İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/191 E. 2023/707 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/191
Karar No
2023/707
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/191 KARAR NO : 2023/707 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 05/04/2021 KARAR TARİHİ : 05/12/2023

Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ; DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin murisi ...'ın ... tarihinde ... sevk ve idaresinde bulunan davalı şirketin ZMMS poliçesi ile sigortalı aracın kaza yapması sonucu vefat ettiğini, müvekkillerinin munisinin kazanın oluşumunda bir kusurunun bulunmadığını, kazaya ilişkin olarak Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı dosyası ile söz konusu araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusurlu olduğu, kazanın haberi ile aile efradının o anda yıkıldığını ve kendilerini büyük bir travmanın içerisinde bulduğunu, müvekkillerinin bu durum karşısında oldukça büyük bir acı ve ızdıraba süreklendiğini, oğullarını kaybetmenin derin üzüntüsü müvekkillerinde özellikle sosyal ilişkilere girme ve arkadaşlık kurma konusunda olumsuz etkilere sebebiyet verdiğini, müvekkilinin maddi anlamdaki kayıplarının telafisinin temini için ... plakalı aracın ZMM sigortasından dolayı sigorta şirketine başvurusu yapıldığını ve bu konu hakkında sigorta şirketi nezdinde ... nolu hasar dosyası açıldığını ancak taleplerinini konusuz kaldığını, yapılan arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığını belirterek ... ve ...'a destekten yoksun kaldığının ve miktarlarının kesin olarak belirlenmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere şimdilik ayrı ayrı 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve sigorta şirketi dışındaki davalıdan ise müvekkilleri için yine ayrı ayrı ... TL manevi tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP :Davalı Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; KTK 97 maddesi uyarınca sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, davacı tarafın eksiklikleri tamamlamadan bu davayı açtığını, bahsi geçen ... tarihli kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı aracın müvekkili şirkete ... tarihleri arasında geçerli olmak üzere ZMMS poliçesi ile sigortalandığını, söz konusu poliçede teminat limiti kişi başı ... TL olduğunu, meydana gelen kaza nedeniyle müvekkili tarafından yapılan ödemenin mevcut olduğunu, kaza neticesinde müteveffanın eşi tarafından açılan Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasında görülen dava neticesinde asıl alacak tutarı ... TL destekten yoksun kalma tazminatının müvekkili tarafından davacı eşe ödendiğini, sigortalı araç sürücüsünün kazadaki kusuru oranında sigorta şirketinin sorumluluğu mevcut olduğunu, müşterek ve müteselsil sorumluluğun sadece zarar gören üçüncü kişiye karşı sigortalı ve sigorta şirketi arasında mevcut olduğunu, hesaplamada TRH-2010 mortalite tablosunun esas alınması gerektiğini, müterafik kusur araştırılması yapılması gerektiğini, istenilen faizin hatalı talep edildiğini belirterek, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir Davalı ... Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu ... tarihli kazaya ilişkin müteveffa ...'ın eşi ... tarafından iş bu davada olduğu gibi manevi tazminat ve destekten yoksun kalma tazminatı talebi ile açılan Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı doyasından aldırılan ... tarihli bilirkişi raporunda "bisiklet sürücüsü ..., trafik ışıklarıyla kontrollü söz konusu kavşakta kendisine yanan kırmızı ışığa rağmen kavşağa girmiş, sol tarafından yeşil ışıkta kavşağa giren ve ilk geçiş hakkına sahip olan ... plakalı minibüs ile çarpışmasıyla sonuçlanan kazaya, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 47/b maddesi ile belirlenen ve 84/a maddesi ile asli kusurlu sayılan kırmızı ışıklı trafik işaretinde geçme kusurlu davranışında bulunarak asli kusurlu olarak sebep olduğu, aynı bilirkişi raporunda bisiklet sürücüsü ...'ın %80 oranında kusurlu olduğun sabit olduğunu, müvekkili şirkete ait ... plakalı aracın ... Aş tarafından kaza tarihinde geçerli olan ZMMS ile sigortalandığını ve bu davada davalı olarak hasım gösterildiğini, müvekkili şirketin yaşanan kaza olayında hiçbir kusurunun olmadığını belirterek, davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; haksız fiil iddiasına dayalı destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davalı sigorta şirketine müzekkere yazılarak sigorta poliçesi ile hasar dosyası getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır. Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Karar sayılı dosyası uyap üzerinden dosyamız arasına alınmıştır. Tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına ilişkin tutanaklar dosyamız arasına alınmıştır. Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin ... tarihli raporunda sonuç olarak; -"Davacı taraf sürücüsü ...'ın %90 (yüzde doksan) oranında kusurlu olduğu, -Davalı Sürücü ...'ın %10 (yüzde on) oranında kusurlu olduğu" sonuç ve kanaatine varmıştır. Mahkememiz dosyasında kusur raporları arasında çelişki olduğundan mahkememiz dosyası çelişkinin de giderilmesi için İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ... tarihli raporda özetle; "Bisiklet sürücüsü davacıların murisi ...'ın hatalı sevk ve idaresinin Birinci (Asli) Derecede ve takdiren %90 (yüzde doksan) oranında etkili olduğu, davalı sigorta şirketine trafik sigortalı, davalı şirket adına kayıtlı ... plaka numaralı minibüs sürücüsü davalı ...'ın hatalı sevk ve idaresinin Altdüzeyde (tali) derecede ve takdiren %10 (yüzde on) oranında etkili bulunduğu," sonuç ve kanaatine varılmıştır. Mahkememizce talep edilebilecek maddi tazminatın hesaplanması için dosyamız Aktüerya bilirkişine tevdi edilmiş, bilirkişi ... tarihli raporunda sonuç olarak;" meydana gelen kaza sebebi ile ... tarihinde hayatını kaybeden ...'ın ölümü nedeni ile talep edebileceğinin kabulü halinde geride kalan hak sahibi davacı; -Anne ...'ın destekten yoksun kalma tazminatının ... TL olduğu, -Baba ...'ın destekten yoksun kalma tazminatının ... TL olduğu, Müteveffanın gerekli güvenlik tedbirleri almadan ve kontrolsüzce yola çıkarak trafiğe tehlikeye düşürüp düşürmediği, kazanın meydana gelmesine sebep olması nedeniyle müterafik kusur durumunun mevcudiyetinin kabul edilip edilmemesi ve belirlenen tazminattan indirim yapılmasının gerekip gerekmediğine ilişkin hukuki değerlendirme ve indirimin sayın mahkemenin takdirinde olduğu ve tarafınca değerlendirme yapılamadığı "sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davacı vekili harçlandırdığı ... tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat yönünden dava değerini arttırmıştır. Tüm dosya kapsamının incelenmesi ile; destekten yoksun kalma tazminatı talebi yönünden yapılan yargılama neticesinde; Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarında sahip oldukları sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmeleri için muhtaç oldukları paranın ödettirilmesidir. Yani, haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse, TBK'nun 53. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Destek kavramı, gerçekleşmiş veya gerçekleşmesi umulan bir bakım ilişkisini gösterir. Eylemli ve düzenli olarak bir kimsenin geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak biçimde ona yardım eden veya olayların olağan akışına göre eğer ölüm gerçekleşmeseydi az veya çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. Bu manada, bir başka kişiye fiilen bakan, onu geçindiren veya ileride bakma, geçindirme ihtimali bulunan kişi, destektir. İlk durumda eylemli destek, ikinci durumda ise varsayımsal (farazi) destek kavramı söz konusudur. İfade olunan bu hususlar, gerek öğretide gerekse Yargıtay uygulamalarında kabul edilmiş olup, destek kavramının sadece mali olarak yardımı ifade etmediği, bakım ve hizmet etmek suretiyle sağlanacak katkıyı da kapsadığı genel olarak kabul edilmektedir. Ancak, ölenin sadece mali olarak değil bakım ve hizmet etmek suretiyle anne babasına destek olabilmesi için de, her şeyden önce kendi sağlık durumunun bu bakım ve hizmeti sağlamaya elverişli olması gerekir. Davacılar murisi ...’ın ... tarihinde meydana gelen kaza neticesinde vefat ettiği, mahkememizce de esas alınan ATK'nun ... tarihli raporuna göre kazanın meydana gelmesinde davalı ...'ın %10, müteveffanın %90 oranında kusurlu olduğu, davacılardan ...'ın ölenin babası, diğer davacı ise ...'ın ise ölenin annesi olduğu, davacılar yönünden destekten yoksun kalma tazminatı talebinin yerinde olduğu, Müteveffanın kaza tarihinde 41 yaşında olduğu ve denetime elverişli aktüerya raporunun hükme esas alınması gerektiği kanaatine varılmıştır. Her ne kadar davalı taraf müterafık kusur indirimi yapılmasını talep etmiş ise de; bu hususun açıklanması gerekmektedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51/1. maddesinde hakimin tazminatın kapsamını ve ödeme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği, 52/1. maddesinde ise zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında yahut artmasında etkili olmuş ya da tazminat hükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hakimin tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği düzenlenmiştir. Zarar görenin veya davacıların desteğinin koruyucu tertibat takmaması (kask yahut emniyet kemeri), alkollü olduğunu bildiği kimsenin veya ehliyeti bulunmayan kişinin sürücülüğünü yaptığı araca binmesi gibi hususlar mutazarrır açısından müterafik kusur oluşturur (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 21/12/2017 gün ve 2016/19269 esas, 2017/11960 karar; 19/02/2018 tarih ve 2015/7675 esas, 2018/1070 karar sayılı içtihatları). Eldeki dava dosyasında ölenin müterafik kusurunun bulunduğuna dair ispat ve tespit bulunmadığından müterafik kusur indirimi yapılmamıştır. Davacı vekilinin ... tarihli harçlandırdığı ıslah dilekçesinin ardından davalının zamanaşımı itirazını ileri sürdüğü görülmekle; 2918 sayılı KTK'nun 109/1. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar." denilmektedir. Aynı Kanunun 109/2. maddesinde ise, "Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." hükmüne yer verilmiştir. Davacı vekilinin ıslah dilekçesini ... tarihinde ibraz ettiği, olayın ceza zamanaşımı süresine tabi olduğu, kaza tarihi ... tarihinden ıslah tarihine kadar uzamış ceza zamanaşımı süresinin geçmediği anlaşılmıştır. Netice itibariyle Davacı ... için ... TL davacı ... için ... TL destekten yoksun kalma tazminatına hükmetmek gerekmiştir. Davalı sigorta şirketine davadan önce her ne kadar davacılar tarafından ... tarihli ihtarname gönderilmiş ise de, davalı sigorta şirketi tarafından eksik evrakların temininin talep edildiği görülmekle, dava açılmadan önce sigorta şirketine yapılan başvurunun eksiksiz ve tam olması gerektiğinden sigorta şirketi yönünden temerrüdün dava tarihinde oluştuğunun kabulü gerekmiştir. Manevi tazminat talepleri yönünden yapılan yargılama neticesinde; 6098 sayılı TBK m. 56. Maddesine göre; hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek nitelikte olmalı, bir ceza olarak değerlendirilmemelidir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. O halde, meydana gelen trafik kazası sonucu davacıların çocuklarının ölümü nedeniyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayın meydana geliş şekli, davalıların sorumluluğunun niteliği, kusur oranları da gözönünde tutularak, olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen, davacılar için hak ve nesafet kuralları çerçevesinde davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulü ile davalı tarafından kullanılan araç minübus olup, kullanım amacı ticari nitelikte olduğundan hükmedilen tazminatı ticari faizi ile birlikte tahsiline dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE, a-Davacı ...’ın maddi tazminat talebinin kabulü ile, ...-TL maddi tazminatın davalılar ... Ltd Şti. ile ...’dan kaza tarihinden (...) itibaren, sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile davacı ...’a verilmesine, b-Davacı ...’ın maddi tazminat talebinin kabulü ile, ...-TL maddi tazminatın davalılar ... Ltd Şti. ile ...’dan kaza tarihinden (...) itibaren, sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile davacı ...’a verilmesine, c-Davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile, davacılar ... için 10.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... Ltd Şti. ile ...’dan kaza tarihinden (...) itibaren, işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine, Maddi tazminat yönünden ; 2-Alınması gereken 3.949,37 TL harçtan peşin alınan (ıslah harcı ile birlikte) 854,15-TL 'nin mahsubu ile eksik alınan 3.095,22-TL harcın davalılardan (Sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan (Sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) müteselsilen alınarak davacılara VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafça yapılan davetiye, talimat gideri, posta masrafı, bilirkişi giderinden ibaret toplam 5.400,00-TL yargılama giderinin davalılardan (Sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) müteselsilen alınarak davacılara VERİLMESİNE, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden 1.320,00-TL'nin davalı Sigorta şirketinden alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, Manevi tazminat yönünden; 6-Alınması gereken 1.366,20-TL harçtan peşin alınan 341,56-TL harcın mahsubu ile, bakiye 1.024,64-TL'nin davalılar ... Ltd Şti. ile ...’dan müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 7-Manevi tazminat yönünden davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T göre 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... Ltd Şti. ile ...’dan müteselsilen alınarak davacı ...'a VERİLMESİNE, 8-Manevi tazminat yönünden davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T göre 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... Ltd Şti. ile ...’dan müteselsilen alınarak davacı ...'a VERİLMESİNE, 9-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ... Ltd Şti.'ne VERİLMESİNE, 10-Davacı tarafça yapılan davetiye/ posta masrafından ibaret toplam 55,60TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı gözetilerek 11,10 TL'sinin davalılar ... Ltd Şti. ile ...’dan alınarak müteselsilen alınarak davacılara VERİLMESİNE, bakiyesinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 11-Davalı tarafça yapılan davetiye/ posta masrafından ibaret toplam 150,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı gözetilerek 120,00 TL'sinin davacılardan tahsili ile davalı ... Ltd Şti.'ne VERİLMESİNE, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına, 12-Davacı tarafından yapılan 1.195,71-TL peşin harç (ıslah harcı ile birlikte) ile ilk dava masrafı olan 88,70-TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 13-Arta kalan kullanılmayan gider avansının taraflara iadesine, Dair, e- duruşma talep eden davacı vekili Av. ... ile davalı şirket vekili Av. ...'in yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/12/2023

Katip ... e-imza

Hakim ... e-imza

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/191, K. 2023/707, T. 05.12.2023, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-191-e-2023-707-k-892a5edda7dc