İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/638 E. 2023/1170 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/638
Karar No
2023/1170
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/638 Esas KARAR NO : 2023/1170 DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/06/2023 KARAR TARİHİ : 20/12/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilinin, Batman'da elektronik sistemler alanında hizmet veren bir tacir olup geniş bir müşteri portföyüne sahip olduğunu, müvekkilinin verdiği hizmetin gereği olarak ihtiyacı olan muhtelif elektronik aletlerini diğer tacirlerden tedarik ettiklerini, müşterisi olan bir spor salonu işletmesinin eşya dolaplarına elektronik kilitler takılmasına ilişkin talebi üzerine davalı şirket ile iletişime geçildiğini ve 18.373,39 TL karşılığında davalı şirketten 63 adet elektronik dolap kilidinin satın alınması konusunda anlaşmış olduklarını, müvekkilinin söz konusu kilitlerin ücreti olan 18.373,39 TL'lik ödemeyi 23.01.2023 tarihinde davalı şirkete yaptığını, dava konusu ürünlerin elektronik dolap kilidi olup, ürünün dijital ekranı üzerinde bulunan rakamlar tuşlanarak daha önce belirlenmiş şifrenin girilmesi suretiyle dolabın açılmasını ve aynı suretle dolabın kapanmasını sağladıklarını, elektronik kilit olması nedeniyle elektrikle şarj edilen bu ürünün dolu şarj ile 30-35 gün kullanılabilmesi gerekirken dava konusu ayıplı ürünlerden kimi dolu şarj ile 2 saat kullanılabiliyorken kiminin ise 1 saat içinde şarjı bitmekte, dolayısıyla sürekli olarak şarj edilmek zorunda kalınmakta olduğunu, ayıplı ürünlerden bir kısmının ise şarj edilememiş, bir kısmında şifreleme konusunda hata verilmiş, bir kısmı şifre girildiğinde kilidi açıp kapatmakta arıza vermiş olduğunu, bütün bu ayıpların üründen beklenen eşya muhafazası ve uzun süre kullanım imkanını sağlayamamış, dolayısıyla kullanıcıya hiçbir fayda verememiş olduğunu, davalı şirket tarafından gönderilen 63 üründen ilk etapta 20 adedinin ayıplı/arızalı olduğu anlaşılmış, bunun üzerine davacı müvekkilince davalıya bu durum bildirilmiş, davalının ayıplı ürünleri onarım için göndermesini istemesi üzerine müvekkil 20 adet ayıplı ürünü 01.02.2023 tarihinde davalıya geri göndermiş olduğunu, ayıplı ürünlerin davalıya geri gönderilmesinden bir hafta sonra müvekkiline ayıpsız olması gereken 20 adet ürün gönderilmiş, fakat bu ürünlerden yine 8 adedinin ayıplı olduğu anlaşılmış olduğunu, bunun üzerine davacı müvekkilinin, yeniden davalıya bu durumu bildirmiş, davalının ayıplı ürünleri onarım için yeniden göndermesini istemesi üzerine, 12 adet ürünü müşterisinin spor salonundaki dolaplara takan müvekkil 8 adet ayıplı ürünü 08.02.2023 tarihinde davalıya geri göndermiş olduğunu, bu arada, daha önce takılmış olan ürünlerden 20 tanesinde daha arızalar çıkmış, müvekkilinin masrafını kendisi karşılayarak defalarca teknik ekip göndermek suretiyle gidermeye çalıştığı bu arızalar sürekli tekrar etmiş, bu nedenle müvekkilinin müşterisiyle yapmış olduğu sözleşmeden elde edeceği karı aşacak oranda zarar etmeye başlamış olduğunu, davalının teknik servisi ile yapılan görüşmelerde bu arızaların tamirinin mümkün olmadığı, bu nedenle kendilerinin yapabileceği bir şey olmadığı, ürünlerin değişiminin yapılması gerektiği bildirilmiş olduğunu, davalının teknik servisinden alınan geri bildirim üzerine davalı taraf ile iletişime geçilmiş ve ayıplı ürünlerin onarımının mümkün olmadığının bildirildiği belirtilmiş, bu nedenle değişimin yapılması talep edilmiş olduğunu, davalı tarafça ürünün değişimi için rapor tutulması gerektiği söylenmiş ve bunun için kendilerine 1 haftalık süre verilmesi istenmiş olduğunu, fakat bir haftalık süre sonunda herhangi bir cevap verilmemiş ve söz konusu rapor tutulmamış olduğunu, bu arada müvekkilinin müşterisine ait spor salonunun dolaplarına takılmış olan dava konusu kilitlerde arızaların devam etmesi ve müvekilinin müşterisi ile olan sözleşme ve iç ilişkiden doğan yükümlülüklerinden dolayı üründe meydana gelen arızaların teknik servis giderlerine katlanmaya devam etmiş olduğunu, bu nedenle müvekkil davalı taraf ile iletişime geçmiş, ürünlerin teslim edilerek ürün bedeli olan 18.373,39 TL'nin iadesini talep etmiş olduğunu, fakat davalı tarafın, ayıplı ürünleri iade almayacağını ve bu ayıplı ürünlerin bedeli olan 18.373,39 TL'yi iade etmeyeceğini, istediği hukuk yoluna başvurmakta serbest olduğunu müvekkiline beyan ettiğini, davalının bütün haksız tutumuna rağmen, müvekkilinin mağduriyetinin giderilmesi için davacıya fırsat vermiş, bunun mümkün olmadığının anlaşılmasından sonra davalıya en az zarar verecek olan yolu tercih ederek enflasyon ve vade farkından etkilenmeden başka bir ürün sağlayıcısından tedarik etmek üzere ayıplı ürün bedellerinin iadesi talebinde bulunmuş olduğunu, ancak davalının, kendisinden istenen ücret iadesinin hukuki yollarla alınamayacağı veya geç alınacağı düşüncesiyle bu uyuşmazlığa yaklaşması ve bu saikle uzlaşmaya yanaşmaması nedeniyle, söz konusu bedel iadesi için Bakırköy ..... İcra Dairesi nezdinde ... İcra Sayılı icra takibi başlattıklarını belirterek; davanın kabulüne, ticari satıma konu ayıplı ürünün iadesi sebebiyle mahkememizce müvekkilinin uğramış olduğu zararların tam ve kesin olarak belirleneceği zamanda artırılmak üzere, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, dava tarihinden itibaren işetilecek yasal faiziyle birlikte şimdilik 1.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacı müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Alıcının zamanında ayıp ihbarı yapmamış olduğunu, ihbarı yönünden hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının ürün bedelinin iadesini talep etmiş olmakla, sözleşmenin feshi cihetine gitmiş olup, feshedilen sözleşem nedeniyle tazminat, kar kaybı talebinde bulunamayacağını, davacının seçimlik hak kullanmış ve sözleşme nedeniyle uğradığı zararları talep etmek yerine, sözleşmeyi geriye etkili olarak feshederek, sözleşmenin hukuken yürürlüğüne bağlı taleplerden vazgeçmiş olduğunu, dava dilekçesinde de sabit olan bu durum nedeniyle öncelikle davanın bu nedenle reddinin gerektiğini, davacının iddia ettiği gibi ürünlerin ayıplı olması hususunun doğru olmadığını, ürünleri internet sayfasından görüp inceleyip, belirleyip sipariş eden davacı olduğunu, ürünlerin kurulup aktif olarak çalıştırılarak davacıya teslim edildiğini, davacı ürünlerin şarjlı pille çalıştığını bilmekte olduğunu, piyasada başkaca farklı ürünler olduğunu ve bu ürünlerin kendisi için daha kullanışlı olduğunu düşünen davacının hukuken kabul edilmeyecek sebeplerle müvekkiline ait ürünleri iade etmeye çalışarak iyiniyetli davranmadığını, müvekkilinin davacıya satmış olduğu ürünler halen de çalışmakta olduğunu ve şarjlı pille çalıştığını, bu tarz ürünlerin hemen hemen hepsi de aynı şekilde çalıştığını, ürünlerin şarjı bitmesine yakın sistem ikaz vermekte ve ikazdan sonra da en az 200 kez çalışmakta olduğunu, davacı bu pil bitme uyarısından sonra ürünün pillerini şarj etmediğinden kendisi sıkıntılar yaşadığını iddia ederken, ürünlerin kullanım şekline uygun şekilde ürünleri kullanmamakla yaşadığı sıkıntıların sebebinin kendi ihmali olduğunu, ürünler asla arızalanmadığını, halen de çalışır vaziyette davacı uhdesinde olduğunu, bu nedenle davacının haksız ve mesnetsiz iddialarını kabul etmediklerini belirterek; öncelikle süresinde ayıp ihbarı yapılmamış olduğundan davanın usulden reddine, davacı sözleşmeyi fesih yönünde seçimlik hakkını kullanarak sözleşmeyi feshetmiş olması nedeniyle, kar kaybı veya sözleşemeye bağlı tazminat taleplerinde bulunamayacağından hukuka aykırı talepler nedeniyle davanın reddine, davalıya ait ürünlerin sorunsuz çalışmasına rağmen başka saiklerle ikame edilen haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine, yargılama gideleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. Davacı vekilinin 20/12/2023 tarihinde UYAP sistemi üzerinden gönderdiği sulh ve ibra protokolü ekli feragat dilekçesi ile huzurda ikame edilen davadan feragat ettiğini bildirir dilekçesini ibraz etmiş, vekaletnamesinin incelenmesinde feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmış, davacı vekilinin feragat dilekçesine karşı davalı ..... vekilinin sunmuş olduğu beyan dilekçesi ile davacının feragati nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığını bildirmiştir. Davadan feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Davadan feragat, davacının mahkemeye karşı yapacağı tek taraflı bir irade beyanı olup feragatın geçerliliği için bunun davalı ve mahkeme tarafından kabul edilmesine veya davalının muvafakat etmesine gerek yoktur. Somut olayda, davacı vekilinin feragat beyanı nedeniyle 6100 Sayılı HMK'nun 307-312. maddeleri gereğince, davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Taraf vekillerince talep edilmediğinden taraf vekilleri lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 3-Alınması gereken harcın 269,85-TL'nin 1/3'üne denk gelen 89,95-TL harcın davacı tarafça peşin harç olarak yatırılan 179,90-TL harçtan mahsubu ile 89,95‬-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 4-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 6-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa İADESİNE, 7-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davalı vekilinin yokluğunda davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/12/2023 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/638, K. 2023/1170, T. 20.12.2023, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-638-e-2023-1170-k-2de1fc47c7d9