İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/569 E. 2021/140 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/569
- Karar No
- 2021/140
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/569 Esas KARAR NO : 2021/140
DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/11/2020 KARAR TARİHİ : 04/03/2021
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ... tarihli LNG Sıvılaştırılmış Doğal Gaz Satış ve Sistem Teslim Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme gereği davalı şirket işletmesinin LNG ihtiyacını 5 yıl süre ile müvekkili şirketten karşılamayı kabul ve taahhüt ettiğini, sözleşme devam ederken ... tarihinde sözleşmenin süresi ... yılına uzatıldığını ve bu protokolün ... tarihli sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olduğunun kabul edildiğini, LNG satış sözlemesinin 12.1 nolu sözleşmenin süresi başlığı altında sözleşmenin bitmesine 2 ay kala tarafların bir araya gelerek sözleşmenin sona erdirilmesi konusunda mutabakata varamamış olursa sözleşmenin 2 yıl daha uzamış olacağının kabul edildiğini, dolayısıyla ... tarihinde bitecek sözleşmenin ... tarihine kadar uzadığını, ancak davalı şirketin sözleşme süresi bitmeden ... tarihinde sözleşmeyi sona erdirdiğini taraflarına bildirdiğini ve taraflarına ait olan tank ve malzemelerin kaldırılmasını istediğini, bunu da ... tarihli mailleri ile kabul ettiklerini, müvekkili şirket tarafından keşide edilen ... tarihli ihtarname ile hem ... tarihli sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak tek taraflı feshi hem de LNG Sıvılaştırılmış Doğal Gaz Satış ve Sistem Teslim Sözleşmesi'nin Genel Hususlar başlığı adı altında bulunan 11.3 maddesi uyarınca davalının işletmesinde ... ... haricinde hiçbir tedarikçiden LNG satın almayacağı ve alternatif yakıt kullanmayacağına ilişkin taahhüdüne rağmen bir başka şirkete ait LNG kullanmaya başlaması sebebiyle müvekkilinin uğradığı zararlar ve hak ettiği tazminatları talep ettiğini, ayrıca davalı almayı taahhüt ettiği LNG alımını yapmadığını ve bu şekilde de sözleşmeyi ihlal ettiğini, davalı şirketin müvekkili ile olan sözleşmesi sona ermeden ... ...den LNG tanklarını da söktürerek taahhütlerini yerine getirmeyeceğini açıkça belirttiğini, bu sebeplerle davalı şirketin tazminat taleplerine yapmış olduğu itirazın haksız ve kötü niyetli olması sebebiyle davanın kabulünü, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesinde, davacı yanın müvekkili ile akdetmiş olduğu ... tarihli sözleşmenin ... tarihinde sözleşme şartlarının iyileştirilmesi üzerine ek protokol ile ... tarihine uzatıldığını, davacının iddia ettiği gibi sözleşme bitimine 2 ay kala tarafların sözleşmenin sona erdirilmesi hususunda mutabakata varmamış olursa sözleşmenin kendiliğinden 2 yıl daha uzayacağının kabulü hususunun da gerçeği yansıtmadığını, zira bu hususun ... tarihli protokol olup, tarafların iş bu protokol ile sözleşmenin ... tarihine kadar uzatılmasını kararlaştırdıklarını, müvekkili şirketin otel yönetimince 2019 yılı sonu tadilat ve yenileme yapılması kararı alındığını, bu hususun davacı şirkete bildirildiğini, sözleşmenin tadilat başlayıncaya kadar uzatılması hususunda sözlü olarak anlaştıklarını, buna istinaden ... ve projeye uygun teklif istenildiğini ancak davacı tarafın ... tarihli teklifinin yeni projeye uygun olmadığından müvekkili şirketçe kabul görmediğini ve tarafların karşılıklı irade beyanı ile sözleşmeyi feshettiklerini, bu hususta taraf şirket yetkililerinin karşılıklı yazışmaları mail ve ... ortamında mevcut olduğunu bu sebeplerle davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dosyada tüm deliller toplanmış, davalı vekili cevap dilekçesinde değindiği davacı tarafın davalıya gönderdiği iddia edilen teklife ilişkin bilgi ve belgeleri ve diğer yazışmalara ilişkin bilgi ve belgeleri mahkemeye sunmuştur. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava sözleşmenin haksız fesih iddiasına dayalı tazminat davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık 2012 yılında akdedilen sözleşmenin ... tarihine uzayıp uzamadığı ve davacının tazminat istemlerinin yerindeliği noktasında toplanmaktadır. Taraflar arasında akdedilen sözleşme ve yazışmalar incelendiğinde; davacı şirket ile davalı şirket arasında ... tarihli ve 5 yıl süreli LNG Sıvılaştırılmış Doğal Gaz Satış ve Sistem Teslim Sözleşmesi akdedildiği, satış sözlemesinin 12.1 nolu sözleşmenin süresi başlığı altında sözleşmenin bitmesine 2 ay kala tarafların bir araya gelerek sözleşmenin sona erdirilmesi veya devamı konusunda mutabakata varmamış olursa sözleşmenin 2 yıl daha uzamış olacağının kararlaştırıldığı, sözleşme devam ederken tarafların bir araya gelerek ... tarihinde sözleşmenin süresini ... yılına uzatılması husunda mutabakata vardıkları ve sözleşmenin ... tarihine kadar uzatıldığı hususunda taraflar arasında ihtilaf yoktur. Davacı taraf ... tarihine 2 ay kala tarafların bir araya gelerek sözleşmenin sona erdirilmesi konusunda mutabakata varmamış olması nedeniyle sözleşmenin ... tarihine uzadığını, 2019 yılı sonunda davalı tarafça fesih edilen sözleşmenin haksız olduğunu iddia ederek 2012 tarihli ana sözleşmeye dayanarak tazminat isteminde bulunmuştur. Davalı taraf ise 2018 yılından sonra sözleşme bitimine 2 ay kala tarafların sözleşmenin sona erdirilmesi hususunda mutabakata varmamış olursa sözleşmenin kendiliğinden 2 yıl daha uzayacağının kabulü hususunun gerçeği yansıtmadığını, 2019 yılı sonu tadilat ve yenileme yapılması kararı alındığını, bu hususun davacı şirkete bildirildiğini, sözleşmenin tadilat başlayıncaya kadar uzatılması hususunda sözlü olarak anlaştıklarını, buna istinaden ... ... ve projeye uygun teklif istenildiğini ancak davacı tarafın ... tarihli teklifinin yeni projeye uygun olmadığından davalı şirketçe kabul görmediğini ve tarafların karşılıklı irade beyanı ile sözleşmeyi feshettiklerini iddia etmiştir. Sözleşmenin ... tarihine uzayıp uzamadığı ve erken ve haksız fesih iddiasına dayalı fesihten sonraki 1 yıl için talep edilen cezai şart ve kalan kira bedeli talepleri yönünden değerlendirme : Taraflar arasında akdedilen ... tarihli LNG Sıvılaştırılmış Doğal Gaz Satış ve Sistem Teslim Sözleşmesin belirli süreli sözleşme olup sözleşme bitim süresi 5 yıl sonrası olan ... tarihidir. Sözleşmenin 12.1 maddesine göre taraflar sözleşme bitim tarihinden 2 ay öncesine kadar sözleşmenin bitimi hususunda anlaşmaya varmamaları halinde sözleşme 2 yıl uzayacaktır. Sözleşme devam ederken taraflar bir araya gelerek ... tarihinde sözleşmenin süresini ... yılına uzatmışlardır. Bu durumda taraflar sözleşmenin bitim tarihi konusunda yeni bir anlaşma yapmış bulunmuşlardır. Zira taraflar eğer ilk sözleşmenin bitim tarihi olan ... den önce bir anlaşma yapmamış olsalardı sözleşmenin bitim tarihi ... tarihine uzamış olacaktı. Taraflar 2015 yılında sözleşmenin devamı ve süresi konusunda yeni bir anlaşma yaptıklarından 2012 tarihli sözleşmenin süresine ve uzamasına ilişkin 12. Maddesi mahkememizin kanaatine göre somut olaya uygulanamayacaktır. Bununla beraber ... tarihinde sona eren sözleşme tarafların birleşen iradesine göre fiili olarak 1 yıl daha uygulanmış hizmet alımı devam etmiştir. Davalı tarafın dosyaya sunduğu ... tarihli lng satış sözleşmesi taslağı ve teklifname incelendiğinde tarafların yeni bir sözleşme üzerinde görüşmelerine rağmen mutabakata varamadıkları anlaşılmıştır. Davacı taraf davalıya 2019 yılı sonunda yeni bir teklifname ve sözleşme taslağı göndererek sözleşmenin 2020 yılı sonuna uzadığı iddiasıyla çelişkiye düşmüştür. Bu çelişkili davranış, dürüstlük kuralının ihlali olup hukuken korunması beklenemez. Açıklanan gerekçelerle sözleşmenin ... tarihine uzamadığı mahkememizce sabit görüldüğünden davacının sözleşmenin 11.9 ve 6.3 maddelerine dayanarak sözleşmenin feshinden sonraki 1 yıl için talep ettiği cezai şart ve kalan kira bedeli taleplerinin reddi gerekmiştir. Sözleşme süresi boyunca eksik lng alımı iddiasına dayalı tazminat talebi değerlendirmesi: Davacı taraf sözleşme boyunca davalı tarafın tüketim taahhüdünün altında alım yaptığı iddiasına ve sözleşmenin 11.2 maddesine dayanarak tazminat talebinde bulunmuştur. Davalı taraf ise aralarında kotalı alım söz konusu olmadığını, uzun yıllar kendilerine gaz tedarik eden davacı şirketin kotayı mevzu bahis etmemesine rağmen bu davada talep etmesinin hakkın kötüye kullanılması teşkil ettiğini beyan ederek talebin reddini savunmuştur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, sözleşmeyle eksik ürün alımı hali için öngörülen cezai şartın istenip istenemeyeceği noktasında toplanmaktır. Eldeki davaya emsal niteliğindeki Yargıtay HGK 2012/670 E. 2013 /171 K. Sayılı ilamında özetle şu değerlendirmelerde bulunulmuştur: "Dava, bayilik sözleşmesiyle belirlenen eksik ürün alımı hali için öngörülen cezai şartın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine, Özel Daire'ce yukarıda yazılı gerekçeyle bozulmuş; yerel mahkemece önceki hükümde direnilmiştir. Direnme hükmünü, davalı vekili temyize getirmiştir.Taraflar, az yukarıda içeriklerine yer verilen ihtarnamelere rağmen ticari ilişkilerini sözleşmenin kalan süresi olan dokuz (9) yıl boyunca sürdürmüşlerdir. Bu ticari ilişkinin devamı sırasında, davalı şirket (Bayi), sözleşme gereği her yıl satmayı taahhüt ettiği miktarın altında ... mal satmıştır. Davalı şirket (Bayi), davacı şirkete gönderdiği ...Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesiyle, sona erecek olan bayilik sözleşmesini yenilemeyeceklerini belirterek, ... tarihinden itibaren feshettiklerini bildirmiştir.. ....Uyuşmazlığın çözümünde etkili olan "İrade beyanları", bir sözleşmenin kurulmasını amaçlayan "İcap (Öneri)" ve "Kabul" kavramlarının açıklanmasında yarar vardır: Hemen belirtilmelidir ki, irade beyanı, bir ruhî hâdiseden bir başkasını haberdar etmek üzere yapılan ve bununla özel hukuk alanındaki ilişkilerde değişiklik yapılması, yeni ilişkiler yaratılması veya bu gibi ilişkilerin ortadan kaldırılmasının istendiği, hayatta edinilen tecrübelere, örf ve âdete göre halin icaplarından anlaşılan iradenin hareket ve faaliyeti olarak tanımlanabilir (Belbez, Hikmet: Akitlerde Sükutun Ehemmiyeti, AÜHF Dergisi, Yıl:1944, Sayı:2, Sahife:221). İrade beyanları açık (sarih) olabileceği gibi, örtülü (zımni) de olabilir (Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu m.1/II.fıkra). Beyanın anlam ve konusu hiçbir yoruma ve karışıklığa meydan vermeyecek şekilde beyan vasıtalarından, yani kullanılan söz, yazı veya işaretlerden anlaşılıyorsa, bu, açık bir irade beyanıdır. Zımni irade beyanı ise, iradenin varlığını gösteren davranışı ifade eder. Bu anlamda, açık olmayan her türlü irade beyanı, zımni irade beyanıdır. İrade beyanının anlamının, yani sonuç (işlem) iradesinin doğrudan doğruya söz veya işaretlerden çıkmaması, anlaşılmaması halinde, zımni irade beyanı sözkonusu olur. Başka bir deyişle, zımni irade beyanlarında beyan sahibinin davranışı, işlem iradesini dolaylı bir şekilde ifade eder; onun davranışından, dolaylı olarak işlem iradesine sahip olduğu sonucu çıkar (Eren, Fikret: Borçlar Hukuku, Genel Hükümler, 11.Baskı, İstanbul 2009, Sahife:124). İcap (öneri), bir akdi meydana getirmek amacı ile bir şahsın teklifini ihtiva eden ve karşı tarafa yöneltilen bir irade beyanıdır. Kabul ise, yapılan bir öneriye karşılık karşı taraf(muhatap) tarafından önerene yöneltilen ve sözleşmeyi öneriye uygun olarak meydana getirme arzusunu kesin olarak ifade eden irade beyanıdır. Kanunun veya tarafların anlaşması ile, yapılacak sözleşme için bir şekil öngörülmüş olmadıkça ya da önerene kabul için bir şekle uyulmasını şart kılmış olmadıkça, kabul beyanı bir şekle bağlı değildir; sözle, yazı ile veya kanaat verici bir davranışla yapılabilir (Oğuzman/Öz:Borçlar Hukuku, Genel Hükümler, İstanbul 2012, Sahife:51, 66). Bu bağlamda, taraflar arasında öteden beri mevcut iş ilişkileri dolayısı ile, o tarihe kadar ki uygulama çerçevesinde içlerinden birinin yaptığı siparişi diğer tarafın ayrıca bir kabul beyanında bulunmaksızın bir süre sonra malı göndererek (fiili kabul) cevaplandırmış bulunması, durumun bundan sonra da böyle olacağı hususunda bir güven olgusunun gerçekleşmesine yol açacağı belirtilmektedir (Kocayusufpaşaoğlu/Hatemi/Serozan/Arpacı: Borçlar Hukuku, Genel Bölüm, Birinci Cilt, İstanbul 2008, Sahife:206). ...Taraflar, az yukarıda içeriklerine yer verilen ihtarnamelere rağmen ticari ilişkilerini sözleşmenin kalan süresi olan dokuz (9) yıl boyunca sürdürmüşlerdir. Bu ticari ilişkinin devamı sırasında, davalı şirket (Bayi), sözleşme gereği her yıl satmayı taahhüt ettiği miktarın altında ... mal satmıştır. Davalı şirket, kendisinde uyandırılan bu haklı güven dolayısıyla davacı şirketten ... mal almaya devam etmiş; ancak, beklemediği şekilde, bayilik sözleşmesinin kendisi tarafından feshinden sonra davacı tarafından eldeki dava ile ceza-i şart tazminatının tahsili istenilmiştir. Dolayısıyla, davacı şirketin bayilik sözleşmesinin 15.maddesinin uygulanmayacağı yönündeki anlaşma nedeniyle ortaya çıkan olgunun kaynağı haklı güvendir. Bu şekilde ortaya çıkan güven sorumluluğu ise, dürüstlük ilkesinin bir gereğidir. Daha da önemlisi, davacı şirketin davranışları ile davalı şirkette yarattığı güvenle çelişki oluşturacak şekilde sözleşmenin davalı şirket tarafından feshinden sonra eldeki davaya konu edilen ceza-i şart tazminatını istemesi çelişkili davranış yasağını oluşturur ki, böyle bir davranışın hukuken korunması beklenemez. Öyleyse, yerel mahkemenin az yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olguları gözeterek, paralel gerekçelere dayalı olarak davacı tarafın ceza-i şart tazminatının reddine ilişkin karar vermesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, usul ve yasaya uygun direnme kararının onanması gerekir." Yukarıdaki emsal içtihat ışığında somut olay değerlendirildiğinde;Taraflar, ticari ilişkilerini (7) yıl boyunca sürdürmüşlerdir. Davacı taraf bu ticari ilişkinin devamı sırasında davalı şirketin sözleşme gereği her yıl almayı taahhüt ettiği miktarın altında gaz satın aldığını iddia etmiştir. Fakat davacı şirket, sözleşmenin feshine kadar bu iddiasını davalı tarafa karşı öne sürmemiş iş bu davayla öne sürmüştür. Davacı tarafın sözleşme süresince davalı şirkete gaz satmasına ilişkin davranışı, bu ilişkinin sözleşmenin kalan süresince (7 yıl) devam ettiği gözönüne alındığında, davacı şirket, taraflar arasındaki sözleşmenin ceza-i şartı düzenleyen 11.2 .maddesinin uygulanmayacağı konusunda davalı tarafta haklı bir güven oluşturmuştur. Davalı şirket, kendisinde uyandırılan bu haklı güven dolayısıyla davacı şirketten gaz almaya devam etmiş; ancak, sözleşmenin feshinden sonra davacı tarafından eldeki dava ile ceza-i şart tazminatının tahsili istenilmiştir. Dolayısıyla, davalı şirketin sözleşmenin 11.2. maddesinin uygulanmayacağı yönündeki anlaşma nedeniyle ortaya çıkan olgunun kaynağı haklı güvendir. Bu şekilde ortaya çıkan güven sorumluluğu ise, dürüstlük ilkesinin bir gereğidir. Daha da önemlisi, davacı şirketin davranışları ile davalı şirkette yarattığı güvenle çelişki oluşturacak şekilde sözleşmenin davalı şirket tarafından feshinden sonra eldeki davaya konu edilen ceza-i şart tazminatını istemesi çelişkili davranış yasağını oluşturur ki, böyle bir davranışın hukuken korunması beklenemez. Tüm bu nedenlerle davacının sözleşme süresi boyunca eksik lng alımı iddiasına dayalı tazminat talebinin de reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ... TL harçtan peşin alınan ... TL nin mahsubu ile fazladan alınan ... TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansı ve varsa teminatın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/03/2021
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır