İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/414 E. 2025/165 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/414
- Karar No
- 2025/165
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/414 Esas KARAR NO : 2025/165
DAVA :Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 15/05/2024 KARAR TARİHİ : 09/04/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketle, davalı şirket ... arasında ... tarihinde anlaşma yapıldığını, anlaşma gereği malzeme teslim tarihi gelmiş ve geçmiş olmasına rağmen davalı firma taahhüt ettiği inşaat malzemelerini teslim etmediğini, davacı şirket sözleşmeden dönerek davalı şirkete teslim edilen ve bedelsiz kalan çekin iade edilmesi için ... tarihinde noter üzerinden davalı şirkete ve yetkilisine Antalya ... Not. ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname tebliğ etmiş ve tebliğden itibaren 1 iş günü içerisinde çekin müvekkil firmaya iade edilmesini talep ettiğini, İhtarname tebliğ edildiği halde çek iade edilmediğini, malların teslim edilmemesi nedeniyle müvekkilinin mağdur olduğu gibi aynı zamanda vermiş olduğu çekin vadesinin yaklaşmasından dolayı zor durumda kaldığını, davalı şahsın, malların teslim edilmesine karşılık gelen çekin vadesinin gelmesi ve derhal haksız olarak icra kanalıyla tahsiline gidebileceğinden ötürü söz konusu çeklerin dava kesinleşinceye kadar ödenmemesi için çek üzerinde ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve bahse konu çekin iptal edilmesini ve borçlu olunmadığının tespitini talep ve dava etmiştir CEVAP Davalı davaya cevap vermemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi uyarınca; "Bu kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, dava konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi mevcuttur. 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 3'üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümle ile,"Dava şartı olarak arabuluculuk, Madde 18/A - (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi mevcuttur. Somut olayda, dava dilekçesi ve ekli evrakların incelenmesinde; TTK nun 3.kitabında düzenlenen kıymetli evrakla (TTK madde 645-849) ilgili ticari davalar mutlak ticari dava niteliğindedir. Bu davalar tacir olup olmadıklarına ve uyuşmazlığın ticari işletme ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava olarak kabul edilir. Dava ve takip konusu, bonodan dolayı borçlu olmadığının tespiti olduğu için iş bu dava mutlak ticari davadır. Dolayısıyla 6102 sayılı yasanın 5/A maddesi uyarınca söz konusu talebe ilişkin davanın dava şartı olarak arabuluculuğa tabi işlerden olduğu ve dava açılmadan evvel arabulucuya başvurulmasının somut olay bakımından zorunlu olduğu ve bunun aynı zamanda 6100 sayılı HMK gereği dava şartları arasında sayıldığı kanaatine varılmıştır. Tüm dosya kapsamının incelenmesi neticesinde; iş bu davanın arabuluculuk dava şartına tabi olduğu, dava dilekçesi içeriğinde arabulucuk dava şartının gerçekleştiğine ilişkin açıklama olmadığı, delil olarak da arabuluculuğa dayanılmadığı, bu konudaki eksikliğin dava açıldıktan sonra giderilmesinin mümkün olmadığı, dava açılmadan önce bu konudaki dava şartı yerine getirilmeden davanın açıldığı anlaşıldığından, özellikle dava tarihinin ...; 6102 sayılı Kanun'un 5/A maddesinde 7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 31. maddesi ile menfi tespit davalarının da dava şartı olarak arabuluculuğa tabi olduğuna dair yapılan değişikliğin yürürlük tarihinin 01.09.2023 olmasına göre, TTK'nun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gereken ... TL harcın peşin alınan ... TL harçtan mahsubu ile eksik alınan ... TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra taraflara iadesine, Dair davacı vekilinini yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/04/2025
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır