İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/346 E. 2024/538 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/346
- Karar No
- 2024/538
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/346 KARAR NO : 2024/538 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 24/05/2023 KARAR TARİHİ : 11/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkil arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, verilen kredinin geri ödenmediğini, bunun üzerine ihtar mektubu gönderildiğini, ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının iş bu takibe itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, banka belgeleri üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi tespitiyle davalıların haksız olduğunun anlaşılacağını belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava dilekçesi ilk önce Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edilmiş ancak Hakimler ve Savcılar Kurulu 1. Dairesinin 25/11/2021 tarih 10232 karar nolu kararı uyarınca Finans Mahkemesi olarak Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi belirlendiğinden dosya mahkememize tevzi edilmiştir. Davalı cevap dilekçesi vermemiş ve bu suretle davacının dayandığı vakıaları inkar etmiş sayılmıştır. Dava, itirazın iptali talebinden ibarettir. Belirtmek gerekir ki; Genel haciz yoluyla ilamsız icra takiplerinde borçlunun itirazı üzerine takip durur ve alacaklının takibin devamını sağlamaya yarayan imkanlarından biri İcra İflas Kanunun 67. maddesinde öngörülen itirazın iptali davasıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2013/19-2415 esas, 2015/2335 karar sayılı emsal ilamında da belirtildiği üzere; İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, normal bir alacak (eda) davasıdır. Takip alacaklısı tarafından (süresi içinde) ödeme emrine itiraz etmiş olan borçluya karşı açılır; yani davacı alacaklı, davalı ise takip borçlusudur. Davacı alacaklı bu davada, borçlunun itiraz etmiş olduğu alacağın mevcut olduğunu bildirerek, borçlunun itirazının iptaline karar verilmesini (ve istiyorsa, borçlunun icra inkar tazminatına mahkûm edilmesini) talep eder (KURU, Baki: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Türkmen Kitabevi, İstanbul, Kasım 2004, s. 220-221). Bu genel açıklamalardan sonra dosyaya dönüldüğünde; ilgili icra dosyası, uyap sistemi üzerinden iş bu dosya ile ilişkilendirilmiştir. Aşamalarda dosya bankacı bilirkişiye tevdi edilmiştir ve ... tarihli ön raporda bazı eksik belgeler talep edilmiş, mahkememizce eksik belgeler temin edilerek, dosya tekrar bilirkişiye tevdi edilmiştir. ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı banka ... şubesi ile dava dışı asıl kredi borçlusu ... arasında ... tarihli,... numaralı, “Genel Kredi Sözleşmesi” imzalandığı ve Sözleşmeye bağlı eki niteliğinde ... tarihli, ...-TL. limitli Cari Hesap Kredi Sözleşme imzalandığı, ayrıca davalı ...’in ... tarihli, ... numaralı Genel Kredi Sözleşmesine bağlı ... tarihli Kefalet Sözleşmesi ile Kredi alan ...’in ... numaralı Genel Kredi Sözleşmesine kapsamında kullandığı ve/veya kullanacağı nakdi ve/veya gayri nakdi kredilerden doğmuş ve doğacak tüm borçlara ...-TL. limitle müteselsil kefil olduğu dosyada yer alan Kefalet Sözleşmesinden ve muvafakatnameden anlaşıldığı; davacı bankaca, dava dışı kredi borçlusu ...’e yukarıda belirtilen sözleşme çerçevesince, ... tarihinde ...-... referans numaralı aylık %1,65, yıllık %19,80 akdi faiz oranı üzerinden 36 ay vadeli, yılda bir ...-TL. sabit taksit geri ödemeli ...-TL. tutarında kredi açıldığı ve kullandırıldığı dosyada yer alan ödeme planından anlaşıldığı; dosyada dava dışı asıl kredi borçlusuna ait ... belgesi yer almamasına rağmen dava ve takip konusu kredinin ... kredisi niteliğinde olduğu kredi taksitleri içinde yer alan KKDF tutarından tespit edildiği; zira taksitli ticari kredilerin KKDF’den muaf olduğu; dava ve takip konusu kredinin ilk vade tarihi ... olmasına rağmen davacı bankanın kredi hesabını ... tarihinde kat ederek, takip hesabına aktardığı talepleri üzerine dosyaya tevdi edilen kredi hesap hareketlerinden anlaşıldığı; davacı bankanın, kredi taksitlerinde gecikme olmasını beklemeksizin sözleşme hükümlerine dayalı olarak kredi hesabını kat ederek, takip başlattığı Yargıtay emsal kararları gereği icra ödeme emrinde kat tarihine kadar yürütülen akdi faiz ve ferilerin ilavesiyle oluşacak asıl alacak tutarının talep edilmesi mümkün iken davacı bankaca buna itibar edilmeyerek davalı lehine ...-TL. asıl alacak talebinde bulunulduğunun görüldüğü; rapordaki tabloda görüldüğü üzere; yapılan hesaplamada ...-TL. asıl alacak tutarı bulunmuş olmakla birlikte, davalı lehine banka talep sınırlarına bağlı kalınarak, asıl alacak ...-TL. olarak esas alınacağı; davalının temerrüdünün ... takip tarihi itibariyle doğduğu açık olup, asıl alacak tutarına kat tarihinden temerrüt tarihi olan takip tarihine kadar akdi faiz yürütüleceği; taraflar arasında ayrıca kararlaştırılmış temerrüt faiz oranının olmaması durumunda, dava konusu krediye fiilen uygulanan en yüksek akdi faiz esas alınarak sözleşmede belirlenen oran doğrultusunda temerrüt faizin belirlenmesi gerektiği; taraflar arasında imzalanmış olan Genel Kredi Sözleşmesinde bu oran akdi faizin %50 fazlası olarak belirlendiği; bu durumda, davaya konu krediye fiilen uygulanan, tarafların kredi geri ödeme planında mutabık oldukları akdi faiz yıllık %19,80 olup, sözleşme uyarınca bu oranın %50 fazlası ilavesiyle işleyecek ve talep edilecek temerrüt faizinin %29,70 olduğunun tespit edildiği; davacı bankanın ise icra ödeme emrinde taraf lehine %25,74 temerrüt faiz talep ettiğinin görüldüğü beyan edilerek; yapılan hesaplama sonucunda; banka alacığının; ... Asıl alacak, ... İşlemiş faiz , ... Gider vergisi olmak üzere toplam ...-TL. bulunduğu; asıl alacak tutarının takip tarihinden itibaren %25,74 temerrüt faizine ve faiz üzerinden %5 gider vergisine tabi bulunduğu bildirilmiştir. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir. HMK'nın 281'inci maddesine göre taraflar bilirkişi raporunun kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içerisinde eksik gördükleri hususların bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler. İki haftalık süre madde gerekçesinde de belirtildiği üzere hak düşürücü süredir. Taraf, iki hafta içinde bilirkişi raporuna tamamen veya kısmen itiraz etmezse rapor, itiraz etmediği kısımlar bakımından onun hakkında kesinleşir. Bilirkişi raporunda itiraz edilmeyen husus diğer taraf bakımından usuli kazanılmış hak oluşturur. (Prof.Dr. Ejder YILMAZ, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi, Yetkin Yayınları, 2'inci Baskı, sayfa 1279 vd.) Yargıtay da, yargılama sırasında yanlardan birinin bilirkişi raporuna itiraz etmemesi halinde itiraz eden lehine usuli kazanılmış hak oluşacağını, taraflardan birinin bilirkişi raporuna itiraz etmemesi, diğer tarafın itirazı üzerine ya da mahkemece kendiliğinden yeni bir bilirkişi raporu alınması ve sonuncu raporun önceki rapora itiraz edenin daha da aleyhine olması halinde, önceki rapor, itirazda bulunmayan yönünden kesinleşeceğinden, itiraz eden taraf lehine oluşan usuli kazanılmış hak gereği mahkemece itiraz edenin lehine olan bilirkişi raporuna göre karar verileceğini benimsemektedir.( Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, 28.02.2017 gün ve 2014/17879 E,.2017/2082 K .) Bilirkişi raporunu hakim denetlemelidir. Öğretide Akyol, bilirkişi raporunun denetimi sadece hâkime ait bir görev değil; aynı zamanda taraflara ait bir haktır demektedir(AKYOL, Şener :Hukuk Usulünde Bilirkişilerle İlgili Bazı Problemler, Mukayeseli Hukukta Bilirkişilik Ve Sorunları, Yargıtay 125.Yıl Dönümü, s. 72 naklen). Hâkimin bilirkişinin uzmanlığı nedeniyle taşıdığı egemenliği kıracak araçları olduğu, bir yanlışın mutlaka geri döneceği ve özellikle böyle bir yanlışın müeyyidelendirileceği konularında bilirkişi inandırılmalı; böyle bir bilinç oluşturulmalıdır.“Hâkim kesinlikle ve mutlak olarak usulün egemeni olmalı; dosyaya, kendi sorumluluğunda girecek olan tanık beyanı gibi bilirkişi raporu gibi hususların adaleti saptıracak biçimlerde tezahürünü önleyecek tedbirleri almalı ve bu egemenliğini davanın sonuna kadar sürdürmelidir.” (Akyol s. 64-65 naklen). Bu hususlar doğrultusunda, bilirkişi raporunun, hükme ve denetime elverişli, dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporundaki tespitler ışığında; Davanın kısmen kabulü ile; davalının, ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile; takibin; ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz, ... TL vergi olmak üzere toplamda ... TL üzerinden devamına, asıl alacağın takip tarihini takiben % 25,74 temerrüt faizine ve faiz üzerinden % 5 gider vergisine tabi olmasına karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebine gelince; İcra inkar tazminatının şartları şunlardır: a)Geçerli ilamsız icra takibi yapılmış olmalı, b)Borçlu süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olmalı, c)Süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olmalı, d)Talep olmalı, e)Borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmelidir. Dosyaya baktığımızda; yukarıdaki unsurların mevcut olduğu, alacağın likit olduğu kanaatiyle, inkar tazminatı talebinin de kabulüne karar vermek gerekmiştir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 09/02/2017 tarih ve 2016/12900 esas 2017/994 karar sayılı içtihatı). HÜKÜM/Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; davalının, ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına yaptığı İTİRAZIN KISMEN İPTALİ İLE; takibin; ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz, ... TL vergi olmak üzere toplamda ... TL üzerinden DEVAMINA, asıl alacağın takip tarihini takiben % 25,74 temerrüt faizine ve faiz üzerinden % 5 gider vergisine tabi olmasına, 2-Davacının inkar tazminatı talebinin kabulü ile; ... TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL peşin harcın mahsubu ile hazineye gelir kaydına, hüküm gereği alınması gerekli bakiye kalan ... TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi gereğince; bakiye harcın, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiğinden, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmeyen harç için -kanunen belirlenen sınır göz önünde tutularak- "harç tahsil müzekkeresi" yazılmasına, bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olmasının, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmeyeceğinin bu şekilde hükümde belirtilmesine, 6-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen toplamda ... TL harç bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafça dosyada yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç-masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) posta-tebligat-bilirkişi ücreti gideri toplamı ... TL'nin haklılık durumu gereği; ... TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, arta kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına, 8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... TL'nin, haklılık oranı gereği ... TL'sinin davalıdan, ... TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 9-Davacı kendisini vekili ile temsil ettirdiğinden; ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/09/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır