İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/373 E. 2021/336 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/373
Karar No
2021/336
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/373 Esas KARAR NO : 2021/336 DAVA : Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/09/2020 KARAR TARİHİ : 01/06/2021 Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, İSTEM: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı bankanın müvekkilinin ticari hesabından ... tarihinde ...-TL ... tarihinde ...-Tl ... tarihinde ...-TL ... tarihinde ...-TL ... tarihinde ...-TL ... tarihinde ...-TL ... tarihinde ...-TL ... tarihinde ...-TL ,... tarihinde ...-TL, ... tarihinde ...-TL , ... tarihinde ....-TL ... tarihinde ....-... tarihinde ...-TL, ... tarihinde ....-TL ... tarihinde ...-TL ... tarihinde ...-TL ... tarihinde ...-TL, ... tarihinde ...-TL ve ... tarhinde ....-TL Bloke çözüm komisyonu adı altında toplam ...-TL kesinti yaptığını, davalı banka hariç hiç bir bankanın bloke çözüm komisyonu adı altında kesinti yapmadığını, müvekkilinin ticari hesabından isteği olmadan davalı bankanın ... tarihinde ...-TL ... tarihinde ...-TL ... paket ücreti adı altında kesinti yaptığını, ... tarhinde ...-Tl dönemsel hizmet komisyonu ve ... tarihinde ...-TL ... tarihinde ...-TL dönemsel hizmet komisyonu ... tarihinde ...-TL ... tarihinde ...-TL limit tahsis ücreti adları altında kesintiler yaptığını, ... tarihine kadar toplam ...-TL hesap özeti ücreti kesintisi yaptığını, ... tarihinde ...-TL posta verimsizlik ücreti kesintisi yaptığını, kredi kartından toplam ...-TL yıllık üyelik ücreti kesintisi yaptığını, kredi kartından müvekkilinin her hangi bir talebi olmadan ...-TL poket ücreti kesintisi yaptığını, ... tarihinde ...-TL tahsilat yapıldığını, ancak müvekkilini sigorta talebi olmadığını müvekkilinden haksız alınan fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik ...-TL nin ödeme tarihinden itibaren Avans faizi ile birlikte iadesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. YANIT: Davalı banka vekili cevap dilekçesinde; davacının talep ve iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalı ile davalı müvekkili ... Şubesinden ... tarihli ve ...-TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesi imzaladıklarını, kullandığı kredi nedeniyle sözleşmeye ve hukuka uygun olarak Bloke Çözüm Komisyonu, ... Paket Ücreti, Dönemsel Hizmet Komisyonu, Limit Tahsis Ücreti, hesap özeti Ücreti, posta Verimsizlik Ücreti tahsil edildiğini, alacak belirlenebilir olduğundan belirsiz alacak davası açılmasının mümkün olmadığını, dava konusu masraflar davacının bilgi ve onayı dahilinde tahsil edildiğini, tacir olan davacının imzalamış olduğu sözleşmeler ile bağlı olup, davacıdan alınan masraflar taraflar arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesine uygun olduğunu, davacının bu sözleşmeye uygun olarak yaptığı ödemelerin iadesini isteyemeyeceğini, dava konusu ücretler Türk Ticaret Kanunu ve Bankacılık Kanununa uygun olduğunu, tacir olan bankanın bankacılık hizmetleri sebebiyle masraf tahsil etmesine yasal bir engel olmadığı davacının tacir olması sebebiyle kendisinden tahsil edilen masrafların iadesini isteyebileceğini, hesap ekstresi dekontlar fatura niteliğinde olup tacir olan davacı TTK hükümleri gereğince basiretli davranarak borçlarını talip etmekle yükümlü olduğunu, davacı davaya konu masrafları öderken hiç bir ihtirazi kayıt ileri sürmediğini, bu nedenle ödemenin iadesini talep edemeyeceğini, davacının faiz talebinin haksız ve hukuka aykırı olup reddi gerektiğini, haksız davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR VE GEREKÇE: Dava,davacının davalı banka nezdinde bulunan ticari hesaplarından kesilen bloke çözüm komisyonu, rahat paket ücreti, dönemsel hizmet komisyonu, limit tahsis ücreti hesap özeti ücreti, post verimsizlik ücreti, yıllık üyelik ücreti ve paket ücreti adı altında yapılan kesintilerin taraflar arasındaki sözleşmelere ve genel şartlara uygun olup olmadığının tespiti ile davacıya iadesi istemine ilişkindir. Mahkememizce banka kayıtları celp edilerek incelenmiş taraf deliller toplanmıştır. Davacı tarafın dava dilekçesi ile müvekkilinin ticari hesaplarından bloke çözüm komisyonu, rahat paket ücreti, dönemsel hizmet komisyonu, limit tahsis ücreti hesap özeti ücreti, post verimsizlik ücreti, yıllık üyelik ücreti ve paket ücreti adı altında kesintiler yapıldığını, bu kesintilerin hukuka uygun olmadığını iddia ettiği görülmektedir. Tarafların iddia ve savunmaları ile davanın mahiyeti gereğince genel işlem şartı, bankanın ücret vb. alacak adı altında yaptığı kesintileri kısaca açıklamakta fayda bulunmaktadır. Genel işlem şartları, sözleşme taraflarından birinin, ileride kuracağı sözleşmelerde karşı âkidine değiştirmeden kabul edilmek üzere sunma niyetiyle, önceden, tek yanlı olarak saptadığı sözleşme koşullarıdır. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere, genel işlem şartlarının varlığını kabul edebilmek için bazı unsurların gerçekleşmiş olması aranır. Genel işlem şartları kural olarak bir sözleşmenin içeriğini düzenlemek üzere hazırlanırlar ve bu faaliyet tek taraflı olarak sözleşmenin kurulmasından önce gerçekleşir. Amaç, birden fazla sözleşme ilişkisinde kullanılacak şartları saptamak ve bunları karşı âkidin müdahalesine imkan tanımadan bir kül olarak sözleşmeye dahil etmektir. Bu şartların nasıl hazırlandığı, kağıda dökülüp dökülmediği, yazı türü, metnin sözleşme metnine dahil olup olmadığı gibi hususlar genel işlem şartı nitelendirmesi açısından önem taşımaz. Genel işlem şartlarının varlığını kabul edebilmek için karşı âkidin bunların içeriğine etki edememiş olması gerekir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28/01/2015 tarih 2014/13-596E. 2015/792K. sayılı kararı). 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun "Genel işlem koşulları" başlığı altında 20 ve devamı maddelerinde de 818 sayılı Borçlar Kanunundan farklı olarak genel işlem koşullarına yer verilmiştir. Bu nedenle genel işlem şartlarının uygulanması için sözleşmenin düzenlendiği tarih önem arz etmektedir. Zira 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu yürürlükte olmadığı dönem için genel işlem koşullarıyla ilgili hükümler uygulanamayacaktır, bu hükümlerin 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 2. maddesi uyarınca kamu düzeni ve genel ahlâka ilişkin bir kural niteliğinde bulunmaması nedeniyle geçmişe etkili şekilde uygulanması da mümkün değildir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08/11/2017 tarih 2017/11-2436E. 2017/1303K. sayılı kararı). Bunun gibi, 6103 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunu’nun "Eski Hukukun ve Türk Ticaret Kanununun Uygulanacağı Hâller" başlığı altında düzenlenen 2. maddesinin (a) bendinde "Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten önce meydana gelen olayların hukukî sonuçlarına, bu olaylar hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişlerse, o kanun hükümleri uygulanır." düzenlemesine yer verilmiştir. Bu bakımdan genel işlem şartının değerlendirilmesinde sözleşmenin düzenlendiği tarih önem arz etmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 20. maddesi gereğince ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, uygun bir ücret isteyebilir. Bu anlamda bankada, kullandırdığı kredi için kural olarak ücret isteyebileceğinin kabulü gerekmektedir. Yargıtay uygulamasına göre bunun tespiti için, taraflar arasındaki kredi sözleşmeleri ve ekleri dosyaya celp edilip dava konusu masraflara ilişkin sözleşme hükümleri ile diğer bankaların benzer işlemlerdeki emsal uygulamaları gözetilerek, bankacılık uygulamasında davalının söz konusu ücretleri tahsil etmesinin mümkün olup olmadığının gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılarak belirlenmesi ve sonuca göre karar verilmesi gerekir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 24/10/2014 tarih 2014/4377E. 2014/16466K. sayılı kararı). Bunun gibi 01/11/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun "Faiz Oranları İle Diğer Menfaatler" başlıklı 144. maddesinin "Cumhurbaşkanı, bankaların ödünç para verme işlemleri ve mevduat kabulünde uygulanacak azamî faiz oranlarını, katılma hesaplarında kâr ve zarara katılma oranlarını, özel cari hesaplar dâhil bu maddede belirtilen işlemlerde sağlanacak diğer menfaatlerin nitelikleri ile azamî miktar ya da oranlarını tespit etmeye, bunları kısmen veya tamamen serbest bırakmaya yetkilidir. Cumhurbaşkanı, bu yetkilerini Merkez Bankasına devredebilir." hükmü ile maddede sayılan işlemlerden sağlanacak menfaatlerin nitelikleri ile azami miktar ya da oranlarının tespiti ve bunların kısmen veya tamamen serbest bırakılma yetkisi "Cumhurbaşkanına" verilmiş ve bu yetkilerin “Merkez Bankasına” devredilebileceği de madde hükmünde yer almıştır. 09/12/2006 tarihli Resmi Gazete’de Merkez Bankası tarafından yayınlanan ve 2014/6 sayılı Tebliğ ile güncellenen 2006/1 sayılı Tebliğin 3. maddesinde, bankalarca mevduata uygulanacak sabit veya değişken faiz oranlarının serbestçe belirleneceği, 4. maddesinde ise reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarını, serbestçe belirleneceği kabul edilmiştir. Yine aynı Tebliğin 6/2. maddesine göre bankalar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirdikleri azami oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını vadelerine göre tüm şubelerinde halkın görebileceği şekilde ilan eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlar. Anılan tebliğ hükümlerine göre, bankaların ticari krediler sebebiyle hukuka aykırı olmamak kaydıyla masraf tahsil edebilecektir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 25/11/2019 tarih 2019/1849E. 2019/7439K. sayılı kararı). 6098 sayılı Borçlar Kanunu sonrası imzalanan kredi sözleşmelerinde Türk Borçlar Kanunu 20. maddesi uyarınca genel işlem koşulları bakımından değerlendirme yapılması ayrıca 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 144. maddesi kapsamında, Bakanlar Kurulu'nun 16/10/2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankası'nın 2006/1 sayılı Tebliği'nin göz önüne alınarak davacının isteyeceği masraflar, vergi ve sair kesintilerin saptanması ve gerekirse bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 25/03/2019 tarih 2018/1725E. 2019/2260K. sayılı kararı). Bankanın ödeme belgesi ibraz edilmeyen ekspertiz ücreti ile sigorta işlemlerinden kaynaklandığı belirtilen tahsilatların taraflar arasındaki sözleşme ve yasaya aykırı olduğunun kabulü gerekir (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 05/11/2019 tarih 2018/2463E. 2019/2093K. sayılı kararı). Mahkememiz dosyası açıklamalar doğrultusunda sözleşme ve belgelerin incelenmesi için bamkacı bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen ... tarihli raporda özetle; davacının bloke çözüm komisyonu, hesap özeti ücreti, limit tahsis ücreti ve yıllık kart aidatı ücreti ile ilgili yapılan kesintilerin iadesi taleplerinin yerinde olmadığını, yine davacının kredi kartından paket ücreti adı altında yapılmış bir kesintiye rastlanmadığını, davacının mevduat hesabından paket ücreti, dönemsel hizmet komisyonu, pos verimsizlik ücreti ve hayat sigortası priminin iadesi ile ilgili taleplerinin haklı gerekçelere dayandığını bildirdiği görülmüştür. Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, Mahkememizce de rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafından davalı bankanın masraf, ücret, komisyon ve sair adlar altında tahsil ettiği tutarların iadesi istemi ile davasını ikame ettiği görülmektedir. 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun "Genel işlem koşulları" başlığı altında 20 ve devamı maddelerinde de 818 sayılı Borçlar Kanunundan farklı olarak genel işlem koşullarına yer verilmiştir. Bu nedenle genel işlem şartlarının uygulanması için sözleşmenin düzenlendiği tarih önem arz etmektedir. Zira 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu yürürlükte olmadığı dönem için genel işlem koşullarıyla ilgili hükümler uygulanamayacaktır, bu hükümlerin 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 2. maddesi uyarınca kamu düzeni ve genel ahlâka ilişkin bir kural niteliğinde bulunmaması nedeniyle geçmişe etkili şekilde uygulanması da mümkün değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 20. maddesi gereğince ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, uygun bir ücret isteyebilir. Bu anlamda bankada, kullandırdığı kredi için kural olarak ücret isteyebileceğinin kabulü gerekmektedir. Bunun tespiti için, taraflar arasındaki kredi sözleşmeleri ve ekleri dosyaya celp edilmiş dava konusu masraflara ilişkin sözleşme hükümleri ile diğer bankaların benzer işlemlerdeki emsal uygulamaları gözetilerek, bankacılık uygulamasında davalının söz konusu ücretleri tahsil etmesinin mümkün olup olmadığı noktasında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından yapılan hesaplamalar ile yukarıda yer verilen ilkeler doğrultusunda davalı banka tarafından yapılan ... TL ... paket ücreti, ... TL sigorta ücreti, ... TL dönemsel hizmet komisyonu, ... TL pos verimsizlik ücreti olmak üzere toplam ... TL kesintinin hangi amaçla yapıldığı davalı banka tarafından ispatlanamadığından iadesi gerektiği kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, -Sabit olan ... TL rahat altın paket ücreti, ... TL sigorta ücreti, ... TL dönemsel hizmet komisyonu, ... TL pos verimsizlik ücreti olmak üzere toplam ... TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, -Fazlaya ilişkin talebinin reddine, 2-Alınması gereken ... TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan ... TL peşin harcın ve ... TL ıslah harcının mahsubu ile ... TL harcın davalıdan tahsil edilerek hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan ... TL peşin harç ve ... TL ıslah harcı olmak üzere toplam ... TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yargılama süresince yapılan ... TL bilirkişi ücreti, ... TL müzekkere ve posta masrafı, ... TL başvurma harcı olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davanın kabul/red oranına göre belirlenen ( %99,94 ) ... TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Kabul edilen kısım yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen ... TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Reddedilen kısım yönünden davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Karar kesinleştiğinde bakiye gider avansının ilgili tarafa iadesine, 8-Antalya Adliyesi Arabuluculuk Bürosu'nun .../... numaralı arabuluculuk dosyasında suç üstü ödeneğinden karşılanarak ödenen ... TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Dair; davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/06/2021 Katip ... E imzalı Hakim ... E imzalı

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/373, K. 2021/336, T. 01.06.2021, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-373-e-2021-336-k-06c1ac6a816f