İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/1038 E. 2023/1145 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/1038
- Karar No
- 2023/1145
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/1038 Esas KARAR NO : 2023/1145 DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/12/2021 KARAR TARİHİ : 13/12/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraf şirketler arasındaki anlaşmada davalının davacı şirketin talepleri doğrultusunda konveyör fason imalatı yapmayı üstlendiğini, davacı şirketin ...... ile ayrıca yaptığı anlaşmaya göre de müvekkili şirketin davalının ürettiği cihazları ......’ye teslim edeceğini, ancak davalının ürettiği cihazlar ayıplı olduğundan konveyörlerin kullanıldığı tünel tipi cihazlarda bulunan rollerlardan kaynaklı sorunlar giderilmeden ......’ye herhangi bir ürün teslimi yapılamadığını, bu nedenle müvekkili şirketin öncelikle sorunları çözebilmek adına çalışmalar yaptırdığını fakat onarım ile giderilemeyecek bir durum olduğu anlaşılınca başka firmalar ile konveyör imalatı hususunda anlaşma yapmak durumunda kaldığını, bu süreçte müvekkili şirketin davalı şirketten uğranılan zararların giderilmesini istemişse de davalının bu talepleri de sonuçsuz bıraktığını, müvekkili şirket tarafından dava yoluna başvurulmadan önce arabuluculuk başvurusu yapıldığını ancak yapılan görüşmeler neticesinde anlaşma sağlanamadığını, dolayısıyla ayıplı ürünlerdeki zararın giderilmemesi nedeniyle müvekkilinin uğradığı zararın tazmini amacıyla işbu davanın ikame edildiğini, dava konusu zararın davalı şirketin ayıplı ifasından kaynaklandığını, taraflar arasında yapılan anlaşma çerçevesinde, davalının yüklenici sıfatıyla gerekli olan çalışmayı yaparak bir eser meydana getirmeyi ve bu eseri belirlenen zamanda teslim etmeyi taahhüt ettiğini, davalının, verilen talimatlara bağlı kalması ve müvekkili ile aralarındaki anlaşma neticesinde dava konusu konveyörleri noksansız-ayıpsız olarak tamamlamayıp teslim etmesi gerektiğini, müvekkili şirket tarafından davalıya farklı tarihlerde defalarca ayıp bildirimi yapıldığını, söz konusu ayıplı ürünlerdeki sorunların giderilmediğini, yapılan bildirimlerde büyük konveyörler üzerinde bulunan rollerlarda dişli kısımlara kaynak yapılırken merkezi kaçık kaynatıldığı için balansının döndüğü ve balans dönmesinden dolayı iç kısmına çarparak ses çıkardığı, rollerın iki ucunda bulunan segmanların yerlerinden çıktığı, bazılarında ise hiç bulunmadığı, sağa sola hareket ettiğinden dişli eksenlerinde kaçıklık oluştuğu, zincirlerin takırtılı ses çıkardığı, konveyörün güncel datalarının bulunmadığı, rollerlar üzerinde spiral taş sürtmesinden kaynaklı iz bulunduğu, ... saç, uzun ve kısa parça birleşiminde uyumsuzluklar olduğu, ... saç roller üzerinde oturan kısım oyluklarında dengesizlikler olduğu, ... uç kısımlarının bir tarafının açık diğer tarafının kapalı olduğu, oyluklarında dengesizlikler olduğu, ... saç uç kısımlarının bir tarafının açık diğer tarafının kapalı olduğu, sonradan yapılan kaynaklardan dolayı boya yanığı bulunduğu, kaynak taşlama işlemi izlerinin giderilmediği, zincirdeki boşluktan dolayı ses çıktığı, motor tahrik zinciri uzun geldiği için dişliden çıktığı hususlarının davalıya iletildiğini, müvekkili şirketin dava konusu konveyörlere ilişkin gözden geçirme ve ihbar külfetini yerine getirdiğini, müvekkili şirket tarafından cihazların teslim alınmasından sonra ilk kontrol ve muayene yapılmış ise de cihaz çalıştırılmadan söz konusu ayıpların tespitinin mümkün olmadığını, davalının ağır kusurlu olduğunu, bu ayıpların neler olduğunun tek tek açıklanmak suretiyle gecikmeksizin yazılı bir şekilde önce mail yoluyla daha sonra da 09.11.2020 tarihli ihtarname ile davalı şirkete iletildiğini, her ne kadar davalı şirkete mevcut ayıplar açıkça bildirilmiş ise de herhangi bir olumlu dönüş alınamadığını, müvekkili şirketin söz konusu ayıplarla teslim edilen cihazlardan beklediği yararı hiçbir şekilde göremeyeceğinin açık olduğunu, ayrıca iade taleplerinin de olumlu karşılanmadığını, üretilen cihazların ayıplı olması nedeniyle uğranılan zarardan davalının sorumlu olduğunu, davalının ağır kusuru mevcut olduğundan bu nedenle sebep olunan her türlü zararın davalı tarafından karşılanması gerektiğini, müvekkili şirketin uğradığı zarar tutarının bilirkişi tarafından hesaplanarak Mahkemece davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiğini, ayıplı ifa nedeniyle müvekkili tarafından yapılan masrafların müvekkiline ödenmesi gerektiğini, davalı tarafından ayıplı bir şekilde teslim edilen konveyörlerin üretim amacına hizmet edecek vasıfları taşımadığından dolayı müvekkili tarafından bu cihazların onarılması gerektiğini, bu amaçla şehir dışına gidiş gelişte yapılan yol, yemek, konaklama masrafları, yeni alınan roll bedelleri, nakliye ve işçilik bedelleri ödenmesi gerektiğini, tüm bunların müvekkili açısından ekstra maliyete neden olduğunu, ayrıca konveyörlerin bir kısmının da onarımı mümkün olmadığından müvekkili şirket tarafından bunların imalatının başka firmalara yaptırıldığını iddia ederek; fazlaya ilişkin hakları ve bilirkişi tarafından yapılacak hesaplamalar ile net tutar tespit edilince ıslah etme hakkı saklı kalmak kaydıyla; davalının ayıplı ifası nedeniyle müvekkilinin uğradığı zararın şimdilik 7.000,00 TL'sinin (kısmi) ayıplı ifa tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava dilekçesi davalı şirkete tebliğ edilmiş, davalı tarafından davaya karşı yazılı cevap dilekçesi ibraz edilmemiş, davalı adına duruşmalara katılan olmamıştır. YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; taraflar arasındaki satışa konu konveyörler ve rulolarındaki ayıptan kaynaklanan zararın tahsili istemine ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. Uyuşmazlığın; Konveyör fason imalatı işi kapsamında tarafların edimlerini yerine getirip getirmediği, ayıplı ifa olup olmadığı, ayıp iddiasının subüt bulması halinde ayıbın niteliği (gizli-açık ayıp), ihbarın süresinde yapılıp yapılmadığı, satıma konu malda ayıbın tespiti halinde ayıp değerinin ne kadar olduğu, davacının ayıp nedeniyle zarara uğrayıp uğramadığı, uğramış ise zararın miktarı hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünden; davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. İkitelli ve Uluçınar Vergi Dairesi Müdürlüklerinden; taraf şirketlerin 2020 yılına ait BA/BS formları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Mahkememiz dosyasının 09/03/2022 tarihli duruşma tutanağı ara kararı gereğince; davacı tanıkları ..... ve ..... adına Gebze ATM'ye talimat yazılmasına karar verilmiş olup, davacı vekili tarafından bildirilen tanıklar talimat yolu ile olmak üzere dinlenilmiştir. Mahkememizce talimat yoluyla dinlenen davacı tanığı ......, " Mekatronik mühendisi olarak davacı ...... şirketinde 5 yıldır çalışıyorum, davalı şirket davacı şirkete mal satar, bu vesile ile tanırım, davacı şirket .... alanının işletmecisi olan ..... şirketine ultra viyole sterilizasyon cihazları sattık, ......'ye bağlı 6 hava alanına da bu cihazlardan sattık, bu cihazları kurup teslim etmeden evvel kontrollerini yaptık, kontrollerinde cihazların sürekli durduğunu ve ses çıkardığını, verilen şartnameye uygun olmadığını tespit ettik, bu sebeple kontrollerde ayıplı, hatalı olduğunu tespit ettiğimiz ürünleri müşterilerimize veremeyeceğimizden tedarik ettiğimiz firma olan davalıya iade ettik, tamir edilip hatalarının giderilmesini, bilaharede bize teslim edilmesini istedik fakat davalı şirket ürünleri tekrar gönderdiğinde bu ürünler hatalıydı, müşterilerimize teslim etmedik mecburen başka bir tedarikçiden ürün alıp teslim etmek zorunda kaldık, davalıdan aldığımız ürünler halen depomuzda durmaktadır, bunlar konveyörün üzerinde bulunan hareketli rulolardır, 400-600 arası adet tutarındadır, tam miktarı bilemiyorum, faturalarda tam miktarı vardır, bunların tümü davalı şirketten alınmıştır ve hepsi hatalıydı, cihazların test aşamasında hepsinde problem olduğu görüldü, .... Üniversitesinde danışman bir hocamız vardı, ürünleri gelip yerinde inceledi ve tespit etti, durumu davalıya ilettik fakat bundan daha fazlasını yapamayacaklarını söylediler, personelimiz bu sebeple Ankarada günlerce çalışıp konaklama ve diğer giderlerle birlikte davacı şirketin masraf yapmasına ve zararına sebep oldu, zararın miktarı hakkın bilgim yok, bana gösterdiğiniz talimat evrakına ekli tüm faturaları inceledim bunlar şirketimizin ve personelimizin samimi harcamalarıdır. Mahiyetleri doğrudur, bende bu mesele sebebiyle ekstradan 2-3 ay Ankara'da kalmak zorunda kaldım, benim harcamalarımda dosyadaki fatura ve fişlerin içerisindedir, bizim 15-20 kadar personelimiz, ekstradan 3-4 ay kadar çalışmak zorunda kaldı. Şirketimiz çalışanları için 1 ev kiralamak zorunda kaldı, ayrıca pek çok şirket çalışanımızda otellerde konakladı, bu iş için İstanbul'dan ankaraya yaklaşık 20 kere uçak ve otobüs ile gidip gelmek zorunda kaldım, diğer çalışanlarımızda şirket araçlarıyla pek çok kez gidip gelmek zorunda kaldırlar" şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkememizce talimat yoluyla dinlenen davacı tanığı ..., "Davacı .... şirketinde 6 yıldır satın alma ve gümrük sorumlusu olarak çalışıyorum, davalıdan dava konusu malları aldığımızdan bu vesile ile bilirim, davalı şirketin merkezi İstanbul İkitelli mahallindeydi, genel müdürümüz ...... bey ile gittik, bazı ürünleri satın aldık, bunlar havaalanlarında kullanılan özellikle uçaktan inen yolcuların valizlerinin alındığı yerlerdeki rulo halinde bant yada teker denilen aslında bant olmadığından konveyör dediğimiz yuvarlak rulolardır, tam adedini şimdi hatırlayamıyorum, faturalarda adet sayısı mevcuttur, elbette siparişe göre üretilir, ücreti ödenmiştir, yaklaşık 400.000 TL olarak hatırlıyorum, bu da faturalarımızda mevcuttur, bu malları teslim aldık, işini yapacağımız müşterilerimiz, ......'ye bağlı çeşitli havalimanların da kullanacaktık, bilindiği gibi havaalanlarında sürekli sirkülasyon olur, valizlerin altındaki ruloların doğru ve düzgün çalışması gerekir, ayrıca Covid dönemi olduğundan .... yapmıştık, bunun valizlerdeki virüsleride temizleyeceğini düşünmüştük fakat davalıdan satın alınan parçalar istenildiği gibi çalışmadı, bunlar hava meydanlarından bize tekrar iade edildi, ruloların içerisindeki miller ve rulmanlar hatalıydı, eksen kayıklığı vardı, biz kurup çalıştırıyorduk, ertesi gün durduğu çalışmadığı yönünde şikayetler geliyordu, davalıya durumu ilettik yapamayacağını söyledi, bize bir usta görevlendirdi, o da 1 gün kadar çalıştı fakat meseleyi halledemedi, halen depomuzda 450-500 kadar rol dediğimiz yuvarlak parçalar ve 30 kadar ultraviole konveyör olarak bütün olarak duruyor, bu hatalı ürünlerin yerine Ankara ve İstanbul'dan başka tedarikçilerden aynı malları alıp hava alanlarına taktık, halen başarıyla çalışıyor, müşterilerimiz kabul etti. Şirket çalışanları bu sebeple 2 ay kadar Ankara'da çalışmak zorunda kaldık, 20'ye yakın personel çeşitli nedenlerle gidip geldi, barınma, yemek, seyahat masrafları oldu. Davalı şirket ayıplı malların parasını da ödemedi. Bana gösterdiğiniz talimat evrakına ekli tüm faturaları inceledim bunlar şirketimizin ve personelimizin samimi harcamalarıdır. 1 ev tutmak zorunda kaldık, ayrıca personelimiz için otelde 2-3 oda kiralayıp konuk ettik, tüm bunların konaklamaları, beslenmeleri masraf oldu, personelimiz haftada bir ankaraya gidip gelmek zorunda kalıyordu, acil işleri olanları genel müdürümüz Ankara'ya gönderiliyordu, tüm harcamalar için fatura ve fişler alındı." şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkememiz dosyası, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller ve tüm dosya kapsamında; dava konusu konveyörler üzerinde inceleme yapılarak; taraflar arasındaki Konveyör fason imalatına ilişkin eser sözleşmesi kapsamında tarafların edimlerini yerine getirip getirmediği, ayıplı ifa olup olmadığı, ayıp iddiasının subüt bulması halinde ayıbın niteliği (gizli-açık ayıp), ihbarın süresinde yapılıp yapılmadığı, satıma konu malda ayıbın tespiti halinde ayıp değerinin ne kadar olduğu, davacının ayıp nedeniyle zarara uğrayıp uğramadığı, uğramış ise zararın miktarı hususlarında rapor düzenlenmek üzere makine mühendisi bilirkişiler Prof. Dr. ..., Prof. Dr. ... ve Prof. Dr. ...... 'dan oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından 19/12/2022 tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş, Bilirkişi heyeti tarafından mahkememiz dosyasına ibraz edilen 19/12/2022 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle, "... Davalı şirketçe imal edilen konveyör rulolarının ve konveyörlerin gizli ayıp niteliğinde imalat hatalı olduğu, dosyada bulunan ayıp ihbarnamesinin incelenmesinden, davacı şirketin davalı şirketçe imal edilen konveyörler üzerinde ilk çalıştırmada tespit ettikleri gizli ayıpları tespit tarihinde davalı şirkete ihbar ettiği, davacı şirketin maddi zararının tespiti için sunulan belgelerin davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı ve dolayısıyla davacı şirketin gerçek maddi zararının miktarının mali müşavir bir bilirkişi tarafından şirketin ticari defterleri incelenerek belirlenmesi gerektiği'' değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı beyanlarını içerir dilekçe sunulmuştur. 25/01/2023 tarihli celse ara kararı gereğince; Mahkememiz dosyası, tüm dosya kapsamı ve davacı tarafın ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak; davacı tarafça sunulan faturalar dikkate alınarak dava konusu konveyörlerin onarımı için bu harcamaların gerekli olup olmadığı, harcamaların davacı ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, davacının maddi zararı bulunup bulunmadığı, davacının gerçek zararının tespiti (piyasa rayiçleri dikkate alınarak) hususlarında gerekçeli, hükme ve denetime elverişli ek rapor düzenlenmek üzere kök bilirkişi raporunu hazırlayan bilirkişi heyetine (heyete S.M.M. bilirkişi eklenerek) tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından 22/08/2023 tarihli ek rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş, Bilirkişi heyeti tarafından mahkememiz dosyasına ibraz edilen 22/08/2023 tarihli ek bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle, "... dosyaya mübrez belge, bilgi, ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; Davacının 2020 ve 2021 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre; dava tarihi itibariyle davacının davalıdan 67 TL alacaklı olduğu, davacı ... dava konusu malların onarılmasına ilişkin yapıldığını iddia ettiği masraflara dair dosyaya birçok ..... fişi, konaklama faturası ve ulaşım makbuzu sunmakla birlikte mezkur masrafların dava konusu malların onarımı esnasında yapılan masraflarla denetime elverişli şekilde ilişkilendirmesi mümkün olmadığından mezkur masraflar hesaplama dışı bırakıldığı, davacının ticari defterlerinde bulunan ödeme kayıtlarından 04.06.2020 tarihli 40.000,00 TL tutarlı ödeme kaydına ilişkin dekont sunulmadığından mezkur kaydın hesaplama dışı bırakıldığı, davacının dava konusu konveyörlerin yeniden imalatı için katlandığı bedelin toplam 573.769,10 TL olduğu, davalı ... yapmış olduğu ödemelerin toplam 188.450,00 TL olduğu, böylece davacının toplam masraf tutarının 762.219,10 TL olduğu, kök raporda belirtilen gizli ayıp niteliğindeki imalat hatalarının giderilmesi, tamir yoluyla mümkün olmadığından tüm konveyör sisteminin yeni malzeme ile yeniden imal edilmesi gerektiği, davacı şirket tarafından dosyaya sunulan faturalar, dava konusu konveyör sisteminin parçalarının yeni malzeme ile yeniden imal edilmesi işlemleriyle uyumlu olduğu, bedellerinin de piyasa rayiçlerine uygun bulunduğu, dolayısıyla davacı şirketin maddi zararının toplam 762.219,10 TL olduğu'' değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, davacı vekili tarafından bilirkişi ek raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçe sunulmuştur. Davacı vekili, UYAP Bilişim Sistemi üzerinden dosyaya sunduğu 04/10/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile kısmi talepli dava dilekçesindeki ayıptan kaynaklı zarar tazmini talebini 762.219,10-TL'ye ıslah etmiş, aynı tarihte ıslah harcını yatırmış ve ıslah dilekçesi davalı şirkete tebliğ edilmiştir. Taraflar arasında kurulan ilişki, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğindedir. Eser sözleşmesi; yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir (TBK m. 470; mülga BK m. 355). Eser sözleşmesinde yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğun belirlenmesinde benzer alandaki işleri yüklenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranış esas alınır. Yüklenici kararlaştırılan eseri aksine bir düzenleme yoksa kendisi veya kendi yönetimi altında başka bir kişiye yaptırabilir (TBK m. 473). Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, TBK'nın 474-478 maddeleri arasında düzenlenmiştir. Yüklenici, eserdeki açık ve gizli ayıplardan dolayı iş sahibine karşı sorumludur (TBK m. 474). Sözleşmede kararlaştırılan niteliklerin veya dürüstlük kuralları gereğince bulunması gereken lüzumlu vasıfların eserde bulunmaması ayıp olarak nitelendirilir. Açık ayıp, eserin iş sahibine teslim anında kolaylıkla görülebilen ve fark edilebilen ayıplardır. Buna karşılık gizli ayıp, eserin tesliminden sonra ve kullanım sırasında ortaya çıkan ayıplardır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 26/02/2020 tarihli .... Esas ..... Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; Eser sözleşmesinde ayıp, üründe amaca uygun bulunması gereken ve sözleşmede taahhüt edilen niteliklerin bulunmamasıdır. Eser sözleşmesinde ayıp, gizli veya açık ayıp şeklinde olabilir. Açık ayıplar, ilk bakışta görülebilen veya basit bir muayene ile anlaşılabilen ayıplardır. Gizli ayıplar, ilk başta gözle görülemeyen veya basit bir muayene ile anlaşılamayan, sonradan kullanılmakla ortaya çıkan ayıp türüdür. Eserin teslim alınması ve basit muayene neticesinde görülebilen ayıplar açık, görülemeyenler ise gizli ayıplardır. Mahkememizce yapılan yargılama, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, tanık beyanları, 19/12/2022 tarihli bilirkişi kök ve 22/08/2023 tarihli ek bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalı şirket tarafından imalatı yapılan konveyör ve ruloların davacıya satış ve tesliminin yapıldığı, davanın satışı yapılan bu ürünlerdeki ayıptan kaynaklanan zararın tahsili istemine ilişkin olduğu, yerinde inceleme yapılmak sureti ile alınan 19/12/2022 tarihli bilirkişi kök ve 22/08/2023 tarihli ek raporlarında, davalı şirketçe imal edilen konveyör rulolarının ve konveyörlerin gizli ayıp niteliğinde imalat hatalı olduğu, dosyada bulunan ayıp ihbarnamesinin incelenmesinden, davacı şirketin davalı şirketçe imal edilen konveyörler üzerinde ilk çalıştırmada tespit ettikleri gizli ayıpları tespit tarihinde davalı şirkete ihbar ettiği, gizli ayıp niteliğindeki imalat hatalarının giderilmesinin tamir yoluyla mümkün olmadığından tüm konveyör sisteminin yeni malzeme ile yeniden imal edilmesi gerektiği, davacı şirket tarafından dosyaya sunulan faturaların dava konusu konveyör sisteminin parçalarının yeni malzeme ile yeniden imal edilmesi işlemleriyle uyumlu olduğu, bedellerinin de piyasa rayiçlerine uygun bulunduğu, davacının dava konusu konveyörlerin yeniden imalatı için katlandığı bedelin toplam 573.769,10 TL olduğu, davalıya yapmış olduğu ödemelerin toplam 188.450,00 TL olduğu, böylece davacının toplam masraf tutarının 762.219,10 TL olduğu hususlarının tespit edildiği, kök ve ek teknik bilirkişi heyet raporlarının dosya kapsamına ve hak ve çıkarlar dengesine uygun ve hüküm vermeye yeterli nitelikte olduğu anlaşıldığından Mahkememizce bu raporlara itibar edilerek; davaya konu konveyör ve ruloların ayıplı olduğu, davalının eseri, sözleşmede kararlaştırılan biçimde, amacına, fen, sanat ve teknik kurallara uygun olarak tamamlayıp teslim etmesi zorunlu olduğundan ve basiretli bir tacir gibi davranarak eseri imal etmesi gerektiğinden ortaya çıkan ayıpların tamamından sorumlu olması gerektiği sonuç ve vicdani kanaatine varılmış, her ne kadar davacı tarafça konaklama, ulaşım ve bir takım gider fatura ve makbuzları sunulmuş ise de bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere bu masrafların dava konusu malların onarımı esnasında yapılan masraflarla denetime elverişli şekilde ilişkilendirmesi mümkün olmadığından davanın ıslah talebiyle birlikte değerlendirilerek kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın ıslah talebiyle birlikte değerlendirilerek KABULÜ ile; 762.219,10-TL'nin 7.000,00-TL'sinin dava tarihinden (13/12/2021); 755.219,10-TL'sinin ıslah tarihinden (04/10/2023) itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 52.067,18 TL harçtan peşin alınan 13.019,55 TL harcın mahsubu ile noksan kalan 39.047,63 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat KAYDINA, Davacı tarafça yatırılan peşin, ıslah ve başvuru harcı olmak üzere toplam 13.078,85 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafça yapılan 6.251,30 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 112.710,67 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/12/2023 Katip ... ¸ Hakim ... ¸