İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/590 E. 2021/409 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/590
- Karar No
- 2021/409
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/590 Esas KARAR NO : 2021/409 DAVA : Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/11/2020 KARAR TARİHİ : 17/06/2021 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin kredi kullanmadığı halde farklı tarihlerde hesaplarından kesintiler yaptığını, yapılan kesintilerin mevzuata ve sözleşmeye aykırı olduğunu, bu nedenlerle ... TL’ nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile iadesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle: Haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddinin gerektiğini, müvekkili bankanın kredi sözleşmesinde mevzuata ilişkin hükümlere yer verildiğini, banka işlemlerinde kullanılan sözleşmelerde genel olarak müşteri adına kayıtlı tüm hak ve alacaklar üzerinde müvekkili bankanın müşterilerden olan alacaklarına karşılık olarak hapis, rehin, takas ve mahsup hakkı bulunduğunu, herhangi bir ihbara gerek olmaksızın bu hakkını kullanabileceğini, müvekkili bankaca yapılan işlemlerde hukuka ve yasaya aykırı herhangi bir aykırılığın söz konusu olmadığını, bu nedenlerle haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. DELİLLER : Dosyada tüm deliller toplanmış, dosya bankacılık mevzuatında uzman hesap bilirkişisine tevdi edilmiş ve bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu ... tarihli raporunda: “Davacı ile davalı banka arasında yapılan ve net hükümler içeren Genel Kredi Sözleşmesinin imza günü olan ... günü öncesi tarihini taşıyan ... tarihinde; bankaca davacı müşteriye bir bilgilendirme formu verildiği ve bu formun 4 No'lu ekinde de "Genel İşlem Koşullarına İlişkin Bilgilendirme Notu ve Teslim Tutanağı" başlıklı bir bölümün bulunduğu, bu belgede de, sözleşmedeki davacı aleyhine olabilecek maddeler, avrı avrı ve madde numaraları belirtilmek suretiyle açıklandığı(Ek: 1/1,2), bu nedenle de TBK'nun 20-25 Maddelerinde açıklanan Genel İşlem Koşulları açısından bir aykırılık teşkil etmeyeceği, Davacının talebi ölmadığı hâlde kendisinden sözleşmeye ve emsal banka uygulamalarına aykırı olarak kesilen paket ücretlerinin, davacının ... tarihinde imzaladığı "Masraf Paketi Bilgi Formu'na" ve yine davacının "Mini Paket" seçeneğine göre kesildiği(Ek: 2/1,2), ayrıca; emsal bankalarca da benzer paket uygulamalarının bulunduğu, Dava dosyasında ... tarihinde kesildiği iddia edilen ...-TL'lik "İhbarname Ücreti'ne" dava dilekçesi ekinde sunulan davacıya ait ... No'lu Cari Hesap Özetinde rastlanılmadığı, davacının kanıt olarak sunduğu hesap özeti dışında dekont v.s. gibi başkaca bir belgesinin de bulunmadığı, bu nedenlerle de; bu aşamada sözkonusu iddianın geçerliliğine dair bir kanıtın olmadığı, Davacının kart üye aidatını ödemesine rağmen üye işyeri Aidatı da ödediği yolundaki iddiaların farkli sözleşmelerden kaynaklandığı, kart üye aidatlarının Genel Kredi Sözleşmesi(Ek: 3) çerçevesinde tanınan bir kredi olmasına karşın Üye İşyeri Aidatının banka- müşteri-firma arasındaki bîr Ödeme aracılığı İşlemi olduğu, bu nedenle de Üye İşyeri Aidatın için ve hatta Ödeme Kaydedici Cihazlar (Yazarkasa) farklı sözleşmeler yapıldığı(Ek 4/1-3, Ek: 5) tek taraflı olduğu iddia edilen kesintilerin de davacı ve davalı imzalarını taşıyan ve birisi Üyelik ve POS işlemleri için, diğeri de Yazarkasa(Ödeme Kaydedici Cihaz) için düzenlenen "Üye İşyeri Başvuru Formu Ve Sözleşmeleri "hükümleri doğrultusunda alındığı, T.C.M.B.'nın 2020/4 Sayılı Tebliği sınırlamalarına da aykırı olarak kesildiği iddia edilen bu ücretlerin, Tebliğin yayımından önceki yıllarda başlaması nedeniyle 2020 öncesi dönemin bu tebliğ kapsamında değil, 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu'nun 144. Maddesi uyarınca yayınlanan 2006/1 Sayılı T.C.M.B. Tebliği hükümlerindeki "serbestlik" kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, 2020 sonrası yapılan kesintilerin ise sadece ... Üye İşyeri Ücretleri olduğu, bunun da 2020/4 Sayılı Tebliğ ekinde yer alan 'Ticari Müşterilerden Alınabilecek Masraflar" arasında bulunduğu” anlaşıldığından, davalı ... tarafından davacı ...'a herhangi bir ücret ve buna bağlı vergi iadesi yapılmasını gerektiren bir sebebin bulunmadığı” kanaatini bildirmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, davalı tarafından davacıya kullandırılan ticari kredilerde haksız kesinti yapıldığı iddiasına dayalı istirdat davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı bankanın ticari krediler nedeniyle davacıdan haksız kesinti yapıp yapmadığı, yapmış ise haksız kesinti miktarı konularında olduğu anlaşılmıştır. Bütün dosya kapsamı, taraflar arasındaki ticari kredi sözleşmesi ve yukarıda tarihi belirtilen hüküm kurmaya, Mahkeme ve kanun yolu denetimine elverişli bilirkişi raporu değerlendirildiğinde; Bankalar Kanununun tüketici kredilerinin dışında kalan diğer bütün kredi işlemlerinde serbestçe faiz, komisyon ve masraf alınmasının mümkün olduğu, bankaların faiz dışındaki gelirlerinin açılan kredinin üzerinden maktu ve nispi oranda komisyon niteliğinde olabileceği veya kredi işleminde fiilen yapılan herhangi bir masrafın karşılanması amacıyla masraf alınabileceği. Genel Kredi Sözleşmeleriyle taraflar arasında ticari nitelikte akdi ilişki kurulduğu, davalının kullandığı kredilerin 4077 sayılı yasada ayrıntılı olarak belirtilen tüketici kredisi niteliği göstermediği, dolayısıyla tüketici kredisi işlemleri dışında, faiz dışı ücretin sadece iş ve hizmet alımından kaynaklanmasının söz konusu olmadığı, bankaların ticari kredi sözleşmelerinde faiz ve komisyon oranlarının genel olarak yazılı olarak gösterilmediği, azami oranların tespitine yetkili olduklarının belirtildiği ve bu husustaki tarifelerin banka şubelerinde ve web sitelerinde ilan edildiği, genel bankacılık uygulamalarında alınan tutarın makul sınırlarda kabul edilebilecek oranda olduğu, dosya masrafı adı altında yapılan kesintinin yerinde olduğu anlaşıldığından davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu hükümlerine göre alınması gereken ... TL ilam harcından ... TL peşin harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesi’ ne göre hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’ nun 18/A-14. maddesi gereğince arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden ... TL' nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Taraflarca artan ve kullanılmayan gider avansı ve varsa teminatın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/06/2021 Katip ... Hakim ...