İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/294 E. 2024/754 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/294
Karar No
2024/754
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/294 KARAR NO : 2024/754 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 25/03/2024 KARAR TARİHİ : 20/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; ... tarihinde ... ile müvekkil davacı ... arasında ... plakalı ... model aracın ... kapatılması için özel tasarım bir ürün sebebiyle tarafların aralarında görüşmeye başladığı, Davalı şirket ... tarihinde taslak bir fiyat teklifi gönderdiği, söz konusu Fiyat teklifi ... adına düzenlenmiş ve hem müvekkilim hem davalı tarafından teklif imzalanmadığı gibi teklifin ve maddelerin müvekkilimce onaylandığına dair herhangi bir sözel ya da yazılı beyanın bulunmadığı, taraflar aralarında sözlü bir şekilde ... tarihinde projeye başlanacağı, ... ilk haftası ön ödeme yapılacağı, ... tarihinde aracın teslimi şeklinde anlaşma yapıldığı, davacı müvekkilin aracı, anlaşılan tarihte sabah saatlerinde davalı ...'ın dükkanına götürülmüş olup taraflar arasında sözlü anlaşılan tutarın %75'ine tekabül eden ... TL, ... tarihinde ön ödeme olarak davalının belirttiği ... hesabına gönderildiği, İlgili banka dekontunun ekte bulunduğu, tarafların anlaşmış olduğu teslimat tarihine bir hafta kala davalı tarafından hala projeye ilişkin tasarım dahi gelmediği için ... tarihinde müvekkil, davalı ile görüşmüş ve davalı özür dileyip kendisine zaman verilmesini istediği, tasarımın ...'ta sunulacağı, teslimatın ...’ta yapılacağı şeklinde taraflar anlaşarak, müvekkil iyi niyetli bir şekilde davalı şirkete süre tanıdığı, ancak aradan geçen 3 güne rağmen hala davalı tarafça üzerine düşen edimler ifa edilmediği, tasarım yapılmadığı ve süreç sürüncemede bırakıldığı için ... tarihinde müvekkili davalı tarafa ulaşmış ve aracının geri gönderilmesini ve ücret iadesi talebinde bulunduğu, davalı tarafça kabul edilen ücret iadesi yapılmadığı gibi sonrasında kötü niyetli, hukuka aykırı ve mesnetsiz bir şekilde davalı taraf ile aracın ve tutarın iadesi üzerine anlaşılmasının üzerinden ancak 20 gün geçtikten sonra 7 gün geriye dönük olarak müvekkile ... Tarihli ... TL + KDV tutarında fatura düzenlediği, aynı gün müvekkili tarafından ilgili faturaya itiraz edildiği, ilgili fatura incelendiğinde içerik olarak, davalı tarafça üstlenildiği kabul edilen aracın çekiciyle geri gönderim bedeli, müvekkilimin projesi için alındığı iddia olunan ve hala davalı tarafın uhdesinde bulunan malzemelerin bedeli ve yerine getirmediğinin hizmete ilişkin olduğu, daha öncede belirtildiği üzere işin mahiyeti gereği önce tasarım yapılmasını takip ederek tasarımın son hali taraflarca değerlendirilerek ve alıcının yani somut olayda davacı müvekkilin onaylaması sonucu ancak diğer aşama olan malzeme alımına geçilmesi gerektiğini, davalı şirketin henüz tasarımını sunmadığı ürüne ilişkin aldığı malzemeyi tarafımıza faturalandırması kabul edilebilir olmadığı, müvekkilinin bu faturada belirtilen hiç bir hizmeti veya ürünü almadığı ve alamadığı ve davalı tarafın ya tutarsa şeklinde ilgili tutarı kötü niyetle düşürmeye çalıştığı açık olduğu hususlarını belirterek , yukarıda açıklanan nedenlerle davanın kabulünü, Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptalini ve takibin devamını talep etmiştir. Davalı cevap dilekçesi vermemiş ve bu suretle davacının dayandığı vakıaları inkar etmiş sayılmıştır. Dava, itirazın iptali talebinden ibarettir. Belirtmek gerekir ki; Genel haciz yoluyla ilamsız icra takiplerinde borçlunun itirazı üzerine takip durur ve alacaklının takibin devamını sağlamaya yarayan imkanlarından biri İcra İflas Kanunun 67. maddesinde öngörülen itirazın iptali davasıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2013/19-2415 esas, 2015/2335 karar sayılı emsal ilamında da belirtildiği üzere; İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, normal bir alacak (eda) davasıdır. Takip alacaklısı tarafından (süresi içinde) ödeme emrine itiraz etmiş olan borçluya karşı açılır; yani davacı alacaklı, davalı ise takip borçlusudur. Davacı alacaklı bu davada, borçlunun itiraz etmiş olduğu alacağın mevcut olduğunu bildirerek, borçlunun itirazının iptaline karar verilmesini (ve istiyorsa, borçlunun icra inkar tazminatına mahkûm edilmesini) talep eder (KURU, Baki: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Türkmen Kitabevi, İstanbul, Kasım 2004, s. 220-221). Bu genel açıklamalardan sonra dosyaya dönüldüğünde; ilgili icra dosyası, uyap sistemi üzerinden iş bu dosya ile ilişkilendirilmiştir. Mahkememizce tarafların ticari defterlerinin incelenmesine dair ara karar kurulmuştur. HMK m. 222 gereği; Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın kanuni şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. 7251 sayılı kanunla, 6100 sayılı Kanunun 222 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir; “Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.” Usul hükümleri derhal uygulanırlılık ilkesine tabidir. Davacı ticari defterlerinin talimat yolu ile incelenmesi sonucu hazırlanan ... tarihli raporda özetle; Davacının ... ve ... takvim yıllarında e-defter tuttuğu, defterleri eksiksiz, usulüne ve mevzuata uygun olarak tuttuğu, davacı ... nce davalıdan ... yılında ... TL ve ... yılında ... TL olmak üzere toplam ... TL alacağı bulunduğu, bu alacağın ... yılında ödediği ... TL sının takip konusu yaptığı belirtilmiştir. Davalı taraf kendisine verilen kesin sürede ticari defterlerini sunmamıştır. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, itiraz ve beyanlar alınmıştır. Davalı vekili, rapora itirazında davaya konu avansın araç ... amaçlı özel sipariş sonucu alındığını, davacının sebepsiz yere geri istemesi sonucu aracın iade edildiğini, yapılan masrafların davacıya yansıtıldığını beyan etmiştir. Bilirkişi raporunda davalının kestiği faturanın davacı tarafça itiraza uğradığı ve kayıtlarına alınmadığı bildirilmiştir. Davalı ticari defterlerini sunmadığı için davacının ticari defterlerindeki kayıtlar, davacının lehine delil olma vasfına sahiptir. Davalının bahsettiği faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olmaması nedeniyle, davalı iddiasını başkaca usulünce delillerle ispatlamalıdır. Davalı cevap dilekçesi de vermediğinden, savunmalarını dayandırdığı vakıalara ilişkin delilleri de mevcut değildir. Tüm dosya kapsamı, davacı ticari defter incelemesi sonucu hazırlanan bilirkişi raporu, davalının ticari defterlerini sunmadığı için davacının ticari defterlerindeki kayıtların, davacının lehine delil olma vasfına sahip olması, yukarıdaki açıklamalar dikkate alınarak; davacının davasını ispatladığı kanaatiyle, davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebine gelince; İcra inkar tazminatının şartları şunlardır: a)Geçerli ilamsız icra takibi yapılmış olmalı, b)Borçlu süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olmalı, c)Süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olmalı, d)Talep olmalı, e)Borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmelidir. Dosyaya baktığımızda; yukarıdaki unsurların mevcut olduğu, alacağın likit olduğu kanaatiyle, inkar tazminatı talebinin de kabulüne karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM/Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE; Davalının Antalya Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile; takibin aynen devamına; 2-Davacının inkar tazminatı talebinin kabulü ile; hükmolunan miktarın % 20 si üzerinden hesap edilen ...-TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL peşin karar harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, hüküm gereği alınması gerekli bakiye ... TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi gereğince; bakiye harcın, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiğinden, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmeyen harç için -kanunen belirlenen sınır göz önünde tutularak- "harç tahsil müzekkeresi" yazılmasına, bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olmasının, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmeyeceğinin bu şekilde hükümde belirtilmesine, 6-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen toplamda ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafça dosyada yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç-masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) posta-tebligat-bilirkişi ücreti gideri toplamı ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekili ... ve davalı vekili ...'ın yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/11/2024 Katip ... Hakim ... ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/294, K. 2024/754, T. 20.11.2024, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-294-e-2024-754-k-1955280a7e06