İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/905 E. 2025/161 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/905
Karar No
2025/161
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/905 Esas KARAR NO : 2025/161

DAVA : 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 20/11/2024 KARAR TARİHİ : 09/04/2025

Mahkememizde görülmekte bulunan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında ... tarihli sözleşme imzaladıklarını, söz konusu sözleşme ile Bakiye kalan alacak hakkında; müvekkil Tarafından keşide edilen ... şubesi keşide yeri ... olan ... numaralı ... vade tarihli ... TL bedelli çek davalı tarafa müvekkil tarafından ciro edildiğini, işin süresi içerisinde tamamlanacağını vadeden davalı şirketin haksız talebi ve zor durumda kalan müvekkil üzerinde oluşan baskı sonucu söz konusu çekleri yapılacak olan işe mahsuben verdiğini ancak davalı taraf sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirmediğini, işleri tamamlamadığı gibi aynı zamanda sözleşmedeki işler karşı aldığı ... şubesi keşide yeri ... olan ... numaralı ... vade tarihli ... TL bedelli çeki de iade etmeyerek Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas Sayılı dosyası üzeriden takibe geçtiğini, davacının davalı şirket her hangi bir borcunun bulunmadığını ,öncelikle %115 nakit teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilerek dosyada bulunan hacizlerin kaldırılmasını, talebimizin kabulü ile davalı şirket ile müvekkil şirkete Borçlu olmadığının tespitine, Antalya Genel İcra Dairesi .../... Esas sayılı haksız icra takibinin durdurulmasına ve akabinde iptaline, Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, bu dava sebebiyle uğramış olduğumuz zararların yasa gereği alacağın yüzde yirmisinden az olmamak kaydıyla kötü niyetli davalıdan alınarak müvvekile verilmesini, vekâlet ücreti ve sair yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından arabulucuuk müessesine başvurulmadığını, davanın usulden reddi gerektiğini, söz konusu davanın menfi tespit davası olarak açılması, davacının çek keşidecisi olması, müvekkil şirketin 3. Kişi konumda olması ve sözleşmenin ciro eden ... ile yapılmış olması dikkate alındığında cirolayan ...'nin dosyada davalı olması menfi tespit davasının davacıya göre tarafı olması gerekirken salt müvekkil firmayı taraf olarak gösterip davanın açılması HMK, TTK ve Çek Kanunu gereğince yasaya aykırılık teşkil ettiğini, Dava dışı ... adından aynı çeke ilişkin müvekkil firmaya Antalya ... Ticaret mahkemesi .../... esas sayılı dosyasıyla menfi tespit davası açılmış ve dava ret olduğundan derdestlik iddiasında bulundukların, dava hukuki dayanaktan yoksun tümü itibari ile kötü niyetli olarak açılmıştır. Müvekkil firma ile dava dışı ... firma arasında akit edilen iş ve edimler için müvekkil firma daima çabalayan işin ve edimlerin yerine getirilmesinde gayret gösteren taraf olduğunu, davanın reddine karar verilmesini, Yargılama giderleri vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... esas sayılı kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takip dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi uyarınca; "Bu kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, dava konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi mevcuttur. 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 3'üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümle ile,"Dava şartı olarak arabuluculuk, Madde 18/A - (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi mevcuttur. Somut olayda, dava dilekçesi ve ekli evrakların incelenmesinde; TTK nun 3.kitabında düzenlenen kıymetli evrakla (TTK madde 645-849) ilgili ticari davalar mutlak ticari dava niteliğindedir. Bu davalar tacir olup olmadıklarına ve uyuşmazlığın ticari işletme ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava olarak kabul edilir. Dava ve takip konusu, bonodan dolayı borçlu olmadığının tespiti olduğu için iş bu dava mutlak ticari davadır. Dolayısıyla 6102 sayılı yasanın 5/A maddesi uyarınca söz konusu talebe ilişkin davanın dava şartı olarak arabuluculuğa tabi işlerden olduğu ve dava açılmadan evvel arabulucuya başvurulmasının somut olay bakımından zorunlu olduğu ve bunun aynı zamanda 6100 sayılı HMK gereği dava şartları arasında sayıldığı kanaatine varılmıştır. Tüm dosya kapsamının incelenmesi neticesinde; iş bu davanın arabuluculuk dava şartına tabi olduğu, dava dilekçesi içeriğinde arabulucuk dava şartının gerçekleştiğine ilişkin açıklama olmadığı, delil olarak da arabuluculuğa dayanılmadığı, davacı vekilinin ... tarihli beyan dilekçesi ile eldeki davada arabuluculuğa gidilmesinin zorunlu olmadığının beyan edildiği, dolayısıyla davacı tarafça arabuluculuk kurumuna başvurulmadan dava açıldığının anlaşıldığı, bu konudaki eksikliğin dava açıldıktan sonra giderilmesinin mümkün olmadığı, dava açılmadan önce bu konudaki dava şartı yerine getirilmeden davanın açıldığı anlaşıldığından, özellikle dava tarihinin ...; 6102 sayılı Kanun'un 5/A maddesinde 7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 31. maddesi ile menfi tespit davalarının da dava şartı olarak arabuluculuğa tabi olduğuna dair yapılan değişikliğin yürürlük tarihinin 01.09.2023 olmasına göre, TTK'nun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ... TL harcın peşin alınan ... TL harçtan mahsubu ile eksik alınan ... TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra taraflara iadesine, Dair davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/04/2025

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/905, K. 2025/161, T. 09.04.2025, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-905-e-2025-161-k-a4bccbbc2523