İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/477 E. 2021/289 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/477
- Karar No
- 2021/289
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/477 Esas KARAR NO : 2021/289 DAVA : Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/10/2020 KARAR TARİHİ : 22/04/2021 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde, davalı bankanın müvekkilinin ticari hesabından TBK 20.maddesi ve devamı genel işlem koşullarına ve sözleşmeye aykırı kesintiler yaptığını, ... tarihinde kullanılan ... TL. ticari krediden ... TL ve ... TL olmak üzere toplam ... TL dosya masrafı alındığını, ... TL’nin mükerrer alınması nedeniyle iadesinin gerektiğini, ... tarihinde kullanılan ... TL miktarlı krediden ... TL dosya masrafı yasal kesintisi yapılmasına rağmen mükerrer alınan fazla alınan ve iade edilmeyen ... ve ... TL lik kesintilerin mükerrer yapıldığını, iadesinin gerektiğini, ... tarihinde kullandığı ... TL ticari kredisinden ... TL dosya masrafı kesintisi yapılmasına rağmen ... TL ve ... TL ... kredi işlem masrafları alındığı, sözleşmeye aykırı bu işlemlerin iadesinin gerektiğini, ipotekli kredi bulunmamasına rağmen ... TL ekspertiz ücreti tahsil edildiğini, müvekkilinin hesabından ... tarihinde ... TL ve ... TL, ... tarihinde ... TL. ve ... TL, yine ... tarihinde ... TL ve ... tarihlerinde ... TL kredi kullandırım masrafı, yine ... tarihinde ... TL ve ... tarihinde ... TL komisyon tahsilatı adı altında kesintiler yaptığını, müvekkilinin bu tarihlerde kredi kullanmadığı için haksız alınan bu ücretlerin iadesinin gerektiğini, müvekkilinin talebi ve isteği olmadığı halde müvekkilinin faydalanmadığı ... tarihinde ... TL ve ... tarihinde ... TL dönemsel hizmet komisyonu adı altında sözleşmeye aykırı kesinti yapıldığı ve iadesinin gerektiğini, sözleşmeye aykırı hiçbir bankanın uygulamadığı ... tarihinde ... TL gecikme bildirim ücreti ve ... tarihinde ... TL, ... tarihinde ... TL ekstre masrafı adı altında kesintiler yapıldığını, bankanın posta masraflarını ispatla yükümlü olduğunu, TC MB’sının 2020/4 sayılı Bankalarca Ticari müşterilerden alınacak ücretler tebliğinde açıklandığı gibi bankaların tek taraflı hazırladığı sözleşmelerce haksız talep yapıldığını, tebliğ ile sınırlama getirildiğini bu sebeplerle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydıyla ... TL’nin ödeme tarihlerinden itibaren değişen oranlarda ticari avans faiziyle birlikte iadesine karar verilmesini dava ve talep edilmiştir. CEVAP: Davalı banka vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde, müvekkili bankanın davalının hesabından yaptığı kesintilerin usulsüz olmadığı, mutabakata varılarak imzalanan genel kredi sözleşmesinin 7.1 maddesinde yer alan düzenleme gereği kredilerden komisyon tahsil etmesinin hukuka uygun olduğunu, iki tarafın da yaptığı işlemlerde işletmesi için en karlı seçeneği tespit edecek kadar basiretli davranmış olmasının gerektiğini, faiz, masraf ve komisyon oranlarının ulusal piyasalarda yaşanmakta olan gelişmelerin bankaların kaynak maliyetleri ve operasyonel maliyetlerdeki değişimler göz önünde tutularak belirlendiğini, bankaların ticaret kanunu 20.maddesi uyarınca tacir niteliğinde olmaları itibariyle bankacılık hizmet ve işlemleri için ücret ve masraf tahakkuk ettirmek suretiyle hizmet vermelerinin yasalara uygun olduğunu, tüketiciden dahi faiz dışında kredi tahsis ücreti alınmasının yasal olduğu nazara alındığında ticari/tarımsal kredilerden bu tutarların alınamayacağını düşünmenin hayatın olağan akışına aykırı olduğu belirtilerek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmisini talep edilmiştir. DELİLLER: Dosyada tüm deliller toplanmış, dosya bankacı bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu ... tarihli raporda, Davacı ... ve davalı banka .../... şubesi arasında birbiriyle bağlantılı, ...-... tarihleri arasında beş ayrı çerçeve kredi sözleşmeleri bağıtlanmak suretiyle, davacı ...’ın tarımsal işletmesinin finansmanı amaçlı kredi işlemleri yapıldığı ve kredi işlemlerine bağlı ve/veya ayrıca bankacılık işlemlerinin yürütüldüğü ...-... ve ... numaralı vadesiz mevduat hesaplarının bulunduğu, müzekkere ve ön raporumuz üzerine dosyaya ibraz edilen sözleşme ve kayıtların incelenmesinden anlaşılmaktadır. Tüketici kredileri dışında bankaların her türlü kredi işleminden Bankalar kanunun 144.maddesi çerçevesinde serbestçe faiz, faiz dışı komisyon ve masraf alması mümkün bulunmaktadır. Yasa maddesiyle yetkili olan Bakanlar Kurulu 144.maddeki yetkisini TC Merkez Bankasına bırakmış olup, TC Merkez Bankasınca ise 2006 yılında yayınlanan tebliğle faiz ve faiz dışı gelirler yönüyle bankalar serbest bırakılmıştır. Bankaların faiz dışı gelirleri doğrudan açılan kredi üzerinden alınan maktu ve nispi oranda komisyon niteliğinde olabileceği gibi kredi işleminde fiilen yapılan herhangi bir masrafın karşılanması amacıyla sağlanabilmektedir. Dolayısıyla tüketici kredisi işlemleri dışında, faiz dışı ücretin salt iş ve hizmet alımından kaynaklanması söz konusu değildir. Tüketicilere açılanlar hariç kredi işlemleri ve bankacılık hizmetlerinde, ticari kart ve kredili mevduat hesaplarındaki faiz oranları dışında, bankaların faiz ve faiz dışı işlemlerinde sağlayacakları gelirler yönüyle sınırlama getiren bir düzenleme 10.02.2020 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan ve 01.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren TC Merkez Bankası tebliğine kadar bulunmamaktadır. Söz konusu TC Merkez Bankasının 2020/4 sayılı tebliği ile bankaların ticari müşterileriyle gerçekleştireceği işlemlerde öngörülebilirlik ve şeffaflığın arttırılması, kavram ve terim birliğinin sağlanması ve aşırı ücretlendirmenin önlenebilmesi amaçlanarak ücretlerin tür ve niteliklerin ve azami miktar ve oranları belirlenmiştir. Ancak, taraflar arasındaki kredi işlemleri davacının ...’ın tarımsal işletmesinin kredilendirilmesi işlemleri olması bir yana, davacı tarafından müvekkilinin ticari hesabından genel işlem ve sözleşme koşullarına aykırı yapıldığı iddiasıyla iade talebi yapılan işlemler 10.02.2020 tarihi TC Merkez Bankası tebliğinin yürürlük tarihinin tamamen dışında olup, ayrıca talep konusu işlemler kısmi olarak genel işlemler koşulları yönüyle Türk Borçlar Kanunun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihi öncesine ilişkindir. Davacı ...’ın tarımsal işletmesinin finansmanı davalı banka ... şubesince, ... yılında ... ... bitkisel üretim ve sulama yatırım kredileriyle başlatılmış olup; Çerçeve tarımsal kredi sözleşmelerinin “Faiz, Komisyon, Fon kesintisi, Vergi ve Masraflar” başlıklı 7.1 maddesinde, bankanın bu sözleşmeye istinaden açtığı kredilere, tahsil ve tasfiyesine kadar belirlenen azami hadleri geçmemek kaydıyla bankanı serbestçe belirlediği ve ileride belirleyeceği faiz ve komisyon oranları, fon kesintisi ile vergiler dahil her türlü masrafın uygulanacağı, bankanın faiz ve komisyon oranlarını ihbar zorunluluğu olmaksızın tek taraflı olarak arttırmaya yetkili olduğu, müşterinin ileride bu yönde hiçbir itiraz ve şikayet hakkı bulunmadığının kabul ve taahhüt edildiği, Çerçeve sözleşmenin 39, 46 ve 47.maddelerinde, tarımsal faaliyetlere yönelik kredilerle sübvansiyonlu ve fon kaynaklı kredilerde krediye ilişkin komisyon ve gider vergisinin itiraz hakkı bulunmadan ödeneceği, tarımsal kredinin bankaca uygun görülen proje, plan fizibilite ve değerlendirme raporu esasları dairesinde amacına uygun olarak kullanılacağı, açılan krediden doğan borcun tasfiyesine kadar kredi konu yatırım ve işletmeyle ilgili her türlü faaliyet ve kayıtları bankanın kontrol ve incelemeye yetkili olduğu, tarımsal üretim yapılmadığının tespiti halinde sübvansiyon uygulamasına son verileceği ve borçlara muacceliyet verileceği, Hususları yer almaktadır. Genel Tarımsal krediler sözleşmesini takiben genel kredi sözleşmelerinde de benzeri hükümler düzenlenmiştir. Yukarıda görüleceği üzere davacı tarafından müvekkilinin ticari hesabından genel işlem ve sözleşme koşullarına aykırı yapıldığı iddiasına konu işlemler yukarıda açıklanan taraflar arasındaki akdi ilişki çerçevesinde ve dava dilekçesindeki sırayla ayrıntı olarak incelenmesi ve değerlendirilmesinde; Kullandırılan kredi tutarın üzerinden %2 ve %1 nispetinde alınan faiz dışı gelir komisyonlar banka tarifesine uygun ve bir kısmının ise tarifenin altına olduğu, ayrıca davacı tarafça dava dilekçesinde sıralı olarak takip eden iade taleplerinde kredi tutarı üzerinden alınan %2 komisyon alınmasının böyle bir gerçek olmadığı halde her nasılsa “yasal kesinti” olarak değerlendirilip kabul edildiği, kredi üzerinden komisyon alındığı gün ayrıca alınan komisyonların aynı krediyle ilgili ve mükerrer olarak alındığı iddiasının ise işlemlerin incelenmesinde görüldüğü gibi yerinde olmadığı, Masraf ve limit tahsisi ve diğer farklı adlar altında alınan ücretlerin limit tahsisli tarımsal kredileme işlemi ve ayrıca davacının kredilendirildiği gibi sübvansiyonlu krediler özelikle başta olmak üzere her türlü tarımsal kredilerin açılıp kullandırılmasında kredinin mahallinde tespitinden tasfiyesine kadar amacına uygun olarak devam ettirildiği hususunda davalı banka şubesinin sözleşmeden doğan denetleme görev ve yetkisinin bulunduğu, tarımsal işletmelerin şehir dışında banka şubesine mesafesinin de bulunduğu gözetildiğinde, krediler üzerinden alınan komisyon dışında alınan ücretlendirme ve komisyonların yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere sözleşmeye uygun ve makul oranlarda bulunduğu, Diğer taraftan kullanılan kredilerin tarımsal işletmesi finansmanı amaçlı olmasına karşın davacı tarafça ticari kredi olarak nitelendirilmesi, kredi işlemlerinin tamamının genel işlem koşulu sözleşmelere dayalı olduğunun ileri sürülmesi, dönemsel komisyonların bir bankacılık hizmeti olarak algılanması, vade gecikmesinde alınan gecikme ücretinin ekstrede yazılı ve niçin alındığının açık olarak görülebildiği halde gecikme bildirim ücreti olarak yanılgı içinde iade talebine konu edilmesi, aynı gün içinde mükerrer komisyon alındığı ve kredi kullandırılmadığı halde komisyon alındığı hususlarına dayanılarak yapılan iade taleplerinin davacı taraf bilgi eksikliği ve kayıtların doğru okunamamasından kaynaklandığı, anlaşılmaktadır şeklinde rapor sunmuştur. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE : Dava, davalı tarafından davacıya kullandırılan ticari kredilerde haksız kesinti yapıldığı iddiasına dayalı istirdat davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı bankanın ticari krediler nedeniyle davacıdan haksız kesinti yapıp yapmadığı, yapmış ise haksız kesinti miktarı konularında olduğu anlaşılmıştır. Bütün dosya kapsamı, taraflar arasındaki ticari kredi sözleşmesi ve yukarıda tarihi belirtilen hüküm kurmaya, mahkeme ve kanun yolu denetimine elverişli bilirkişi raporu değerlendirildiğinde; Bankalar Kanununun tüketici kredilerinin dışında kalan diğer bütün kredi işlemlerinde serbestçe faiz, komisyon ve masraf alınmasının mümkün olduğu, bankaların faiz dışındaki gelirlerinin açılan kredinin üzerinden maktu ve nispi oranda komisyon niteliğinde olabileceği veya kredi işleminde fiilen yapılan herhangi bir masrafın karşılanması amacıyla masraf alınabileceği. Genel Kredi Sözleşmeleriyle taraflar arasında ticari nitelikte akdi ilişki kurulduğu, davalının kullandığı kredilerin 4077 sayılı yasada ayrıntılı olarak belirtilen tüketici kredisi niteliği göstermediği, dolayısıyla tüketici kredisi işlemleri dışında, faiz dışı ücretin sadece iş ve hizmet alımından kaynaklanmasının söz konusu olmadığı, bankaların ticari kredi sözleşmelerinde faiz ve komisyon oranlarının genel olarak yazılı olarak gösterilmediği, azami oranların tespitine yetkili olduklarının belirtildiği ve bu husustaki tarifelerin banka şubelerinde ve web sitelerinde İlan edildiği, genel bankacılık uygulamalarında alınan tutarın makul sınırlarda kabul edilebilecek oranda olduğu, dosya masrafı adı altında yapılan kesintinin yerinde olduğu anlaşıldığından davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere, 1-Davacının davasının REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ... TL harçtan peşin alınan ... TL nin mahsubu ile eksik alınan ... TL nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine ve dava değerine göre hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansı ve varsa teminatın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/04/2021 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır