İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/303 E. 2020/383 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/303
- Karar No
- 2020/383
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/303 Esas KARAR NO : 2020/383 DAVA : İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/07/2020 KARAR TARİHİ : 28/07/2020 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle: ... ve ... arasında ... tarihli ... TL limitli, Kredi Sözleşmesi imzalandığını,... ve ... arasında imzalanan kredi sözleşmesinde, davalı ...'ın müşterek borçlu ve müşterek müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının bulunduğunu, genel kredi sözleşmesinden her birinin kendi temerrüdünden dolayı doğmuş ve doğacak bütün borçların tamamından şahsen sorumluluğu bulunduğunu, Genel Kredi Sözleşmelerinden kaynaklanan borcun borçlular tarafından zamanında ödenmediğini, borçluların kredi hesaplarının davacı banka tarafından kat edildiğini, nakit ve gayrinakit borçların muaccel olduğunu, borçlulara kredi hesaplarının kat edildiğini, nakit ve gayrinakit borçlarının muaccel kılındığını, borçlarını temerrüt faizi ve fer'ileriyle birlikte , ödemeleri, gayrinakdi kredi borcuna ilişkin belgeleri bankaya iadesinin temin edilmesi veya aynı süre içinde bedelleri tutarının davacı bankaca faiz getirmeyen bir hesaba bloke etmesi, aksi halde yasal yollara başvurulacağına ilişkin ... tarihli Beşiktaş ... Noterliği'nin ... Y. numaralı ihtarı borçluların sözleşmede belirttiği adresine ve mernis adresine tebligat gönderildiğini ve buna rağmen borcun ödenmediğini, ... tarihli Beşiktaş ... Noterliği'nin ... Y. Nolu ihtarnamesi ile borçluların ... TL nakit ve ... TL gayri nakit kredi borcunun kat edildiğini, Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün .../... Esas Sayılı dosyası ile takibe konu edilen borca itiraz ettiğini, Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğü tarafından itirazların kabulüne takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı tarafından, keşide edilen hesap kat ihtarnamesine hiçbir şekilde itiraz edilmediğini, hesap kat ihtarnamesine borçlu tarafından itiraz edilmemesi üzerine, hesap kat ihtarnamesindeki miktarın kesinleştiğini, davalı tarafından faize yönelik bir itirazda açıkça ileri sürülmediğini, işlemiş faiz ve faiz oranının kesinleştiğini, asıl alacağı yönelik itirazın haksız olduğunu, banka kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile bu durumuna ortaya çıkacağını, davacı bankanın defter ve kayıtları her türlü anlaşmazlıkta delil teşkil edeceğinden, yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda davalı borçluların takip miktarı kadar borçlu olmadıkları yönündeki itirazlarının yersiz olduğunun ortaya çıkacağını, davalı tarafın davacının alacağını geciktirmek ve güçleştirmek için kötüniyetli olarak ilamsız icra takibine itiraz ettiğini, arabuluculuğa başvuru yapıldığını, fakat Antalya Arabuluculuk Bürosu .../... başvuru numaralı dosyada anlaşmaya varılamadığını, davalının borca ve takibe yönelik itirazlarının iptaline, takibin devamına, davalı, icra takibine kötüniyetle itiraz etmiş olduğundan, İİK hükümlerine göre %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatı ödemesine mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Mahkememizin .../... esasına kayıtlı dosyasına bakıldığında, davacının iş bu davadaki davacı ile aynı olduğu, davalının da o davada davalı olduğu, .../... esas sayılı dosyada davalı olarak sadece ek olarak bir şirketin de olduğu, iki davanın da itirazın iptali talebinden ibaret olduğu görülmüştür. Burada şu hususa dikkat etmek gerekir ki; Günümüzde egemen olan sosyal hukuk devleti ilkesi gereğince, hem özel hukuk yargılaması hem cezai (veya idari) yargılama usulleri bakımından toplumsal barışın sağlanması da en az kişiler arasındaki hukuki menfaat kadar önemlidir. Çünkü, sosyal hukuk devleti bireylere sistemli ve kapsamlı bir hukuki korumayı garanti eder (YILMAZ, Ejder, Usul Ekonomisi, AÜHFD, 2008, C. 57, S. 1, s. 248) Davaların birleştirilmesi "usul ekonomisi" ilkesine de uygundur. Bu ilkenin ana kaynakları AİHS m. 6 ve T.C. Anayasa m. 141'dir. Mahkememizin iş bu dosyası ile .../... esas sayılı dosyası arasında bağlantı vardır ve iki dosyanın birlikte görülmesi usul ekonomisi açısından da gereklidir. Davaların birleştirilmesi kurumu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 166. maddesinde ifadesini bulmuştur. Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar. Kanunda 1086 sayılı kanundan farklı olarak, bağlantıdan ne anlaşılması gerektiği söylenmiştir. Buna göre; Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır. Aynı mahkemedeki davaların aralarında bağlantı olduğu için birleştirilmesine karar verildiğinde, karar veren mahkeme davaların hiç birinden el çekmediğinden (davalar yine aynı mahkemede görüleceğinden) davaların birleştirilmesi kararı nihai bir karar değildir ve tek başına kanun yoluna götürülemez(KURU/ARSLAN/YILMAZ, Medeni Usul Hukuku, Ankara 2005, s. 595). Tüm anlatılanlar ışığında, davaların birleştirilmesine karar vermek gerekmiştir. KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Dosyamız ile Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... esas sayılı dosyası arasında 6100 Sayılı HMK'nun 166 maddesinde belirtildiği şekilde bir bağlantı mevcut olduğundan dosyamızın Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... esas sayılı dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, 2- Yargılamanın .../... esas sayılı dosya üzerinden yürütülmesine 3- Bu dava nedeni ile yapılan yargılama giderlerinin birleştirilen dosyada verilecek hükümlü birlikte değerlendirilmesine, Dair tarafların yokluğunda Kanun yolu kapalı olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/07/2020 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır