İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/440 E. 2024/228 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/440
- Karar No
- 2024/228
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/440 Esas KARAR NO : 2024/228 DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/05/2022 KARAR TARİHİ : 06/03/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/04/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin kadife dokuma halı, perde ve döşemelik kadife kumaş imalatı yapan tekstil firması olduğunu, İstanbul Ticaret Odası'na kayıtlı tacir olduğunu, davalı şirketin de fuarcılık hizmetlerinde faaliyet gösteren tüzel kişi tacir olduğunu, taraflar arasında imzalanmış fuarcılık sözleşmesine göre; davalı ..... A.Ş.'nin ..... Ev Tekstili Fuarını, ....... Nisan 2020 tarihleri arasında, ...... Merkezi Yeşilköy-Bakırköy-İstanbul adresinde gerçekleştirmeyi taahhüt ettiğini, Davacı müvekkili şirketin davalının fuar hizmetini vermeyi taahhüt ettiği ...... alanında, 126 m2 alandan fuar katılımcısı şirket olarak istifadesi karşılığında, sözleşme tanzim tarihindeki USD - TL kur karşılığı hizmet bedelini ödemeyi taahhüt ettiğini, sözleşmede de açıkça yazılı olduğu üzere, verilen hizmetin bedelinin m2 ve USD hizmet bedelinin TL karşılığı olarak belirlendiğini, fuarcılık sektöründe teamülün de yabancı para üzerinden hizmetlerin belirlenmesi yönünde olduğunu, sözleşmenin tanzim tarihinde Türk Lirasının karşılığı olan USD kur bedelinin 1 USD = 5,44 TL olduğunu, davacı şirketin davalıya ödeyeceği fuar katılım ve hizmet bedelinin USD kur bedeli , m2 hizmet alınan alan değerleri üzerinden birim fiyat olarak belirlendiğini, bu şekilde davalıya 82.102,48-TL ödeme yapıldığını, davalı şirketin çok uzun yıllardır ..... Fuar alanında düzenlenen etkinliğin 26.'sı olan ...... Tekstili Fuarını, ...... Nisan 2020 tarihleri arasında, COVİD-19 pandemi koşullarının engel olması nedeniyle gerçekleştiremediğini, aynı gerekçeyle 2021 yılında da fuarın gerçekleştirilemediğini, sözleşmeye konu Fuar'ın 2020 ve 2021yıllarında yapılamamış olmasının mücbir nedenlere dayanması sebebiyle davalı müvekkilin bu 2 yıllık dönemde, Odalar ve Borsalar Birliği'nin de yönlendirmesiyle Fuar'ın uygun koşulların geri dönüşüyle ...... 'da yapılmasını beklediğini, 2022 yılında pandemi koşulların büyük ölçüde ortadan kalktığını, Fuar'ın düzenlenmesine imkan verecek şartların oluştuğunu, davalı şirket tarafından düzenlenmiş olan 04/03/2022 tarihli yazının müvekkili davacıya gönderildiğini, bu yazıda davalı şirketin 21- 25 Nisan 2020 tarihlerinde pandemi sebebiyle ...... Fuar Merkezi'nde gerçekleştirilemeyen ...... Fuarı'nın 10-14 2022 tarihleri arasında ..... Alanı'nda yapılacağını ve bu tarihte ve bu adreste katılımını bildirdiğini, davacı müvekkilinin ise akdin kuruluş aşaması ve hatta bu akdin kuruluşunda önemli unsur olan geçmiş yıllardaki ...... fuarlarının ..... Fuar Alanı'nda yapılmış olmasından kaynaklı tercih sebebini ortadan kaldırdığını, davacı şirket merkezinin İstanbul'da olan ve tüm ekibiyle, üretim mekanizmasıyla İstanbul'daki Fuar'dan ticari beklentisini, cazibesini ve bu fuara katılma sebebini davalının yer değişikliğiyle kaybettiğini, Antalya'da olacak şeklinde ilan edilmiş olsa bu şartlardaki bir Fuar'dan müvekkilinin beklenen menfaatinin söz konusu olmadığını, davalının ...... FUARI'nın icra edileceği yeri değiştirme gerekçesinin de, mücbir sebep sayılacak şartlardan da olmadığını, zira ..... FUAR alanında organizasyonun yapılmasında sağlık ve güvenlik yönünden bir engel bulunmadığını, davalının, davacıya gönderdiği 04/03/2022 tarihli teklif yazısında da, davalının sektörde rakibi olan ve bu alanda tecrübesi olmadığını iddia ettiği bir firmanın, ..... MERKEZİ ile anlaşarak ....... için Mayıs 2022 dönemini kiraladığını, bu sebeple de kendisinin sözleşmede taahhüt ettiği hizmet yeri olan ..... fuar alanını Mayıs/2022 döneminde fuarı gerçekleştiremeyeceğini bildirdiğini, müvekkili şirketin bu sektörde ...... Fuar alanında gerçekleşmiş çok sayıda fuara iştirak ettiğini, bu Fuar'ın gerçekleştiği yerin kendinin de imalatının fabrikasının bulunduğu yerde olması sebebiyle büyük önem taşıdığını, bu nedenle davacının farklı bir şehirde, ...... Fuar'ını gerçekleştirilmesinde beklenen ticari menfaatleri kesinlikle bulunmadığını, Büyükçekmece ...... Noterliği'nin 04/04/2022 tarihli ...... yev.sayılı ihtarnamesiyle de müvekkilinin sözleşmeyi feshettiğini ve 15.092,37-USD 'nin müvekkiline iadesini davalı tarafa ihtar ettiklerini iddia ederek; 6100 saylı HMK gereğince davalarının kısmi talepli dava olarak görülmesine, fazlaya dair tüm dava ve talep haklarını saklı tutarak; taraflar arasında akdedilmiş fuarcılık katılım sözleşmesinin açıklanan sebeplerden dolayı, davalıdan kaynaklı sebeplerden dolayı ..... Nisan 2020 tarihinde gerçekleştirilemeyen ..... Tekstili Fuarı'nın, pandemi şartlarının ortadan kalkması sonrasında da, davacı tarafından sözleşmenin gereği fuarın yapılacağı aylık dönemin yanısıra en önemlisi de ifa yeriyle ilgili tek taraflı değişikliğinden dolayı, davacı tarafından haklı olarak fesh edilmesi sebebiyle, davalıya peşin ödenmiş olan, istirdatı talep edilen fuar katılım bedelinin tespitine, davacının, davalıdan olan döviz alacağının kısmi dava olarak şimdilik 500,oo-USD alacağının, fiili ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kur karşılığının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dava masrafları ve avukatlık ücretinden davalı karşı tarafın mesul tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ...... Holding bünyesinde yurt içi ve yurt dışında, dünya çapınca çeşitli fuarlar düzenleyen organizatör şirket olduğunu, davacı şirketin ise tekstil sektöründe faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, taraflar arasında 21-25 Nisan 2020 tarihleri arasında düzenlenecek ...... Tekstili Fuarı (.....) için "Fuar Katılım Sözleşmesi" akdedildiğini, Covid-19 salgını nedeniyle fuarın, haklı sebeplerle ileri bir tarihe ertelendiğini, ertelenen fuarın 10 ile 14 Eylül 2022 tarihleri arasında gerçekleştirildiğini, yapılan sözleşmede yer alan hükümler gereğince müvekkili şirketin fuarı erteleme hakkına sahip olduğunu, yapılan erteleme ile, katılımcıların haklarının aynen korunacak olması, aynı şartlarda fuarın gerçekleştirilecek olması nedeniyle fuar katılım bedelinin iade edilemeyeceği hususunun da kararlaştırıldığını, kaldı ki fuarın gerçekleştirildiğini, Yargıtayın müstakar kararlarının da bu yönde olduğunu, davacı tarafından ödemelerin yapıldığına ilişkin iddialarına açıkça itiraz ettiklerini, bu kapsamda ilgili banka kayıtlarının celbi gerektiğini, davacı tarafın huzurdaki davasının haksız, kötüniyetli ve hukuki mesnetten yoksun olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin pandemi nedeniyle Devlet tarafından alınan kararlar ve yayınlanan genelgeler nedeni ile fuarı ertelemek zorunda kaldığını, belirlenen tarihte yurt dışından misafirlerin pandemi nedeniyle katılamayacak olmaları nedeniyle fuar katılımcıları tarafından ertelenmesinin talep edildiğini, Covid-19 vakaları ile birlikte başlayan süreçte sokağa çıkma yasakları nedeniyle ülke genelinde tüm toplantı, gösteri, konser vb. organizasyonların yasaklanmasıyla ...... Fuarının da müvekkili şirket tarafından yapılamadığını, bu sebeple fuarın ..... Eylül 2021 tarihine ertelendiğini, hizmetin ertelenmesinde müvekkiline atfedilecek bir kusur bulunmadığını, müvekkili şirketin de söz konusu fuarları yapabilmek için fuar alanını en az 1 yıl önceden kiraladığını, bunun için reklam ajanslarıyla anlaşmalar yaptığını, personel alımı gerçekleştirdiğini, ses ve görüntü sistemleri için anlaşmalar yaptığını, temizlik şirketleriyle anlaşmalar yapıldığını, bir fuarın organize edilme bedelinin milyon liraları bulduğunu ve ayrıca Ticaret Bakanlığı, TOBB, Belediye ve diğer ilgili kurum ve kuruluşlardan prosedür gereği izinler alındığını, fuarın sanki keyfe keder nedenlerle yapılmadığını ve bu durumdan müvekkili şirketin bir menfaati varmış gibi lanse edilip müvekkili şirkete kusur ve kötüniyet hamledilmesinin mümkün olmadığını, bu hususta mahkemenin taraflar arasındaki menfaatler dengesini göz önünde bulundurması gerektiğini, diğer fuarların ulusal çapta fuarlar iken ..... fuarının milli katılımlı uluslararası bir fuar olduğunu, Yargıtay kararlarında, mücbir sebeple ertelenen fuarlardan organizatör şirketin sorumlu tutulamayacağı, bu sebeple sözleşmeden dönme ve ödenen bedelin iadesinin istenemeyeceğinin ifade edildiğini, söz konusu ...... Fuarının 10-14 eylül 2022 tarihlerinde gerçekleştirildiğini ve davacıya fuar alanında yer tahsisi yapılmasına rağmen katılım sağlamadığını, müvekkili şirketin mücbir sebep nedeniyle ertelenen fuar organizasyonunu 10-14 eylül tarihleri arasında ..... Merkezinde gerçekleştirdiğini, gerçekleştirmiş oldukları fuarda davacı yana müvekkili ile aralarında münakit fuar katılım sözleşmesinde belirtilen nitelik ve hacimde yer ve stant tahsisi gerçekleştirildiğini, müvekkili şirketin fuar organizasyonunu gerçekleştirerek sözleşmenin yüklemiş olduğu görevi ve yükümlülükleri yerine getirdiğini ve sözleşmeyi tek taraflı olarak gereği gibi ifa ettiğini, müvekkili şirketin fuarın tarihini değiştirme hakkı bulunduğunu, fuar tarihinin değiştirilmesinin katılımcılara sözleşmeyi fesih ve ödenen bedelin iadesi hakkı vermediğini, davacı tarafın Limited Şirket olması nedeniyle TTK'ya tabi olduğunu, bu nedenle fuar katılım sözleşmesinin genel işlem koşulları niteliğinde olması nedeniyle davacının sözleşmenin sonuçlarından sorumlu olmadığına ilişkin iddiasının yerinde olmadığını, davacı şirketin fuar katılım bedelini Türk Lirası cinsinden ödemesine rağmen USD cinsinden iadesini talep ettiğini, bu hususun hukuken mümkün olmadığı gibi davacı tarafın kötü niyetini ortaya koyduğunu, müvekkili şirketin katılımcılardan aldığı ücretler ile fuar organizasyonu harcamalarını yaptığını, personelini çalıştırdığını, maaşlarını verdiğini, istihdam sağladığını ve devlete vergilerini ödediğini, bütün bu gerçeklik dikkate alındığında verilen hukuka aykırı karar ile müvekkili şirketin müvekkilinin iradesi dışında doğan, bir mücbir sebep olan pandemi süreci nedeni ile fuarın ertelendiğini, taraflar arasındaki menfaatler dengesinin dikkate alınması gerektiğini, ahde vefa ilkesinin göz önünde bulundurulması gerektiğini savunarak; haksız, kötü niyetli ve hukuki mesnetten yoksun huzurdaki davanın reddine, tüm yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; taraflar arasındaki fuar katılım sözleşmesinden kaynaklı dönme nedeniyle ödenen bedelinin iadesi istemine ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. Taraflar arasında 21-25 Nisan 2020 tarihinde düzenlenecek olan ..... Ev Tekstili Fuarına (..... ) katılım için sözleşme akdedildiği hususunda anlaşmazlık bulunmadığı, HMK 137 maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlığın; fuar katılım sözleşmesi kapsamında belirtilen tarihte ve yerde fuarın yapılmaması nedeniyle sözleşmenin fesih şartlarının oluşup oluşmadığı, davacı tarafça ödenen fuar katılım bedelinin fiili ödeme tarihinde USD dolarının efektif satış kuru karşılığı üzerinden iadesi talebinin kabul edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden; davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Büyükçekmece ...... Noterliğinden; 04/04/2022 tarih ve ..... yevmiye numaralı ihtarnamenin tebliğ şerhi ekli bir örneği celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. ...... Bankası A.Ş.'den; 02/12/2019 tarihli ve 82.102,48-TL tutarlı dekontun onaylı bir sureti celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. ..... Bankası A.Ş. ..... Şube Müdürlüğüne müzekkere yazılarak; ...... seri no.lu 30.11.2019 keşide tarihli, 82.109.48 TL tutarlı çekin ibrazına ilişkin bilgi verilmesi ve çek görüntüsünün çıkartılarak Mahkememize gönderilmesi istenilmiş; cevabi yazıda, ilgili çekin 03/12/2019 tarihinde ödendiğinin bildirildiği görülmüş, müzekkere cevabı incelenerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Davacı vekili tarafından bildirilen tanık Mahkememizce bizzat dinlenilmiştir. Mahkememizce dinlenen davacı tanığı ...... beyanında," Ben davacı şirkette 16 yıldır arge yönetimi ve satış pazarlama görevlisi olarak çalışıyorum, dava konusu olan fuar adıyla özdeşleşen ....... fuarıdır, 20 yıldır Yeşilköy'de yapılır, öncesinde de ..... ya da ...... fuar alanında yapılıyordu, hatırladığım kadarıyla 16 yıldır biz bu fuara eksiksiz katıldık, dediğim gibi fuar İstanbul'da yapılıyordu, İstanbul'da yapılmasının nedenlerinden biri bu şehrin lokasyonudur, yurt dışından direkt uçuşlar İstanbul'a yapılır, yurt dışından gelen bir alıcı bizlerin fabrikasını görmek istediğinde kısa bir zaman içerisinde biz fabrikalarımızı ve üretim tesislerimizi gösterebiliriz, bu işin kalbi İstanbuldur, Antalya'da bu fuarın yapılması öncelikle yaklaşık 20 personel ile katıldığımızı düşünürsek şirketimizi açısından büyük yük getirmektedir, kaldı ki dünyanın diğer ülkelerinden Antalya'ya direkt uçuşlar da bulunmaz, yine üretim tesislerimiz İstanbul ve civarında olduğu için bu açıdan da bizim için dezavantajlıdır, bildiğim kadarıyla davalı şirket ..... ile sözleşme yenileyemedi, bizler ödemelerimizi yapmıştık, pandemi nedeni ile bir erteleme oldu, ancak dediğim gibi bu süreçte sözleşmeler yenilenmedi, bildiğim kadarıyla örnek vermem gerekirse İtalya'da ve Almanya'da fuarlar yapıldı, bu fuarlar pandemi sürecinin bitmesi ile başladı, yine örnek vermem gerekirse ......'da yapılan tekstil fuarı yine aynı yerinde ancak pandemi nedeniyle Ocak değilde Haziran ayında yapıldı, fuar katılımlarında biz ödemeyi peşin yaparız sözleşme tarihindeki kur üzerinden Türk Lirasını peşin yatırırız, tüm fuarlarda bu şekilde olur, benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir" demiştir. Taraf vekilleri tarafından cevap ve delil dilekçeleri ekinde "Fuar Katılım Sözleşmesi"nin bir sureti dosyaya ibraz edilmiştir. Dava kapsamında taraf vekilleri tarafından delil olarak sunulan sözleşmenin 2. Maddesinde: "Fuar Katılım Sözleşmesini imzalayarak, iş bu Formda belirtilen ..... Fuar merkezinde ( kısaca .....) organize ettiği sergi veya fuara katılmayı kabul eden KATILIMCI, bu imzadan sonra, fuara katılmayı reddetse dahi KATILIMCI'nın maddi ve manevi yükümlülükleri devam eder. KATILIMCI, fuar katılım koşulları, sergi veya fuarın yeri, KATILIMCI'nın fuar alanındaki yeri, düzenleme tarihleri, ünvanı vb hususlarda, DÜZENLEYİCİ'nin sektörün talebi, ekonomik durumu, organizasyon gerekleri veya kendi takdiri ile yapacağı değişiklikleri ( Fuarın kısmen veya tamamen iptali dahil) peşinen kabul eder. Bu durum sözleşmenin fesih sebebi değildir, KATILIMCl'nın ücret ödeme yükümlülüğü devam eder, KATILIMCI, ancak DÜZENLEYİCİ'nin yazılı teyidi ile fuardan çekilme hakkına sahiptir. DÜZENLEYİCİ, fuardan 3 gün öncesine kadar hiçbir sebep göstermeksizin yazılı bildirimde bulunarak Sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebilir ve KATILIMCI’yı fuardan çıkarabilir. DÜZENLEYİCİ, Fuar katılım bedelini fesih/çıkarma/fuar iptali bildirimlerinden itibaren 30 (otuz) gün içinde KATILIMCI'ya iade eder. Sözleşmenin bu şekilde feshi, Fuardan çıkarma ve Fuarın kısmen veya tamamen iptali durumunda KATILIMCI, fuar katılım bedelinden başka masraf, gecikme faizi ya da zarar ziyan adıyla bir talepte bulunma hakkına sahip olmadığını önceden beyan, kabul ve taahhüt eder." düzenlemesi yer almaktadır. Türk Borçlar Kanunu'nun 136. Maddesinin 2. Fıkrasında; " Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde imkânsızlık sebebiyle borçtan kurtulan borçlu, karşı taraftan almış olduğu edimi sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri vermekle yükümlü olup, henüz kendisine ifa edilmemiş olan edimi isteme hakkını kaybeder. Kanun veya sözleşmeyle borcun ifasından önce doğan hasarın alacaklıya yükletilmiş olduğu durumlar, bu hükmün dışındadır." düzenlemesi yer almaktadır. Yargıtay ..... Hukuk Dairesi ..... esas ve ..... karar sayılı kararında; "...tarafların iradelerini etkileyip sözleşmeyi yapmalarına neden olan şartlar daha sonra çok önemli surette, çarpıcı ve öngörülmez bir biçimde adaletsizliğe yol açan olayların gerçekleşmesi ile değişmişse taraflar artık o akitle bağlı tutulamazlar. Değişen bu koşullar karşısında TMK 2. Maddesinden yararlanarak sözleşmenin yeniden düzenlenmesi zorunluluğu doğar." Hukukumuzda sözleşmeye bağlılık (Ahde Vefa-Pacta Sund Servanda ) ve sözleşme serbestliği ilkeleri kabul edilmiştir. Bu ilkelere göre, sözleşme yapıldığı andaki gibi aynen uygulanmalıdır. Eş söyleyişle, sözleşme koşulları borçlu için sonradan ağırlaşmış, edimler dengesi sonradan çıkan olaylar nedeni ile değişmiş olsa bile, borçlu sözleşmedeki edimini aynen ifa etmelidir. Ancak bu ilke özel hukukun diğer ilkeleriyle sınırlandırılmıştır. Türk Borçlar Kanunu'nun 138. Maddesinde; "Sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirir ve borçlu da borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olursa borçlu, hakimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir." düzenlemesi yer almaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.11.2019 ve ..... Esas, .... Karar sayılı ilamı; "Kurulmuş bir sözleşmede sonradan ortaya çıkan bazı olgular nedeniyle değişiklik yapılabilmesi, bugün çağdaş tüm hukuk sistemlerinde kabul edilen, beklenmeyen hâl (emprevizyon) veya clausula rebus sic stantibus kuramının koşullarının gerçekleşmiş olması hâlinde mümkün görülmektedir. Bu kuramın, borçlunun şartları ne olursa olsun mutlaka akde sadık kalmasını zorunlu gören, bir bakıma artık eskimiş olarak nitelendirilebilecek ahde vefa veya pacta sunt servanda kuramını sınırlamak için konulduğu benimsenmektedir. Beklenmeyen hâl kuramı, şöyle açıklanmaktadır: “Akit yapıldığı sırada mevcut bulunan şartlar önemli surette değişmişse taraflar akitle bağlı olmamalıdır. Buna “clausula rebus sic stantibus” (beklenmeyen hâl şartı) denmektedir. Bu görüş öğretide “emprevizyon teorisi” adıyla anılmaktadır. Öğretide, sözleşmenin, yapıldığı andaki durumun değişmeyeceği şeklindeki bir zımni kabul ile yapıldığı, aynen uygulanmasının taraflarca bu zımni şarta bağlı tutulduğu varsayılmaktadır (Tekinay, S.S./Akman, S./Burcuoğlu, H./Altop, A.: Borçlar Hukuku, Genel Hükümler, 7.Bası,İstanbul 1993, s.1005). Akitlerin ifasını şartların değişmemesine bağlayan fikir (clasula rebus sic stantibus) gerçeğe tam olarak uygun değilse de, ahde vefa prensibine kesin ve sıkı sıkıya bağlılığında her zaman adil olmadığı görülmektedir. Bugün İsviçre-Türk hukukunda çoğunlukla dayanılan esas, uyuşmazlıklara dürüstlük kuralı uyarınca çözüm bulunmasıdır (Oğuzman, K.: Borçlar Hukuku Dersleri,Cilt 1, 4.Bası, İstanbul 1987, s.123; Serozan, R.: Borçlar Hukuku, Genel Bölüm, İfa, İfa Engelleri, Haksız Zenginleşme 3.Cilt, İstanbul 1994, s.164; Kaplan, İ.: Hakimin Sözleşmeye Müdahalesi, Ankara 1987, s.112; Burcuoğlu, H.: Hukukta Beklenmeyen Hal ve Uyarlama, İstanbul 1995, s.4; İsviçre Hukuku için Bkz. Eugen Bucher, Schweizer Isch’es Obligationenrecbt Allgemeiner Teil, 2.Bası, Zürich 1988, s.385 vd. Henri Deschenaux, Le Titre Preliminaire Du Code Civil,Fribourg 1969, s.183)." şeklindedir. Yapılan yargılama, iddia, savunma, taraflar arasında akdedilen Fuar Katılım Sözleşmesi, sunulan ve toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında ..... Nisan 2020 tarihlerinde düzenlenecek olan ..... Tekstili (.....) Fuarına ilişkin fuar katılım sözleşmesi akdedildiği, iş bu sözleşme kapsamında 1 USD =5,44-TL olarak kabul edilerek m2 birim fiyatı için belirlenen 550,00-TL olmak üzere 126 m2 stand alanı için KDV ve damga vergisi dahil 82.102,48-TL sözleşme bedeli belirlendiği, davacının ....... seri no.lu 30.11.2019 keşide tarihli, 82.109,48 TL bedelli çeki davalı yana verdiği ve de çek bedelinin tahsil edildiği, ancak koronavirüs(covid-19) salgını nedeniyle tüm ülke genelinde yetkili makamlarca tedbirler alındığı, bu kapsamda fuarcılık faaliyetlerinin durdurulması üzerine ...... Nisan 2020 tarihinde yapılması planlanan dava konusu ..... Fuarının ertelendiği, davalı tarafın süresinde cevap dilekçesi ibraz etmekle, fuarın iptal edilmediğini sektör temsilcileri ile mutabık kalınarak fuarın ..... Eylül 2021 tarihine ertelendiğini ve de sözleşmenin 2.maddesi uyarınca fuar tarihini değiştirme hakkı olduğunu savunduğu, davalı tarafça sunulan Fuar Sonuç raporuna göre fuarın ertelendiği ...... Eylül 2021 tarihinde de yapılmadığı, İstanbul ilinde yapılacağı belirtilen fuarın ...... Eylül 2022 tarihinde ANTALYA Fuar ve Kongre Merkezinde gerçekleştirildiğinin anlaşıldığı, taraflar arasında sözleşme serbestisi ilkesi gereğince akdedilen sözleşmeden kaynaklı edimini davacının yerine getirdiği ancak davalının covid-19 pandemi sebebi ile edimini yerine getirmediği, her ne kadar davalı tarafça sözleşmenin 2.maddesi uyarınca fuar katılım tarihinde değişiklik yapma hakkına sahip olduğu savunulmuş ise de bu maddenin sözleşmenin ifası-ifa imkansızlığı-mücbir sebep konuları ile birlikte değerlendirilmesi gerektiği, sözleşme yapıldığında karşılıklı edimler arasında mevcut olan dengenin sonradan şartların olağanüstü değişmesiyle büyük ölçüde tarafların biri aleyhine katlanılamayacak derecede bozulabileceği, bu durumda sözleşmeye bağlılık ilkesine sıkı sıkıya bağlı kalmanın adalet, hakkaniyet ve objektif hüsnüniyet kaidelerine aykırı bir durum yaratacağı açık olduğundan, her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmede davalı yana fuar tarihini değiştirme/yeniden düzenlenme imkanı sağlanmış ise de, mevcut durum şartları değerlendirildiğinde küresel salgın sebebi ile öngörülemeyen dış bir olayın meydana gelmesi olgusunun gerçekleştiği, ayrıca sözleşmenin aynı koşullarla ifası mümkün bulunmadığına göre ve fuar tarihine ve yerine ilişkin ertelemelerin de davacı tarafça kabul edilmediği dikkate alınarak, kaldı ki davacıyı sözleşmeyle bağlı tutmanın mümkün ve hakkaniyete uygun olmadığı kanaatine varılmakla; davacının haklı nedenlere binaen sözleşmenin feshiyle birlikte ödediği bedeli davacıdan sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca talep etme hakkı bulunduğu sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurularak yargılama sonuçlandırılmıştır. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; Davanın KABULÜ ile, 500,00-USD'nin fiili ödeme günündeki T.C. Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden dava tarihi olan 10.05.2022 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, Dava konusu edilen 500,00 USD'nin, dava tarihindeki TCMB efektif satış kuruna (15,2428 TL) göre hesaplanan karşılığı olan 7.621,40 TL üzerinden Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 520,61 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 260,27 TL harcın mahsubu ile bakiye 260,34 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Arabuluculuk aşamasında devlet hazinesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacı tarafça yatırılan 260,27 TL peşin harç ve 80,70 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 340,97 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafça yapılan 237,25 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 7.621,40 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafa iadesine, HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; miktar itibariyle KESİN olmak üzere davacı vekilinin huzurda davalı vekilinin e duruşma sistemi ile yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/03/2024 Katip ...... Hakim ......