İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/851 E. 2023/851 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/851
- Karar No
- 2023/851
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/851 Esas KARAR NO : 2023/851 Karar DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/07/2018 KARAR TARİHİ : 26/09/2023 Davacı tarafından mahkememizde açılan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; 01/03/2017 tarihinde davalı sürücü ... adlı sürücü işleteni ve maliki olduğu ... plaka sayılı aracı ile İstanbul ili, .... ilçesinde bulunan .... Konutlarında .... Cadde istikametinden ..... Sokak istikametine seyir halindeyken B1-13 blokları ile C2-11 blokları önündeki kontrolsüz bir şekilde kavşak içerisinde geldiğinde B1-13 blok önünde durma-duraklama halinde olan okul taşıtı olan diğer davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı diğer davalı ... Sigorta AŞ tarafından sigortalı araçtan inen davacıya ait aracın arkasından rehber öğretmen olmadan çıkan davacı küçük ...' e çarpması sonucu kaza oluştuğunu, söz konusu kazanın oluşumunda her iki davalı tarafın kusurunun olduğu kaza tespit tutanağında sabit olduğunu, trafik kazasında yaralanan davacının 6100 sayılı Yasanın 107. Maddesine göre bedensel zararlarının ve davalının kusur 100,00 TL güç kaybı tazminatınnı ve tedavi giderlerinin geçici ve kalıcı işletilecek faizi , yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılara ödetilmesi ve davalı sürücülerden ise kazada mağdur ... için 25.000,00 TL , anne ve babası için de 25.000,00 TL olmak üzere toplam 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Müvekkilinin dava konusu kaza dolayısıyla kusursuz olduğunu, Kaza tespit tutanağı, keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere müvekkilinin, davacı ...’a çarpmamak için küçük ...’u fark ettiği anda frene basarak direksiyonu sağa doğru çevirdiğini, müvekkilinin bu esnada hızı yaklaşık 10-15 km/h olduğunu, Kaldı ki site içi yokuşlu yolda daha yüksek hızda araç kullanabilmesi de olanaksız olduğunu, dosya içerisinde sunulan tüm raporların da ayrıntılı olarak incelendiğinde müvekkilinin kusursuz olduğunun kesin olduğunu, kazanın oluşumunun ardından davacıların sigorta şirketlerine başvuru yaptığını, müvekkilinin aracının sigorta şirketi ... sigorta A.Ş., ZMSS kapsamında 5.609,11 TL maddi tazminat ödemesi yaptığını, davacının tazminat talebi içerisinde yer alan tedavi giderleri SGK tarafından karşılanmakta ve diğer tazminat talepleri ise sigorta şirketince karşılanmış olmasına rağmen davacı tarafça kötü niyetli ve haksız olarak açılmış olan davanın reddini talep ettiklerini, Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır. “ şeklinde hüküm bulunduğunu, davacı küçük ...’un tüm tedavi giderleri SGK tarafından karşılandığını, müvekkilinin ... plakalı aracına ait ... SİGORTA şirketi nezdinde ... poliçe numaralı zorunlu mali sorumluluk sigortası(ZMSS) bulunduğunu, ilgili poliçenin dosya arasına alınması için ... Sigorta A.Ş.’ye müzekkere yazılmasını talep ettiklerini, ... Sigorta A.Ş. ye ihbarda bulunduklarını, yine müvekkilinin ... plakalı aracına ait ... SİGORTA şirketi nezdinde .... poliçe numaralı ... Genişletilmiş Mavi Kasko Poliçesi bulunduğunu, ilgili kasko poliçesi incelendiğinde manevi tazminat klozunda “İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında belirtilen Manevi Tazminat Taleplerini, bedensel zararlar limitleri ile teminat kapsamına dahil edilmiştir.” İbaresi yer aldığını, manevi zararlarla ilgili olarak 20.000,00TL ye kadar kasko kapsamında zararın karşılanacağı poliçede belirtildiğini, ilgili poliçenin dosya arasına alınması için ... Sigorta A.Ş.’ye müzekkere yazılmasını, tazminat miktarlarının tarafların olaydaki kusur oranına göre belirleneceğini, bu noktada talep edilen manevi tazminat meblağı fahiş olduğunu, iş bu nedenlerle davacının tüm maddi zararlarının sigorta şirketlerince teminat altında olması ile yine sigorta şirketince karşılanmış olması ve manevi tazminat talebinin de ... Sigorta A.Ş. teminatı içinde kalması nedeni ile davanın reddine karar verilmesini, tüm yargılama giderleri, dava harç ve yasal vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasını talep etmiştir. Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde; Davacı ... her ne kadar müvekkili şirkete başvuru yapmış ise de ödeme yapılabilmesi için gerekli olan ve kendisinden istenen evrakları temin etmediğinden kanunun dava şartını yerine getirmediğini, bu nedenle dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddi gerekmekte olduğunu, şöyle ki; sigorta şirketinin, gerekli belgeler ibraz edilmeksizin, gerçekleşen rizikonun kapsamını, hak sahibinin uğradığı zararı ve varsa hak kazandığı tazminat miktarını tespit edebilmesi ve neticede teminat dâhilinde ödeme yapabilmesi mümkün olmadığını, davacı tarafından gerekli evrakların tamamının müvekkili şirkete ibraz edilmemesi sebebiyle müvekkili şirketin gerekli işlemleri yaparak tazminat miktarını belirleyebilmesi ve ödeme yapabilmesi mümkün olmadığını, bu sebeple müvekkili şirketin temerrüde düşmesi de söz konusu olmadığını, henüz miktarı ve niteliği belirlenmemiş bir alacağa dair talep hakkının borcu muaccel hale getirmesi imkânsız olduğunu, bu doğrultuda, davacı taraf gerekli belgeleri müvekkili şirkete ibraz etmemek ve ödeme süresinin dolmasını beklememekle, kanunda belirtilen başvuru şartını yerine getirmemiş olduğundan dava ikame etme hakkı bulunmadığını, ikame edilen bu dava ile davacı ...’in 01.03.2017 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu yaralanması neticesinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00-TL maddi tazminat isteminde bulunduğu anlaşıldığını, ancak davacı yanın 100,00-TL maddi tazminat talebinin ne kadarının hangi zararına ilişkin olduğu anlaşılamadığını, açıklanan nedenle Sayın Mahkeme tarafından davacı yanın maddi tazminat talebinin ne kadarının hangi alacak kalemine ilişkin olduğunun açıklattırılmasına karar verilmesini, dava konusu kazaya karışan ... plakalı, .... Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı araç .... poliçe numarası ile 08.12.2016-08.12.2017 tarihleri arasında müvekkili şirket nezdinde Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ile teminat altına alındığını, müvekkili şirketin poliçe kapsamında sorumluluğu, poliçe üzerinde yazılı azami teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, poliçeden dolayı sorumluluğu, sigortalılarının kusuru oranında olmak üzere, bedeni zararlarda azami 330.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, teminat limiti bildirmelerinin davayı kabul anlamına gelmediğini, manevi tazminat talepleri Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi teminatı dışında olduğunu, söz konusu teminat limitinin tamamının defaten ödenmesi söz konusu olmadığını zarar görenlerin kaza nedeniyle uğradığı gerçek maddi zararın tespiti ve sigortalının kusuru oranında bu gerçek zararın tazmini esas olduğunu, her durumda müvekkili şirketin, sigortalısının kusuru oranında tazminat ödemesi yapmakla yükümlü olduğunu, 6704 Sayılı kanun gereğince, dava öncesinde müvekkili şirkete gerekli evraklar ile başvuru yapılması gerekirken evraklar taraflarına ulaştırılmaksızın dava açılmış olması sebebiyle davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usul yönünden reddine, davacının tedavi giderleri ve geçici iş göremezliğe ilişkin tazminat talepleri bakımından poliçe kapsamında sorumlulukları bulunmadığından bu talepler yönünden davanın reddine, aksi kanaatte olması halinde; Kusur durumunun belirlenmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesine, davacının maluliyetinin “Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik”e göre belirlenmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu .... İhtisas Kurulu’na gönderilmesine, sayın Mahkeme tarafından kusur ve maluliyetin tespitinin ardından aktüeryal hesaplamanın Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlenen aktüerler tarafından yerine getirilmesine, sayın Mahkemece herhangi bir tazminata hükmedilmesi durumunda tazminat tutarına uygulanacak faiz tür ve başlangıç tarihinde dilekçemizde belirtilen hususların dikkate alınmasına, davaya yönelik tüm beyanları dikkate alınmak suretiyle şartların varlığı halinde sigortalı araç sürücüsü ve işletenine rücu hakları saklı kalmak kaydıyla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... 28.01.2019 havale tarihli beyan dilekçesinde, oluşan maddi ve manevi zararların poliçe teminatı altında olduğunu, davanın reddini talep etmiştir Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ... İhtisas Kurulu'nun 05/06/2020 Tarih, ... Sayılı maluliyet raporunda; "... ve ... kızı, 16/05/2008 doğumlu, ...’in 01/03/2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; 1. Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, 2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği" kanaatini bildirir müşterek raporunu sunmuşlardır. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı .... İhtisas Kurulu'nun ... Tarih, ... Sayılı maluliyet raporunda; "... ve ... kızı, 16/05/2008 doğumlu, ...’in 01/03/2017 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup1 kabul olunarak: Gr1 XII(32a……….1)A %5 1. E cetveline göre %3.3(yüzdeüçnoktaüç) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, 2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği, 3. Başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1 (bir) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği " kanaatini bildirir müşterek raporunu sunmuşlardır. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'nin ... Tarih, .... Sayılı kusur raporunda; "A) Davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile seyir halindeyken seyir istikametine göre yolun sol tarafında kendisine doğru duraklayan minibüsten inen ve bu minibüsün arkasından görünürlüğünü kısıtlayacak şekilde koşarak kısa mesafeden hareket alanına giren yayaya çarptığı olayda atfı kabil kusuru bulunmamaktadır. B) Davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki minibüsteki öğrencilerin güvenli şekilde araçtan inmelerine, binmelerine ve geçişlerini yapmalarına yardımcı olacak rehber personel bulunmadığını dikkate alıp aracından inen 2008 doğumlu yayanın güvenli şekilde karşıdan karşıya geçişini sağlaması gerekirken, bu hususlara riayet etmeyip idaresindeki minibüsün arkasından karşıdan karşıya geçiş yapmak isteyen yayaya karşı yönden gelen aracın çarpmasıyla meydana gelen olayda tali kusurludur. C) 2008 doğumlu ..., karşıdan karşıya geçmeden önce ve geçişi esnasında yeterli ve gerekli kontrolleri yapması, yaklaşmakta olan araçların seyir durumlarını dikkate alması gerekirken bu hususlara riayet etmediği, kendi can güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde duraklayan minibüsün arkasından kısa mesafeden kontrolsüzce koşarak karşıdan karşıya geçmeye çalıştığı esnada sağ tarafından gelmekte olan davalı sürücü idaresindeki otomobilin hareket alanına girmesi ve bu otomobilin çarpmasına maruz kaldığı olayda yaşı nedeniyle davranış faktörleri olay üzerinde asli etkendir. SONUÇ: Yukarıdaki hususlar çerçevesinde gerçekleşen olayda; A) Davalı sürücü ...’in kusursuz olduğu, B) Davalı sürücü ...'ın %40 (yüzde kırk) oranında kusurlu olduğu, C) 2008 doğumlu ...'ın davranış faktörlerinin %60 (yüzde altmış) oranında etken olduğu "kanaatini bildirir müşterek raporunu sunmuşlardır. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Genişletilmiş Trafik İhtisas Dairesi'nin ... Tarih, ... Sayılı kusur raporunda; "1- Davalı sürücü ..., idaresindeki araç ile olay mahalli kavşağa geldiğinde yolun solunda kavşak girişinde yolcu indirmek için duran servis minibüsünün arkasından görüşüne kapalı alandan gelerek koşarak kaplamaya girişi yapıp idaresindeki araca çarpan yayaya karşı alabileceği bir önlemin bulunmadığı ve olayın oluşu üzerinde herhangi bir hatalı tutum ve davranışının olmadığı anlaşılmakla meydana gelen olayda kusursuzdur. 2- Davalı sürücü ..., görevli personel(hostes) bulunmayan aracı durdurmasının akabinde araçtan inen yolcunun vasıtanın arkasında ani ve kontrolsüzce yola çıkması sırasında bu yayanın çarpılması ile sonuçlanan olayda, olayın oluşu üzerinde herhangi bir hatalı tutum ve davranışının olmadığı anlaşılmakla meydana gelen olayda kusursuzdur. 3- 2008 doğumlu ..., servis aracından indikten sonra olaya müdrik yaşta olmamasının da etkisiyle aracın arkasından yaklaşan araç olup olmadığını kontrol etmeden sağ tarafından gelen davalı ...’in görüş alanı dışından ani ve kontrolsüzce koşarak kaplamaya giriş yapıp seyir halinde olan bu vasıtaya çarparak kazaya sebebiyet vermiştir. Davranış faktörleri olayın oluşu üzerinde asli derecede etken olmuştur. Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; 1- Davalı sürücü ...’in kusursuz olduğu, 2- Davalı sürücü ...’ın kusursuz olduğu, 3- 2008 doğumlu ...’in hatalı tutum ve davranışlarının olayın oluşu üzerinde %100 (yüzde yüz) oranında etken olduğu, oy çokluğu ile karar verildiği "kanaatini bildirir müşterek raporunu sunmuşlardır. Bilirkişi .... tarafından düzenlenen 25/06/2021 havale tarihli raporda; "HMK'nın 280. Maddesi hükmünün gözetilmesi ve HMK'nın 259. Maddesi uyarınca her türlü hukuki takdir tamamen Sayın Mahkemelerine ait olmak kaydıyla; yukarıda arz ve izah edilen hususlar ile ilgili Kanun maddeleri ve dava dosyasına ibraz edilmiş olan deliller ve tüm dosya kapsamı dikkate alınmak suretiyle yapılan bilirkişi incelemesinde, dava konusu somut olayda; TC Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı tarafından hazırlanan 04/02/2020 tarih ve .... sayılı “Adli Tıp Kurumu Raporu” na göre; *...,Davalı sürücü ...'in kusursuz olduğu, Davalı sürücü ...'ın 9640 (yüzdekırk) oranında kusurlu olduğu, 2008 doğumlu ...'in davranış faktörlerinin 9660 (yüzdealtmış) oranında kusurlu olduğu...” şeklinde görüş ve kanaatine varıldığı, TC Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı tarafından hazırlanan ... tarih ve ... sayılı “Adli Tıp Raporu” na göre; “...,E cetveline göre V03,3 (yüzdeüçnoktaüç) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği, Başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde | (bir) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği,...” şeklinde görüş ve kanaatine varıldığı, Rapor tanzim tarihi 25.06.2021 tarihi itibariyle, davacı mağdur Davacı mağdur ...'e ilişkin, a) Yargıtay'ın içtihatları ile kabul edildiği üzere, kişinin vücut bütünlüğünün ihlâli nedeniyle ortaya çıkan beden gücü kayıplarında gelirinde veya malvarlığında bir azalma meydana gelmese dahi tazminat gerektireceği, başkalarına göre daha fazla efor sarf ederek hayatını idame ettireceği ve bu hususta güç kaybı/efor tazminatı olarak talepte bulunabileceği kabul edilmekte ve davacı mağdurun sürekli çalışma gücünü yitirdiği kaza tarihinden itibaren sürekli maluliyet oluşacağı kabul edilerek hesaplama vapıldığı, ancak, Yargıtay Kararlarında da belirtildiği üzere, davacı çocuğun kaza tarihindeki yaşı itibariyle, kazanç getiren herhangi bir işte çalışması söz konusu olamayacağına ve bu vönden mahrum kalınan bir kazançtan bahsedilemeyeceğine göre, davacı mağdur. ...'in iş göremezlik zararı hesaplanmadığı, Sürekli işgöremezlik tazminat tutarı toplamının 27.853,27 TL olduğu, Olay tarihinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi azami teminat limitinin 330.000 TL olduğu, Davacı vekili tarafından toplam 100,00TL maddi tazminat ve Manevi tazminat talep edildiği, "sonuç ve kanaatine varıldığını bildirir raporu sunmuştur. .... Makine Faktültesi- bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 01/11/2022 havale tarihli raporda; "Dava konusu olayda, davalıya sigortalı ... plakalı otomobilin diğer davalı sürücüsü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde yolun solunda duraklayan servis aracı görüş alanında kalarak son derece ciddi bir uyarı ve muhtemel bir tehlike habercisi olup, buna göre olay yerine yaklaşmakta olan sürücünün eğimli yolda, hız kesmesi, yaygın dikkat halinden yoğun dikkat haline geçmesi gerekirken yola, trafiğe ve görüş alanına dikkat etmesi ve kavşak başında muhtemel tehlikeye karşı, sesli ve ışıklı olarak uyarması, etkili fren ve sağa direksiyon tedbiri alması gerekirken hızını düşürmeden mevcut süratiyle seyrine devam etmesi sonucu servis minibüsünün arkasından kontrolsüzce yola çıkan yayaya önlemsizce çarptığından ve yaralanmasına neden olduğundan meydana gelen kazada ikinci dereceden, % 30 (yüzde oranında) oranında TALİ kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Davalı sürücüsü ... idaresindeki ... plakalı minibüs / okul taşıtı / serviste yolculuk eden 2008 doğumlu ...'in ikametgahının karışında kalan kaldırımda indirilerek, kendi başına gözetim ve refakat altında olmadan karşıdan karşıya geçmek zorunda bırakılması sonucu meydana gelen kazada, yaşının küçüklüğü nedeniyle tehlikeyi göremeyen mağdurun yaralanmasıyla neticelenen kazada kusur izafe edilmesi mümkün görülmemiştir. Yukarıda açıklandığı üzere dava konusu olayda: 1. Davalı ... plakalı minibüsün / okul taşıtının / servisin sürücüsü ...’ın meydana gelen kazada % 70 (Yüzde yetmiş) oranında asli kusurlu olduğu, 2. Davalı ... plakalı otomobilin sürücüsü ...’in meydana gelen kazada % 30 (Yüzde otuz) oranında tali kusurlu olduğu, 2008 doğumlu ...'e kusuru izafe etmenin mümkün olmadığı" sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir. ... Makine Faktültesi- bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 11/01/2023 havale tarihli raporda; "İtiraz dilekçeleri içinde dosyaya ibraz edilen yeni bir bilgi ve belge bulunmamaktadır. Kaza anı görüntüleri tarafımızdan daha önce incelenmiş ve ana rapora yansıtılmıştır. Ana raporumuzda açıklanan kusur dağılımında bir değişiklik ön görülmemiştir. " sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir. Bilirkişi .... tarafından düzenlenen 09/05/2023 havale tarihli raporda; "HMK'nın 280. Maddesi hükmünün gözetilmesi ve HMK'nın 259. Maddesi uyarınca her türlü hukuki takdir tamamen Sayın Mahkemelerine ait olmak kaydıyla; yukarıda arz ve izah edilen hususlar ile ilgili Kanun maddeleri ve dava dosyasına ibraz edilmiş olan deliller ve tüm dosya kapsamı dikkate alınmak suretiyle yapılan bilirkişi incelemesinde, dava konusu somut olayda; Prof. Dr. Mak. Müh. ... Prof. Dr. Mak. Müh. .... Dr. Öğ. Mak. Müh. .... tarafından hazırlanan 01/11/2022 tarihli kusur raporunda “ Davalı ... plakalı minibüsün / okul taşıtının / servisin sürücüsü ...'ın meydana gelen kazada /070 (yüzde yetmiş) oranında asli kusurlu olduğu, Davalı ... plakalı otomobilin sürücüsü ...'in meydana gelen kazada 030 (yüzdeotuz) oranında tali kusurlu olduğu, 2008 doğumlu ...'e kusuru izafe etmenin mümkün olmadığı.. Olduğu, TC Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ıamfından hazırlanan ... tarih ve ... sayılı “Adli Tıp Raporu” na göre; “...,E cetveline göre %3,3 (yuzdeuçnoktauç) oranında meslekte kazanma gucunden kaybetmiş - sayılacağı, İyileşme ( iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı ancak iyileşme süresi içerisinde 1 (bir) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği,...” şeklinde görüş ve kanaatine olduğu, Rapor tanzim tarihi 8.05.2023 tarihi itibariyle, davacı mağdur Davacı mağdur ...'e ilişkin, a) Yargıtay'ın içtihatları ile kabul edildiği üzere, kişinin vücut bütünlüğünün ihlâli nedeniyle ortaya çıkan beden gücü kayıplarında gelirinde veya malvarlığında bir azalma meydana gelmese dahi tazminat gerektireceği, başkalarına göre daha fazla efor sarf ederek hayatını idame ettireceği ve bu hususta güç kaybı/efor tazminatı olarak talepte bulunabileceği kabul edilmekte ve davacı mağdurun sürekli çalışma gücünü yitirdiği kaza tarihinden itibaren sürekli maluliyet oluşacağı kabul edilerek hesaplama yapıldığı, Yargıtay Kararlarında da belirtildiği üzere, davacı çocuğun kaza tarihindeki yaşı itibariyle, kazanç getiren herhangi bir işte çalışması söz konusu olamayacağına ve bu yönden mahrum kalınan bir kazançtan bahsedilemeyeceğine göre, davacı mağdur ...'in tarihinden itibaren sürekli maluliyet zararı hesaplanmadığı, b) Davacı mağdur ...'e ilişkin ödenebilir sürekli işgöremezlik tazminat tutarı olarak toplam 207.586,75 TL tazminat hesaplandığı, Kusur durumları dikkate alındığında; b.l.) % 30 kusurlu bulunan ... plakalı aracın sigortacısı ... Sigorta AŞ açısından sorumluluk; Sürekli işgöremezlik tazminat tutarı toplamının 62.276,02 TL olduğu, ödenen tutarın güncellenmiş tutarının tenzili ile hesaplanacak bakiye tazminat tutarının 54.063,98 TL olduğu tespit edilmiştir. b.2.) % 70 kusurlu bulunan ... plakalı aracın plakalı aracın sigortacısı ... Sigorta AŞ açısından sorumluluk; Sürekli işgöremezlik tazminat tutarı toplamının 145.310,72 TL olduğu, c) Davacı mağdur ...'in geçici bakıcı gideri tazminat tutarı olarak toplam 2.029,00 TL tazminat hesaplandığı, Kusur durumları dikkate alındığında; c.1.) % 30 kusurlu bulunan ... plakalı aracın sigortacısı ... Sigorta AŞ açısından sorumluluk tutarı toplamının 551,03 TL olduğu, c.2.) % 70 kusurlu bulunan ... plakalı aracın plakalı aracın sigortacısı ... Sigorta AŞ açısından sorumluluk tutarı toplamının 1.285,73 TL olduğu, 4) Takdiri Sayın Mahkemelerine ait olmak üzere, davacı ... talep edilen tedavi giderine ilişkin hususların tespiti için konusunda uzman doktor bilirkişiden rapor alınmasının daha hakkaniyetli olacağı, Olay tarihinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi azami teminat limitinin 330.000 TL olduğu, 6) Davacı vekili tarafından toplam 100,00TL maddi tazminat talep edildiği, 7) Manevi tazminat talepleri Sayın Mahkemelerinin takdirinde olduğu, "sonuç ve kanaatine varıldığını bildirir raporu sunmuştur. Davacı tarafça, 13/09/2021 tarihli ıslah dilekçesi dosya içerisine sunulmuştur. Davacı tarafça, 05/06/2023 tarihli 2. ıslah dilekçesi dosya içerisine sunulmuştur. Yargılama sırasında bir kez ıslah yapılabileceğinden, 2. ıslah dilekçesi mahkememizce dikkate alınmamıştır. Dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, taraf beyanları. bilirkişi kök ve ek raporu, ATK Raporları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi - manevi tazminat istemine ilişkindir. Dava konusu, 01/03/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacıların küçük çocuğu ...' in davalılardan maddi ve manevi tazminat ve yine diğer davacıların manevi tazminat talep koşullarının oluşup oluşmadığı, mevcutsa miktarının tespiti noktasında toplandığı görülmüştür. Davalı ... sigorta şirketi tarafından, ... plakalı araca ilişkin başlangıç 26/07/2016, bitiş 26/07/2017 tarihli Kasko Sigorta Poliçesinin sunulduğu görülmüştür. Kaza tarihi itibariyle mevcut bir KASKO poliçesinin var olduğu anlaşılmıştır. Davalı ... Sigorta şirketi tarafından, ... plakalı araca ilişkin başlangıç 26/07/2016, bitiş 26/07/2017 tarihli Motorlu Kara Taşıt Araçları Zorunlu Mali Sorumluluk Trafik Sigorta Poliçesinin sunulduğu görülmüştür. Kaza tarihi itibariyle mevcut bir ZMMS poliçesinin var olduğu anlaşılmıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan kusur, maluliyet ve hesap yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Adli Tıp Kurumu .... İhtisas Kurulu'nun ... Tarih, ... Sayılı maluliyet raporunda; "... ve .... kızı, 16/05/2008 doğumlu, ...’in 01/03/2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; 1. Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, 2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği" şeklinde görüş bildirmiştir. Kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yönetmelik hükmüne göre, davacının engellilik oranı %0' dır. Teknik incelemeye göre belirlenen bu iş göremezlik raporuna, mahkememizce de dosya kapsamına uygun olması sebebiyle itibar edilmiştir. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Genişletilmiş Trafik İhtisas Dairesi'nin ... Tarih, ... Sayılı kusur raporunda; "1- Davalı sürücü ..., idaresindeki araç ile olay mahalli kavşağa geldiğinde yolun solunda kavşak girişinde yolcu indirmek için duran servis minibüsünün arkasından görüşüne kapalı alandan gelerek koşarak kaplamaya girişi yapıp idaresindeki araca çarpan yayaya karşı alabileceği bir önlemin bulunmadığı ve olayın oluşu üzerinde herhangi bir hatalı tutum ve davranışının olmadığı anlaşılmakla meydana gelen olayda kusursuzdur. 2- Davalı sürücü ..., görevli personel(hostes) bulunmayan aracı durdurmasının akabinde araçtan inen yolcunun vasıtanın arkasında ani ve kontrolsüzce yola çıkması sırasında bu yayanın çarpılması ile sonuçlanan olayda, olayın oluşu üzerinde herhangi bir hatalı tutum ve davranışının olmadığı anlaşılmakla meydana gelen olayda kusursuzdur. 3- 2008 doğumlu ..., servis aracından indikten sonra olaya müdrik yaşta olmamasının da etkisiyle aracın arkasından yaklaşan araç olup olmadığını kontrol etmeden sağ tarafından gelen davalı ...’in görüş alanı dışından ani ve kontrolsüzce koşarak kaplamaya giriş yapıp seyir halinde olan bu vasıtaya çarparak kazaya sebebiyet vermiştir. Davranış faktörleri olayın oluşu üzerinde asli derecede etken olmuştur. Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; 1- Davalı sürücü ...’in kusursuz olduğu, 2- Davalı sürücü ...’ın kusursuz olduğu, 3- 2008 doğumlu ...’in hatalı tutum ve davranışlarının olayın oluşu üzerinde %100 (yüzde yüz) oranında etken olduğu, oy çokluğu ile karar verildiği" şeklinde görüş bildirmiştir. Kazanın oluş şekline göre belirlenen bu kusur oranlarına; dosya kapsamı içeriği, davacı çocuk ...' in hareketleri, önlenemeyecek şekilde ani ve kontrolsüzce yola çıkması da dikkate alınarak mahkememizce itibar edilmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle kazanın oluşumunda davalıların kusuru bulunmadığından, açılan maddi ve manevi tazminat davalarının sübut bulmadığından reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının tüm davalılar yönünden maddi ve manevi tazminat taleplerinin sübut bulmadığından REDDİNE, 2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken toplam 269,85-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 35,90-TL peşin harç ile yargılama devam ederken yatırılan 3.890,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 3.925,90-TL harçtan mahsubu ile 3.656,05-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacıya İADESİNE, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, -Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın (Bilirkişi olarak görevlendirilen ...'ın ücreti olan 2.000,00-TL ödendikten sonra) karar kesinleştiğinde davacı tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına) 4-Davalı ... tarafından yapılan 100,00-TL yargılama giderinin, davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalı ...'e VERİLMESİNE, 5-Maddi tazminat davası yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak kendisini vekille temsil eden davalılara VERİLMESİNE, 6-Manevi tazminat davası yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak kendisine vekille temsil eden davalı ...' e VERİLMESİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı ... vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/09/2023 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır