İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/832 E. 2025/62 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/832
- Karar No
- 2025/62
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/832 KARAR NO : 2025/62
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/12/2023 KARAR TARİHİ : 04/02/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyasına takibe konu edilen çekteki imzanın kendisine ait olmadığını, imzasının taklit edildiğini, zira çek koçanlarının çalınmış olduğunu ve buna ilişkin olarak da Antalya CBS'nin .../... soruşturma sayılı dosyasında suç duyurusunda bulunduklarını, yapılan arabuluculuk görüşmesinde de anlaşma sağlanamadığını belirterek, müvekkilinin Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyası nedeni ile borçlu olmadığının tespiti ile kötü niyet tazminatına karar verilerek vekalet ücretinin ve yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP :Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı takip dosyasında takibe konu çek yönünden davacının davalıya borcunun bulunup bulunmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davasıdır. Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı dosyası incelenmiş; alacaklının ... olduğu, borçluların ... ve davalı ... olduğu, ... TL asıl alacak, ... TL asıl alacak faizi olmak üzere toplam ... TL alacağın tahsili talebi ile Kambiyo senetlerine mahsusu haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının ... Şubesine ait ... tarih ... seri nolu ... TL bedelli çek olduğu anlaşılmıştır. Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... esas sayılı dosyasına konu çek aslı, davacıya ait imza örnekleri toplanmış Adli Tıp Kurumunca imza incelemesi yaptırılmıştır. Adli Tıp Kurumu ... tarihli raporunda sonuç olarak; "inceleme konusu çekte sol üst tarafta atılı basit tersimli düzeltme imzası ve basit tersimli keşideci imzası ile ...'in mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla kuvvetle muhtemel ...'in eli ürünü olmadığı" sonuç ve kanaate varmıştır. Uyuşmazlık; takip konusu çekteki imzanın davacı ...'e ait olup olmadığının tespiti ile, davacının borçlu olup olmadığının tespitine ilişkindir. Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir. Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise, ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası da açabilir (Kuru, B. İcra ve İflâs Hukukunda Menfi Tespit Davası ve İstirdat Davası, Ankara 2003, s. 233). Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer, davalının dayandığı hukuki ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir. Davalı alacaklı varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiden kendi lehine çıkar sağlamak durumunda olduğundan, bu ilişkinin varlığının borçlu tarafından inkar edilmesi halinde, ilişkinin mevcudiyetini ispat etmek davalı alacaklıya düşer. Kural olarak, imzası inkar edilmeyen senetlere karşı açılan menfi tespit davasında ispat yükü davacı borçludadır. Ancak senetteki imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzasının borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. (Yargıtay HGK’nın 2006/12-259 Esas,2006/31 Karar sayılı kararı). İcra takibine dayanak alınan senedin TTK.nun 780. maddesi hükmünde öngörülen zorunlu unsurları içerdiğinden “Çek niteliğinde kambiyo senedi olduğu anlaşılmaktadır.” Kambiyo senedi, hukuksal niteliğince, sebebini içermeyen bir borç ikrarı senedi niteliğindedir. Çekin rızası dışı elden çıkması halinde ispat yükü, çekin yetkili hamili olduğunu ve rızası hilafına elinden çıktığını ileri süren davacıya ait olup, davacının iddiasını kesin ve inandırıcı delillerle kanıtlaması gerekmektedir. Borçlunun hamil/alacaklıya karşı senet metninde imzaya ilişkin iddiası mutlak def’idir. "....Senetteki imzanın inkarı halinde, imzanın borçluya ait olduğunu ispat yükü belgeyi elinde bulunduran senet alacaklısına aittir. Yargılama sırasında takibe konu senedin kaybolmuş olduğu tespit edildiğinden davalılar imzanın davacı borçlu şirket yetkilisine ait olduğunu ispatlayamamıştır. İmzada sahtecilik iddiası kambiyo senetlerinde mutlak defi olup, lehdar ve ciro yolu ile hamil olan cirantalara ve son hamile karşı ileri sürülebilir..." (Yargıtay 11. HD 2020/5093 E. 2021/5318 K.) Yargıtay kararından da anlaşılacağı üzere, çekte sahtecilik iddiasının mutlak defi olarak herkese karşı sürülebileceği, burada ispat yükünün çekteki imzanın davacıya ait olduğunu iddia eden tarafa ait olacağı açık olup, davalı tarafça, senet altındaki imzanın davacıya ait olduğu kanıtlanamamıştır. Görüldüğü üzere davacı taraf çekteki imzanın kendisine ait olmadığı bu sebeple çekin geçersiz olduğu ileri sürülmüş olup, yapılan bilirkişi incelemesi doğrultusunda da dava konusu çekin davacı tarafından imzalanmadığı ve bu haliyle geçersiz olduğu anlaşılmaktadır. Neticeten davacının Antalya Genel İcra Müdürlüğü’nün .../... Esas sayılı icra takip dosyasına konu edilen ... Şubesine ait ... tarih, ... seri nolu ... TL bedelli çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti ile davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. İİK'nın 72/5. maddesi uyarınca, borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşılırsa, borçlunun talebi üzerine, takip konusu alacağın yüzde yirmisinden az olmayacak şekilde, uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Diğer anlatımla, borçlu davacı yararına kötüniyet tazminatına hükmedebilmek için, alacaklı davalının takibinde haksız olması yeterli olmayıp, kötüniyetli olduğunun da ispatı gereklidir. Davalı alacaklının kötüniyetli sayılabilmesi için de, haksız olduğunu bildiği ya da bilmesi gerektiği halde icra takibine girişmiş olması gerekir. Bu hususun ispat yükü de, davacı borçludadır. ( Prof. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukukunda Menfi Tespit Davası ve İstirdat Davası, Ankara 2003, sayfa 173 vd. Yargıtay 23.H.D 19.01.2012 tarih ve 2011/2342 E, 2012/239 K sayılı ilamı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2012/6652 Esas, 2013/392 K) Somut uyuşmazlıkta ise takip, imzalı çeke dayalı olarak var olduğu düşünülen hakkın kullanılması amacına dayalı olup, yargılama sonunda senetteki imzanın davacıya ait olmadığı ve yapılan takibin haksızlığı belirlenmiş ise de, salt buna dayalı olarak davalı alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak başlattığının kabulü olanaklı görülmemiştir. Davacı taraf icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitini talep etmiş ve takip miktarı ...-TL üzerinden harç tamamlanmış olduğundan yargılama giderleri bu bedel üzerinden hesaplanarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE; Davacının Antalya Genel İcra Dairesi’nin .../... Esas sayılı takip dosyası ile takibe konu ... şubesine ait ... tarih, ... seri nolu ... TL bedelli çekten dolayı borçlu olmadığının TESPİTİNE, 2-Davacının kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE 3-Alınması gerekli ...-TL harçtan peşin olarak alınan ...-TL(tamamalama harcı ile birlikte) harcın mahsubu ile bakiye ...-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 4-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğiden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre ...-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından yapılan ...-TL ilk dava masrafı ve ...-TL müzekkere, posta ve davetiye giderinden ibaret toplam ...-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 6-Dosyada yeterli delil avansı bulunmadığından ödenemeyen ...-TL ATK fatura bedelinin davalıdan tahsilinin kurum tarafından takibine, kararın bir örneğinin ATK'na gönderilmesine, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... TL nin DAVALIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 8-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra masrafı kendisine ait olmak üzere gösterecekleri bir IBAN/hesap numarasına yatırılmasına ancak hesap numarası bildirilmemiş veya bildirilmez ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine veya taraflara iadesine, Dair, e-duruşma talep eden davacı vekili ...'un yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/02/2025
Katip ... e-imza
Hakim ... e-imza