İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/578 E. 2021/413 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/578
- Karar No
- 2021/413
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/578 Esas KARAR NO : 2021/413
DAVA : İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/11/2020 KARAR TARİHİ : 17/06/2021
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin kredi kullanmadığı halde farklı tarihlerde hesaplarından kesintiler yaptığını, yapılan kesintilerin mevzuata ve sözleşmeye aykırı olduğunu, bu nedenlerle icra takibine yapılan itirazın iptaline, %20’ den aşağıda olmamak üzere müvekkili lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle: Davanın yetkili yer mahkemesinde açılmadığını, davacının talep ettiği alacaklarının zamanaşımı süresinin 2 yıl olduğunu, bu sürenin sona erdiğini, müvekkili banka ile davacı arasında Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi’ nin imzalandığını, davacıya mevzuat hakkında bilgi verildiğini, davacının tacir olduğunu, tarafların tacir sıfatına haiz oldukları dikkate alındığından Borçlar Kanunu hükümlerinin de taraflar arasında uygulanma imkanın bulunmadığını, müvekkili bankanın kesintileri yasaya ve mevzuata aykırılık teşkil etmeyecek şekilde yaptığını, bu nedenlerle yetki itirazının kabulü ile dosyanın ... Mahkemeleri’ne gönderilmesine, mahkeme aksi kanaatte ise haksız ve dayanaksız davanın reddine, müvekkili lehine %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacının üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Bankacılık mevzuatında uzman hesap bilirkişisinin ... tarihli raporunda: “a.Dava dilekçesinde hangi sözleşmenin, hangi maddesinin, TBK 20-25 Maddelerinde anılan Genel İşlem Koşullarının hangi maddesine aykırı olduğunu belirtilmeden genel olarak “Genel İşlem Koşullarına aykırılığından” söz edilmesine karşın; davacı ile davalı arasında ... olan sözleşme tarihinden 1 gün öncesi olan ... tarihinde “Sözleşme Öncesi Ön Bilgi Formu” düzenlendiği bu formada Genel İşlem Şartlarına ilişkin hükümler dikkate alınmak suretiyle, Sözleşme hakkında bilgi sahibi olması için davacı müşterinin menfaatine aykırı olabilecek hükümlerin bulunduğu sözleşme maddelerinin, madde numaraları da belirtilmek suretiyle açıklandığı ve formun davacı kaşe ve imzasıyla onaylandığı, bilahare sözleşmenin imzalandığı, hatta sözleşme ekinde davacıya da onaylatılan ve o tarihler için geçerli olan bir ücret ve komisyon tarifesinin bulunduğu, bu durumda anılan yasanın Genel İşlem Koşullarına aykırı olabilecek bir durumdan bahsedilemeyeceği, b.davalı bankanın web sitesinde ve tarifelerinde görülen uygulamasının; Kredi Tahsisi Ücretinin ayrı, Kredi Değerlendirme Ücretinin de ayrı kesintiler olduğu, Kredi Tahsis Ücretinin, ...-TL olan toplam limitin %0,25’i üzerinden yıllık olarak alındığı, Kredi Değerlendirme Ücretinin ise Rotatif Kredilerde ve her 3 ayda bir, toplam limitin %1.1’i üzerinden alındığı, davacıya ait hesap özetlerinde yapılan incelemeler sonucunda da kesintilerin bu tarifeye uygun olarak yapıldığı,c.davalı bankaca alınan Kredi Tahsis ve Değerlendirme ücretinin Genel İşlem Koşullarına aykırılık taşımayan Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi’nin 6. Maddesindeki Komisyon, Ücret, vergi, fon ve masraflar ile ilgili açıklamaların yer aldığı açıklamalara, Ön Bilgi Formunun 4. Maddesinde yapılan hatırlatmalara ve TTK’nun 20. Maddesinde anılan “Tacir olan veya olmayan bir kişiye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, uygun bir ücret isteyebilir.” Hükümlerine uygun olarak alındığı,d.dava konusu ücretin emsal banka uygulamalarına uygun ve eşdeğer tarifede olduğu ve fahiş ücretten söz edilemeyeceği, e.dava konusu işlemlerin T.C.M.B.’nın 2020/4 Sayılı Tebliği öncesi dönemine değil, 2006/1 Sayılı Tebliğ kapsamında bulunduğu, bu nedenle de davalı bankanın yaptığı ücretlendirmenin de sınırlamaya tabi bir yönünün bulunmadığı, tespit edilmiş ve yapılan bu tespitle sonucunda da;davalı ...’nin, davacı ...’ne iade etmesi gereken bir meblağın bulunmadığı” kanaatini bildirmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, davalı tarafından davacıya kullandırılan ticari kredilerde haksız kesinti yapıldığı iddiasına dayalı istirdat davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı bankanın ticari krediler nedeniyle davacıdan haksız kesinti yapıp yapmadığı, yapmış ise haksız kesinti miktarı konularında olduğu anlaşılmıştır. Bütün dosya kapsamı, taraflar arasındaki ticari kredi sözleşmesi ve yukarıda tarihi belirtilen hüküm kurmaya, Mahkeme ve kanun yolu denetimine elverişli bilirkişi raporu değerlendirildiğinde; Bankalar Kanununun tüketici kredilerinin dışında kalan diğer bütün kredi işlemlerinde serbestçe faiz, komisyon ve masraf alınmasının mümkün olduğu, bankaların faiz dışındaki gelirlerinin açılan kredinin üzerinden maktu ve nispi oranda komisyon niteliğinde olabileceği veya kredi işleminde fiilen yapılan herhangi bir masrafın karşılanması amacıyla masraf alınabileceği. Genel Kredi Sözleşmeleriyle taraflar arasında ticari nitelikte akdi ilişki kurulduğu, davalının kullandığı kredilerin 4077 sayılı yasada ayrıntılı olarak belirtilen tüketici kredisi niteliği göstermediği, dolayısıyla tüketici kredisi işlemleri dışında, faiz dışı ücretin sadece iş ve hizmet alımından kaynaklanmasının söz konusu olmadığı, bankaların ticari kredi sözleşmelerinde faiz ve komisyon oranlarının genel olarak yazılı olarak gösterilmediği, azami oranların tespitine yetkili olduklarının belirtildiği ve bu husustaki tarifelerin banka şubelerinde ve web sitelerinde ilan edildiği, genel bankacılık uygulamalarında alınan tutarın makul sınırlarda kabul edilebilecek oranda olduğu, dosya masrafı adı altında yapılan kesintinin yerinde olduğu anlaşıldığından davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu hükümlerine göre alınması gereken ... TL ilam harcından ... TL peşin harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3 -Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesi’ ne göre hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’ nun 18/A-14. maddesi gereğince arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden ... TL' nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansı ve varsa teminatın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/06/2021
Katip ...
Hakim ...