İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/345 E. 2023/566 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/345
Karar No
2023/566
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/345 Esas KARAR NO : 2023/566 Karar DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/04/2018 KARAR TARİHİ : 06/06/2023 Davacı tarafından mahkememizde açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyası ile borçlu aleyhine icra takibine girişilmesi neticesinde borçlunun 27/08/2014 tarihinde işbu takibe itiraz ederek takibin durmasına neden olduğunu, davalı ile müvekkili şirket arasındaki ticari anlaşma gereği müvekkilinin davalı firmaya ait ham kumaşları boyayıp işleyerek tekrardan davalı firmaya iade ettiğini, takibe konu faturaların müvekkili şirketçe yapılan işin neticesinde düzenlendiğini, fatura bedellerinin davalı tarafça ödenmemesi üzerine ilamsız takibin başlatıldığını, icra dosyasından gönderilen ödeme emrinin davalı tarafa tebliğ edilmesi üzerine davalı borçlu tarafından borca ve tüm ferilerine itiraz edildiğini, taraflar arasında ticari bir ilişki olduğunu, bu sebeple itirazın kötü niyetli olduğunu, neticede davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile duran tüm alacaklar yönünden takibin devamına, davalı şirket aleyhine % 20 icra inkar tazminatı hükmedilmesine, vekalet ücret ile yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; İtirazın iptaline ilişkin huzurdaki davanın süresinde açılmadığını, itirazın iptali davası, borçlu tarafından icra takibine yapılan itirazdan itibaren 1 yıl içinde açılması gerektiğini, bu bir yıllık sürenin hak düşürücü süre olduğunu, dava için mahkemeye başvurulduğu takdirde bu süre hâkim tarafından resen gözetildiğini, davacı ... bu süre içerisinde dava açılmadığı için davanın usulen reddi gerektiğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı tarafın dava dilekçesindeki iddia ettiği hususların zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin davacı ... hiçbir şekilde borcu bulunmadığını, müvekkilinin tekstil işleri ile iştigal eden, çeşitli malzemeleri ürün haline getiren, bunların yurt içinde ve yurt dışında satışını gerçekleştiren, faaliyet gösterdiği alanda deyenimli ve işinde özverili davranan bir firma olduğunu, davacı, müvekkili ile aralarındaki sipariş formalarına istinaden müvekkilime ait ham kumaşları boyayıp işleyecek, müvekkili ise işin bedelini ödeyeceğini işbu sözleşmeye istinaden taraflar cari hesap ilişkisi çerçevesinde çalıştıklarını, taraflar arasında; müvekkilinin sipariş formalarında yazılı fiyat üzerinden ödeme yapması kararlaştırıldığını ve teyit edilen fiyat üzerinden davacı ... ürünler imal edildiğini, ancak malların bir kısmı sipariş ile teyit edilen fiyata aykırı olarak davacı ... müvekkiline fatura edildiğini, müvekkili firma tarafından 27/07/2013 tarih, 5.343,09 TL bedelli ve 30/10/2013 tarih, 1.875,14 TL bedelli iadesi faturası tanzim edildiğini, işbu faturalar elden teslim edildiğini, ayrıca kargo yoluyla davacıya gönderildiğini ve davacı ... faturalara itiraz etmediğini, cari hesap ekstresi ve ticari defterler incelendiğinde; müvekkilinin tüm ödemelerini yaptığı, davacı ... herhangi bir borcunun bulunmadığı ortaya çıkacağını, davacı ... iddia ettiği gibi ticari ilişkinin var olmadığı yönünde bir savunmalarının da bulunmadığını, icra takbinde takip dayanağı olarak (4) adet faturanın gösterildiğini, taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunmadığını, bu sebeple alacak borç ilişkisi takibe konu faturalara indirgenemeyeceğini bir an için indirgendiği varsayımında dahi, müvekkiline ait ticari defterlerin incelemesi neticesinde; tarih sırasına göre deftere kayıtlı son 3 ödemeye bakıldığında, müvekkilince yapılan son ödemelerin dahi davacı ... alacaklı olduğunu iddia ettiği fatura alacağının tamamını karşıladığı görüleceğini, neticede huzurdaki itirazın iptali davası, 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmağından davanın usulen reddine, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı tarafın dava dilekçesindeki iddia ettiği hususlar zamanaşımına uğradığından davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davacı ... tarafından davalı müvekkili şirket aleyhinde başlatılmış olan haksız ve hukuki mesnetten yoksun işbu davanın esastan reddine, davacı ... dava konusu alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkumiyetine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı ... üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Çorlu .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Talimat sayılı dosyasında Bilirkişi .... tarafından düzenlenen 14/03/2019 havale tarihli raporda; " Davacı tarafın sunmuş olduğu 2013 ve 2014 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış onamalarının zamanında ve usulüne uygun yapıldığı , defterlerin bir birini teyit ettiği tespit edilmiş olup davacı tarafın lehine delil teşkil edebileceği sonucuna varılmıştır. Davacı taraf ticari defterlerinde davalıdan 12.232,57 TL alacaklı olarak gözükmektedir. Dava konusu olan fatura içeriğindeki emtiaların teslim edildiğine dair sevk irsaliyeleri sunulmuş ve irsaliyelerde teslim alan kısımlarında imza olduğu görülmüştür. Davacı tarafın takip tarihinde davalıdan 12.232,57 TL asıl alacak, 834,66 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 13.067,23 TL talep edebileceği; Takip sonrası asıl alacağa tahsil edilinceye kadar avans faiz işletilebileceği," sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Bilirkişi .... tarafından düzenlenen 07/01/2020 havale tarihli raporda; "Dava konusunun davacının davalı ile olan uyuşmazlığınını, taraflar arasında ticari satımdan kaynaklandığı, cari hesap alacağının tahsili amacı ile yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali ve takibin devamı ile birlikte alacak miktarının % 20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı talebinden ibaret olduğu, davalı defterlerinin 6102 Sayılı TTK.m:64/3, VUK. M.182 uyarınca tutulması zorunlu olan 2013-2014 yıllarına ait Yevmiye, Defter-i Kebir ve envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, 2013-2014 yıllarına ait Yevmiye defterlerinin kapanış tasdikinin yasal süresi içerisinde yapılmış olduğu, bu itibarla HMK 222 md. Ve 6102 sayılı TTk 64/3 madde gereğince mevcut haliyle davalının 2013-2014 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davalının yasal defter kayıtlarında; 13/03/2019 tarihli SMMM Bağımsız Denetçi ... tarafından verilen bilirkişi raporun sonuç kısmında davacı taraf ticari defterlerinde davalıdan 12.232,57TL alacaklı olarak gözüktüğü, davalının yasal defter kayıtlarında; davalının davacıya borç bakiyesinin bulunmadığı, sayın mahkeme tarafından verilen görev doğrultusunda huzurdaki davaya konu uyuşmazlık hakkında görüş belirtilip hesaplama yapılabilmesi için; Davacı tarafından 13/03/2019 tarihli SMMM Bağımsız Denetçi .... tarafından verilen bilirkişi raporuna dayanak hesap ekstresinde tespit edilen; 08/05/2013 tarih ... nolu KDV dahil 5.014,34TL fatura ile ilgili irsaliyenin tarafıma incelenmek üzere dava dosyasına sunulması gerekeceği, Davalı tarafından 27/07/2013 tarih 5.343,09 TL tutarındaki ödeme dekontu, 30/10/2013 tarih 1.875,14 TL tutarındaki ödeme dekontu davalı tarafından davacı tarafa yapılan yukarıdaki ödeme kopyalarının tarafıma incelenmek üzere dava dosyasına sunulması gerekeceği, " sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Bilirkişi .... tarafından düzenlenen 25/12/2020 havale tarihli ek raporda; "Davacı yasal defterlerinde yer alan 08/05/2013 tarih ve 5.014,34TL tutarındaki faturanın davalı tarafından sunulan cari hesap ekstresinde yer almamaktadır. Buna karşı davalı tarafından sunulan cari hesap ekstresinde yer alan 27/07/2013 tarih 5.343,09 TL ile 30/10/2013 tarih 1.875,14-TL olmak üzere toplam 7.218,23 TL tutarındaki faturalar davacının yasal defterlerinde yer almamaktadır. Taraflarca kaydedilen söz konusu faturalar arasındaki fark davacı lehine (12.232,57TL - 7.218,23=) 5.014,31 TL olup davacı tarafça bu faturalar kabul edildiğinde davacının davalıdan 5.014,31TL talep edebileceği, davacının 14/08/2014 tarihli icra takip tarihine kadar talep edebileceği işlemiş faiz alacağının 585,85 TL hesaplandığı, " sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 22/05/2021 tarihli raporda; "Davacı şirketin ticari defterlerinin talimat yolu ile incelenmiş olduğu ve davacı şirketin 2013-2014 yılı ticari defterlerinin birbirini teyit ettiği ve davacı şirket lehine delil teşkil ettiğinin belirtildiği, Nihai Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, 2. Davalı şirkete ait 2013-2014 yılına ait ticari defterlerinin TTK’ya göre, açılış tasdiklerinin yasal süresi içinde yapıldığı, yevmiye defteri kapanış tasdikinin TTK Madde 69-70/son 72/3 ve V.U.K. madde 220-226 uyarınca yasal sürelerde ve usulüne uygun şekilde yaptırıldığı ve belirli kanuni şartları taşıdığı sahibi lehine delil vasfına sahip olduğu kanaatine varılmış ise de Nihai Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, 3. Davacı şirkete ilişkin Talimatla alınan bilirkişi raporu ve davalı şirket ticari defter kayıtlarına göre, her iki taraf içinde fatura teslimi ve/veya fatura içeriği mal-hizmet teslimi belgelenemeyen faturaların dışlanması halinde davacı şirketin davalı şirketten cari hesap bakiyesi olarak Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün .... E. Sayılı dosyasından 14.08.2014 takip tarihi itibarı ile 7.218,23 ₺ alacaklı olacağı ve itirazın iptali gerekeceği, 4. Davacı şirketin icra takibine konu yaptığı faturaların tanzim tarihinden sonra yapılan ödemelerin, icra takibine konu edilmeyen faturalara istinaden yapılmış olacağının kabulü yönünde Sayın Mahkemenizde kanaat oluşması halinde ise davacı şirketin davalı şirketten Takip 14.08.2014 tarihi itibarı ile icra takibine konu 4 adet fatura karşılığı 1.146,84 ₺ alacaklı olacağı, 5. Somut olay bakımından faizin; davacı şirketin davalı şirketi ihtar veya ihbar ile temerrüde düşürdüğüne ilişkin dosya kapsamında belge bulunmadığından takip öncesi faiz hesaplaması yapılmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin ticari olması nedeni ile miktarı infaz aşamasında belirlenmek üzere, davacı şirketin talebi gibi alacağa takip tarihi olan 14.08.2014 tarihinden itibaren değişen ve değişecek oranlarda TİCARİ FAİZ işletilmesinin uygun olduğu, 6. İcra/İnkar Tazminat talebinin Değerlendirmesinin Sayın Mahkemenizin Takdirleri içerisinde kaldığı," sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Bilirkişi .... tarafından düzenlenen 20/06/2022 tarihli ek raporda; "Kök raporda yapılan inceleme ve değerlendirmelerimizde değişikliğe gidilecek somut bilgi ve belgenin dosya kapsamında bulunmaması nedeniyle KÖK rapordaki görüşümüzün aynen korunduğu, 2. Davacı şirkete ilişkin Talimatla alınan bilirkişi raporu ve davalı şirket ticari defter kayıtlarına göre, her iki taraf içinde fatura teslimi ve/veya fatura içeriği mal-hizmet teslimi belgelenemeyen faturaların dışlanması halinde davacı şirketin davalı şirketten cari hesap bakiyesi olarak Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün .... E. Sayılı dosyasından 14.08.2014 takip tarihi itibarı ile 7.218,23 ₺ alacaklı olacağı ve itirazın iptali gerekeceği, 3. Davacı şirketin icra takibine konu yaptığı faturaların tanzim tarihinden sonra yapılan ödemelerin, icra takibine konu edilen faturalara istinaden yapılmış olacağının kabulü yönünde Sayın Mahkemenizde kanaat oluşması halinde ise davacı şirketin davalı şirketten Takip 14.08.2014 tarihi itibarı ile icra takibine konu 4 adet fatura karşılığı 1.146,84 ₺ alacaklı olacağı, 4. Somut olay bakımından faizin; davacı şirketin davalı şirketi ihtar veya ihbar ile temerrüde düşürdüğüne ilişkin dosya kapsamında belge bulunmadığından takip öncesi faiz hesaplaması yapılmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin ticari olması nedeni ile miktarı infaz aşamasında belirlenmek üzere, davacı şirketin talebi gibi alacağa takip tarihi olan 14.08.2014 tarihinden itibaren değişen ve değişecek oranlarda ticari faiz işletilmesinin uygun olduğu,5. İcra/İnkar Tazminat talebinin Değerlendirmesinin Sayın Mahkemenizin Takdirleri içerisinde kaldığı, " sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....Talimat sayılı dosyasında Davacı şirket yetkilisi ...'un alınan yeminli beyanında; "Bakırköy İcra Dairesinde takibe konu faturanın ne olduğu konusunda bir bilgim yoktur. Aradan uzan zaman geçtiği için şu an hangi fatura olduğunu hatırlayamıyorum. Bizim davalı şirket ile 2014 yılına kadar ticari ilişkimiz mevcuttu. Biz fason boyahane olarak davalı şirketten iş aldık. Göndermiş olduğu ürünler boyandı. Fason bedeli ile fatura kesildi. Biz eksiksiz şekilde işlemleri, boyamayı yaptık. Uzun süredir kendisi ile çalışmaktaydık. 10 yıl geçtiği için aramızda yazılı bir sözleşme olup olmadığını hatırlamıyorum. Aramızdaki cari hesap ilişkisi çerçevesinde bizim kendilerinden bakiye alacağımız kalmıştı. Bu nedenle takibi başlattık. Biz tüm ürünleri kendilerine teslim etmiştik. Davalı her ne kadar kendisinin kestiğini belirttiği 5.343,09 TL'lik ve 1.875,14 TL'lik iki faturadan bahsetmiş ise de bizim haberimiz yoktur. Söz konusu faturalar bize hiç gelmedi. Gelseydi zaten bizim kayıtlarımızda da mevcut olurdu. Bizim davalıya bu nedenle hiçbir borcumuz yoktur. Kendisinden alacağımız vardır. Olay bundan ibarettir dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraf beyanları, icra dosyası, bilirkişi kök ve ek raporları, yemin beyanı ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Dava, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu' nun 67. maddesine dayalı itirazın iptali isteminden ibarettir. Dava konusu, taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayalı olarak fatura alacağından kaynaklı başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali mahiyetinde olduğu görüldü. Dava konusu Bakırköy ... İcra Dairesi'nin .... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 12.232,57-TL Asıl alacak ve 834,65-TL faiz olmak üzere toplam 13.067,23-TL toplam alacağının takip tarihinden itibaren işleyecek % 11,75 ticari faiziyle tahsili talep edilmiştir. Davalılara ödeme emri tebliğ edilmiş, davalı borçlu vekili borca itiraz ettiğini belirtmiştir. İtiraz üzerine takibin durduğu ve süresinde iş bu davanın açıldığı görülmüştür. Dava konusu miktar 13.067,23-TL'dir. Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir. Davacının ve davalının incelemeye konu ticari defterlerinin yasal şartları taşıdığı ve davacı - davalı lehine delil niteliğinin olduğu dosya kapsamı içeriğinden anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığı fatura ve ticari defter ve ticari kayıtlar içeriğinden anlaşılmaktadır. Taraflar arasında sözlü bir eser sözleşmenin olduğu anlaşılmıştır. Tarafların ticari defterler ve kayıtları ile Bilirkişi ...' ın hazırlamış olduğu rapor içeriğinin incelenmesinde; - Dava konusu yapılan faturaların 24.09.2013 tarihli ve ... numaralı 3.012,54 TL' lik faturanın 2.033,12 TL' lik kısmı, 14.10.2013 tarihli ve ... numaralı 7.823,40 TL' lik fatura, 24.10.2013 tarihli ve .... numaralı 1.064,48 TL' lik fatura ve 18.11.2013 tarihli ve ... numaralı 1.311,57 TL' lik fatura olduğu; toplam miktarın 12.232,57 TL olduğu, - Davalının 17.01.2014 tarihli cari hesap bakiyesinin 0,00 TL olduğu, davacıya herhangi bir borcunun olmadığının görüldüğü, - Dosya içerisindeki taraf beyanları ve bilirkişi raporu içeriğinden anlaşıldığı üzere, dava ve takip konusu faturalardan sonra taraflar arasında herhangi bir ticari ilişkinin yürütülmediği; bu sebeple fatura bazlı değil de cari hesap bazlı incelemenin yapıldığı, bu incelemenin dosya kapsamına ve hukuka uygun olduğu; icra takibine konu yapılan faturaların teslim tarihinden sonra davalı şirket tarafından yapılan ödemelerin bu faturalara istinaden yapıldığının yazılı delil ile ispat edilemediği, bu sebeple yapılan ödemelerin faturalardaki miktarlardan mahsup edilmemesi gerektiği ve yine cari hesap ilişkisi içerisinde değerlendirilmesi gerektiği, - Tarafalar arasındaki ticari ilişkinin 2013 yılından önce başladığı; davacı tarafından tanzim edilen 08.05.2013 tarih ve 5.014,34 TL tutarlı faturanın davalı kayıtlarında yer almadığı ve davacı tarafından da söz konusu fatura içeriği hizmetin davalı şirkete verildiği ve yine faturanın davalı şirkete teslim edildiğine dair yazılı belgenin sunulmadığı, bu alacak iddiası yönünden davacı tarafın mahkememizce hatırlatılmasına rağmen yemin deliline başvurmadığı görülmekle bu fatura yönünden davacının davasını ispat edemediği ve herhangi bir alacağının olmadığı; bu haliyle davacının davalıdan bakiye (12.232,57 - 5.014,34=) 7.218,23 TL alacaklı gözüktüğü, - Davalı şirket tarafından davacıya hitaben 27.07.2013 tarih ve 5.343,09 TL tutarlı ile 30.10.2013 tarih ve 1.875,14 TL tutarlı 2 adet toplam 7.218,23 TL tutarlı faturanın düzenlendiği; ancak bu faturaların ve yine bu faturalara konu mal ve hizmetin davacı şirkete verildiğine dair herhangi bir yazılı kaydın dosya içerisine sunulamadığı, kargo kayıtlarından bu faturaların davacıya teslim edildiğinin ispatlanamadığı; bunun üzerine davalı tarafa yemin delil hakkının hatırlatıldığı, davalı tarafça yemin deliline başvurulduğu ve davacı şirket yetkilisi tarafından yemin edildiği ve bu iki faturadan haberlerinin olmadığı, kendilerine gelmediği, davalıdan alacaklı olduklarını beyan ettiği, bu haliyle davalının bu iki faturadan kaynaklı alacağını ispat edemediği anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan sebeplerle davacının 7.218,23 TL miktarlı olarak alacağının varlığını ispatladığı ve yine davalının ödemeye ilişkin aksini gösterir başka yazılı kesin kayıtta sunmadığı, bu sebeple davalının davacıya 7.218,23 TL borçlu olduğu kabul edilmiş ve açılan davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Takip tarihinden önce davalı temerrüte düşürülmediğinden, takip öncesi faiz talebinin reddine karar verilmiştir. İcra takibinin kötüniyetli başlatıldığına dair dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmadığından ve davanın kısmen de kabulüne karar verildiğinden, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Talebin yargılamayı gerektirdiği kanaati ile icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE, -Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı icra dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin asıl alacak 7.218,23-TL üzerinden kaldığı yerden aynen DEVAMINA, -Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, -Davacının yasal şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, -Takipteki asıl alacağa takip tarihinden itibaren işlemek üzere ve davacının talebini aşmamak kaydıyla 3095 Sayılı Kanunun 2/2 Md. uyarınca değişen oranlarda avans faizi UYGULANMASINA, -Davalının yasal şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı taleplerinin REDDİNE, 2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 493,08-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 223,16-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 269,92-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, -Davacı tarafça sarf edilen toplam 264,26-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Davacı tarafından sarf edilen bilirkişi, tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 1.595,00-TL yargılama giderinin kısmen kabul - red oranı ve takdiren % 55,24'ü olan 881,08-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye masrafların davacı üzerinde BIRAKILMASINA, -Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına) 4-Davalı tarafından sarf edilen bilirkişi, tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 790,10-TL yargılama giderinin kısmen kabul - red oranı ve takdiren % 44,76'sı olan 353,65-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, bakiye masrafların davalı üzerinde BIRAKILMASINA, -Davalı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın yatıran tarafa İADESİNE, 5-Davanın kabul miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 7.218,23-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davanın red miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 5.849,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, Dair; Miktar itibariyle kesin olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/06/2023 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/345, K. 2023/566, T. 06.06.2023, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-345-e-2023-566-k-2bbc5cb9ac0c