İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/737 E. 2023/578 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/737
Karar No
2023/578
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/737 Esas KARAR NO : 2023/578 Karar DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/07/2018 KARAR TARİHİ : 08/06/2023 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının bir internet sitesinde gördüğü devren satılık anaokulu ilanı üzerine davalılardan ... ile görüştüğünü ve satış konusunda anlaştıklarını, devamında anaokulunun bulunduğu gayrimenkulün sahibi olan diğer davalı ile de görüşerek, işletmeyi devralacağını belirttiğini ve aralarında kira kontratı yapmak konusunda anlaştıklarını, bunun üzerine ... ile önce 28.10.2015 tarihli bir sözleşme imzalandığını, bu sözleşme ile anaokulunun 75.000,00 TL'ye müvekkiline devredildiğini, bedelin 15.000,00-TL'sinin peşin ödendiğini, kalan 35.000,00 TL'nin 30.10.2015'te ödendiğini ve 25.000,00 TL'likte senet düzenlendiğini, daha sonra Bakırköy ... Noterliği'nce düzenlenen 30.10.2015 tarih ve .... yevmiye nolu İşletmenin Devri Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeyle ... Mahallesi ... Caddesi .... Sokak no:20/A Bağcılar, İstanbul adresinde (... ada, ... parsel), işletme adı ".... Anaokulu" olan işletme ve bu işletmeye ait işletme hakkının müvekkiline devredildiğini, devir esnasında 35.000,00 TL daha ödendiğini ve kalan 25.000,00 TL için de senet tanzim edilerek verildiğini, anaokulunun faaliyet gösterdiği gayrimenkulün sahibi olan .... ile de 30.10.2015 başlangıç tarihli 5 yıl süreli kira kontratı imzalandığını, söz konusu işletmenin Kasım 2015'te faaliyet göstermeye başladığını, Haziran 2016 içerisinde bina girişine daire ve dükkanların 05.07.2016 tarihine kadar boşaltılması gerektiğini bildiren bir uyarı yazısı asıldığını, işletmeyi henüz devralan ve ciddi masraflara giren müvekkilinin apartman yönetiminden karar defterini vs incelemek istemiş ise de defterlerin kendisine gösterilmediğini, müvekkilinin anaokulunu kendisine devreden ...'un binanın yıkılacağını çok önceden bildiğini 28.07.2016 tarihinde öğrendiğini, diğer davalının da mal sahibi olarak Mayıs 2015'den bu yana kentsel dönüşüm kararı alındığını bildiğini ve buna rağmen müvekkilinden bu bilgiyi sakladığını ve hatta 30/10/2016 tarihinde 5 yıllık kontrat imzaladığını, kaldı ki kentsel dönüşüm nedeniyle yapılan toplantılardan ve alınan yıkım kararından o anki işletme sahibinin ve mal sahibinin haberinin olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olacağını, davacının 08/08/2016 tarihinde kentsel dönüşüm çalışması kapsamında binaya ait bloklardan birinde yıkım çalışmasının başlaması ve gerek çalışanlar gerekse anaokulu öğrencilerinin can güvenliği nedeniyle işletmeyi tahliye ettiğini, müvekkilinin gerek işletmeyi devreden gerekse kontrat imzaladığı mal sahibi tarafından esaslı bir şekilde aldatıldığını ve ciddi zararlara uğradığını, kiraya verenin TBK 301. Maddesine aykırı davrandığını, davacının işletmeyi eşyalı bir şekilde devralmışsa da tahliye süresince işletmenin içindeki eşyaları 4.000,00-TL'ye, kapı ve mutfak dolaplarını ise 1.000,00-TL'ye sattığını, yine bu süreçte mal sahibinin müvekkiline zararını gidermesi adına 2.400,00-TL, müteahhit firmanın da 5.000,00-TL verdiğini, müvekkilinin işletme devam etseydi her ay 27.000,00-TL kazanç elde edecekken binanın yıkılması nedeniyle bu kazançtan da mahrum kaldığını, müvekkilinin neticede 75.000,00-TL devir bedeli, 3.050,00-TL kitap-kırtasiye seti bedeli olarak üzere 78.050,00-TL harcadığını, müvekkilinin işsiz kaldığı 4 aylık dönemde anakoulu işletmeye devam edebilseydi minimum kazancının toplam 27.000,00-TL olacağı eklenirse toplam zararın 105.050,00-TL olduğunu, ancak yıkım sebebiyle işletmeyi tahliye ettiğinde satılan emtia bedeli 5.000,00-TL olmak üzere bu zararın 12.400,00-TL'sinin karşılandığını iddia ederek; müvekkilince yapılan masraflardan gelen ödemeler sonunda kalan bakiye 65.650,00-TL ve muhtemel kazanç kaybı olarak 27.000,00-TL olmak üzere toplam 92.650,00-Tl maddi tazminatın (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen davalılara yüklenmesine, müvekkilinin gerek tahliye sürecinde gerekse sonrasında işsiz kaldığı dönemde yaşadığı elem ve psikolojik yıpranması göz önünde bulundurularak yine müştereken ve müteselsilen 50.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmiş, davalı tarafından davaya karşı yazılı cevap dilekçesi ibraz edilmemiş, davalı adına duruşmalara katılan olmamıştır. YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, İşletme Devir Sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. Uyuşmazlığın, işletme devrinden kaynaklanan 75.000,00-TL devir bedeli, 3.050,00-TL işyeri malzeme bedeli ve 27.000,00-TL kazanç kaybından doğan 105.050,00-TL maddi zarardan bakiye zarar bedeli olan 92.650,00-TL 'nin ve 50.000,00-TL manevi zararın davalıdan tazmini isteminden kaynaklandığı tespit edilmiştir. .... İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne müzekkere yazılarak; .... Mah. ... Caddesi .... Sokak No:20/A Bağcılar/İstanbul adresinde(... ada, .... parsel) kayıtlı olan .... Anaokulunun öğrenci sayısı, kapasitesi ve ne kadar süre faaliyet gösterdiği hususlarının araştırılarak mahkememize bu hususla ilgili bilgi verilmesi istenmiş, cevabi yazı dosyaya kazandırılmıştır. .... İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta; ... adına kurum açma onayı verilen söz konusu okulun 25/11/2015 tarihinde 12099715 sayılı Bakanlık onayı ile ... isimli şahısa devredildiği, ...'in kurum binasının kentsel dönüşüm nedeniyle 08/08/2016 tarihli dilekçesine istinaden 04/11/2016 tarih ve .... Sayılı Bakanlık Makam onayı ile kapatıldığı, okulun 24 öğrenci kapasiteli olduğu hususlarının bildirildiği görülmüştür. Bağcılar Tapu Müdürlüğünden; .... Köyü ... Ada .. ve ... parsel (yeni parsel ....) sayılı taşınmazlar üzerine konulan 6306 Sayılı Yasa kapsamında riskli yapı şerhi tesisi yazıları ve mazbata evrakları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Davacı vekilince bildirilen tanıklar mahkememizce bizzat dinlenilmiştir. Mahkememizce dinlenen davacı tanığı ... beyanında," ben davacıya okul fikrini bana açtığı için ve destek olmamı istediği için kendisine destek oldum, verilen senetlerdeki kefil imzası da bana aittir, okulun yerini birlikte beğendik, kirası da etrafa göre düşüktü, bir öğrenci parası kadardı, ticari olarak mantıklı geldi bize, birkaç kere de gittik normal ticari faaliyetine devam ediyordu, kirayla ilgili kendisi için kar olması açısından uzun süreli bir sözleşme yapması için kendisine akıl vermiştim, okul açıldıktan ve davacı okulu çalıştırmaya başladıktan sonra birkaç ay sonra beni aradı, okulun bulunduğu binanın kentsel dönüşüme uğrayacağını öğrendiğini söyledi, biz bu durumu öğrendikten sonra mülk sahibinin yanına da gittik, kendisi mağdur olduğumuzu görünce 2000-2500 TL kadar da bize geri ödeme yapabileceğini söyledi, kentsel dönüşüm aniden oluşan bir şey olmuyor, 1-2 yıl öncesinden olan bir süreç olduğu düşüncesindeyim" demiştir. Mahkememizce dinlenen davacı tanığı ... beyanında," ben dava konusu binanın kentsel dönüşüme uğraması ile beraber müteahhitliğini yaptım, .... inşaat firması olarak yürüttük, bu bina ile kentsel dönüşüm görüşmeleri yaklaşık 1 yıl sürdü, bizden önce başka firmalarla da bina maliklerinin görüştüğünden haberdar da olduk, 15 ay civarında da binayı yeniledik, 24 ay içerisinde de binayı teslim ettik, davalı ... ile de binanın etrafında gezerken tanıştık, kendisinin anaokulunun sahibi olduğunu öğrendik, kendisine binanın kentsel dönüşüme uğrayacağından o şekilde bahsettik o zaman öğrendi, tarihleri hatırlamıyorum ama anlaşma sağlandıktan sonra 3-4 ay sonra gibi kentsel dönüşüme başlanma safhasına gelinir " demiştir. Mahkememiz dosyası, tarafların iddia ve savunmaları, sunulan ve toplanan deliller, tarafların ticari defterleri ve tüm dosya kapsamı incelenmek sureti ile; davacının işletme devrinden kaynaklanan alacağı bulunup bulunmadığı, kentsel dönüşüm nedeniyle davacının maddi ve manevi zarara uğrayıp uğramadığı, zarara uğramış ise miktarı, bu zarardan davalı tarafın sorumlu olup olmadığı hususlarında rapor düzenlenmek üzere inşaat yüksek mühendisi ve SMMM bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından 14/06/2022 havale tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş, 14/06/2022 havale tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"... Davacının 2015 ve 2016 yılları işletme defterinin delil vasfının bulunduğu, Bağcılar Belediye Başkanlığı Kentsel Tasarım Müdürlüğünün, riskli yapı yazılarının 10/06/2016 tarih, .... sayı ve 09/06/2016 tarih, .... sayı no olduğu, riskli yapı tebliğ mazbatasının 30/06/2016 tarihinde ....ye tebliğ edildiği, kira başlangıcının 30/10/2015 tarihli ve 5 yıllık olduğu, riskli yapı tespitine karar veren Bağcılar Belediye Başkanlığı Kentsel Tasarım Müdürlüğü'ne malikler tarafından itiraz etme hakkı bulunduğu, fakat dava dosyasında itiraz dilekçesinin tespit edilemediği, davacı taraf vekilinden 2015 ve 2016 yılları Gelir Vergisi Beyannameleri talep edilmiş olmakla birlikte, rapor tarihine kadar sunulmadığından zarara ilişkin tespit yapılamadığı, neticeten; davacının iddialarının ispata muhtaç olduğu" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı itirazlarını içerir dilekçe sunulmuştur. 12/08/2022 tarihli ara karar ile Mahkememiz dosyası, davacı tarafça ibraz edilen vergi beyannameleri dikkate alınarak gerekçeli, hükme ve denetime elverişli ek rapor düzenlenmek üzere kök bilirkişi raporunu hazırlayan bilirkişi heyetine (heyete ticaret hukuku/nitelikli hesaplamalar konusunda uzman bilirkişi eklenerek) tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından 24/01/2023 tarihli ek rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş, 24/01/2023 tarihli bilirkişi ek raporunun incelenmesinde özetle; "...Davacının 3.050,00-TL'lik kırtasiye masrafını talep edebileceği kanaatine varılması halinde davacının zararının 75.000,00-TL + 3.050,00-TL - 12.400,00-TL =65.650,00-TL olduğu, davacının incelenen işletme defterlerinde Kasım/2015 - Ağustos 2016 dönemlerinde faaliyet göstermiş olduğu, faaliyet gösterilmiş olan dönemlerde kar elde etmediği, davacı yanın resmi defterlerine göre faaliyet döneminde kar elde etmemiş olması nedeniyle faaliyetin sözleşme sonuna kadar devamı halinde olası karının hesap edilemediği, kiralanan taşınmazın riskli yapı niteliğinde olması halinin gizli ve önemli nitelikte bir ayıp teşkil ettiği " değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, rapora itiraz edilmemiştir. İspatın konusu, ispat yükünün kimde olduğu ve ispat vasıtalarının neler olduğu 6100 sayılı HMK.nun 187, 190 ve 200'ncü maddelerinde açıkça belirtilmiştir. İspatın konusu HMK.nun 187'nci maddesinde “İspatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilir. Herkesçe bilinen vakıalarla, ikrar edilmiş vakıalar çekişmeli sayılmaz.” Şeklinde belirtilirken, ispat yükünün kimde olduğu ise HMK.nun 190'ncı maddesinde “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.”düzenlemesi ortaya konmuştur. Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, bilirkişi kök ve ek raporları ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında işletme devir sözleşmesinden kaynaklı ticari ilişki bulunduğu, bu ilişki kapsamında davacı tarafından işletmenin bulunduğu taşınmazın kentsel dönüşüm içerisine giren yerlerden olduğundan alınan yıkım kararı gereği iş yerini tahliye ederek kapatmasından kaynaklanan zararları nedeniyle iş bu maddi ve manevi tazminat talepli davanın açıldığı, her ne kadar davacı tarafça davalının, işletmenin bulunduğu taşınmazın kentsel dönüşüm nedeniyle yıkılacağını önceden bildiğini ve buna rağmen işletme devri yaparak zarara uğramasına sebep olduğunu iddia etmiş ise de; taraflar arasında imzalanan İşletme Devir Sözleşmesinin 30/10/2015 tarihli olduğu, Bağcılar İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün cevabi yazısından anlaşıldığı üzere 25/11/2015 tarihinde .... sayılı Bakanlık onayı ile işletmenin (... Anaokulu) davacıya devredildiği, Bağcılar Belediye Başkanlığı Kentsel Tasarım Müdürlüğünün, riskli yapı yazılarının 30/06/2016 tarihinde kiralayan ....ye tebliğ edildiği, devir sözleşmesinin yapıldığı tarihte ilgili taşınmaz üzerinde riskli yapı şerhinin bulunmadığı, davacı tarafça sunulan apartman karar defterinin incelenmesinde kentsel dönüşüm kararlarının işletme devir sözleşmesinin yapılmasından sonra alındığının anlaşıldığı, davacının somut deliller ile davalının devri yapılan işletmenin bulunduğu taşınmazın kentsel dönüşüme gireceği hususunu bildiğini ispat edemediği sonuç ve vicdani kanaatine varılmakla; ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın davalı ... yönünden REDDİNE, 2-Davalı ... yönünden açılan davanın bu dosyadan TEFRİK EDİLEREK başka bir esas numarasına kaydının yapılmasına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 179,90-TL maktu ilam ve karar harcının davacı tarafından peşin yatırılan 2.436,11-TL harçtan mahsubuna, artan 2.256,21-TL harcın davacı tarafça talep edildiğinde ve karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerine BIRAKILMASINA, 5-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra DAVACIYA İADESİNE, 6-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı .... vekilinin e-duruşma sistemi ile yüzüne, davalı ...'un yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/06/2023 Katip ... ¸ Hakim ... ¸

Atıf: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/737, K. 2023/578, T. 08.06.2023, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-737-e-2023-578-k-d0e1c34600d0