İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/312 E. 2024/70 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/312
Karar No
2024/70
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/312 KARAR NO : 2024/70 DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 29/07/2020 KARAR TARİHİ : 29/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya Genel Yetkili İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosya ile davacı aleyhine 10/10/2017 düzenleme, 15/01/2018 vade tarihli ve ... TL bedelli kambiyo senedine dayanılarak icra takibine başlanıldığını, söz konusu icra takibinde ödeme emrinin usulsüz bir şekilde tebliğ edilerek davacının itiraz haklarının bertaraf edildiğini, bu konuda Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesi ... E. Sayılı dosya ile şikayet, borca ve imzaya itiraz davaları ikame edildiğini, davalı hakkında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’na ... Sor. Numaralı dosya ile suç duyurusunda bulunulduğunu, takibe konu bonodaki imzanın davacıya ait olmadığını, bu durumun dilekçe ekinde sunulan imza beyannamesi incelendiğinde, bilirkişi incelemesi dahi yapılmadan çıplak gözle dahi anlaşılabileceğini, usulsüz tebligat yapılarak, davacıyı dolandırmak amaç ve saiki ile hareket edildiğini, davacıya ait tüm taşınmaz ve taşınır mal varlığına haciz tatbik edildiğini, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı ... Sor. Numaralı dosyada şikayetleri sonucunda bilirkişi raporu aldırıldığını, raporda; "...Tetkike konu; borçlusu ..., alacaklısı ... olarak düzenlenmiş 10.10.2017 tanzim ve 15.01.2018 vade tarihli "..." TL değerindeki senet üzerinde atılı bulunan borçlu imzasının ... elinden çıktığı kanaatine varılmıştır, ancak yukarıda belirtilen tüm gerekçelerden dolayı söz konusu senedin evvelce başka amaçla imzalanmış bütüne ait bir belgenin alt kısmının kopartılması ve üzerininde sonradan doldurulması suretiyle tahrifen oluşturulmuş olabileceği hususunun da mümkün ve muhtemel olduğu değerlendirilmiştir” şeklinde belirtildiğini, söz konusu bilirkişi raporunda senet üzerindeki imzanın davacıya ait olabileceği tespit edilmiş olmasına rağmen senedin evvelce başka amaçla imzalanmış bütüne ait bir belgenin alt kısmının kopartılması ve üzerinin sonradan doldurulması suretiyle tahrifat yapılmak suretiyle oluşturulmuş olduğu kanaatine varıldığını, icra takibine konu senet üzerindeki imzanın davacıya ait olmadığını, davacının ... TL tutarında bir kambiyo senedi imzalamasının başlı başına hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının bu kadar büyük bir bedeli kapsayacak hiçbir ticari veya başkaca bir faaliyette bulunmasının da söz konusu olmadığını, alacaklı konumundaki kişiyi hiçbir şekilde tanımadığını, davalı ...’ın icra dairelerinden alacaklı ve borçlu olduğu dosyalar incelendiğinde bir çok borçlu olduğu dosyasının bulunduğu alacaklı olduğu herhangi bir dosyasının bulunmadığı, ayrıca şahsın üzerine herhangi bir taşınır taşınmaz mal varlığı olmadığının görüleceğini, davacının davalı ile olan tek bağlantısının ... isimli kişi olduğunu, bu kişinin de müteahhitlik yaptığını, bu kişinin inşaatını yaptığı binada kapıcılık yapan çalışanı ...’nin ise davalı ...’ın kayın hışmı olduğunu, davalının kayınbiradeki olan ... isimli kişinin daha öncesinde davacıya ait konutta hırsızlık yaptığını ve bu konuda Antalya ...Asliye Ceza Mahkemesinde dava açıldığını ve davanın devam ettiğini, bu kişilerin yasa dışı oluşum oluşturarak çeteleştiklerini ve davacıyı dolandırmak, kast ve saiki ile hareket ettiklerini, davacının 10 adetten fazla taşınmaz mülkü ve birçok değerli taşınır malı, arabası bulunan ve yalnız yaşayan bir kadın olduğunu, davacının daha önceden tanışıklığı olduğu ... isimli kişinin bu durumu bildiğini, yargılama faaliyetinin uzun sürdüğü ve bu durum gözetildiğinde ivedilikle Antalya Genel Yetkili İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyası hakkında takibin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini beyanla davanın kabulü ile Antalya Genel Yetkili İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyasında takibe konu edilen 10/10/2017 tanzim 15/01/2018 vade tarihli ... TL değerindeki bonodan dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine, dava konusu bononun dolandırıcılık, bedelsiz senedi kullanma suçlarına ilişkin olması nedeniyle aynı zamanda sahte olduğundan icra takibinin tedbiren teminatsız olarak durdurulmasına, kötü niyetli davalı aleyhine takip miktarının %20’sinden aşağı olmayacak biçimde tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Antalya Genel İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasından başlatılan dava konusu borcu ihtiva eder takipte kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapıldığını, ilgili takibin dayanak belgesinin "bono" niteliğine haiz kıymetli evrak olduğunu, usul ve yasaya aykırı olarak açılmış olan davanın esasına girilmeden arabuluculuğa başvurulmadan dava açıldığından dava şartı yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, davacı borçlunun icra takibinden sonra menfi tespit davasını ikame ettiğini, menfi tespit davasının 2004 sayılı İcra İflas Kanunu (İİK)’nun 72. maddesinde düzenlendiğini, bu maddeye göre, borçlunun, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabileceğini, icra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkemenin talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebileceğini, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ise ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyeceğini, ancak, borçlunun gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebileceğini, takip dayanağı bononun kayıtsız ve şartsız ödeme vaadini taşımakta olup davacı yanca bu hususunun aksinin ispatlanamadığını, davayı sürüncemeye bırakarak , borcun tahsilini geciktirmeye çalıştığını, davacının davalıyı hiçbir şekilde tanımadığını ve ticari ilişkilerinin olmadığını beyan etmiş ise de bu beyanlarının kesin surette kabul etmediklerini, davacının tamamen yargılamayı uzatmaya ve davalının alacağını almasını engellemeye yönelik beyanlarda bulunduğunu, davacının açıkça ikrar ettiği gibi ... sayılı savcılık dosyasından alınmış olan 24/06/2020 tarihli bilirkişi raporuyla da sabit olduğu üzere imzanın davacı borçlunun bizatihi kendisine ait olduğunu, bilirkişi raporu ile belirlenen “senedin üst kısmında perforei bölüme ait koparılma emarelerinin bulunduğu ve senedin bütüne ait bir parçadan elde edildiği” ne dair belirtmenin de oldukça olağan olduğunu, öyleki dava konusu senedin senet koçanından koparıldıktan sonra davacı borçlu tarafından doldurulduğunu, davacı tarafın nakden ... TL’nin elden verilemeyeceğini, banka hesap hareketlerinin incelenmesi gerektiğini iddia etmişse de işbu iddia hukuken değerlendirilemeyecek nitelik taşıdığını, belli bedel üstündeki paralara ilişkin harcamaların banka üzerinden yapılması gerektiğine dair hukuki bir zorunluluk olmadığı gibi senet üzerindeki "nakden" ibaresinin fatura ile ilişkilendirilmemiş alacak manasına geldiğinin net ve sabit olduğunu beyanla ihtiyati tedbire ilişkin itirazlarının kabulüne, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, öncelikle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, esasa girilmesi halinde haksız davanın ve tüm taleplerin reddine, davacı aleyhine %40 tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası Uyap üzerinden celp edilerek dosyamız içerisine alınmıştır. İncelenmesinde:15/01/2018 vade, 10/10/2017 düzenleme tarihli ... TL bedelli bonoya dayalı olarak davalı alacaklı ... tarafından davacı aleyhine takip başlatıldığı görülmüştür. Antalya C.Başsavcılığının ... Soruşturma sayılı dosyasının bir sureti Uyap üzerinden celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası Uyap üzerinden celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. Davacı asil ...'ın huzurda imza incelemesine esas yeteri kadar imza örnekleri alınmış, mukayese esas imza örneklerinin bulunduğu yerlere müzekkere yazılarak belge asılları ilgili kurumlardan celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. Dosya uyuşmazlığa konu takibe dayanak 10/10/2017 düzenleme, 15/01/2018 vade tarihli ... TL bedelli bonodaki imzanın davacının eli ürünü olup olmadığı hususunda rapor tanzimi için İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesine gönderilmiş, İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesince düzenlenen 21/07/2022 tarihli raporda özetle; "...İnceleme konusu senette ... adına atılı imza ile ...'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzanın ...'ın eli ürünü olduğu," sonuç ve kanaatine varılmıştır. Antalya ...Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı dava dosyasında Mahkememize menfi tespite konu bonoya ilişkin olarak sanıklar ... ve davalı sanık ... hakkında kamu kurum ve kuruluşları vb tüzel kişilikleri araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik suçlarından 18/08/2022 tarihli iddianame ile dava açıldığı, yapılan yargılama sonunda sanık ...'ın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşları vb.tüzel kişilikleri araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği kanaatine varılarak mahkumiyet hükmü tesis edildiği, karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulduğu, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin 11/12/2023 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile sanık ...'ın üzerine atılı resim belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmüne istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği ve bu yönü ile kararın 26/12/2023 tarihinde kesinleştiği, dolandırıcılık suçundan verilen kararın ise bozularak dosyanın yeniden karar verilmek üzere mahkemesine gönderildiği görülmüştür. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE; Dava, Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında takibe dayanak 10/10/2017 düzenleme, ... vade tarihli ... TL bedelli bono yönünden sahtecilik iddiasına dayalı olarak açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Davalı tarafça açılan menfi tespit davasında arabuluculuk ön şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın öncelikle usulden reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de; dava tarihi itibariyle menfi tespit davasının zorunlu arabuluculuk kapsamında bulunmadığından dava ön şartı yokluğuna ilişkin talebin reddi ile davanın esastan incelenmesi gerektiği kabul edilmiştir. Ceza mahkemesinin olası bir mahkumiyet kararının TBK m.74 uyarınca hukuk hâkimini bağlayacağı gözetilerek, söz konusu ceza davasının sonucunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun m.165/1 hükmü uyarınca bekletici mesele yapılması gerektiği Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında belirtilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12/11/2019 tarih 2015/10-2868 Esas, 2019/1159 Karar sayılı emsal kararında; "...ceza mahkemesi kararlarının hukuk davasına etkisi, başka deyişle ceza mahkemesinin hangi kararlarının hukuk mahkemelerini bağlayacağı konusu üzerinde durulmasında yarar bulunmaktadır. Ceza mahkemesi kararlarının hukuk mahkemesine (davasına) etkisi, hukukumuzda mülga 818 sayılı Borçlar Kanununun (BK) 53. maddesinde (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 74. maddesi) düzenlenmiş olup; hukuk hâkimi, ceza mahkemesinin kesinleşmiş kararları karşısında ilke olarak bağımsız kılınmıştır. Bu ilke, ceza kurallarının kamu yararı yönünden bir yasağın yaptırımını; aynı uyuşmazlığı kapsamına alan hukuk kurallarının ise kişi ilişkilerinin medeni hukuk alanında düzenlenmesi ve özellikle tazmin koşullarını öngörmesi esasına dayanmaktadır. 818 sayılı BK’nın “Ceza Hukuku İle Medeni Hukuk Arasında Münasebet” başlıklı 53. maddesinde; “Hâkim, kusur olup olmadığına yahut haksız fiilin faili temyiz kudretini haiz bulunup bulunmadığına karar vermek için ceza hukukunun mesuliyete dair ahkamiyle bağlı olmadığı gibi, ceza mahkemesinde verilen beraat kararıyla da mukayyet değildir. Bundan başka ceza mahkemesi kararı, kusurun takdiri ve zararın miktarını tayin hususunda dahi hukuk hâkimini takyit etmez.” hükmü yer almaktadır (6098 sayılı TBK’nın 74. maddesi de aynı düzenlemeyi içermektedir) . Bu açık hüküm karşısında, ceza mahkemesince verilen, beraat kararı, kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların hukuk hâkimini bağlamayacağı konusunda duraksama bulunmamaktadır. Hemen belirtilmelidir ki, hukuk hâkiminin yukarıda açıklanan bu bağımsızlığı sınırsız değildir. Gerek öğretide ve gerekse Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarında, ceza hâkiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle “fiilin hukuka aykırılığı” konusu ile hukuk hâkiminin tamamen bağlı olacağı kabul edilmektedir. Diğer bir anlatımla, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını belirleyen ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.01.975 tarihli ve 1971/T-406 E, 1975/1 K. sayılı kararı; 23.01.1985 tarihli ve 1983/10-372 E, 1985/21 K. sayılı kararı; 27.04.2011 tarihli ve 2011/17-50 E, 2011/231 K. sayılı kararı; 06.06.2018 tarihli ve 2017/15-248 E, 2018/1175 K. sayılı kararı). Vurgulamakta yarar vardır ki, hukuk usulü bir şekil hukukudur. Davanın açılması, itirazların ileri sürülmesi, tanıkların ve diğer delillerin bildirilmesi belirli süre koşullarına bağlı kılındığı gibi, ikinci tanık listesi verilememesi, iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı gibi, yargılamanın süratle sonuçlandırılması gayesi ile belirli kısıtlamalar getirilmiştir. Bunun sonucunda, hukuk hâkimi şekli gerçeği arayacak, maddi gerçek öncelikli hedef olmayacaktır. Ancak ceza hâkimi bunun tersine öncelikli hedef olarak maddi gerçeğe ulaşmaya çalışacaktır. O hâlde ceza mahkemesinin maddi nedensellik bağını (illiyet ilişkisi) tespit eden kesinleşmiş hükmünün hukuk hâkimini bağlamasına, 818 sayılı BK’nın 53. maddesi bir engel oluşturmaz (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.09.1981 tarihli ve 1979/1-131 E, 1981/587 K sayılı kararı). Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına ve öğretideki genel kabule göre, maddi olgunun tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararı hukuk hâkimini bağlar. Ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir..." şeklinde belirtilmiştir. Eldeki dava dosyamız yönünden icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında imzanın davacı borçlunun eli ürünü olduğu hususu ceza mahkemesi ve mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemelerinden anlaşılmıştır. Ancak takibe dayanak bononun sahteciliği yönünde Antalya ... Ağır Ceza Mahkemesine Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 18/08/2022 tarih, ... Soruşturma, ... Esas sayılı iddianamesi ile sanıklar ..., ... ve ... yönünden kamu kurum ve kuruluşları vb.tüzel kişilikleri araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda sanıklar ... ve ... yönünden atılı suçlardan beraat kararı verildiği, davalı sanık ... yönünden ise ".... ile katılan arasında ... TL alacak verecek ilişkisi olduğuna ilişkin herhangi bir tanışıklık ve borç doğrucu işlemin bulunmadığı, sanığın savunmalarının elde edilen resmi kayıtlar ve deliller ile doğrulanmadığı ve savunmanın hayatın olağan akışına aykırı olduğu, dolayısıyla katılanın imzaladığı bir belgenin ele geçirilerek koparılarak daha sonra oluşturulan ... TL bedelli sahte senedin sanık ... tarafından katılan aleyhine Antalya Genel Yetkili İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi yapıldığı kanaatine varılarak..." resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşları vb tüzel kişilikleri aracı kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçlarından mahkumiyet hükmü tesis edildiği, resmi belgede sahtecilik suçu yönünden verilen mahkumiyet kararının istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği ve bu hali ile mahkememizi bağlayacağı, senedin sahteliği yönünden kesin delil teşkil ettiği hususu kabul edilmekle; her ne kadar dolandırıcılık suçu yönünden karar yeniden yargılama yapılmak üzere istinaf incelemesinde bozularak mahkemesine gönderilmiş ise de mahkememizce sahtecilik hükmüne ilişkin verilen kararın kesinleştiği ve kesin delil niteliğine haiz olduğu anlaşılmakla takibe konu bononun sahteliği nedeniyle açılan menfi tespit davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir. İİK 'nun 72/5. maddesinde; " Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararında alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz." düzenlemesi mevcut olup, davalının takibe dayanak bono yönünden takip yapmakta haksız ve kötü niyetli olduğu, ceza mahkemesince verilen mahkumiyet kararı ile kesinleşmiş olmakla takibe konu bono bedelinin %20'si oranında hesaplanan kötü niyet tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, buna göre; Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında takibe dayanak 10/10/2017 düzenleme, ... vade tarihli ... TL bedelli bono yönünden davacının BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, 2-İİK 72/5. Maddesi gereğince takibe konu bono bedelinin %20’si oranında hesaplanan ... TL kötü niyet tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ... TL harçtan peşin alının ... TL harç ile tamamlanarak alınan ... TL harcın mahsubu ile eksik alınan ... TL nin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 4-Davacı tarafından yapılan davetiye, posta ve ATK giderinden ibaret toplam 1.486,57 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafça yatırılan peşin harç ve ilk dava masraf toplamı ... TL ile tamamlanarak alınan ... TL harç toplamı olan ... TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE, Dair; davacı vekillerinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/01/2024 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/312, K. 2024/70, T. 29.01.2024, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-312-e-2024-70-k-3ba24cdf84c8