İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/180 E. 2024/798 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/180
Karar No
2024/798
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/180 Esas KARAR NO : 2024/798 DAVA : Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/03/2022 KARAR TARİHİ : 05/12/2024 Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ..., müvekkilin ...’dan ayrılıp, ...’e gitmesinden ve vekaleti göndermesinden kısa bir süre sonra, aynı zamanda şirketin muhasebecisi olan davalı ..., müvekkilimize hiçbir bilgi ve haber vermeden şirketi davalılardan ...’e devrettiğini, müvekkilin yapılan bu devir işleminden haberi dahi olmadığını, devir ile ilgili müvekkile bir devir bedeli de ödenmediğini, yargılamanın devamı sırasında yapılacak olan bilirkişi incelemesi ile şirketin gerçek değeri de ortaya çıkacağını, şirket bedelinin ödemesi konusunda yapılan tüm sözlü başvuruların sonuçsuz kalması üzerine, adı geçen limited şirketin devir bedelinin tahsilini sağlamak amacıyla dava açmak zorunda kaldığını. hisse bedelinin devrine ilişkin yapılacak olan yargılama önce dava şartı niteliğinde olması nedeniyle arabuluculuk başvurusu yapıldığını ve şirket devir bedeli ile ilgili arabuluculuk görüşmeleri Antalya Arabuluculuk Bürosunun ... sayılı dosyasında yapıldığını ve yapılan görüşmeler sonucunda anlaşmaya varılamadığını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP :Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; Muhasebe işlemlerini takip ettiği davacı ...'a ait ... Mah. ... Sok. No:.. adresinde bulunan, ... işletmesi ve diğer ticari faaliyetlerini takip etmesi için tarafıma tarih ve numarasını hatırlamadığım(...-... yılları içerisinde) vekaletname verdiğini, ... de kendisi ...'e gitmesi gerektiğini, ...'da bulunan iş yerini arkadaşı ...'e bırakarak kendisinin ...'dan ayrıldığını, ... de şahıs firmasını Limited Şirkete dönüştürme (Nevii Değişikliği) kararı aldıklarını, ... ile görüşülerek kararı onayladığını, Antalya Ticaret Odasına Kayıt yaptırabilmek için gerekli olan ... ... Noterliğinde düzenlenmiş ... ve ... yevmiye nolu imza Beyannamesini tarafına kargo ile gönderdiğini, kuruluş işlemlerini yapmak üzere davacı kuruluş evraklarını ... Noterliğinin ... tarih ... Yevmiye numarası ile onaylatarak tarafına gönderdiğini, daha sonraki dönemlerde de davacının talebi üzerine hisse devri yapılması talebi olduğunu, bende kendisine önceki dönemde verilen vekalatname ile buna yetkili olmadığımı kendisinin ... ya gelmesi gerektiğini söylemiş isem de davacı ... Noterliğinin ... tarih ve ... Yevmiye numarası ile genel vekalatname gönderdiğini ve bu vekaletname ile davacının talebi üzerine tüm işlemlerin yapıldığını, davacının talebi üzerine ... ... tarihinde hisse devri yapıldığını, şirket devir bedeline karşılık davacı ... şahsı adına ...de mevcut bulunan kredisi kapatıldığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Davacı taraf dava dilekçesi ile, dava konusu Genel Kurul Toplantı Ve Müzakere Defteri’nde yer alan ... tarihli ... Karar nolu ortaklar kurulu kararından haberdar olmadığını, Antalya ... Noterliği ... tarihli ... yevmiye nolu devir senedinde bahsi geçen devir bedelinin kendisine ödenmediğini beyan etmekle davacının talebinin ... tarihli ... Karar nolu ortaklar kurulu kararında bulunan imzasına itiraz olup olmadığı konusunda Mahkememizde şüphe oluşmuş HMK 31. maddesi kapsamında ... tarihli celse davacı tarafa imzaya ilişkin beyanda bulunmak üzere süre verilmiş, davacı tarafa sunduğu beyan dilekçesi ile imzanın kendisine ait olmadığını, ancak devir bedelini talep ettiğini beyan etmiştir. Dilekçedeki beyanların yeniden belirsiz olması nedeni ile bu kez ... tarihli celsede davacı vekilinden açıklama istenmiş, davacı vekili “bizim pay devir bedeli talebimiz güncel devir bedeli talebidir, bu yüzden talebimiz belirsiz alacak olarak açılmıştır” şeklinde beyanda bulunmuş, bu konuda yine ... tarihli celsede tekraren “Bizim talebimiz devir tarihi itibariyle payın değerinin tespit edilerek bu tarihten itibaren faiziyle talep ediyoruz” şeklinde beyanda bulunmuştur. Bilirkişi raporunun alınmasına müteakip davacı taraf davasını ıslah emek süre istemiş ... tarihli dilekçesi ile dava değerini ... TL olarak belirlemiştir. Buradan yola çıkarak her ne kadar ... tarihli celsede davacı tarafa ... tarihli ... Karar nolu ortaklar kurulu kararında adının altında bulunan imzanın kendisine ait olmadığını da iddia etmekle, söz konusu hisse devrinin geçerli imza bulunmaması nedeniyle iptalini mi talep ettiği, yoksa imzanın davacıya ait olduğunu ve usulüne uygun bir devrin varlığını kabul edip yalnızca devir bedelinin ödenmediğini mi dava ettiğine dair süre verilmiş ve davacı vekili tarafından ... tarihli dilekçe ile imzanın davacıya ait olmadığı bildirilerek kararın iptalinin talep edildiği beyan edilmişse de, davacının dava dilekçesindeki neticei talebi, ... tarihli celsedeki beyanı, ... tarihli celsedeki beyanı ve ... tarihli ıslah dilekçesi gözetilerek davacının talebinin açıkça devir bedelinin kendisine ödenmediği gerekçesi ile devir bedelinin davalılardan tahsili talebine ilişkin olduğu kabul edilmiştir. Antalya ... Noterliği ... tarihli ... yevmiye nolu devir senedinde devrin davacının vekâleten temsil edildiği, temsilcinin davalı ... olduğu, devir senedinde açıkça devir bedelinin davacı vekili olarak hareket eden ... tarafından tahsil edildiğinin beyan edildiği, resmi senet hükmünde olan noter senedinin aksinin(bedelin ödenmediği) iddia edildiği, davalı ...’e karşı bu iddianın ancak kesin delillerle ispat edilebileceği, bu hususta davacıya yemin delili hatırlatıldığı, davacının ... tarihli yemin metnini davalılarca eda edilmek üzere mahkememize sunduğu, yemin metninin davalı yanlara tebliğe çıkarıldığı, tebligatların usulüne uygun olduğu, davetiyeye rağmen davalıların mahkememizce belirlenen celse gününde yemin eda etmeye hazır olmadıkları, davalılara yemin eda etmemelerinin hangi hukuki sonuçlarını doğuracağının usulüne uygun ihtar edildiği anlaşılarak, her ne kadar davacının hisse devir bedelini peşinen aldığı noter devir senedi ile belirli ise de davalı ... yönünden yemin eda edilmemesi ile davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davalı ...’un ise devir bedelini vekil eden davacıya iade ettiğini ispat yükü altında olduğu, davalının devir bedelini, davacının borçlusu olduğu kooperatif aracılığı ile kullandığı ... nolu krediye ilişkin ... tarihinde ... TL bedelli kredinin kendisi tarafından devir bedeli için ödenen para ile kapatıldığını savunmakla yapılan araştırmalarda ... nolu kredinin dava dışı davacı ... tarafından ... tarihinde ödenerek kapatıldığı tespit edilmekle davalı ...’un devir bedelini davacı adına kredi borcunu kapatmak suretiyle iade etmediği anlaşılarak davanın bu davalıya karşı kabulüne karar vermek gerekmiştir. Vekalet ilişkisinde temsil olunan adına tahsil edilen bedelin temsil olunana iade edildiğinin temsil eden tarafından ispat edilmesi gerektiğine dair ..: "Vekil, vekaleti iyi bir surette ifa ile yükümlüdür. Eş söyleyişle, vekalet verenin kendisine verdiği görevi, özen ve sadakatle ifa etmek yükümlülüğü altındadır. Öte yandan, vekalet verenin talebi üzerine, yapmış olduğu işin hesabını vermekle, her ne nam ile olursa olsun, almış olduğu şeyi müvekkile tediye etmekle yükümlüdür. Vekilin hesap verme yükümlülüğüne, üçüncü kişilerden aldığı değerler dahildir. Belirtilen yükümlülüklere aykırı davranılması halinde vekilin, vekalet verene karşı, onun bu yüzden uğradığı zararı tazmin yükümlülüğünün ortaya çıkacağı da çok açıktır. Dosyada; dava dışı satın alan tarafından, dava konusu arsalar karşılığında banka yoluyla ... TL ödeme, tapu harcı olarak ... TL ödeme yapıldığı, davalı tarafından ½ oranında tapu harç ve masrafının hisse sahiplerince ödenildiğinin savunulduğu; buna karşılık resmi satış sözleşmesinde ise ... TL ödeme göründüğü tespit edilmiştir. Yukarıdaki bilgiler doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; tapuda, davacının hissesine düşen bedel toplamı ... TL olup, bu bedelden ... TL ödeme yapıldığı bakiye ... TL kaldığı davacının kabulündedir. Vekilin hesap verme yükümlülüğü bulunduğundan, bu bedeli ödediğini ispat yükü, vekil olan davalıdadır. O halde, bölge adliye mahkemesince; davalı vekilin, hesap verme yükümlülüğünü yerine getirdiğini ispat edemediği gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir." (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 17/11/2021 tarih, 2021/1739 esas, 2021/11572 karar sayılı ilamı) "Vekil, talep üzerine yaptığı işin hesabını vermeye ve müvekkili nam ve hesabına edindiği her şeyi iade etmeye, iade edinceye kadar da almış olduğu şeyleri saklamaya zorunludur. Bu sebeple de; vekilin aldıklarını geri verme borcunda zamanaşımı vekalet sözleşmesi sürdükçe işlemez. Bir başka deyişle; iade borcunda muacceliyet, vekilin hesap vermesi ile veya sözleşme ilişkisinin bitmesi ile başlar. Dava konusu olayda, ispat yükü davalı vekilde olup, davalı tarafından vekaleten satışı yapılan aracın bedelinin davacıya verildiği yasal delillerle ispatlanamamıştır. Dava değeri itibariyle olay da tanık da dinlenemez. Hal böyle olunca davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır." (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 24/02/2016 tarih, 2014/42892 esas 2016/5770 karar sayılı ilamı) HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile hisse devir bedeli ... TL’nin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, alacağa dava tarihi olan ... tarihinden itibaren yasal faiz oranında faiz işletilmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre alınması gereken ... TL nisbi harçtan davacının yatırdığı ... TL peşin harç, ... TL tamamlama harcı olmak üzere toplam ... TL’nin mahsubu ile kalan ... TL karar ve ilam harcının davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; arabuluculuk gideri olan ... TL’nin davalılardan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafından yatırılan toplam peşin harç ... TL’nin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, 5-Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde dökümü bulunan toplam ... TL masrafın davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, artan gider avansının resen HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra masrafı kendisine ait olmak üzere davacının göstereceği bir IBAN/hesap numarasına yatırılmasına ancak hesap numarası bildirilmemiş veya bildirilmez ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine, 6-Davacı kendini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT ye göre hesaplanıp takdir olunan ... TL nisbi vekâlet ücretinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nin 345/1 maddesi gereğince iki hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı kabil kalmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.05/12/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/180, K. 2024/798, T. 05.12.2024, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-180-e-2024-798-k-87388db32a4a