İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1011 E. 2024/928 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1011
- Karar No
- 2024/928
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/1011 Esas KARAR NO : 2024/928 Karar DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/10/2023 KARAR TARİHİ : 15/10/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17.10.2024 Davacı tarafından mahkememizde açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili olduğu şirket reklamcılık ve matbaa faaliyetleri hizmeti veren, uzun yıllara dayanan tecrübesi ve itibarı ile alanının önde gelen firmalarından olmuştur. Müvekkili olduğu şirket davalı şirkete sunduğu hizmetlerin karşılığı bedele ilişkin fatura düzenlendiğini, Bunun üzerine ödenmeyen mal ve hizmetlere ilişkin, fatura tutarı üzerinden taraflarınca Bakırköy .... İcra Müdürlüğü .... E. sayılı dosyası ile borçlu aleyhinde icra takibi başlatıldığını ve borçlunun takibe itiraz ettiğini, İtiraz üzerine takip durduğunu, borçlunun itirazı haksız ve hukuka aykırı olduğunu borçlu itirazında kötü niyetli olduğunu, tarafların ticari muhasebe defterleri incelendiğinde, aralarındaki ticari ilişkiyi ortaya konulacağını, yukarıda da izah edildiği üzere borçlu itirazında haksız olup kötü niyetli olduğunu, icra takibini uzatmak maksadıyla borca itiraz ettiğini, bu nedenle borçlunun itirazının iptali, takibin devamı, borçlunun haksız itirazı sonucu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına çarptırılması, borçlu kötü niyetli olarak borcunu sürüncemede bırakmasından dolayı alacağın %20 aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına çarptırılması için mahkemenize müracaat etmek zorunda kalmış bulunduklarını, haksız olan itirazın iptali ile Mersin .... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyası üzerinden takibin devamına, borçlunun borca itirazının iptaline takibin devamına haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin de davalı üzerine bırakılmasını karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; İcra takibinin yetkisine itiraz edildiğini, aynı doğrultuda mahkemenin de yetkisiz olduğunu, fatura alacağı tek başına tbk m. 89'un uygulanması için yeterli olmadığını. davacı tarafından kesilen faturalara süresinde itiraz edilmemiş olması alacağın varlığını ispat için yeterli olmadığını, davacı tarafından faturaya konu edilen ve mal ile hizmetalımının ispat edilmesi gerektiğini, davacı taraf dava dilekçesinde takibe konu ettiği faturalar açısından yalnızca süresinde faturaya itiraz edilmediğini ileri sürerek, alacaklı olduğunu iddia ettiğini, oysa sayın mahkeme tarafından da takdir edileceği üzere, alacağın varlığı için tek başına fatura yeterli değildir. aynı zamanda faturaya konu mal veya hizmetin verildiğinin de ispat edilmesi gerektiğini, müvekkilinin şirket tarafından davacıdan alınmış herhangi bir mal veya hizmet de bulunmadığını, davacı tarafın faturaya konu mal ve hizmetleri verdiğine dair ispata elverişli herhangi bir delil sunmadığı ve dayanmadığı da dosya kapsamında sabit olduğunu, bu kapsamda davanın reddi gerektiğinin açık olduğunu, takibe ilişkin yetki itirazları uyarınca davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, nihayeten haksız ve hukuk aykırı davanın reddine, davacı aleyhine asıl alacağın %20'sen az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, Yargıtay Bozma İlamı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Davacı vekilinin 13/08/2024 tarihli uyap üzerinden gönderilen dilekçesi ile feragat talebinde bulunduğu görülmüştür. Davacı vekilinin vekaletnamesi incelendiğinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür. Davalı ve davacı vekili 13/08/2024 tarihli uyap üzerinden gönderilen dilekçesi ile avukatlık ücreti ile yargılama giderleri taleplerinin olmadığının bildirildiği görülmüştür. Davadan feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Davadan feragat, davacının mahkemeye karşı yapacağı tek taraflı bir irade beyanı olup feragatın geçerliliği için bunun davalı ve mahkeme tarafından kabul edilmesine veya davalının muvafakat etmesine gerek yoktur. Somut olayda, davacılar vekilinin feragat beyanı nedeniyle 6100 Sayılı HMK'nun 307-312. maddeleri gereğince, davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 8.425,25-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 8.026,65-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, -Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin; davacıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, 3-Davacı ve davalı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, -Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde yatıran davacı tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına) 4-Davalı tarafın vekalet ücreti talepleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine YER OLMADIĞINA, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf yokluğunda karar açıkça okunup usulen anlatıldı Katip ... ¸e-imza Hakim ... ¸e-imza