İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/386 E. 2023/1094 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/386
- Karar No
- 2023/1094
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/386 Esas KARAR NO : 2023/1094 Karar DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/04/2022 KARAR TARİHİ : 28/11/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/12/2023 Davacı tarafından mahkememizde açılan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı ... Sistemleri Ltd. Şti. aleyhine T.C. Merkezi Takip Sistemi ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının 20/04/2021 tarihinde itiraz ederek takibin durdurduğunu, devamında ise konu uyuşmazlığın çözümü için arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ilgili toplantıya taraflarca katılım sağlandığını ve sürecin “Anlaşamama” şeklinde sonuçlandığını, işbu davada merkezi takip sistemi yönetmeliği uyarınca İstanbul Bakırköy Mahkemelerinin yetkili olduğunu, öncelikle borçlu ... Sistemleri Ltd. Şti. ile müvekkili şirket arasında Mobil Telefon Kurumsal Abonelik Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme uyarınca uyuşmazlığın karşı tarafı olan şirketin, müvekkil şirketten kurumsal mobil telefon hatları kullandığını ve devamında kullanılan telefon hattından, tarife ve paket kullanımından kaynaklanan fatura borçlarını ödemediğini, borçlu şirket tarafından belirtilen fatura borçlarının ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine T.C. Merkezi Takip Sistemi ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak borçlu tarafça tebliğ edilen ödeme emrine karşı 20/04/2021 tarihinde yetkiye ve borca ayrı ayrı itiraz edildiğini, konu takip dosyasının MTS sisteminden icra müdürlüğü dosyasına geçirilmediğini, bu kapsamda Merkezi Takip Sistemi Yönetmeliğinde borçlu tarafından hem borca hem de yetkiye itiraz durumunda izlenecek yol düzenlenmediğini, hem yetkiye hem de borca itiraz durumunda yetkili icra dairesine gönderme gibi kullanılacak bir buton veya seçenek bulunmadığını, bu sebeple borçlu tarafından yetkili icra müdürlüğünün, İstanbul Büyükçekmece Adliyesi İcra Müdürlüklerinin gösterilmiş olduğunu, Büyükçekmece Adliyesinde Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmadığından Bakırköy Mahkemelerinde işbu davayı açma zarureti hâsıl olduğunu, müvekkili şirket tarafından mobil telefon kurumsal abonelik hizmeti sağlandığını, davalı tarafından hizmet bedeli ödenmediğini, müvekkili ... Hizmetleri Anonim Şirketi ile davalı şirket arasında, Mobil Telefon Kurumsal Abonelik Sözleşmesi imzalandığını, konu sözleşme uyarınca uyuşmazlığın karşı tarafı olan şirketin, müvekkili şirketten kurumsal mobil telefon hattı kullandığını, devamında imzalanan sözleşmelere istinaden, uyuşmazlığın karşı tarafı olan şirket, kullanılan kurumsal mobil telefon hattından kaynaklanan fatura borçlarını ödemediğini, imzalanan bu sözleşmelere istinaden, davalının kurumsal mobil telefon hattı kullandığını, konu hatlardan kaynaklanan 24.894,70 TL asıl alacak tutarındaki fatura borcu ve cayma bedellerinin ödenmediğini, borçlu şirket tarafından belirtilen fatura borçlarının ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine T.C. Merkezi Takip Sistemi ... sayılı icra dosyası ile icra takibi yapıldığını, ancak borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi üzerine icra müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, neticede davalı borçlunun, aleyhine açılmış T.C. Merkezi Takip Sistemi ... sayılı dosyası ödeme emrinde yazılı borca ve tüm ferilerine ilişkin itirazının iptali ile takibin devamına, davalı borçlunun takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili aleyhine davacı tarafından Merkezi Takip Sistemi ... Esas sayılı icra dosyası ile takip başlatıldığını, davacı tarafından başlatılan haksız ve mesnetsiz icra takibinde taraflarınca yetkiye, borca, faize ve ferilerine itiraz edildiğini, davacı ile müvekkili arasında toplu mesajlaşma hizmeti alınması kapsamında ticari ilişki kurulduğunu, taraflarca, müvekkili tarafından 24 ay süresince taahhüt kapsamında toplamda 2.500.000 adet toplu mesaj gönderilecek bunun karşılığında taahhütlü birim bedeli üzerinden hesaplama yapılarak müvekkiline yansıtılacağı hususunda anlaşmaya varıldığını, taraflar arasında imzalanmış bir sözleşmenin bulunmadığını, davacı tarafından da bu yönde yazılı biç bir belge dosyaya sunulamadığını, bu ilişki kapsamında davacı tarafından 01.09.2018 tarihinden itibaren faturalar gönderildiğini, müvekkili tarafından her bir fatura düzenli olarak ödendiğini, müvekkilinin taahhüt kapsamındaki taahhütlerini eksiksiz yerine getirdiğini ve taahhütten doğan ödemelerini ve tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, müvekkilinin taahhüt kapsamında tüm yükümlülüklerini yerine getirmiş olduğundan gerek taahhüt kapsamındaki gerek taahhüt dışında davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, muhatap tarafından kesilen faturaların tamamında faturanın altında taahhüt bilgileri kısmında toplu mesaj adedinin 2.500.000 olarak açıkça belirtildiğini, cevap dilekçesi ekinde bir kısım faturaları sunduklarını, faturaların alt kısımlarında kullanılan toplu mesaj adedi de yer aldığını, bu faturaların tamamının davacı şirketten celbi gerektiğini, faturaların ticari ilişki, sunulan hizmet veya teslim edilen ürünün içeriği anlamında, bizzat faturayı düzenleyen basiretli tacir davacıyı bağlar mahiyette olduğunu, faturaya sekiz gün içinde itiraz edilmemesi halinde mahiyetinin kesinleştiğini, yazılı delil halini aldığını ve fatura, hem düzenleyen için hem de faturaya itiraz etmeyen karşı taraf için bağlayıcı nitelikte olduğunu, ödemelere de sözleşme feshedilme anına kadar itiraz edilmediğini, taahhütün müvekkilince süresinde yerine getirildiğini, sözleşmenin feshi tarihinden sonra müvekkilinden talep edilen bedellerin haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı tarafından aylarca fatura kapsamında tahsilat yapıldığını, 2.500.000 mesaj üzerinden ücretlendirme yapıldığını, yaklaşık iki yılın sonunda taahhüt adeti ve ödeme tutarına ilişkin müvekkilinden hak, alacak talep edilmesi basiretli tacir yükümlülüğüne uygun olmadığı gibi açıkça iyi niyet kurallarına da aykırı olduğunu, neticede haksız davanın reddine, kötü niyet tazminatının % 20’den aşağı olmamak üzere müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 24/01/2023 havale tarihli raporda; "1.Davacı tarafın 2020-2021 yılına ait ticari defter ve kayıtlarını usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, 2. Davalı tarafın 2019-2020-2021 yılına ait ticari defter ve kayıtlarını usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, 3. Davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği ve takibe konu ettiği 2020-2021 yılında toplam 6 adet ve KDV dâhil 24.894,70 TL tutarlı faturanın olduğu, davacı tarafın 24.894,70 TL tutar üzerinden takibe geçtiği, İş bu faturaların açıklama kısımlarının yukarıdaki tabloda tek tek irdelendiği, faturaların efatura olduğu ve teslim eden ile teslim alan kısımlarının bulunmadığı, imza karşılığı teslim edilmediği ve teslim alınmadığı, İş bu faturaların, Davacı ticari defter ve kayıtlarına usulüne uygun olarak işlendiği, Davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarına sadece 1 adet, 31.07.2020 tarihli, ... numaralı, KDV dahil 20.436,40 TL tutarlı faturanın işlediği, geriye kalan 5 adet ve KDV dahil 4.458,30 TL faturanın işlenmediği, Beşiktaş .... Noterliğinin 17.09.2020 tarihli ... yevmiye madde numaralı ihtarnamesi ile davalı tarafın 20.430,36 TL tutarlı faturaya itiraz ettiği, 4. Davalı tarafın davacı tarafa düzenlediği 2020-2021 yılında toplam 6 adet ve KDV dâhil 24.894,70 TL tutarlı iade faturasının olduğu, İş bu faturaların açıklama kısımlarının yukarıdaki tabloda tek tek irdelendiği, faturaların efatura olduğu ve teslim eden ile teslim alan kısımlarının bulunmadığı, imza karşılığı teslim edilmediği ve teslim alınmadığı, İş bu faturaların, Davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarına 1 adet, 01.10.2020 tarihli, ... numaralı, KDV dahil 1.055,00 TL tutarlı fatura dışında tamamının işlendiği, davacı ticari defter ve kayıtlarına işlenmediği, 5. Tarafların Ticari Defter Ve Kayıtları Karşılaştırıldığında, Takip tarihi itibariyle, Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında davalı taraftan 24.894,70 TL alacaklı olduğu, Davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında davacı taraftan 350,80 TL alacaklı olduğu, Taraflar arasında 25.245,50 TL cari hesap farkının olduğu, iş bu farkın davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği takibe konu faturalar ile davalı tarafın davacı tarafa düzenlediği iade faturaları ve davalı tarafın 31.12.2019 tarihinden gelen devir kayıt işlemlerinden kaynaklandığı, 6. Yukarıda “Teknik Değerlendirme” bölümünde belirtilen eksikliklerin giderilmesine müteakip esas kanaatin belirtilebileceği, 7. Davacının dava konusu faturalar nedeniyle davalıdan alacaklı olduğunun kabul edilebilmesi için faturaların taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olarak düzenlenmiş olduğunun ve faturalara konu mal veya hizmetlerin tam ve gereği gibi ifa edildiğinin davacı tarafından geçerli delillerle kanıtlanması gerektiği, 8. Bu konuda sadece faturanın düzenlenerek karşı tarafa gönderilmiş ve gönderilen faturalara süresi içinde itiraz edilmemiş olmasının, faturalara konu mal ve hizmetin sözleşmeye uygun olarak ifa edildiğinin kabul edilmesi için yeterli olmadığı, 9. Teknik inceleme bölümünde, yer alan tespitler dikkate alındığında, davacının alacak talebinin, şu aşamada, ispata muhtaç olduğu," sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 08/06/2023 havale tarihli birinci ek raporda; "31.07.2020 tarihli fatura bakımından; Her ne kadar davacı taraf 13.03.2023 tarihli yazı içeriğinde davalı tarafın 24 ay boyunca 3 milyon SMS taahhüdünde bulunduğunu belirtmişse de, sunulan faturalarda (Tablo 2) verilen toplu mesaj taahhüt adedinin 2,5 milyon olduğu, taahhüt süresince davalı tarafça 2.630.219 adet başarılı mesaj atıldığı, dolayısıyla 31.07.2020 tarihli fatura bakımından davacı tarafın “taahhüt erken iptal veya tamamlanamayan mesaj talebinin olamayacağı” 31.07.2020 tarihli fatura bakımından davalı tarafın 98,33 TL sorumluluğunun olabileceği, davalı tarafın takip tarihinden önce temerrüde düştüğüne dair dosya muhteviyatında tevsik edici belgeye rastlanılmadığı, takip tarihinden itibaren avans faizi talep edebileceği, " sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 06/11/2023 havale tarihli ikinci ek raporda; "31.07.2020 tarihli fatura bakımından 08.06.2023 tarihli raporumuzdaki kanaat aynen devam etmektedir. 08.06.2023 tarihli ek raporumuz sonuç bölümünde toplama işlemine ceza şart bedelinin dahil edilmediği anlaşılmakla, Fatura Toplamı = 305,35 TL. tutardan davalı şirketin takip sorumluluğu olabileceği," sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraf beyanları, bilirkişi kök ve ek raporu ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Dava, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu' nun 67. maddesine dayalı itirazın iptali isteminden ibarettir. Dava konusu, taraflar arasındaki ticari ilişkiye (mobil telefon kurumsal abonelik hizmeti) dayalı olarak başlatılan fatura borçlarının tahsili istemli icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali mahiyetinde olduğu görüldü. Dava konusu Merkezi Takip Sisteminin ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 24.894,70-TL asıl alacak, 7.097,20-TL işlemiş faiz, 1.137,90-TL İşlemiş faiz ve 442,52-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 33.572,32-TL alacağının asıl alacağa işleyecek yıllık % 48 faiziyle tahsili talep edilmiştir. Davalıya ödeme emri tebliğ edilmiş, davalı borçlu borca itiraz ettiğini belirtmiştir. İtiraz üzerine takibin durduğu ve süresinde iş bu davanın açıldığı görülmüştür. Dava konusu miktar 33.572,32-TL 'dir. Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir. Davacının ve davalının incelemeye konu ticari defterlerinin yasal şartları taşıdığı ve davacı - davalı lehine delil niteliğinin olduğu dosya kapsamı içeriğinden anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığı fatura ve ticari defter ve ticari kayıtlar içeriğinden anlaşılmaktadır. Taraflar arasında abonelik sözleşmesi olduğu dosya kapsamından anlaşılmıştır. Bu abonelik sözleşmesinden kaynaklı, fatura borcu davacı tarafından talep edilmektedir. Tarafların ticari defterler ve kayıtları ile Bilirkişilerin hazırlamış olduğu raporların içeriğinin incelenmesinde; - Davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği ve takibe konu ettiği 2020-2021 yılında toplam 6 adet ve toplam KDV dâhil 24.894,70 TL tutarlı faturaların olduğu, bu tutar üzerinden takibe geçtiği; iş bu faturaların açıklama kısımlarının taahhüt erken iptal / tamamlama ceza bedeli, gecikme faizi ve yuvarlama farkı açıklamalı olduğu, faturaların efatura olduğu ve teslim eden ile teslim alan kısımlarının bulunmadığı, imza karşılığı teslim edilmediği ve teslim alınmadığı; bu faturaların, davacı ticari defter ve kayıtlarında yer aldığı, - Davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarına sadece 1 adet 31.07.2020 tarihli, .. numaralı, KDV dahil 20.436,40 TL tutarlı faturanın işlediği, geriye kalan 5 adet ve KDV dahil 4.458,30 TL faturanın işlenmediği; Beşiktaş ... Noterliğinin 17.09.2020 tarihli ... yevmiye madde numaralı ihtarnamesi ile davalı tarafın 20.430,36 TL tutarlı faturaya itiraz ettiği; davalı tarafın davacı tarafa düzenlediği 2020-2021 yılında toplam 6 adet ve KDV dâhil 24.894,70 TL tutarlı iade faturasının olduğu, faturaların efatura olduğu ve teslim eden ile teslim alan kısımlarının bulunmadığı, imza karşılığı teslim edilmediği ve teslim alınmadığı; iş bu faturalardan, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarına 1 adet 01.10.2020 tarihli, ... numaralı, KDV dahil 1.055,00 TL tutarlı fatura dışında tamamının işlendiği, davacı ticari defter ve kayıtlarına işlenmediği, - Tarafların kayıtları karşılaştırıldığında: Takip tarihi itibariyle davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında davalı taraftan 24.894,70 TL alacaklı olduğu; davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında davacı taraftan 350,80 TL alacaklı olduğu; taraflar arasında 25.245,50 TL cari hesap farkının olduğu, iş bu farkın davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği takibe konu faturalar ile davalı tarafın davacı tarafa düzenlediği iade faturaları ve davalı tarafın 31.12.2019 tarihinden gelen devir kayıt işlemlerinden kaynaklandığı anlaşılmıştır. Davacı tarafça, davalı adına tahakkuk ettirilen faturalar ve sözleşme dosya içerisine sunulmuştur. Her ne kadar davacı taraf 13.03.2023 tarihli yazı içeriğinde davalı tarafın 24 ay boyunca 3 milyon SMS taahhüdünde bulunduğunu belirtmişse de, sunulan faturalarda verilen toplu mesaj taahhüt adedinin 2,5 milyon olduğu görülmüştür. Taahhüt süresince davalı tarafça 2.487.942 adet başarılı mesaj atıldığı, bakiye 12.058 adet mesaj atılmadığı anlaşılmıştır. Taahhüt edilip de, atılmayan mesajlara yönelik cezai şart bedeli (180,87 TL asıl alacak, 78,35 TL gecikme faizi, 32,56 TL KDV ve 13,57 TL özel iletişim vergisi olmak üzere) toplam 305,35 TL' dir. Davacı tarafça ödenmemiş faturalar nedeniyle taahhüdün bozulduğu iddia edilmişse de; ödenmediği belirtilen ve takibe konu 20.436,40 TL tutarlı faturanın taahhüt erken iptal / tamamlanmama ceza bedeli açıklamalı olduğu, dosya kapsamında taahhütnamenin davalı tarafça erken iptal edildiğine ilişkin herhangi bir belge ve kayıt bulunmadığı, bu kapsamda davacının sorumlu olabileceği miktarın 305,35 TL olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerla davalının davacıya 305,35 TL borçlu olduğu kabul edilmiş ve açılan davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin faiz isteminin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. İcra takibinin kötüniyetli başlatıldığına dair dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmadığından ve davanın kısmen de kabulüne karar verildiğinden, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Yaptırılan bilirkişi incelemesine göre alacağın likit olmadığı anlaşıldığından, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE, -T.C. Merkez Takip Sistemi ... Esas sayılı icra dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 305,35-TL üzerinden kaldığı yerden aynen DEVAMINA, -Davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, -Davalının yasal şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı taleplerinin REDDİNE, -Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 269,85-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 573,34-TL peşin harçtan mahsubu ile 303,49-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacıya İADESİNE, -Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında 50,00-TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bakiye 1.510,00-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, -Davacı tarafça sarf edilen toplam 362,05-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Davacı tarafından yapılan ( Bilirkişi ücreti ve posta masrafları) olmak üzere toplam 9.430,00-TL'nin kısmen kabul - red oranları ve takdiren % 1'i olan 94,30-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, Bakiye masrafların davacı üzerinde BIRAKILMASINA, -Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde davacı tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına) 4-Davanın kabul miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 305,35-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davanın red miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/11/2023 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır