İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1224 E. 2024/850 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/1224
Karar No
2024/850
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/1224 Esas KARAR NO : 2024/850 Karar DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) DAVA TARİHİ : 17/03/2023 KARAR TARİHİ : 24/09/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26.09.2024 Davacı tarafından mahkememizde açılan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacının, .... san. ve tic. a.ş. şirketinde 08-08-2008 tarihinde baklava ustası - fırıncı olarak çalışmaya başladığını ve yıllarca şirketin muhtelif şubelerinde çalışmaya devam ettiğini, devamında davacıya hiçbir bedel ödenmeden, ihtar edilmeden ve bilgi verilmeksizin 04-01-2022 tarihinde ... şirketinden çıkışı yapılarak hemen akabinde yani 12-01-2022 tarihinde diğer davalı pipak şirketinde sigorta girişi yapıldığını, davacının işten çıkartıldığı 31-10-2022 tarihine kadar .... şirketi'nde, aynı şartlarda, aynı konumda, aynı miktarda maaşla, aynı çalışma arkadaşlarıyla birlikte çalışmaya devam ettiğini, ancak iş yerinde çalıştığı süre boyunca hak etmiş olduğu fazla mesai ücretleri, ubgt ücreti hiçbir zaman ödenmediğini, aylık maaş alacakları da hiçbir zaman gününde ödenmediğini, en son çıplak maaşı 6.500,- tl aldığını, aylık net 450,- tl yol ücreti ile birlikte kahvaltı ve öğle yemeği olmak üzere günlük 2 öğün yemek verildiğini, ... şirketinin ortakları ticari faaliyetlerini başka şirketler üzerinden devam ettirerek işçilik alacaklarını ödemekten kurtulmaya çalıştığını, ... tatlıcılık şirketi de bu şirketlerden biri olduğunu, ticaret sicil kayıtları incelendiğinde ... şirketinin eski ortaklarından ikisinin, .... şirketinin ortakları ve yönetim kurulu üyeleri olan .... ve .... olduğunu ve halihazırda .... şirketinin, ... şirketinin tek sahibi olduğunu, davacının çalıştığı ... şirketinin konkordato sürecine girmesiyle davacı ile birlikte diğer işçilerin sigorta çıkışları yapılarak yine ... şirketiyle ticari ve organik bağı bulunan .... şirketine sigorta girişleri yapıldığını, büyükçekmece ... icra müdürlüğü’nde başlattığımız .... e. sayılı ilamsız takip gereğince borçlulara gönderilen ödeme emrine, borçluların yapmış olduğu yasa hükümlerine aykırı haksız itirazın iptal edilerek icra takibinin kaldığı yerden devamına karar verilmesini ve yapılan itiraza istinaden takibin durdurulmasına karar verilmesi nedeniyle, borçlular aleyhine itiraz etmiş olduğu asıl alacakları davacının kıdem tazminatına dayandığından, belli ve likit olduğunu bu nedenlerle borçluların, davacının kıdem tazminatının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapmış olduğu haksız ve yersiz itiraz nedeniyle davacının alacağının gecikmiş olduğu dikkate alınarak yapmış oldukları itirazın iptalini, büyükçekmece ..... icra müdürlüğü’nde ... e. sayılı dosyası ile 161.479,00 tl olarak başlattıkları icra takibinin, takip talebindeki şartlar dahilinde devamını, alacağın gerçek miktarı belli ve borçlular tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurları bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte olması nedeniyle iik md. 67/2 gereğince alacakları %20’sinden aşağı olmamak üzere davalıların icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacı taraf, dava dilekçesinde, ... Tatlıcılık hakkında dava açmalarını şirket ortaklarının aynı olması, "organik bağın varlığı" argümanıyla açıklamaktadır. davacı ... şirketinde herhangi bir şekilde çalışmadığı gibi, davacıya herhangi bir şekilde emir ve talimat vermemiş, davacıyla bir husumet içine girmediğini, ortakların aynı olması durumu da ... şirketini bir borcun müteselsil borçlusu yapmayacağını, davacının güttüğü mantıkla hareket edilirse şirket ortaklarının dahi borçtan sorumlu olması gerektiğini, zira şirketin sahibinin bu kişiler olduğunu, ancak bu düşüncenin hukuki bir korumaya mazhar olmasına imkan olmadığını, zira tüzel kişiliğin bağımsızlığı prensibi bunu gerektiğini, her ne kadar müvekkili olduğu şirket yukarıda izah edilen nedenle kıdem tazminatından sorumlu değilse de davacı tarafın icra takibine konu ettiği kıdem tazminatı hesabı, hem hizmet süresi yönünden hem giydirilmiş ücret hesabı bakımından hem de vergilerin mahsup edilmemesi nedenleriyle hatalı olduğunu, davacı taraf .... ile ... arasında işyeri devri olduğunu iddia ettiğini, bu işyeri devrine göre ....'ten çıkış 31.12.2021 tarihinde gerçekleştiğini , organik bağ iddiası ise ....'le iddia edildiğinden davanın kabulü durumunda en fazla 31.12.2021 tarihinde göre olan hesaplamadan müvekkilin sorumlu olması gerektiğini, bu durumda da ...'in ödediği maaşın tespiti gerektiğini, Zira davacının beyan ettiği maaş 2022 yılı için olduğunu, oysa 2021 yılındaki son pek 7342.03 olduğunu, dolayısıyla 2021 yılında 6500 TL maaş olmasına imkan olmadığını, bu durumun kararda dikkate alınması gerektiğini, davacının alacağı hesaplanmaya muhtaç olduğundan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, yapılan hesapların karmaşıklığı açık olduğunu, kimin hangi alacaktan ne zamana kadar sorumlu olduğu dahi belli olmadığını, dolayısıyla likit olmayan bu alacağa istenen icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili olduğu şirketin bu davaya eklenmesinin tek sebebi ortaklarının .... ile aynı olmasıdır. Birinden olmazsa diğerinden tahsil ederiz düşüncesiyle yapılan bu hareketin tüzel kişilik perdesi mantığına aykırı olduğunu buna göre davacı aleyhine yüzde 20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, izah edilen nedenlerle uyuşmazlıkla ilgisi olmayan müvekkili aleyhine açılan davanın husumet yönünden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise işçiyi çalıştırmayan müvekkili yönünden davanın reddine, ayrıca hesaplama hatası içeren alacaklar yönünden davanın reddine, takibin müvekkiline yöneltilmesi kötü niyet içerdiğinden yüzde 20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava dilekçesi, taraf beyanları, iflas kayıtları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Davacı vekili 24.09.2024 tarihli celsede alacaklarının sıra cetveline kaydının yapıldığını beyan etmiş olup, davacı vekilinin belirttiği alacak miktarının kaydının yapıldığı davacı vekilinin beyan ve talebiyle anlaşıldığından konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Konusuz kalan davanın esasa hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Davanın mahiyeti gereği yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına, 3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacıya İADESİNE, 6-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın davacıya TEBLİĞİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/09/2024 Katip .... ¸e-imza Hakim ... ¸e-imza

Atıf: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1224, K. 2024/850, T. 24.09.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-1224-e-2024-850-k-4fc4110c378f