İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/707 E. 2024/229 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/707
Karar No
2024/229
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/707 Esas KARAR NO : 2024/229 DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/09/2021 KARAR TARİHİ : 06/03/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/04/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlu ile müvekkili arasında yapılan anlaşma gereğince davalının yapacağı inşaat için zemin etüdü sondajı yapılması konusunda 30.000 TL bedel üzerinden anlaşıldığını, daha sonra bu anlaşma gereği müvekkilinin zemin etüdü sondajına başladığını ve gerekli çalışmaları yaparak raporunu hazırladığını, yapılan bu işin akabinde müvekkili tarafından davalıya 16.03.2021 tarihli 35.400 TL bedelli faturanın kesildiğini ve davalının bir itirazı olmadığını, davalı tarafından söz konusu faturanın ödenmemesi nedeniyle müvekkili tarafından Küçükçekmece .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini ancak davalının itirazı sonucu takibin durduğunu, davalı ile yapılan arabuluculuk toplantısı sonucunda da anlaşma sağlanamadığını, bu nedenle huzurdaki davayı açma zorunluluğunun hasıl olduğunu, davalı borçlunun takibe itiraz sebebinin aslında herhangi bir borcu olmaması değil müvekkilinin istediği şekilde rapor oluşturmaması olduğunu, davalının müvekkilinden haksız ve hukuka aykırı bir şekilde gerçeğe aykırı rapor oluşturmasını istediğini ve müvekkilinin bunu kabul etmemesi nedeniyle ödeme yapmak istemediğini, ancak müvekkilinin davalı ile akdedilen işi yerine getirdiğini ve raporunu oluşturduğunu, müvekkilinin anlaşılan işi yaptığını, ancak davalının haksız ve hukuka aykırı şekilde ödemeden kaçındığını iddia ederek; borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptali ile takibin devamına, borçlunun takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, borçlu adına kayıtlı araç ve tapulara tedbir konulmasına, davanın kabulü ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davacı arasında herhangi bir anlaşma yapılmadığını, müvekkilinin uzun yıllardır tekstil sektöründe faaliyet gösterdiğini, yürüttüğü faaliyet kapsamında kendisine fabrika inşaatı yaptığını, bu kapsamda çeşitli firmalarla inşaatın işleyişi ile ilgili anlaşma yapılıp şantiyede çalışıldığını, davacı şirket ile de sondaj işi hususunda şifahen görüşüldüğünü, ancak herhangi bir anlaşma sağlanamadığını, davacı taraf dava dilekçesinde her ne kadar 30.000,00 TL bedel üzerinden müvekkili ile anlaşıldığını ifade etmiş ise de bu iddiaların soyut, mücerret ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, zira bahsedilen anlaşmaya ilişkin herhangi bir sözleşme, protokol vs. herhangi bir evrakın dosyaya sunulmadığını, tamamen soyut iddialar üzerinden müvekkilinin borçlu olduğunu iddia etmenin hayatın ve ticari hayatın olağan akışına aykırılık teşkil ettiğini, davacının bu iş için müvekkiline tam 4 adet fatura kestiğini, bu faturaların müvekkili tarafından iade edildiğini, davacının müvekkili şirkete 15/02/2021 tarihinde .... Numaralı, 05/03/2021 ... Numaralı, 16/03/2021tarihinde ... Numaralı ve 05/04/2021 tarihinde .... Numaralı faturaları kestiğini, ancak müvekkili şirketin her defasında sözde alacağa ilişkin kesilen; 15/02/2021 tarihli ... Numaralı faturaya ilişkin 04/03/2021 tarihli .... Numaralı, 05/03/2021 tarihli ..... Numaralı faturaya ilişkin 16/03/2021 tarihli ... Numaralı, 16/03/2021tarihli .... Numaralı faturaya ilişkin 05/04/2021 tarihli .... Numaralı ve 05/04/2021 tarihli ... Numaralıfaturaya ilişkin 23/04/2021 tarihli .... Numaralı iade faturalarını kestiğini, ticari hayatta iade faturasının manasının, müşteri tarafından alınan bir malın satıcıya geri verilmesi ya da hizmetin hiç alınmamış olduğu durumlarda karşı tarafın kesmiş olduğu faturayı iade etmek olduğunu, karşı tarafın iadelerin üzerine sürekli fatura kesmesinin iyi niyetle bağdaşmadığını ve bu işlemdeki kötü niyetini açıkça belgelediğini, davacı şirketin ortada sözleşme bulunmamasına rağmen göndermiş olduğu faturaların, taraflar arasında var olan bir akdin ispatı olduğunun düşünülemeyeceğini, davaya konu icra takibinin 25/03/2021 tarihinde açıldığını, sözde aynı alacağa ilişkin 05/04/2021 tarihinde de davacı tarafça aynı içerikle fatura düzenlendiğini, bu hususun davacının basiretli bir tacir olmadığının ve kötü niyetinin açıkça göstergesi olduğunu, davacının müvekkili ile anlaşma yapıldığı iddiasının tamamen gerçek dışı olup bu hususa ilişkin hiçbir belgesi bulunmadığını, somut olayda davacı taraf ile görüşme sağlandığını ancak tarafların anlaşamadığını, ancak bunun üzerine davacı kendince raporlar hazırladığını, hazırlık yaptığını, çalışmalar yaptığını beyan etmiş ise de sunmuş olduğu deliller incelendiğinde müvekkilinin hiç bir belgede imzasının, onayının bulunmadığının açık bir şekilde görüldüğünü, her firma kendince rapor hazırlayıp karşı tarafa fatura tanzim etse ve hiç bir hizmet vermeden alacağı olduğunu iddia etse ticaretin yapılmaz hale geleceğini, davacının müvekkilinin hukuk dışı istekleri olduğu iddiasının tamamen gerçek dışı olup açıkça mahkemeyi yanıltmaya matuf olduğunu, davacı tarafın dilekçesinde mahkemeyi yanıltmaya matuf olarak, müvekkilinin kendilerinden haksız ve hukuka aykırı rapor oluşturmasını istediğini ve kabul etmemeleri üzerine ödeme yapmadığını beyan ettiğini, bu beyanın açıkça kötü niyetli olup belgesiz, delilsiz, soyut bir iddiadan öteye gidemediğini savunarak; davacının haksız ve hukuka aykırı davasının reddine, kötü niyetli olarak icra takibi başlatan davacı aleyhine takip tutarının %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, takibin iptaline, her türlü yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, etüt ve zemin değerlendirme raporunun hazırlanması işinden kaynaklanan iş bedelinin tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. Taraf vekilleri karşılıklı olarak delillerini bildirmişler, bildirdikleri deliller toplanılmıştır. Uyuşmazlığın; Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında takibe konu davacı şirket tarafından düzenlenen 16/03/2021 tarihli 35.400-TL tutarlı faturadan kaynaklı davacının alacağının olup olmadığı, alacaklı ise ne miktarda olduğu, faturadan kaynaklı icra takibine davalının itirazının haklı olup olmadığı, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir Küçükçekmece ...İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı takip dosyası UYAP Bilişim sistemi üzerinden celp edilmiş olmakla incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 16/03/2021 tarihli e fatura borç sebebi gösterilerek 35.400,00-TL alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçlu şirkete 29/04/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlu vekilinin 30/04/2021 tarihli dilekçesi ile borca, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiği, itiraz üzerine 04/05/2021 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği, işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür. Esenyurt ve Avcılar Vergi Dairesi Müdürlüklerinden; taraf şirketlerin 2021 yılına ait BA/BS formları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünden; taraf şirketlerin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Taraf vekillerince bildirilen tanıklar mahkememizce bizzat dinlenilmiştir. Mahkememizce dinlenen davacı tanığı ... beyanında," Ben, sondajcılık yaparım. Davacı şirketin de işleri yoğun olduğu zamanlarda sondaj işlerine yardımcı olurum. Kendim emekliyim. Davalı şirketin Esenyurtta bulunan fabrika alanına sondaj yapmaya ilk olarak ben gittim. Ben toprak numunesi aldım. Biz, bu numuneleri Belediye'ye gösteriyoruz. Bunların video kayıtları vardır. Ben aşağı yukarı inşaat alanında 3 gün kadar çalıştım. Büyük bir alandı. Benden sonra davacı şirket kendisi çalıştı. Ben başka bir işe gittim. Benim olaya dair bilgim ve görgüm bukadardır " demiştir. Mahkememizce dinlenen davacı tanığı ... beyanında," Ben harfiyat işleri ile uğraşırım. Kendime ait iş yerim vardır. Davacı şirket iş makinesi talebinde bulundu. Esenyurt/Kıraç Mahallesinde davalı şirkete ait inşaat alanında etüt yapmak üzere iş makinesi talebinde bulundular. Ben, davacı şirketin sondaj makinesinin çalışabilmesi için yolları açtım. Ben birgün kadar çalıştım. İnşaat alanında ben çalışırken davacı şirketin yetkilisi de başımızdaydı. Yaklaşık, hatırladığım kadarı ile bir-buçuk sene önceydi. İnşaat alanında herhangi bir yapı yoktu, arsa şeklindeydi. Benim olaya dair bilgim ve görgüm bukadardır " demiştir. Mahkememizce dinlenen davalı tanığı ... beyanında," Ben elektrik elektronik mühendisiyim. Kendi adıma firmam var. Enerji santralleri kuruyoruz. Yaklaşık 13-14 yıldır .... ile iş ilişkimiz vardır. Sahipleri ile dostluğumuz eskiye dayanır. ... Alibeyköy'de fabrika binaları vardı. Ancak İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından bu alan kamulaştırılınca yeni bir fabrika kurmak istediler. Bu fabrika Esenyurt/Kıraç alanında bir yerdi. Gelir İdaresi ile anlaşmaları 3 yıl içinde fabrikanın kurulması esasına dayalıydı. Ancak bu anlaşmanın tam olarak içeriğini bilemiyorum. Seçimler sonrası bu bölgede Belediye tarafından imar uygulamaları durduruldu. Bu nedenle fabrika inşaatına başlayamadılar. 3 yılın bitmesine 1 yıl kala Belediye tarafından fabrika yapılacak alan imara açıldı. Ben de bu süreçte onlara yardım etmek için yanlarında yer aldım. Çeşitli firmalardan fiyat alındı. ..... Sondaj bu firmalardan biriydi. ..... Sondaj, .... ile sondaj yapmak amacı ile bir araya gelmedi. Asıl amaç, fore kazık yapımı idi. Zaten bu tür işlerde sondaj örnek olarak 20.000,00 TL iş bedeline sahip ise fore kazık ise o dönem için 5-6 milyonluk bir iş bedelidir. ..... Sondaj'da aslında fore kazık işi için bu şirketle masaya oturmuştur. Taraflar arasında ön görüşmeler yapıldı. Nihai bir anlaşma yoktu. Fore kazık yapılmadan önce zaten zemin etütünün yapılması gerekir. ..... Sondajcılığın gönderdiği raporları ben bizzat okudum. Fabrika alanının 16 metre dolgu olduğunu yazıyordu. Ben eski Belediyeci olduğum için 16 metre dolgunun ne anlama geleceğini tahmin ediyordum. Buna göre ya bu alan çöp alanıydı, sonradan dolduruldu, ya da burada harfiyat nedeni ile boşaltılan alan sonradan doldurulmuş olmalıydı. Başka türlü 16 metre dolgu alanının olması bana göre mümkün değildi. Bu yüzden bu işler ile uğraşan başka arkadaşlarımı da aradım en doğru bilginin üniversitelerde görev yapan jeoloji mühendislerinden bilgi alınarak elde edilebileceğini söylediler. Bende bunu .... sahiplerine ilettim. Bunun üzerine onlarda hem ... Üniversitesi hem de ... Üniversitesine başvurdular. Üniversitelerden raporlar geldi ve 16 metre dolgu alanı olduğu iddia edilen yerde 1 metre dolgu alanı olduğunu söylediler. Benim hatırlatığım kadarı ile ..... Sondajcılık fore kazıklar için 8 milyonluk bir fiyat teklifi vermişti. Ancak üniversiteden alınan bu raporlar ile bu işlemin gereksiz olduğu ortaya çıktı. Fore kazığa gerek kalmadan fabrika inşaatına başlanıldı. Yani, fabrika altında fore kazık yapımına gerek kalmadı, sadece çevresine yapıldı. Şu an bitmek üzeredir. O zaman 8 milyon olarak teklifi yapılan işi 2 milyon liraya mâl ederek yapıldı. Bu rakamları tahmini olarak söylüyorum, aradan zaman geçmiştir, birebir hatırlamıyorum ama arada büyük bir fark vardı. .... sahipleri daha sonra ..... Sondajcılığa neden 16 metre dolgu alanı olduğuna dair rapor verdiklerini sordular. Bu şekilde sorulduktan sonra ..... Sondajcılık fatura kesmiş. Bildiğim kadarı ile .... sahipleri faturayı iade ettiler. Ben de ..... Sondajcılık tarafında hazırlanan raporun etik olmadığını kendilerine ilettim. Hatta bildiğim kadarı ile üniversiteden aldığımız raporu hazırlayan hoca ..... Sondajcılık sahibinin hocasıymış. Benim söylediğim şeyi hocası da kendisine söyledi. Benim olaya dair bilgim ve görgüm bu kadardır " demiştir. Mahkememiz dosyası, davacının iddiaları, davalı tarafın savunması, sunulan deliller, dosya kapsamındaki belgeler ve Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına göre TARAF ŞİRKETLERİN DEFTERLERİ İNCELENEREK; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, lehlerine delil niteliğinde olup olmadığı hususları ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağın miktarı, hususlarında rapor düzenlenmek üzere SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından 11/02/2022 havale tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş; 11/02/2022 havale tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"... Davacının 2021 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 35.400,00-TL alacaklı olduğu, davalının 2021 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davalının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davalının davacıya 35.400,00-TL borçlu olduğu, takip konusunun davacının davalıya düzenlemiş olduğu 16/03/2021 tarihli 35.400,00-TL tutarlı faturadan kaynaklı olduğu, taraflar arasında fatura alacağını oluşturan davacının davalıya düzenlemiş olduğu 16/03/2021 tarihli Zemin Araştırma Sondajı açıklamalı KDV dahil 35.400,00-TL tutarlı faturanın davalı tarafından kabul edilmeyip iade edildiği ve taraflar arasında davacı tarafından davalı tarafa ilk düzenlenen faturanın iade edilmesiyle birlikte taraflar arasında düzenlenen faturaların satış-iade şeklinde birbirlerine sürekli olarak (e-fatura kapsamında) giriş/çıkış işlemi yapıldığı ve takip konusu faturanın da bu sirkülasyon kapsamında olduğu, davacı şirket tarafından düzenlenen ve davalı şirket tarafından sürekli iade edilen fatura içeriği ile ilgili olarak; fatura içeriğindeki hizmetin sunulduğuna ilişkin dosyada evrak bulunmadığından hizmet ifasının davacının ispatına muhtaç olduğu, davacı şirket tarafından hizmete ilişkin dosyaya dayanak evrak sunulması halinde sunulan evrakların konusunda uzman bilirkişi tarafından incelenebileceği" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davalı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı beyanlarını içerir dilekçe sunulmuştur. 05/10/2022 tarihli celse ara kararı gereğince, Mahkememiz dosyası, davacının iddiası, davalının savunması, Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün .... sayılı takip dosyası, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafça dosyaya sunulan USB içerisindeki delillerde incelenmek suretiyle uyuşmazlık konusu olan davacının davalının inşaatına "zemin etüdü- sondaj" çalışması yapıp yapmadığı, davacı tarafça faturaya konu hizmetin davalı tarafa verilip verilmediği, verilmiş ise hizmet bedelinin ne kadar olacağı hususlarında rapor düzenlenmek üzere İnşaat Mühendisi Prof. Dr. ... ile jeoloji mühendisi .... 'dan oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından 13/12/2022 havale tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş; 13/12/2022 havale tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"... Dosyaya sunulan bilgi ve belgelere göre; davacının, davalıya ait fabrika sahasında şifahi görüşmelere dayalı olarak zemin etüt çalışması yaptığı ve raporunu davalıya sunmuş olduğu, davalının nihai anlaşma yapılmadığı hususundaki beyanlarının takdirinin Sayın Mahkemede olduğu, TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Birim Fiyatlarına göre yapılan çalışmanın bedelinin 84.000,- TL + KDV olduğu, davacının 30.000,- TL + KDV = 35.400,- TL talep ettiği, davacı tarafından hazırlanan Zemin Etüt Raporu davalıya sunulmuş, ancak davalı tarafından rapor içeriği üzerinde herhangi bir beyan bulunmadığından ve davaya konu parsel üzerinde inşaatın yapılmış olması nedenleri ile yerinde inceleme yapılmasına gerek görülmemiş olduğu" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur. ... Müdürlüğünden; ... İlçesi, Kıraç (... Mahallesi), ... Ada .... Parsel'in .... Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Uygulamalı Jeoloji Anabilim Dalı Prof. Dr. ... tarafından hazırlanan Zemin Değerlendirme Raporu, ... Mühendislik Proje ve Müşavirlik Tic. Ltd. Şti. tarafından hazırlanan ... Değerlendirme Raporu, ... Mühendislik tarafından hazırlanan Zemin ve Temel Etüdü Veri Raporu CD olarak celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. 15/03/2023 tarihli celse ara kararı gereğince, .... Müdürlüğünden gelen cevabi yazı doğrultusunda taraf vekillerinin bilirkişi raporuna beyan ve itirazları da değerlendirilmek sureti ile Belediyeye sunulan zemin ve temel etüt raporları ile davacı şirket tarafından sunulan raporların aynı yere ait olup olmadığı, farklılıklar içerip içermediği, içeriyor ise farklılıkların bilimsel olarak kabul görüp göremeyeceği, davacı tarafça hazırlanan raporun Belediyeye sunulan rapor kapsamında kullanımının mümkün olup olmadığı, davacı tarafça sunulan raporun gerçeğe aykırı olup olmadığı hususlarında ek rapor düzenlenmek üzere dosyanın kök raporu hazırlayan bilirkişilere tevdine karar verilmiş, bilirkişiler tarafından düzenlenen rapor mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş; 09/05/2023 havale tarihli ek bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"... Yapılan incelemelerde her iki raporun da aynı parsele ait olduğunun rapor içerisindeki arazi fotoğraflarından ve internet üzerindeki hava fotoğrafı incelemelerinden anlaşıldığı, dosya içerisinde yer alan CD VE USB incelendiğinde; jeolojik formasyon tanımlarının aynı olmasına rağmen sondaj numaralarından bağımsız olarak birbiri üzerine çakıştırıldığında dolgu kalınlıklarının farklılık gösterildiğinin tespit edildiğini, dosyaya sunulu iki rapordan, dolgu kalınlıkları bakımından hangisinin gerçeği yansıttığının ancak yerinde fiilen sondaj yapılmak suretiyle anlaşılabileceği, dosyadan anlaşıldığı kadarı ile parsele inşaat yapılmış durumda olduğu, davalının davaya cevap dilekçesi ile davacı ile sadece olayla ilgili görüşmeler yaptığını, benzer görüşmelerin başka şirketler ile de yapıldığını, ancak davacı ile aralarında yazılı bir sözleşme olmadığını ileri sürdüğünü, davalının itirazına gelindiğinde heyetimizce hazırlanan 12.12.2022 tarihli kök raporda da belirttiğimiz gibi davacı tarafından yapılan sondaj çalışmalarının Esenyurt, .... ada, ... parsel’e ait olduğu ve tanımlar itibarıyla geçerli bir rapor olduğu, yukarıda verilen cevaplar göz önüne alındığında 12.12.2022 tarihli kök raporda herhangi bir değişikliğe gerek olmadığı" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur. Mahkememiz dosyası, 12/07/2023 tarihli celse ara kararı ile; davacının iddiası, davalı taraf savunması, sunulan ve toplanan deliller, tanık beyanları, belediye kayıtları ile tüm dosya kapsamına göre, dosya içinde mevcut bilirkişi heyeti kök ve ek raporları ve taraf vekillerinin bu rapora beyan ve itirazları da dikkate alınmak suretiyle Belediyeye sunulan zemin ve temel etüt raporları ile davacı şirket tarafından sunulan raporların aynı yere ait olup olmadığı, farklılıklar içerip içermediği, içeriyor ise farklılıkların bilimsel olarak kabul görüp göremeyeceği, davacı tarafça hazırlanan raporun Belediyeye sunulan rapor kapsamında kullanımının mümkün olup olmadığı, davacı tarafça sunulan raporun gerçeğe aykırı olup olmadığı hususlarında YERİNDE İNCELEME YAPILARAK hükme ve denetime elverişli gerekçeli rapor düzenlenmek üzere inşaat mühendisleri ..., ...... ile jeoloji mühendisi ...... 'den oluşacak bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişiler tarafından 28/12/2023 havale tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş; 28/12/2023 havale tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"... Dosyaya sunulan tüm belgeler, bilinen ve bölgede yapılan çalışmalar ve önceki Bilirkişi Raporlarının incelenmesi neticesinde; davacı tarafça (..... Sondajcılık) hazırlanan Zemin Etüt raporu kapsamında yapılan çalışmalar neticesinde dava konusu yere ait zemin profilinde 1,5 m ile 16,00 m arasında dolgu kalınlığı tespit edildiği, buna istinaden dolgu tabakasının iyileştirilmesine yönelik temel altı zemin iyileştirmesi önerildiği ve akabinde projeledirildiği, buna uyumlu şekilde ...... Mühendislik tarafından hazırlanan ve Belediyesince onaylanan rapor verileri ve sonucunun ..... Mühendislik tarafından hazırlanan rapor ile aynı kelimeler ile yazılan benzer raporlar olduğunun görüldüğü, öte yandan ...... Üniversitesi tarafından hazırlanan Prof. Dr. ..... imzalı Zemin Değerlendirme raporunda ise dolgu kalınlığının tüm saha için 2,5 m olarak tespit edildiği, bu dolgunun temel hafriyatı sırasında kaldırılacağından temel altı zemin iyileştirme yöntemine gerek olmadığının belirtildiği, bununla birlikte Avrupa yakası Mikrobölgelendirme çalışması kapsamında yapılan sondajlardan dava konusu yere en yakın olan sondaj logu incelendiğinde dolgu tabakası kalınlığı ........ tarafından hazırlanan raporla uyumlu şekilde 2,5 m olarak belirlendiği, yukarıda izah edilen nedenlerden dolayı ..... Sondajcılık tarafından hazırlanan ve Belediye onaylı ...... Mühendislik tarafından hazırlanan rapoların birbiriyle benzer olduğu, ancak belirtilen zemin profilinin İ.Ü. tarafından hazırlanan rapor ve İBB Mikrobölgelendirme çalışması dosya kapsamında yapılan sondajlardan sahanın gerçek durumunu yansıtmadığı" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur. Taraflar arasında kurulan ilişki, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğindedir. Kural olarak eser sözleşmesi ilişkisinin kurulması herhangi bir şekil şartına tabi olmayıp, tarafların "icap" ve "kabul" iradelerinin birleşmesiyle sözleşme ilişkisi kurulur. Şekil şartı, sözleşmenin geçerlilik şartı olmayıp, ispat şartıdır. 4721 sayılı TMK’nın “İspat yükü” başlıklı 6. maddesi “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” hükmünü amirdir. İddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, tanık beyanları, belediye kayıtları, Küçükçekmece ...... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı takip dosyası, müzekkere cevapları, 11/02/2022 havale tarihli S.M.M. bilirkişi raporu, 13/12/2022 havale tarihli bilirkişi kök ve 09/05/2023 havale tarihli ek bilirkişi raporları, 28/12/2023 havale tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda; Davanın İİK'nın 67.maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olduğu, taraflar arasında kurulan temel hukuksal ilişkinin Türk Borçlar Kanunu'nun 470. maddesinde tanımlanan eser sözleşmesi olduğu, kural olarak eser sözleşmesinin şekil koşuluna bağlı olmadığı, ancak sözlü yapılan sözleşme inkâr edildiği takdirde, davacı yüklenicinin eser meydana getirdiğinin ve iş bedelini hakettiğini usulüne uygun yasal delillerle kanıtlaması gerektiği, tanık beyanlarından özellikle davalı tanığının "..... Sondajcılığın gönderdiği raporları ben bizzat okudum" şeklindeki beyanlarından davacı tarafından davaya konu sondaj ve zemin etüt çalışmasının yapılarak hazırlanan raporun davalı tarafa sunulduğu, dosya kapsamında aldırılan ve yukarıda özetlenen her iki farklı heyetçe hazırlanan bilirkişi raporunda davacı tarafça hazırlanan Zemin Etüt Raporunun ve sondaj çalışmasının ..... İlçesi, ..... (..... Mahallesi), .....Ada .... Parsel'e ait olduğunun tespit edildiği, 28/12/2023 havale tarihli bilirkişi raporunda ..... Mühendislik tarafından hazırlanan ve Belediyesince onaylanan rapor verileri ve sonucunun ..... Mühendislik tarafından hazırlanan rapor ile aynı kelimeler ile yazılan benzer raporlar olduğunun tespit edildiği, 13/12/2022 havale tarihli bilirkişi raporunda TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Birim Fiyatlarına göre yapılan çalışmanın bedelinin 84.000,- TL + KDV olduğu değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmakla; davacının davalıya ait fabrika arazisinde sondaj ve zemin etüt çalışması yaparak hazırladığı raporu davalı tarafa sunduğu, kaldı ki bu raporun ...... Mühendislik tarafından hazırlanan ve Belediye tarafından onaylanan rapor verileri ve sonucu ile aynı kelimeler ile yazılan benzer raporlar olduğu, davacı tarafça üstlenilen edimin yerine getirildiği ancak iş bedelinin ödenmediği sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın KABULÜ ile; 1-Davalının Küçükçekmece ..... İcra Müdürlüğünün ..... sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın İPTALİ ile, takibin aynı koşullarda DEVAMINA, 2-İcra takibine konu alacağın davalı tarafından bilinebilir, hesaplanabilir ve likit olması sebebiyle itirazın iptaline konu asıl alacak miktarının %20'si oranında (7.080,00-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 2.418,17 TL harçtan peşin alınan 427,55 TL harç ile icra dosyasına yatırılan 177,00 TL peşin harcın mahsubu ile noksan kalan 1.813,62 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan 427,55 TL peşin harç, icra dosyasına yatırılan 177,00 TL peşin harç ve 59,30 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 663,85 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Arabuluculuk aşamasında devlet hazinesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye GELİR KAYDINA, 6-Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta kayıtlı bulunan 5.450,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine, 10-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin e duruşma sistemi ile yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/03/2024 Katip ... Hakim ...

Atıf: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/707, K. 2024/229, T. 06.03.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-707-e-2024-229-k-ed42053ae79a