İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/680 E. 2023/570 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/680
Karar No
2023/570
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/680 Esas KARAR NO : 2023/570 Karar DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/07/2022 KARAR TARİHİ : 07/06/2023 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili davanın tamamen ıslahına ilişkin HMK 180.maddesi kapsamında sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında .... tarihleri arasında gerçekleşecek olan ''... Fuarı''na katılım hususunda sözleşme yapıldığını, müvekkilinin tarafların belirlediği 7.179,52 USD tutarındaki fuar katılım ücretini anlaşmaya uygun olarak alacaklının kabul ettiği ödeme yoluyla ifa ettiğini ancak davalı tarafın işbu tarih itibariyle üzerine düşen edimi yerine getirmediğini ve sözleşmeye konu fuar organizasyonunu gerçekleştirmediğini, bahsedilen fuarın uluslararası bir fuar olduğunu, dolar kuru bazında katılımcılara kiralandığını, müvekkili ile yapılan sözleşmede 5.65 döviz kuru üzerinden birim fiyat 101 USD olarak belirlenen fiyatlandırmadan KDV ve damga vergisi dahil 60 m2 alan için 7.179,52–USD sözleşme bedeli belirlendiğinin anlaşıldığını, zira farklı katılımcılarla aynı fuar için yapılan sözleşmelerde davalının tarihe göre değişen kur değeri üzerinden sözleşme yaptığını ve ... üyeleri için birim fiyatın 50m2 ve üzeri için 101,00-USD olarak belirlendiğini, tüm bu sözleşmelerin genel bir çatı altında değerlendirilmesi gerektiğini, hem ticari teamüller gereği hem de davalının sözleşme tarihine göre farklı kurlardan belirlediği kiralama bedellerinin dolar üzerinden yapıldığının çok net olduğunu, davalı tarafın hiçbir haklı nedene dayanmayan oyalama çabaları ve belirsizlikleri nedeniyle müvekkili tarafından Bursa .... Noterliğinin 27.04.2022 Tarih. ... Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin feshedilip ödenen bedelin iadesinin talep edildiğini, davalı tarafça sözleşme bedelinin iadesi yapılmadığından Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün .... E. numaralı dosyası ile davalı aleyhine takibe geçildiğini, ancak davalı tarafın haksız itirazı sebebiyle takip işlemlerinin durdurulduğunu, Uyuşmazlık Konusuna ilişkin alternatif uyuşmazlık yollarından arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak Bakırköy Arabuluculuk Bürosu .... sayılı dosyası kapsamında sürecin anlaşamama ile sonuçlandığını, her ne kadar bu işlemlerin devamı olan işbu davanın itirazın iptali olarak açılmış olsa da alacak davası olarak ıslah edildiğini, davalı tarafın gerek müvekkilinin gerekse de diğer fuar katılımcılarının iradesini fesada uğratarak sözleşme yapmalarını sağladığını ancak akabinde çeşitli bahanelerle fuarı gerçekleştirmediğini, sözleşme imzalandıktan sonra .... de gerçekleştirileceği bilinen bu fuarın davalı tarafından pandemi gerekçe gösterilerek .... tarihlerine ertelendiğini, daha sonrasında ise .... tarihleri arasında gerçekleşeceği bildirilen fuarın tarihinden 10 gün önce yine tek taraflı alınan bir karar ile Mayıs 2022’ye ertelendiğinin açıklandığını, bu açıklamadan sonra yeni yapılan duyuruya göre fuarın ... tarihine ertelendiğini, davalı tarafın ertelemeleri yapmasında haklı hiçbir nedeni bulunmadığını, davalının en baştan niyetinin zaten bu fuarı söylenen tarihte gerçekleştirmemek olduğunu, zira davalı tarafın sadece ev tekstil fuarı değil pek çok fuar organizasyonunu üstlenen bir şirket olduğunu, bu doğrultuda .... tarihlerinde gıda fuarı, ... tarihleri arasında ... fuarı ve yine zamanında .... gibi sektörel bir çok fuar gerçekleştirdiğini, dolayısıyla davalı tarafın açıklamalarında yer alan pandemi nedeni ile erteleme gerekçesinin dayanaktan yoksun olduğunu, ayrıca fuarların pandemi nedeniyle ertelenmesinde karar mercii olan T.O.B.B’nin bu yönde bir kararı veya tavsiyesi de bulunmadığını, ekonomik olarak tekstilcilerin de hat safhada etkilendiği bu dönemde piyasaları hareketlendirecek olan ve tekstilciler için bir fırsat olarak görülen bu etkinliklerin söz verilen tarihlerde gerçekleştirilmemesinin fuar katılımcılarının tamamının zarara uğramasına sebep olduğunu, 2021 eylül ayına gelindiğinde ülkemizde ve dünyada pandeminin mücbir sebep olacak şekilde devam etmediğini ve ülkede her türlü sosyal ve toplu etkinliklerin yapıldığı bir zamana geçildiğini, müvekkilinin taraflar arasında akdedilen sözleşmeden beklediği yararı sağlayamadığını ve 2019 yılında imzalanan ve o dönemdeki döviz kuru üzerinden ödenen sözleşme bedeli nedeniyle de zarara uğradığını, davalı tarafın tüm fuar katılımcısı mağdurlarının fuar katılım bedellerini iade etmek yerine sürekli tarih değiştirerek belirsizlikler içerisinde oyalamayı tercih ettiğini ve bu nedenle ciddi miktarlarda sebepsiz zenginleştiğini, üstelik İstanbul'da düzenlenmesi şeklinde anlaşılan ve kararlaştırılan fuarın son anda Antalya'da düzenleneceği kararını da tek başına alan davalı firmanın katılımcıların tümünü ciddi şekilde zarar uğrattığını, ...'ın bilgisi dışında ve Fuar Komitesi'nin de yazılı onayı olmadan fuarın 2022 yılına ertelendiği şeklinde bir karar alınmasının aynı zamanda davalı firmanın müvekkilinin de üyesi olduğu .. gibi derneklerle yaptığı anlaşma ve protokollere de aykırılık oluşturduğunu, bir anlığına, malum tarihlerdeki pandeminin beklenmeyen hal olduğu kabul edilecek dahi olsa ifa tarihinin muayyen bir zamanda yapılacak olması ve ifa zamanının alacaklı için önem taşıdığı bu olayda ne yazık ki ertelemelerin sürekli hal alması karşısında müvekkilinin sözleşmeden dönme talebinin kabul edilerek sözleşme bedelinin iade edilmesi gerektiğini iddia ederek; alacak davalarının kabulü ile düzenlenmeyen ....Fuarı İçin Ödenen 7.179,52-USD tutarındaki fuar katılım ücretinin fiili ödeme tarihindeki TC Merkez Bankası Efektif Satış Kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığının davalının temerrüde düştüğü 10.05.2022 tarihinden itibaren Devlet Bankalarınca USD ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödenen en yüksek faiz oranında faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ile vekil ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili 12/12/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ... Holding bünyesinde yurt içi ve yurt dışında, dünya çapınca çeşitli fuarlar düzenleyen organizatör şirket olduğunu, davacı şirketin ise tekstil sektöründe faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, taraflar arasında .... tarihleri arasında düzenlenecek ... Fuarı (.....) için "Fuar Katılım Sözleşmesi" akdedildiğini, Covid-19 salgını nedeniyle fuarın, haklı sebeplerle ileri bir tarihe ertelendiğini, ertelenen fuarın ... tarihleri arasında gerçekleştirildiğini, yapılan sözleşmede yer alan hükümler gereğince müvekkili şirketin fuarı erteleme hakkına sahip olduğunu, yapılan erteleme ile, katılımcıların haklarının aynen korunacak olması, aynı şartlarda fuarın gerçekleştirilecek olması nedeniyle fuar katılım bedelinin iade edilemeyeceği hususunun da kararlaştırıldığını, davacı tarafın huzurdaki davasının haksız, kötüniyetli ve hukuki mesnetten yoksun olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin pandemi nedeniyle Devlet tarafından alınan kararlar ve yayınlanan genelgeler nedeni ile fuarı ertelemek zorunda kaldığını, belirlenen tarihte yurt dışından misafirlerin pandemi nedeniyle katılamayacak olmaları nedeniyle fuar katılımcıları tarafından ertlenmesinin talep edildiğini, Covid-19 vakaları ile birlikte başlayan süreçte sokağa çıkma yasakları nedeniyle ülke genelinde tüm toplantı, gösteri, konser vb. organizasyonların yasaklanmasıyla .... Fuarının da müvekkili şirket tarafından yapılamadığını, bu sebeple fuarın ... tarihine ertelendiğini, hizmetin ertelenmesinde müvekkiline atfedilecek bir kusur bulunmadığını, müvekkili şirketin de söz konusu fuarları yapabilmek için fuar alanını en az 1 yıl önceden kiraladığını, bunun için reklam ajanslarıyla anlaşmalar yaptığını, personel alımı gerçekleştirdiğini, ses ve görüntü sistemleri için anlaşmalar yaptığını, temizlik şirketleriyle anlaşmalar yapıldığını, bir fuarın organize edilme bedelinin milyon liraları bulduğunu ve ayrıca Ticaret Bakanlığı, TOBB, Belediye ve diğer ilgili kurum ve kuruluşlardan prosedür gereği izinler alındığını, söz konusu fuarın sanki keyfe keder nedenlerle yapılmadığını ve bu durumdan müvekkili şirketin bir menfaati varmış gibi lanse edilip müvekkili şirkete kusur ve kötüniyet hamledilmesinin mümkün olmadığını, bu hususta mahkemenin taraflar arasındaki menfaatler dengesini göz önünde bulundurması gerektiğini, Yargıtay kararlarında, mücbir sebeple ertelenen fuarlardan organizatör şirketin sorumlu tutulamayacağı, bu sebeple sözleşmeden dönme ve ödenen bedelin iadesinin istenemeyeceğinin ifade edildiğini, yine bu kapsamda fuarın ertelenmesi nedeniyle Ticaret Bakanlığı tarafından müvekkili şirket aleyhine inceleme başlatıldığını, buna ilişkin müvekkili şirketten bilgi ve belge istenildiğini, müvekkili şirketin ise gerekli bilgilendirmeyi yaptığını, inceleme sonunda müvekkili şirket hakkında herhangi bir müeyyide uygulanmadığını ve müvekkili şirket lehine sonuç çıktığını, .... fuarının Mayıs 2022'ye ertelenmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, söz konusu .... fuarının ..... tarihlerinde gerçekleştirilmiş olup davacıya fuar alanında yer tahsisi yapılmasına rağmen katılım sağlamadığını, müvekkili şirketin mücbir sebep nedeniyle ertelenen fuar organizasyonunu ....tarihleri arasında .... Merkezinde gerçekleştirdiğini, gerçekleştirilen fuarda davacı şirkete müvekkili ile aralarında münakit fuar katılım sözleşmesinde belirtilen nitelik ve hacimde yer ve stant tahsisi gerçekleştirildiğini, davacı tarafın iddia ettiği gibi fuarın iptali gibi bir durumun hiçbir zaman olmadığını, sözleşmede müvekkilinin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmiş olmakla davacının katılım sağlamadığı fuar bedelini haksız ve mesnetsiz olarak iadesi talepli olarak ikame etmiş olduğu davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin fuarın tarihini değiştirme hakkı bulunduğunu, fuar tarihinin değiştirilmesinin katılımcılara sözleşmeyi fesih ve ödenen bedelin iadesi hakkı vermediğini, taraflar arasındaki Fuar Katılım Sözleşmesinin 2. Maddesi ile müvekkili şirketin, sektörden gelen talepler ve organizasyon gerekleri yahut hiçbir sebep göstermeksizin fuar tarihini değiştirme hakkına sahip olduğunu, müvekkili şirket ile .... arasında yapılan ana protokol ve tüm eklerin süresi sona erdiğinden artık hükümsüz hale geldiğini, bu nedenle davacının işbu protokol hükümlerine dayanmasının mümkün olmadığını, davacı şirketin, fuar katılım bedelini Türk Lirası cinsinden ödemesine rağmen USD cinsinden iadesini talep ettiğini, bu hususun hukuken mümkün olmadığı gibi davacı yanın kötüniyetini de ortaya koyduğunu savunarak; haksız, kötüniyetli ve hukuki mesnetten yoksun huzurdaki davanın reddine, asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, tüm yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; taraflar arasında imzalanan fuar katılım sözleşmesi gereğince ödenen fuar katılım bedelinin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca davalıdan tahsili talebine ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. Taraflar arasında .... tarihinde düzenlenecek olan ... Fuarına (.....) katılım için sözleşme akdedildiği hususunda anlaşmazlık bulunmadığı, HMK 137 maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlığın; sözleşme kapsamında belirtilen tarihte fuarın ertelenmesi ve yerinin değiştirilmesi nedeniyle davacı tarafça yapılan ödemenin iadesi gerekip gerekmediği, sözleşmeden dönme şartlarının oluşup oluşmadığı, 7.179,52 USD tutarındaki fuar katılım bedelinin fiili ödeme tarihindeki TC Merkez Bankası Efektif Satış Kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığının davalının temerrüde düştüğü 10.05.2022 tarihinden itibaren devlet bankalarınca USD ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödenen en yüksek faiz oranında faizi ile birlikte tahsili talebinin kabul edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden; davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Bursa .... Noterliğinden; 27/04/2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ve tebliğ belgesinin onaylı bir sureti celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. ...'dan; davacı şirketin ... üyesi olup olmadığına ilişkin kayıtlar ile ... ile ...A.Ş. arasında 25.04.2019 tarihinde imzalanan ''06.12.2005 Tarihli Protokol'e Ek Protokol No:8''[''Protokol No:8''] adlı sözleşmenin örneği ile 06/12/2005 tarihli protokolün bir örneği celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Ticaret Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığından; 15/11/2021 tarih ve .... sayılı İnceleme Raporunun bir sureti celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinden; .... yılında yapılması planlanan fuara ilişkin bilgi ve belgeler celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmış; ayrıca müzekkere cevabının incelenmesinde; .... tarihinde yapılması planlanan dava konusu fuarın önce .... tarihlerinde düzenlenmek üzere 2020 yılı Fuar takvimine işlendiği, davacı şirketin fuarı 2020 yılında düzenleyemeyeceğine dair beyanıyla fuarın 2021 yılı Fuar takvimine alınması talebinde bulunduğu, fuarın bu nedenle ...tarihlerinde düzenlenmek üzere 2021 yılı Fuar Takvimine alındığı, davalı şirketin bu defa fuarın .... olan tarihlerini .... olarak değiştirmek üzere İTO'ya başvurduğunu, bu nedenle fuarın .... tarihlerinde düzenlenmek üzere fuar takvimine işlendiğini, daha sonra davalı şirketin fuarı .. tarihleri arasına ertelemek üzere İTO'ya başvurduğu, başvuru incelendiğinde Fuarlar Komitesince alınmış kararlar doğrultusunda, değişiklik başvurusuna ilişkin gerekli koşulları sağlamadığı tespit edilerek fuarın 2022 yılına ertelenmesinin uygun bulunmadığı hususlarının bildirildiği görülmüştür. Taraf vekilleri tarafından cevap ve delil dilekçeleri ekinde "Fuar Katılım Sözleşmesi"nin bir sureti dosyaya ibraz edilmiştir. Dava kapsamında taraf vekilleri tarafından delil olarak sunulan sözleşmenin 2. Maddesinde: "Fuar Katılım Sözleşmesini imzalayarak, iş bu Formda belirtilen DÜZENLEYİCİ'nin .... merkezinde ( kısaca ....) organize ettiği sergi veya fuara katılmayı kabul eden KATILIMCI, bu imzadan sonra, fuara katılmayı reddetse dahi KATILIMCI'nın maddi ve manevi yükümlülükleri devam eder. KATILIMCI, fuar katılım koşulları, sergi veya fuarın yeri, KATILIMCI'nın fuar alanındaki yeri, düzenleme tarihleri, ünvanı vb hususlarda, DÜZENLEYİCİ'nin sektörün talebi, ekonomik durumu, organizasyon gerekleri veya kendi takdiri ile yapacağı değişiklikleri ( Fuarın kısmen veya tamamen iptali dahil ) peşinen kabul eder. Bu durum sözleşmenin fesih sebebi değildir, KATILIMCl'nın ücret ödeme yükümlülüğü devam eder, KATILIMCI, ancak DÜZENLEYİCİ'nin yazılı teyidi ile fuardan çekilme hakkına sahiptir. DÜZENLEYİCİ, fuardan 3 gün öncesine kadar hiçbir sebep göstermeksizin yazılı bildirimde bulunarak Sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebilir ve KATILIMCI’yı fuardan çıkarabilir. DÜZENLEYİCİ, Fuar katılım bedelini fesih/çıkarma/fuar iptali bildirimlerinden itibaren 30 (otuz) gün içinde KATILIMCI'ya iade eder. Sözleşmenin bu şekilde feshi, Fuardan çıkarma ve Fuarın kısmen veya tamamen iptali durumunda KATILIMCI, fuar katılım bedelinden başka masraf, gecikme faizi ya da zarar ziyan adıyla bir talepte bulunma hakkına sahip olmadığını önceden beyan, kabul ve taahhüt eder." düzenlemesi yer almaktadır. Türk Borçlar Kanunu'nun 136. Maddesinin 2. Fıkrasında; " Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde imkânsızlık sebebiyle borçtan kurtulan borçlu, karşı taraftan almış olduğu edimi sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri vermekle yükümlü olup, henüz kendisine ifa edilmemiş olan edimi isteme hakkını kaybeder. Kanun veya sözleşmeyle borcun ifasından önce doğan hasarın alacaklıya yükletilmiş olduğu durumlar, bu hükmün dışındadır." düzenlemesi yer almaktadır. Yargıtay 13 Hukuk Dairesi 2013/16898 esas ve 2014/18895 karar sayılı kararında; "...tarafların iradelerini etkileyip sözleşmeyi yapmalarına neden olan şartlar daha sonra çok önemli surette, çarpıcı ve öngörülmez bir biçimde adaletsizliğe yol açan olayların gerçekleşmesi ile değişmişse taraflar artık o akitle bağlı tutulamazlar. Değişen bu koşullar karşısında TMK 2. Maddesinden yararlanarak sözleşmenin yeniden düzenlenmesi zorunluluğu doğar." Hukukumuzda sözleşmeye bağlılık (Ahde Vefa-Pacta Sund Servanda ) ve sözleşme serbestliği ilkeleri kabul edilmiştir. Bu ilkelere göre, sözleşme yapıldığı andaki gibi aynen uygulanmalıdır. Eş söyleyişle, sözleşme koşulları borçlu için sonradan ağırlaşmış, edimler dengesi sonradan çıkan olaylar nedeni ile değişmiş olsa bile, borçlu sözleşmedeki edimini aynen ifa etmelidir. Ancak bu ilke özel hukukun diğer ilkeleriyle sınırlandırılmıştır. Türk Borçlar Kanunu'nun 138. Maddesinde; "Sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirir ve borçlu da borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olursa borçlu, hakimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir." düzenlemesi yer almaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.11.2019 ve 2017/13-515 Esas, 2019/1233 Karar sayılı ilamı; "Kurulmuş bir sözleşmede sonradan ortaya çıkan bazı olgular nedeniyle değişiklik yapılabilmesi, bugün çağdaş tüm hukuk sistemlerinde kabul edilen, beklenmeyen hâl (emprevizyon) veya clausula rebus sic stantibus kuramının koşullarının gerçekleşmiş olması hâlinde mümkün görülmektedir. Bu kuramın, borçlunun şartları ne olursa olsun mutlaka akde sadık kalmasını zorunlu gören, bir bakıma artık eskimiş olarak nitelendirilebilecek ahde vefa veya pacta sunt servanda kuramını sınırlamak için konulduğu benimsenmektedir. Beklenmeyen hâl kuramı, şöyle açıklanmaktadır: “Akit yapıldığı sırada mevcut bulunan şartlar önemli surette değişmişse taraflar akitle bağlı olmamalıdır. Buna “clausula rebus sic stantibus” (beklenmeyen hâl şartı) denmektedir. Bu görüş öğretide “emprevizyon teorisi” adıyla anılmaktadır. Öğretide, sözleşmenin, yapıldığı andaki durumun değişmeyeceği şeklindeki bir zımni kabul ile yapıldığı, aynen uygulanmasının taraflarca bu zımni şarta bağlı tutulduğu varsayılmaktadır (Tekinay, S.S./Akman, S./Burcuoğlu, H./Altop, A.: Borçlar Hukuku, Genel Hükümler, 7.Bası,İstanbul 1993, s.1005). Akitlerin ifasını şartların değişmemesine bağlayan fikir (clasula rebus sic stantibus) gerçeğe tam olarak uygun değilse de, ahde vefa prensibine kesin ve sıkı sıkıya bağlılığında her zaman adil olmadığı görülmektedir. Bugün İsviçre-Türk hukukunda çoğunlukla dayanılan esas, uyuşmazlıklara dürüstlük kuralı uyarınca çözüm bulunmasıdır (Oğuzman, K.: Borçlar Hukuku Dersleri,Cilt 1, 4.Bası, İstanbul 1987, s.123; Serozan, R.: Borçlar Hukuku, Genel Bölüm, İfa, İfa Engelleri, Haksız Zenginleşme 3.Cilt, İstanbul 1994, s.164; Kaplan, İ.: Hakimin Sözleşmeye Müdahalesi, Ankara 1987, s.112; Burcuoğlu, H.: Hukukta Beklenmeyen Hal ve Uyarlama, İstanbul 1995, s.4; İsviçre Hukuku için Bkz. Eugen Bucher, Schweizer Isch’es Obligationenrecbt Allgemeiner Teil, 2.Bası, Zürich 1988, s.385 vd. Henri Deschenaux, Le Titre Preliminaire Du Code Civil,Fribourg 1969, s.183)." şeklindedir. Yapılan yargılama, iddia, savunma, taraflar arasında akdedilen Fuar Katılım Sözleşmesi, T.O.B.B. cevabi yazısı, sunulan ve toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında 21-25 Nisan 2020 tarihlerinde düzenlenecek olan ... (....) Fuarına ilişkin 06/09/2019 tarihinde fuar katılım sözleşmesi akdedildiği, iş bu sözleşme kapsamında 1 USD =5,65-TL olarak kabul edilerek m2 birim fiyatı için belirlenen 101 USD=5,65x101=570,65-TL olmak üzere 60 m2 stand alanı için KDV ve damga vergisi dahil 40.564,31-TL sözleşme bedeli belirlendiği, davacının 8.000,00-TL bedelli 4 adet senet ile 8.564,31-TL bedelli 1 adet senedi davalı yana verdiği ve de senet bedellerinin tahsil edildiği, iş bu konularda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, ancak koronavirüs(covid-19) salgını nedeniyle tüm ülke genelinde yetkili makamlarca tedbirler alındığı, bu kapsamda fuarcılık faaliyetlerinin durdurulması üzerine.... tarihinde yapılması planlanan dava konusu ... Fuarının ertelendiği, davalı tarafın süresinde cevap dilekçesi ibraz etmekle, fuarın iptal edilmediğini sektör temsilcileri ile mutabık kalınarak fuarın .... tarihine ertelendiğini ve de sözleşmenin 2.maddesi uyarınca fuar tarihini değiştirme hakkı olduğunu savunduğu, davalı tarafça sunulan Fuar Sonuç raporuna göre fuarın ertelendiği .... 2021 tarihinde de yapılmadığı, İstanbul ilinde yapılacağı belirtilen fuarın ... tarihinde .... Merkezinde gerçekleştirildiğinin anlaşıldığı, taraflar arasında sözleşme serbestisi ilkesi gereğince akdedilen sözleşmeden kaynaklı edimini davacının yerine getirdiği ancak davalının covid-19 pandemi sebebi ile edimini yerine getirmediği, her ne kadar davalı tarafça sözleşmenin 2.maddesi uyarınca fuar katılım tarihinde değişiklik yapma hakkına sahip olduğu savunulmuş ise de bu maddenin sözleşmenin ifası-ifa imkansızlığı-mücbir sebep konuları ile birlikte değerlendirilmesi gerektiği, sözleşme yapıldığında karşılıklı edimler arasında mevcut olan dengenin sonradan şartların olağanüstü değişmesiyle büyük ölçüde tarafların biri aleyhine katlanılamayacak derecede bozulabileceği, bu durumda sözleşmeye bağlılık ilkesine sıkı sıkıya bağlı kalmanın adalet, hakkaniyet ve objektif hüsnüniyet kaidelerine aykırı bir durum yaratacağı açık olduğundan, her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmede davalı yana fuar tarihini değiştirme/yeniden düzenlenme imkanı sağlanmış ise de, mevcut durum şartları değerlendirildiğinde küresel salgın sebebi ile öngörülemeyen dış bir olayın meydana gelmesi olgusunun gerçekleştiği, ayrıca sözleşmenin aynı koşullarla ifası mümkün bulunmadığına göre ve fuar tarihine ve yerine ilişkin ertelemelerin de davacı tarafça kabul edilmediği dikkate alınarak, kaldı ki davacıyı sözleşmeyle bağlı tutmanın mümkün ve hakkaniyete uygun olmadığı kanaatine varılmakla; davacının haklı nedenlere binaen sözleşmenin feshiyle birlikte ödediği bedeli davacıdan sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca talep etme hakkı bulunduğu sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurularak yargılama sonuçlandırılmıştır. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; Davanın KABULÜ ile, 1-7.179,52-USD'nin fiili ödeme günündeki T.C. Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı üzerinden temerrüt tarihi olan 10/05/2022 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun 4/a. Maddesi gereğince Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 7.007,75-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 1.751,94-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 5.255,81-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, 3-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, 4-Davacı tarafça sarf edilen 80,70-TL başvurma harcı, 80,70-TL peşin harç, 1.671,24-TL ıslah harcı, 490,68-TL posta gideri olmak üzere toplam 2.323,32-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T gereğince hesaplanıp takdir olunan 16.388,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, 6-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine, 7-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin e duruşma sistemi ile yüzüne, davalı vekilinin huzurda yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/06/2023 Katip ... ¸ Hakim ... ¸

Atıf: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/680, K. 2023/570, T. 07.06.2023, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-680-e-2023-570-k-e9075861ff48