İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1020 E. 2023/593 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1020
- Karar No
- 2023/593
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/1020 Esas KARAR NO : 2023/593 DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 10/11/2022 KARAR TARİHİ : 12/06/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkil şirket tarafından .... numaralı Nakliyat Blok Sigorta Poliçesi ile %27.5 hissesi oranında sigortalanan ..... San. Ve Tic. A.Ş’ye ait .... cinsi emtianın Türkiye’den Macaristan'a nakliyesi işi davalı tarafından üstlenildiğini, söz konusu emteaların, .... nolu konteyner içerisinde ...-... plakalı tır ile İstanbul Halkalı'ya, Halkalı'dan Budapeşte/Macaristan'a tren yolu ile, Budapeşte'den alıcı deposuna ise yine tır ile sevk edildiğini, .... nolu konteynerin alıcı firma deposunda açılması sırasında sigortalı emteaların hasarlanmış olduğu tespit edilerek boşaltma işlemi yapılmadan sigortalı firmaya iade edildiğini, taşıma sürecinde ve sorumluluğu altında meydana geldiği sabit olan hasardan davalı taşıyıcının sorumlu olduğunu, fatura ve yapılan tespitler gereğince 2.698,62 USD sigortalı zararı, müvekkili şirket tarafından tazmin edilmiş olduğunu, TTK. ve poliçe hükümleri gereğince, sigortalısının haklarını devralan müvekkilinin, TTK. ilgili hükümleri gereğince davalıya rücu hakkı doğduğunu, davalı borçlunun vaki itirazları üzerine duran icra takibine devam edilebilmesi için, itirazın iptali talebi ile işbu davayı açmak zarureti doğduğunu, ancak icra takibine konu tutara sigortalıya yapılan ödeme tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faizin de dahil olduğunu, mahkeme tarafından ödeme tarihinden itibaren faiz talebinin kabul görmeme ihtimaline binaen, asıl alacak olan 2.698,62 USD üzerinden takibin devamına karar verilmesini, davalı kötü niyetli olarak itiraz etmiş olduğunu, İİK.’ nun 79. Maddesi gereği icra inkar tazminatı ödemeye çarptırılmaları gerektiğini, bu sebeple %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, borçlunun takibe, borca, faize ve fer’ilerine dair itirazının kısman iptali ile icra takibinin 48.578,66 TL üzerinden devamına, esas alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının hüküm altına alınmasına, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin de davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının sigortalısı ... Plastik A.Ş. İle müvekkili tarafından yapılan taşıma sözleşmesi uyarınca sigortalı tarafından yükleme, istifleme, mühürleme ve boşaltma işlemlerinin yapıldığı stretch film cinsi emtiaların müvekkili tarafından taşınması hususunda anlaştıklarını, anlaşma uyarınca müvekkilinin 03/03/2022 tarihinde taşıma konusu emtiaların yükleme istifleme ve mühürleme işlemlerinin yapılması için sigortalının adresine taşınacak olan konteyneri boş olarak gönderdiğini ve söz konusu işlemlerin sigortalı tarafından yapıldığını, taşıma konusu konteynerın herhangi bir kazaya uğramadan müvekkili şirket tarafından taşınarak 11/03/2022 tarihinde Budapeşteye gittiğini ve oradan da anlaşıldığı üzere müşteriye teslimatı yapıldığını, dava konusu edilen emtiaların yükleme ve istif işlemleri sigortalı tarafından yapıldığından müvekkilinin hasardan herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davacı tarafın her ne kadar hasarın taşıma esnasında olduğunu iddia etmiş olsa da dava konusu emtia sigortalı .... Plastik San. Ve Tic. A.Ş. Tarafından yüklendiğini ve istiflendiğini, sigortalı ile müvekkili arasında yapılan taşıma sözleşmesinde yükleme istifleme ve boşaltma işlemlerinin sigortalı tarafından yapılacağının belirtildiğini, davacı tarafın alacak olarak talep ettiği miktarın belirgin olmadığını, talep edilen hasar miktarının tek taraflı olarak hesaplanan eskpertiz raporuna dayandığından karara esas alınamayacağını, davacının icra inkar tazminatı isteyebilmesinin mümkün olmadığını, hukuka aykırı ikame edilen davanın reddine, davacı aleyhine kötü niyetli olması sebebiyle yüzde 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini karar verilmesini talep etmiştir. Küçükçekmece .... İcra müdürlüğünün .... Esas sayılı takip dosyası uyaptan celp edilmiş olmakla, icra dosyası incelendiğinde; davacı / alacaklı şirketin, davalı / borçlu şirket aleyhine 2.698,62-USD asıl alacak, 47,91-USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.746,53-USD alacağını, asıl alacağa işleyecek yıllık %12,00 oranında ve değişen oranlarda işleyecek TCMB'na uygulanacağı bildirilen en yüksek mevduat faizi ile birlikte, icra masrafı, vekalet ücreti ile birlikte tahsili için icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde itiraz ettiğini belirterek takibin durmasına sebebiyet verdiği, icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Usulüne uygun duruşma açılmış, ön inceleme aşamasında uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile takip tarihi itibari ile Davalı tarafından dava dışı kişiye verilen taşıma hizmeti neticesinde dava dışı kişinin zararının olup olmadığı, var ise davalının bu zarardan sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, sorumluluğunun tespiti halinde davacının sigorta ilişkisi kapsamında dava dışı kişiye ödediği bedeli davalıdan talep edip edemeyeceği, dava dışı sigortalının da üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirip getirmediği, oluşan bir zarar var ise bundan ötürü kendisinin kusurunun bulunup bulunmadığı, nihayetinde davacı alacağı var ise ne kadar olduğu konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi Lojistik ve Taşıma uzmanı .... ve Sigorta uzmanı ....'ın 17/05/2023 tarihli raporunda özetle; Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusunun, davacı sigorta şirketinin hasar karşılığı sigorlalısına ödediği tazminatı, davalı taşıyıcı şirketten rücucn tazminini isteyipisteyemeyeceği ve isteyebilecek ise miktarının belirlenmesi hususunda olduğu; davacı şirketin, ....Bankasına ait 06.07.2022 işlem tarihli dekontukapsamından dava dışı sigortalısı .... Plastik şirketi hesaplarına 2.698,62 USD transfer ederek TTK m.1472 gereği halef olarak işbu davayı açmaya hak kazandığı, ayrıca TBK m.183 vd hükümlerine göre sigortalısının üçüncü kişiler üzerindeki talep ve dava haklarını devir almasından dolayı işbu davayı açmaya hak kazandığı ve bu nedenle yapmış olduğu ödeme miktarı ve davalı yanın sorumluluk miktarına göre rücu edebileceğinin değerlendirildiği, davalı taşıyıcı şirketin davacını sigortalısı üzerine keşide ettiği navlun faturası ve demuraj faturasına göre TTK m921 ve 926 gereğince akdi taşıyıcı olmasından dolayı işbu davanın kendisine karşı yöneltilebileceği, taşımanın uluslararası karma (multimodal) taşıma olmasından dolayı MÖHUK m.29/2 gereği VTK m.902 vd hükümlerine tabi olduğu; hasarın könteynir içine yükleme sabitleme ve istifleme hatasından kaynaklanması, yüklemenin imalattan ve taşımanın lam koönteynir. yükü olmasından dolayı yüklemenin davacının sigortalısı tarafından yapıldığı (VTK m.863), dava dosyasında davalının yükü kapalı könteymir. içinde teslim aldığma ve yüklemeyi kontrol edemediğine ilişkin bir veri (FCL kaydı içeren konişmento gibi) olmamasına (TTK m.858/2) göre dava konusu yüklemeden asli - kuüsürlü - olarak davacının sigortalısı/gönderen .... Plastik şirketinin sorumlu olduğu, nezaret görevini yapmamasından dolayı da davalı taşıyıcının tali yönden kusurlu olduğu, mahkemenin davalı taşıyıcıya %20-25 oranında kusur atfedebileceğinin değerlendirildiği; TTK m.882 gereğince davalı taşıyıcının sorumluluk sınırınin (11.672,71x8,33)-97.233,6743 SDR ve eşyanın teslim edildiği 11.03.2022 tarihindeki kura göre(97.233,6743x1,38244)5 134,419,72 USD olduğu (TTK m.882/1 ve 4), dava konusutaşımada sigorta şirketleri tarafından ortaklaşa üstlenilen toplam hasar miktarı olan9.813,18 USD'nin sorumluluk sınırının altında kalmasından dolayı davalı taşıyıcının gerçek zarar ve müterafik kusur oranına göre dava konusu talepten sorumlu olacağının değerlendirildiği, dava dosyasındaki eksper raporunda nihai zararın 9.813,18 USD olarak tespit cdildiği ve .... Sigorta'nın 427,5 karşılığı tazminat tutarının 2.698,62 USD olduğunun tespit edildiği ve dayanak belgelerle yapılan karşılaştırma neticesinde hesaplamanın yerinde ve kadri maruf olduğu; örnekleme nevinden bir hesaplama yapıldığında, mahkeme tarafından davalı taşıyıcıya %20 oranın tali yönden kusur takdir edilmesi halinde, 539,72- USD davalı taşıyıcının bu davadaki tazminat sorumluluğu olacağının değerlendirildiği sonuç ve kanaatlerine varıldığı bildirilmiştir. TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE; Dava, dava dışı sigortalıya ödenen tazminatın davalıdan tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319) Dava dosyamızda ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerinde olup taraf iddia ve savunmaları bu muvacehe ölçüsünde değerlendirilmiştir. Taraf iddiaları bakımından mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve bilirkişiler heyet raporunu dosyamıza sunmuşlardır. Yapılan inceleme neticesinde; dava dışı sigortalının zararının toplamda 9.813,18 USD olduğu anlaşılmıştır. Bu aşamadan sonra dava dışı sigortalı ile davalı taşıyıcının meydanda gelen zararda kusur durumunun tespit edilmesi gerekmektedir. Dosya kapsamında yapılan tespit neticesinde; hasarın konteynr içine yükleme sabitleme ve istifleme hatasından kaynaklandığı, yüklemenin imalattan ve taşımanın tam konteynr yükü olmasından dolayı yüklemenin davacınırı sigortalısı tarafından yapıldığı (VTK m.863), dava dosyasında davalının yükü kapalı konteynr içinde teslim aldığıma ve yüklemeyi kontrol edemediğine ilişkin bir veri olmamasına göre dava konusu yüklemeden asli kusurlu olarak davacının sigortalısının sorumlu olduğu, noezaret görevini yapmamasından dolayı da davalı taşıyıcının tali yönden kusurlu olduğu, bu durumda asli tali kusur durumu değerlendirildiğinde bilirkişilerce ihtimalli tespit yapılan %20 tali kusur oranının somut olayın niteliklerine uygun düştüğü kanaatine varılmış olup, bunun neticesinde davalının kendi kusuruna denk gelen zarar miktarının 539,72 Euro olduğu anlaşılmıştır. Davalı taşıyıcı şirketin davacının sigortalısı üzerine keşide ettiği navlun faturası ve demuraj faturasına göre TTK m.921 ve 926 gereğince akdi taşıyıcı olmasından dolayı işbu davanın kendisine karşı yöneltilebileceği, davacı şirketin, ... Bankasına ait 06.07.2022 işlem tarihli dekontu kapsamından dava dışı sigortalısı .... Plastik şirketi hesaplarına 2.698,62 USD transfer ederek TTK m.1472 gereği halef olarak işbu davayı açmaya hak kazandığı, ayrıca TBK m.183 vd hükümlerine göre sigortalısının üçüncü kişiler üzerindeki talep ve dava haklarını devir almasından dolayı işbu davayı açmaya hak kazandığı ve bu nedenle yapmış olduğu ödeme miktarı ve davalı yanın sorumluluk miktarına göre rücu edebileceği dikkate alınarak tespit edilen zarar ve kusur oranları dikkate alınarak dava hakkında aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. İcra inkar tazminatı talebi bakımından yargılama sırasında zararın ve kusur oranlarının bilirkişi incelemesi neticesinde tespit edildiği, bu durumda belirlenebilir likit bir alacaktan söz edilemeyeceği, kötü niyet tazminat talebi bakımında ise davacının takip yapmada kötü niyetinin ispatlanamadığı dikkate alınarak bu talepler bakımından da aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; -Davalının aleyhine yapılan Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, -Takibin asıl alacak miktarı olan 539,72-USD üzerinden DEVAMINA, -Alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, -Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, -Reddedilen kısma ilişkin davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gerekli 663,68-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 582,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 81,28-TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA, 3-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin 1.056,00-TL'sinin davacıdan tahsili ile, geri kalan 264,00-TL'sinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 9.200,00-TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 5-Davalının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 9.200,00-TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafından ödenen 80,70-TL başvurma harcı, 582,40-TL peşin harç, 3.202,00-TL tebligat ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.865,10-TL yargılama giderinin davanın kabul oranı dikkate alınarak 773,02-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, geriye kalan miktarın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 7-Gider avansından artan olur ise karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/06/2023 Katip ... ¸e-imza Hakim ... ¸e-imza