyle davacı şirketin de hukuken dava dışı kişi yerine geçtiği, halefiyete bağlı açılan davalarda görev hususunun davacının haklarına halef olduğu kişi ile davalı arasındaki ilişki baz alınarak değerlendirileceği, bununla birlikte uyuşmazlığın kat mülkiyetinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Kat mülkiyetinden kaynaklı uyuşmazlıklarda sulh hukuk mahkemesi görevli olup, tarafların tacir olması mahkemenin görevini bertaraf edemeyecektir. Kaldı ki, davalı ile dava dışı tacir değildir. Yine davacı ile davalı arasındaki sigorta ilişkisinin de, bu dava yönünden önemi bulunmamaktadır. Zira bu konudaki görev hususu kanunun açık hükmüne dayanmakta olup, uyuşmazlığın çözümünde Kat Mülkiyeti Kanunu uygulanacağından, görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olması nedeniyle aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-GÖREVLİ MAHKEMENİN BAKIRKÖY ... SULH HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNA, 3-Mahkememiz kararının kanun yoluna götürülmeksizin kesinleşmesi halinde daha öncede Bakırköy .... Sulh Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verildiğinden olumsuz görev uyuşmazlığının, halli merci tayini için dosyanın İSTANBUL BAM .... HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, 5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda karar verildi. 02/02/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/104, K. 2024/102, T. 02.02.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-104-e-2024-102-k-b1bc113f90c5